KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/102
- Karar No
- 2024/473
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·20 bölüm
T.C. ANKARA ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/102 Esas - 2024/473
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI : -
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 08/02/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''Menfi Tespit'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile dava dışı ...arasında... huzurunda 21.03.2019 tarihinde... yevmiye numarası ile akdedilen ....'nin konusunun " ...." ("Yapım İşi") olarak belirlendiğini, sözleşmenin 6 numaralı maddesi ile ortaklığı idareye, temsil ve ilzam etme ile sulh ve ibraya müvekkili şirket ve dava dışı...
Şti.'nin müşterek olarak yetkilendirildiğini, davalının icra takibine dayanak olarak sunduğu taşeron sözleşmesinde yapım işi kapsamında belirli taahhütler altına girildiğini, ancak taşeron sözleşmesinde imzası yer alan kişinin ne müvekkili şirketi ne de dava dışı iş ortağı... Ltd.
Şti'nin yetkilisine ait olduğunu, taşeron sözleşmesinde "işçilik sözleşmesi" adı altında, belirli süreli ve içeriği itibariyle tutarsız bazı hususlar içeren hukuken geçerliliği ya da bağlayıcılığı olmayan bir belge imzalanmış olduğunu ve müvekkili şirketin bu zamana kadar davalı ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, hiçbir belgeye imza atmadığını, taşeron sözleşmesi olarak borcun dayanağı gösterilen dokümanı görmediğini ve ne öncesinde ne de sonrasında sözleşme konusu işleri onaylamadığını belirtilerek,
taşeron sözleşmesi olarak düzenlenen ve müvekkili şirketi borç altına sokan dokümanın kimler tarafından hazırlandığının ve imzalandığının bilinmediğini, taşeron sözleşmesi dayanak gösterilerek başlatılan ilamsız icra takibinin haksız ve geçersiz olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen ve müvekkil şirkete tebliğ edilen fatura dahi bulunmadığından,
müvekkili şirket aleyhine ...nün ... takip sayılı icra dosyasında işlenen banka hacizleri başta olmak üzere her türlü taşınır ve taşınmaz malvarlığı üzerindeki hacizlerin öngörülecek tutarda nakit teminatın icra dosyasına yatırılması şartı ile kaldırılmasına ve durumun aciliyetine binaen, dava sonuçlanıncaya kadar takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkil şirketin...nün ... takip sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibi ve dayanak belgeler kapsamında müvekkili şirketin davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, ...
İcra Müdürlüğünün... takip sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin açılmasında haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine takip alacağının %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen, davalı tarafça yasal süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı,... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında aleyhine takip başlatıldığını, tebligat usulsüzlüğü nedeniyle takibe itiraz edilemediğini ve takibin kesinleştiğini, takipte dayanak olarak 01/10/2020 tarihli taşeron sözleşmesinin gösterildiğini, bahsi geçen sözleşmedeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını beyan ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise aşamalarda bildirdiği beyanıyla davacı ile dava dışı ... Ltd.
Şti. tarafından üstlenilen '...'' kapsamında davacının alt taşeronu olarak işin bir kısmını üstlendiğini ancak alacağını tahsil edemediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı ile davacı ve/veya dava dışı onun adi ortağı olan ...Ltd.
Şti. arasında davacının ve adi ortağının yükümlendiği işte davalının alt yüklenici olarak faaliyet gösterip göstermediği, davalının dayandığı sözleşmenin davacının, yetkili kişinin veya adi ortağın imzasını taşıyıp taşımadığı, davalının yaptığı işe icazet verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce öncelikle davaya dayanak yapılan ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası incelenmiştir. Bahsi geçen icra dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 94.907,00 TL asıl alacak ile 16.006,75 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 110.913,78 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği ancak itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği görülmüştür. Takibe dayanak olarak alt yüklenici sözleşmesinden doğan alacak gösterilmiştir. Davacı ... İcra Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile ödeme emrinin usulsüzlüğüne ilişkin dava açmış ve Mahkemece davanın kabulü ile ödeme emrinin usulsüzlüğüne karar verilmiştir. Mahkememizin karar tarihi itibariyle dosyanın kesinleşmediği tespit edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar uyarınca dosya incelendiğinde, öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında ...i'nin 21/03/2019 tarihli... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin ''İdare ve Temsil'' başlıklı 6. maddesi uyarınca ortaklığı idareye, temsil ve ilzama ortaklığı meydana getiren şirketlerin müştereken yetkili olduğunun açıkça yazıldığı görülmektedir.
Sözleşmenin ''Amaç ve konusu'' başlıklı 3. maddesinde ise ortaklığın '' ...'' amacıyla kurulduğu belirtilmektedir. Davaya ve icra dosyasına dayanak belge incelendiğinde, 'taşeron sözleşmesi' başlıklı 01/10/2020 tarihli sözleşmenin şantiye şefi olarak ... ve davalı ... tarafından imzalandığı ve sözleşmenin içeriğinin davacı şirketin '' ...'' kapsamında yüklenici olduğu işin kalıp işlerinin davalıya alt taşeron olarak verilmesi olduğu görülmektedir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, varsa ticari ilişkinin ne zaman başlayıp ne zaman bittiği hususunun açıklığa kavuşturulması amacıyla tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacının davalıyla herhangi bir ticari ilişkisini gösterir bilgi ve belgeye rastlanmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Davalının ticari defterleri ile vergi kayıtları incelendiğinde de durumun benzerlik gösterdiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında BA - BS formu düzenlenmediği ve başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Akabinde Mahkememizce davacı şirketin çalışanlarına ait kimlik bilgileri ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin tespiti yoluna gidilmiş ve takibe dayanak taşeron sözleşmesinde imzası bulunan ...'nın ne davacının çalışanı ne de temsilcisi olduğu görülmüştür.
Davacının bahse konu sözleşmeyle bağlı olması için sözleşmenin temsilci tarafından imzalanması gerektiği, sözleşme altında imzası bulunan...'nın ise bu sıfatı haiz olmadığı, yetkisiz temsil uyarınca davacının sözleşmeyle bağlı olabilmesi için sözleşmenin onanması gerektiği ancak yukarıda belirtildiği gibi taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğuna ve sözleşmenin açık veya zımni olarak onandığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, adi ortaklığın bir şahıs şirketi olarak ... sayılı ...'nda (...) değil, ... sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bir ortaklık türü olduğu olduğu,
adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle hak ve fiil ehliyetinin de bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta tarafların ''...'' için kurmuş oldukları adi ortaklık adına bir sözleşmenin imzalanması durumunda müştereken temsili kararlaştırdıkları, dolayısıyla icra takibine dayanak taşeron sözleşmesinin adi ortaklığı bağladığından da söz edilemeyeceği, bir an için adi ortaklık adına sözleşmenin imzalandığının kabulü halinde dahi, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından takibin tüm ortaklar aleyhine başlatılması gerektiği değerlendirilmekle,
davacının...Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe dayanak belge olarak gösterilen 01/10/2020 tarihli sözleşmeden dolayı yukarıda açıklanan nedenlerle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Nihayet, icra takibinin kötüniyetle başlatıldığı ve bu nedenle maddi zarara uğrandığına dair davacı tarafça delil sunulmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
17/07/2024 Katip Hakim
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/102, K. 2024/473, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama