KÜNYE
T.C. Ankara "Türk Milleti Adına "
- Mercii
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/22 Esas - 2024/658
- Esas no
- 2024/22 Esas
- Karar no
- 2024/658
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 11/01/2024
- Karar yazma tarihi
- 11/10/2024
Karar Metni
2.655 kelime·13 dk okuma·2 bölüm
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; ... .... .... ... ... ... 'in yasal şartları tamamlayarak işten ayrıldığını ve talebi üzerine 01.09.2015-01.08.2023 tarihleri arasındaki çalışmasına istinaden haketmiş olduğu damga vergisi dahil 174.311,21-TL kıdem tazminatı ödemesi 25.08.2023'te müvekkili kuruluş tarafından yapıldığını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 132.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalı yüklenici şirketlerden tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
DAVALI ... YATIRIM HOLDİNG A. Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE. Müvekkilİ şirkete usulüne uygun bir arabuluculuk daveti yapılmadığını, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin...
Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu sebeple öncelikle davanın yetkiden reddini talep ettiklerini, zamanaşımı defiinde bulunduklarını, dava dışı işçinin iş akdi başka bir işveren nezdinde çalışırken iş akdi sona erdirildiğini ve müvekkili şirkete sorumluluk yükletilmesinin mümkün olmadığını, kıdem tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme ise müvekkili şirkete dava dışı işçilere ödenen alacak kalemleriyle ilgili bir sorumluluk yüklemediğini,
bu alacak dava dışı işçinin davacı nezdindeki çalışmasından doğmuş olup bu alacağın müvekkili şirkete yükletilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, kabul anlamına gelmemekle, müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilecekse bile müvekkili bu tutarın en fazla yarısından sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkiline sorumluluk yükletilecekse bu miktarın işçinin şirket nezdinde aldığı son ücret ve çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini,
müvekkilinin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ödeme yaptığı tarihte müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğinden bu tarih itibariyle faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... ÖZEL GÜVENLİK VE KOR. HİZ. SAN.VE TİC. A.Ş.
VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; davacı tarafça talep sonucu açıkça netleştirilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçilerin asıl ve tek işvereni Davacı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü olup, huzurdaki davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet itirazları saklı kalmak kaydıyla davacının rücu talebi zamanaşımına uğramış olup rücu zamanaşımı def'imiz ile birlikte davanın reddi talep ettiklerini, davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek üzere;
davanın müvekkili açısından reddinin kabul edilmemesi ve rücu edilebilecek bir alacağın varlığının kabulü halinde müvekkili firma ile davacı tarafın sorumluluğu ilgili yasal düzenlemeler ve yargıtay kararları uyarınca yarı yarıya olduğunu, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme davacı idarenin rücu hakkı bulunduğu kanaatinde ise;
davacı her ne kadar rücusunu talep ettiği meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini talep etse de davacı tarafından müvekkili şirket temerrüte düşürülmediğinden ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesi yerinde olmadığını, zira akdi ilişkiden doğan borçlarda-somut olayda gerçekleşmeyen istisnalar dışında- temerrüt için ihtar koşulu olduğunu, davadan önce ihtar bulunmadığından ödeme tarihinden itibaren faiz istemi yersiz olduğunu,
davalı müvekkili şirketin dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediği dikkate alındığında ödeme tarihinden itibaren değil de en erken temerrüte düşürüldüğü dava tarihinden itibaren faizin başlaması gerektiğini, davacının iddia ve talepleri ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
UNITED GROUP ... GÜVENLİK HİZ. A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE.
Yasa gereği kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü kamu iktisadi kuruluşu olan davacı tarafa ait olduğunu, yasa hükmüne aykırı olarak davalılardan rücu edilmesi mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili şirketin taraf olduğu adi ortaklık arasında düzenlenen ihale şartnameleri uyarınca kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün müvekkili şirkete ait olmadığını, ilgili kıdem tazminatı talebi dürüstlük kurallarına ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, davacı tarafından kurulan sözleşme muvaazalı olduğunu,
kıdem tazminatı ödemesi yapılan işçi baştan beri davalının işçisi olduğunu ve bu sebeple müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunulmasınin mümkün olmayacağını, iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın kabulü halinde dahi müvekkili şirket sadece kendi dönemi için yarı oranda sorumlu tutulabileceğini, bu sebeplerle haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ...GÜVENLİK....A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE. Dava konusu edilen alacaklar dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğundan Zamanaşımı def’ilerinin kabulü ile davanın reddine, Davacı asıl işveren ile müvekkil şirketin alt işveren-asıl işverenlik ilişkisi muvazaalı olup, işçi baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini.
857 sayılı yasanın asıl işveren alt işverenlik ilişkisini muvazaalı olarak kabul ettiği durum ortaya çıktığından işçinin emsal içtihatlar da dikkate alınarak en başından itibaren asıl işveren kurum işçisi olarak kabul edilmesi gerekmekte olup huzurdaki davanın müvekkili şirket açısından husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini.
Müvekkil alt işveren şirket ile yeni alt işveren arasında işyeri devri gerçekleşmiş olup işyeri devrindeki sorumluluk esasları nedeniyle iki yıldan sonra devreden işverene sorumluluk yüklenemeyeceğini. Kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde Mahkemece TBK madde 167 vd. hükümlerinin gözönünde bulundurulması gerektiğini, Gerek Yargıtay kararları gerekse güncel yargı kararlarında Borçlar Kanunun 167.
Maddesi gereğince yarı yarıya sorumluluğa gidilmesi gerektiğini. Ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini. Ayrıca davacı bir kamu kuruluşu olup, yaptığı hizmetler ticari faaliyet olmayıp, kamu hizmeti statüsündedir. Bu nedenlerle avans faizi talebi hatalı olduğunu.
Davacının yaptığı ödemenin, İş Hukuku alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle kıdem tazminatı hesaplama esaslarına riayet edilecek bir hesaplama ile denetlenmesi gerektiğini, aksi halde davacının yaptığı ödemenin kesin doğru olduğu kabulüyle yargılama yapıldığı düşünülecek olup, bu husus silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil edeceğini.
Bu kapsamda öncelikle söz konusu davanın zamanşımı yönünden reddedilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın husumet yokluğundan reddedilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddedilmesini savunmuştur.
DAVALILAR ... KORUMA...LTD.ŞTİ. TARAFINDAN DOSYAYA CEVAP DİLEKÇESİ SUNULMAMIŞTIR. Mahkememizin tensip ara kararı ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş 'nin ... Yatırım Holding A.Ş olduğuna dair unvan değişikliğine ilişkin Ticaret Sicil Özeti istenilmiş, Dava dışı Celalettin ŞAHİN'in güncel SGK unvanlı işyeri hizmet cetvelinin UYAP sistemi üzerinden çıkarılarak dosyasına eklenmiştir.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında, davalı ... şirket vekilinin YETKİ VE ZAMANAŞIMI def'i itirazları ile davalı UNITED şirket VEKİLİN YETKİ VE ZAMANAŞIMI def'i İLE HUSUMET VE DERDESTLİK itirazları ile davalı ... şirket vekilinin ZAMANAŞIMI def'i İLE HUSUMET itirazları ile yine davalı ...Güvenlik şirket vekilinin ZAMANAŞIMI VE HUSUMET İTİRAZLARI değerlendirildiğinde taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesine göre...mahkemeleri yetkili kılındığından gerekse para alacağı davası olduğundan TBK 89. Maddesine göre para alacağından davacı taraf kendi yerleşim yerinde açabileceğinden yetki itirazında bulunan davalı ... ve United şirket
vekillerinin yetki itirazlarının REDDİNE, zamanaşımı defi yönünden ise TBK 73 ve 146.
Maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık süre içerisinde dava açılabileceğinden yine davalı ..., United , ... ve ...Güvenlik şirket vekillerinin zamanaşımı definin REDDİNE, Davalı United , ... v e ...güvenlik şirket vekillerinin husumet yönünden yaptıkları itirazların esas ile birlikte değerlendirilmesine, davalı United şirketinin derdestlik , ... şirket vekilinin talebin açık olmadığına dair nedenle davanın açılmamış sayılmasına yönelik itirazlarının şartlarının bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Aktüerya bilirkişisi Fatma BEKTAŞ'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/09/2024 tarihli raporda, ayrıntılı şekilde yer alan dava dosyası kapsamının incelenmesi, Yargıtay kararları, taraf vekillerinin beyanları, dosya kapsamındaki sözleşme, idari ve teknik şartnameler, karar bilgi ve belgelerin incelenmesi,
dosyada yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Davacı DHMİ Genel Müdürlüğü ile davalı Şirketler asında hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığını, Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığını, Dava dışı işçi Celalettin ŞAHİN ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiğini,
Mahkemenin: Dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda: Dava dışı işçi Celalettin ŞAHİN ile ilgili davacı 25.08.2023 tarihinde damga vergisi dahil 174.311.21 TL kıdem tazminatı ödemesinin sini davalılardan rücuan tazminini talep edebileceği hesaplanmış olup, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğunun, kanaatine varıldığını, takdirinin mahkemeye ait olduğunu, Davalıların sorumlu olduğu miktarların, 35.324,76 TL - ...
Yatırım Holding Anonim Şirketi, 61.514,80 TL- ... Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi , 12.314,52 TL-...Güvenlik Koruma Ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi , 28.213,56 TL -... Özel Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Sanayi ve Ticaret, Anonim Şirketi-... Group ... Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi Müteselsilen Toplam 137.367,64 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN SUNULAN 10/09/2024 TARİHLİ ISLAH DİLEKÇESİNDE ÖZETLE.
Davalılar aleyhine, dava dışı işçiye müvekkil kuruluş tarafından ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 132.000,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebiyle işbu rücu davası açıldığını, Alacaklarının hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve tanzim edilen rapor neticesinde 137.367,64-TL alacağının olduğu tespit edildiğini, taleplerinin 5.367,64-TL artırmak suretiyle ıslah ettiklerini, Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla,
ıslah taleplerinin ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın ödeme tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davanın ıslah talepleri kabul edilerek.
132.000,00-TL talepli olarak açılan rücuen alacak davanın ıslah ederek toplam 137.367,64-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 09/10/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar ile, tüm davalı vekilleri tarafından yeni bilirkişi raporu alınması ve ayrıca bir kısım vekiller tarafından ise ıslah zamanaşımı definde bulunmuş iseler de alınan rapor dosya kapsamına göre değerlendirildiğinde delillerin takdirinin mahkememizin kanaatinde olduğundan yeni rapor yada ek rapor alınması konusundaki talebin reddine, rucuen tazminat davalarında zamanaşımı TBK'nun 73 ve 146.
Maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresi bulunduğundan bu nedenle ıslah zaman aşımı definde reddine, davalı United şirket vekilinin ilk ihalenin iptaline yönelik konuda müzekkere yazılması konusundaki talebi SGk hizmet cetveli ve işe giriş bildirgeleri kapsamında bu konuların araştırılması dosyaya birşey kazandırmayacağından bu vekilin talebinin de reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; dava dışı işçinin işçi alacağından dolayı ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. ( Yargıtay 23.H.D. 15/09/2020 tarihli 2017/2497 Esas, 2020/2808 Kararı)
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir.
Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Bu kapsamda, toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenlerin dava dışı işçisi Celalettin ŞAHİN' karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır.
Buna göre somut olayda, davacı DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır.
Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu oldukları kanaatine varılmış olup karar vermeye elverişli 04/09/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere davanın kabulüne karar vermiştir.
Ayrıca taraflar tacir olduğundan, rücen tazminat alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/22, K. 2024/658, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama