KÜNYE
T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/841 Esas
- Karar no
- 2023/451
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 1- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- 2- ... - ...
- Vekili
- Av. ... ...
- Davalı
- 3- ... - ... ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 06/05/2015
- Karar yazım tarihi
- 05/07/2023
Karar Metni
1.455 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 13/12/2012 tarihinde saat 20:00 sıralarında evinin karşısında bulunan marketten dönerken karşıdan karşıya geçmek istediği sırada davalılardan ...'in sahibi olduğu, davalı ... ...'in kullandığı ...plakalı aracın kendisine çarpması sonucu vücut bütünlüğünü yitirecek şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, aracın ZMMS poliçesi olmadığı için davanın maddi tazminat istemine ilişkin bölümünün davalı ...
Hesabını da kapsayacak şekilde açıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte yaralanmadan kaynaklı olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından, 9.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, mevcut davaya bakmakla ...Mahkemesi'nin görevli olduğunu, esasa yönelik olarak ise, kaza nedeni ile davacıya 27/08/2013 tarihinde 6.042,00 TL tutarında ödeme yapılmış olduğunu, sorumluluklarının kalmadığını, kaldı ki, sorumluluklarının kusur oranına göre poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile gerçek zarar ile sınırlı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
KANITLAR
Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce 10/10/2019 Tarihli,...
Karar sayılı karar ile maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, anılan kararı taraf vekilleri istinaf etmiş, tesis edilen bu karar, ....Karar sayılı karar ile kusur incelemesinin usulüne uygun yapılmadığı, kusur incelemesi yapılması gerektiği, manevi tazminat bakımından da tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırmasının yapılmadığı, kararın hüküm fıkrasının 2. bendinde 114.993,05-TL maddi tazminattan davalı ... sorumlu tutulmakla birlikte, gerekçe kısmında ise maddi tazminatın tüm davalılardan talep edildiğinin belirtildiği,
maddi tazminatın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden de tüm davalılar sorumlu tutulduğu, bu durumun hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturduğu gibi, infazda da tereddüt yaratacağından usule aykırı görüldüğü, davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Keskin'in istinaf başvurularının kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Mahkememizce ... Karar sayılı kararına uyulmuştur. Davalı ... Keskin ile davalı ...'in sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yaptırılmıştır.
Kaldırma kararı uyarınca ....ndan rapor alınmış, anılan raporda, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kendi seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde sürdürmediği, istikametine göre sol taraftan gelerek karşıya geçmek üzere orta şerit çizgisi üzerinde beklemekte olan davacı yayaya dikkatsizce çarptığı mevcut olayda kusurlu, davacı yaya ... olay mahalli yolda karşıdan karşıya geçmek üzere orta şerit çizgisi üzerinde bekleme yaptığı sırada, istikametine göre sağ tarafından gelen davalı sürücü idaresindeki aracın sadmesine maruz kaldığı,
olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in kusursuz olduğu hususları görüş olarak açıklanmıştır.
31/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat isteminin 114.993,05 TL'ye yükselterek 27/08/2013 olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davalı ... Keskinin malik, davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın davacıya çarpması sonucu kaza meydana geldiği, anılan kazada davacının yaralandığı, zarara neden olan aracın kaza tarihini kapsar trafik sigorta poliçesinin bulunmadığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, dava dilekçesi içeriği ve taleplerden anlaşılacağı üzere, maddi tazminatın davalı ... Hesabından, manevi tazminatın ise işleten ve sürücü davalıdan talep edildiği de dosya kapsamıyla sabittir.
Davalı ..., zarara neden olan aracın trafik sigortacısı sıfatıyla dava edilmiştir. Motorlu araç işletenlerin trafik sigortasını yaptırmak zorunluluğu vardır. Yasa koyucu, bu zorunluluğun ihlali halinde zarar gören üçüncü kişileri korumak amacıyla davalı ... Hesabını ihdas etmiştir. Kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmayan motorlu araç nedeniyle zarar görenler, o tarihteki trafik sigorta poliçe limitlerine kadar zararlarını Güvence Hesabından talep edebilecektir. Davacının ileri sürdüğü sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı da kapsamda yer almaktadır.
İddia, savunma, daha önce tesis edilen Mahkememiz kararı, ...nin uyulan kaldırma kararı ve bu karar sonrası alınan ... kusur raporu, davalı işleten ve sürücü hakkındaki mali ve sosyal durum araştırması, önceki hesap raporu, usulü kazanılmış haklar ve tüm dosya kapsamından, davalı ...
Keskin'in işleten, davalı ...'in sürücü olduğu aracın, 13/12/2012 tarihinde davacıya çarptığı, kaza tarihinde bu aracın geçerli trafik sigorta poliçesinin bulunmadığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının yaralandığı, bu yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremez hale geldiği, maluliyetinin %19 olarak belirlendiği ve iş göremezlik süresinin ise 4 ay olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Kaldırma kararı öncesinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı da dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporla 114.993, 05 TL olarak belirlenmiş, ancak bu tutar kısa kararda sehven 114.949,44 TL olarak yazılmış, kısa karar gerekçeli karar çelişkisi olmaması için anılan miktar dikkate alınmıştır. Bu tutardan davalı ... temerrütün gerçekleştiği 27/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle sorumlu tutulmuştur.
Davacının işleten ve sürücü davalıdan manevi tazminat istemi de mevcuttur. Davalı işleten 2918 sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri uyarınca tehlike sorumluğu, sürücü ise, TBK'nın 49 ve devamı maddeleri hükmüne göre haksız fiil hükümlerine göre, zarar görenlerin maddi ve manevi zararlarından sorumludurlar. Gerek alınan raporlar gerekse tüm dosya kapsamından, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, manen zarara uğradığı anlaşılmaktadır.
TBK'nın 56/1 maddesi hükmü uyarınca hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önüne tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır.
Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir.
Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır.
Bu durum karşısında, somut olayda kazanın meydana geldiği tarih, meydana geliş şekli, zarar gören tarafların konumları, davacının hiçbir kusurunun olmayışı, kaza tarihindeki paranın alım gücü ve dava konusu olayın diğer özellikleri dikkate alınarak, takdiren 7.000,00 TL olmasına karar verilmiş, kazanın meydana geldiği 13/12/2012 tarihinden itibaren yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durum karşısında, davacının davasının kısmen kabulünü karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
08/06/2023 Katip ... ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/841, K. 2023/451, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama