KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2021
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/186 Esas - 2021/584
- Esas no
- 2021/186 Esas
- Karar no
- 2021/584
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av.....
- Davalılar
- 1- ....
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2- .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 174))
DAVA TARİHİ : 16/03/2021
KARAR TARİHİ : 06/10/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2021
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 174)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin alacağı kambiyo senedine bağlı olduğundan borçlu şirket hakkında müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Ankara ...
İcra Müdürlüğünün 2020 / 5609 esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla icra takibinde bulundugunu ve borçlu şirkete örnek no:12 kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip ödeme emri gönderildiğini, kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takipte ödeme emri borçlu şirketlere 22.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu şirketler takibe karşı "Müvekkil şirketin takip konusu bono ve çeklerle ilgili herhangi bir borcu bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle İİK madde 172 uyarınca borcun tamamına ve ferilerine itiraz ediyoruz. " diyerek itirazda bulunduğunu, borçlunun itirazı ile takip durduğunu, takip konusu borçta halen ödenmediğini, borçlunun itirazı haksız ve mesnetsiz olup hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu, borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında yapılmış ticari alışveriş neticesinde cari hesaba mahsuben takibe konu çekler borçlu şirket tarafından verildiğini, bu çeklerin halen ödenmemiş olduğunu ticari defter ve kayıtlar ile senet asılları davalının borcunun olduğunun ispatı olduğunu,
eğer borçlu bu borcu ödediği iddiasında ise ödeme makbuzlarını ibraz etmek zorunda olduğunu, bu nedenle borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle açılan dava ve talep edilen alacak kalemleri için zamanaşımı itirazında bulunduğunu, ayrıca açılan iflas davası süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan bu davanın reddini talep ettiğini, her ne kadar çekler illeten mücerret olarak değerlendirilse de icra takibine yapmış olduğu itiraz da dikkate alınarak iflas davasında yapılması gereken taraflar arasında bu çeklere ilişkin alacak borç ilişkisinin olup olmadığının incelenmesini,
taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul etmediğini bildirmekle iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada müvekkili şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişkin söz konusu olacağını, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişki tekil olaylar üzerinden değil belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, davacının yaptığı gibi belli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesi mevcut ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu,
burada yapılması gereken dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket etmek gerektiğini, cari hesap ekstresinin ileri sürülebilmesi için taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olması gerekmekte olduğunu, 6102 sayılı TTK’nun 89 ve devamı maddelerinde cari hesap düzenlendiğini, belirli dönemleri kapsayan ve devam eden ticari ilişkilerde cari işlem akışının incelenmesi,
alacak/borç miktarının tespit edilmesi ve varsa bakiye miktarın tespiti yoluna gidilmesi gerektiğini, ortada bir ticari ilişki olduğunun net bir şekilde tespit edilebilmesi için fatura konusu malın ya da hizmetin usulüne uygun bir şekilde karşı tarafın uhdesine geçirilmiş olması gerektiğini, tekrar belirtmek gerekir ki davacının talep etmiş olduğu temerrüt faizine,faiz oranına ve faizin başlamış olduğu tarihe itiraz ettiğini, müvekkili şirketlerin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkil şirketlerden davacı tarafa borçlu olan şirket için iflas kararı verilmesini,
müvekkili şirketlerden ... şirketinin sadece dava konusu çekte cirosu olması nedeniyle davacı tarafa borcu olmadığının tespiti durumunda iflas davasının bu şirket için kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olacağını, yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle haksız açılan davanın reddine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davalı vekili olarak talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İİK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca davalı/borçlu şirketin doğrudan iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından uyap ortamında sunulan 27/07/2021 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekili tarafından sunulan 04/08/2021 tarihli dilekçede vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından uyap ortamında sunulan dilekçe ile açılan davadan feragat ettiğini bildirilmesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan .... · e-imzalıdır · Üye .... · e-imzalıdır · Üye .... · e-imzalıdır · Katip .... · e-imzalıdır
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/186, K. 2021/584, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama