İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/479 K.2023/963

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/479 Esas - 2023/963

Esas2023/479Karar2023/963Tarih18 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.195 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/479
Karar No
2023/963
Karar tarihi
18 Aralık 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.195 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/479 Esas - 2023/963

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

2023/479 Esas

KARAR NO : 2023/963

H

DAVA

Yargılamanın Yenilenmesi

DAVA TARİHİ : 18/07/2023

KARAR TARİHİ : 18/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2023

Mahkememizde görülmekte olan yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Yargılamanın iadesini talep eden vekili dilekçesinde özetle.

Mahkemenin 2009/678 E., 2014/354 K.sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verildiğini, anılan kararın gerekçesinde ise "davacı idare tarafından ihracatı geliştirmek amacıyla dahilde işletme izin belgesine dayalı olarak davalı şirkete verilen buğdayın ihracatının yapılmayıp iç piyasada tüketilmesi sonucu davacının zararının oluştuğu, muafiyet kapsamı dışına çıkartılan ham madde miktarının 1.391.392,19 Kg olduğu, sözleşme hükümleri ve taahhütname kapsamında davalı şirketin mal bedeli fiyat farkı ile bunun KDV'sinden oluşan miktarı her bir ham maddenin teslim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödemesi gerektiği...

Kanaatine varıldığı" bildirildiğini, ancak müvekkili tarafından, hükme esas teşkil eden ve yargılamanın dayanağını oluşturan Akdeniz İhracatçılar Birliği'nin 15.05.2009 tarihli ve B.02.1.DTM.5.14.01.06/Teşvik-5176 sayılı idari işleminin iptaline ilişkin 27.05.2015 tarihinde dava açıldığını, ... Karar sayılı dosyası üzerinden 20.04.2017 tarihli ilamı ile dava konusu idari işlemi iptal ederek davanın kabulüne karar verildiğini, davalının kararı istinaf etmesi üzerine ...

Karar sayılı dosyası üzerinden, istinaf nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf isteminin reddine karar verildiğini, ilgili bölge idare mahkemesi kararının da davalı tarafından 28.05.2018 tarihli dilekçe ile temyiz edildiğini,... ... ... sayılı kararının onanmasına karar verildiğini, anılan kararın taraflarına 14.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve yasal süresi içinde işbu yargılamanın iadesi talebinde bulunduklarını, yargılamanın iadesi sebeplerinden mahkemece değerlendirilecek sebeplere uygun olarak verilen kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,

nitekim Mahkeme tarafından verilen hükmün dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle hükmün uygulanma ihtimali kalmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle; yargılamanın iadesi talebinin kabulüne, kesinleşmiş mahkeme kararının kaldırılmasına ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı taraf vekili 18/08/2023 tarihli dilekçesinde özetle. 01.06.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2005-2006 Dönemi hububat Alım ve Satımı Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararında "...

Dahilde İşletme İzin Belgesine sahip olan Türkiye'de yerleşik kişi ve kuruluşlara dahilde işletme rejimine uygun olan ve belgelerinde yer alan un, makarna, bisküvi, gofretkek, bulgur, irmik, şehriye, nişasta ve bünyesinde un ihtiva eden diğer gıda ürünleri ile sanayi yemi şeklinde yapmış oldukları ve yapacaklarını taahhüt ettikleri ihracatlarının karşılığında hububat satışı yapabilir.

Bu amaçla Tarım ve Köyişleri Bakanı Toprak Mahsulleri Ofisini peşin ve/veya vadeli olarak hububat satmakla görevlendirebilir.

Dış Ticaret Müsteşarlığının yapılmış veya yapılacak olan ihracatların bu madde hükümlerine uygunluğunu bildirmesi üzerine ... piyasa regülasyonu açısından stok durumunu dikkate alarak söz konusu satış işlemini gerçekleştirir." ifade edilerek müvekkili kuruma dahilde işletme izin belgesi ile belirli koşullarda hububat satma görevi ve yetkisi verildiğini, müvekkili kurumun bu satışları piyasa fiyatının oldukça altında yaptığını, bunun amacının ihracatı canlandırarak ekonomiye katkı sağlamak olduğunu, davalı şirketin çeşitli defalar müvekkili kurumdan dahilde işletme rejimi çerçevesinde hububat aldığını,

Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09.04.2009 tarih 5 sayılı soruşturma raporuna göre Habur Gümrük Müdürlüğünce tescil edilen 4 adet gümrük beyannamesinde kayıtlı eşya cins ve miktarlarının gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini ve firmanın dahilde işletme rejimi kapsamında aldığı hububatı usulsüz kullandığının ortaya çıktığını, müvekkili kurum ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca usulsüzlük tespit edilen hallerde usulsüz kısma isabet eden tutarın tahsil edileceğinin düzenlendiğini, bu bağlamda müvekkili kurum tarafından 26.10.2009 tarihinde ... ... ...

Fabrikası aleyhine alacak davası açıldığını ve davanın davalı şirketin dahilde işletme izin belgesi ile temin etmiş olduğu hububatların usulsüz kullanması sebebiyle alacaklarının tahsil edilmesi gereğinden açıldığını, yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçedeki iddialara katılmamakla beraber yargılamanın yenilenmesinin talep edilebileceği hak düşürücü süre ve asıl alacağa ilişkin zamanaşımı süresinin geçtiğini, ...

Karar sayılı kararının ise 30/11/2022 tarihinde verildiğini, bu kararların ilgiliye bildirilme tarihlerinin araştırılması gerektiğini,... ... ...

K. sayılı kararında İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen 12/05/2009 tarih 5176 Sayılı işlemin hükme esas alınmadığını, Nitekim meri mevzuat açısından idare mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağını belirterek, açıklanan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 2009/678 E. 2014/354 K. sayılı kararı incelendiğinde; davacı... ... ... tarafından davalı ... aleyhine, dahilde işletme izin belgesi kapsamında ihraç edilmek üzere alınan buğdayın iç piyasada tüketilmesi suretiyle davacı kurumun uğradığı zararın tazmini istemi ile açılan davada, yapılan açık yargılama neticesinde;

" hükme esas alınan dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak incelendiği üzere, davacı idare tarafından ihracatı geliştirmek amacıyla dahilde işletme izin belgesine dayalı olarak davalı şirkete verilen buğdayın ihracatının yapılmayıp iç piyasada tüketilmesi sonucu davacının zararının oluştuğu, muhafiyet kapsamı dışına çıkartılan hammadde miktarının 1.391.392,19 kg olduğu,

sözleşme hükümleri ve taahhütname kapsamında davalı şirketin mal bedeli fiyat farkı ile bunun KDV'sinden oluşan miktarı her bir hammaddenin teslim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödemesi gerektiği, bu kapsamda bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre bulunan 482.255,61.-TL'nin teslim tarihleri esas alınarak 246.171,75.-TL yönünden 16/05/2005, 121.795,17.-TL yönünden 25/03/2005 tarihinden işleyecek %35, 114.288,69.-TL yönünden 03/10/2005 tarihinden işleyecek %30 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.," şeklinde açıklanmak suretiyle davanın kabulüne,

482.255,61.-TL'nin 246.171,75.-TL yönünden 16/05/2005, 121.795,17.-TL yönünden 25/03/2005 tarihinden işleyecek %35, 114.288,69.-TL yönünden 03/10/2005 tarihinden işleyecek %30 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, iş bu kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19.HD'nin 2015/1282 E., 2015/15897 K.sayılı ilamı ile, hükmün onanmasına karar verildiği, Dairenin kararına karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvuru yapılması neticesinde, Yargıtay 19.HD'nin 08/06/2017 tarihli kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.

Mersin 2.İdare Mahkemesi'nin 2015/895 E., 2017/706 K.sayılı dosyası incelendiğinde; davacı Ziya Sonuç tarafından davalı Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı- Akdeniz İhracatçılar Birliği aleyhine, davacıya ait 3.3.2005 tarih ve 770 sayılı Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) taahhüt hesabının 2005/1 sayılı Tebliğ'in 38. maddesi kapsamında gerçekleşme değerleri üzerinden kapatılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava neticesinde;

"27.01.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2005/1 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği'nin 38.maddesinde. "Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ihracat taahhüdünün kapatılmasına ilişkin yapılan müracaatta, eksik bilgi ve belge gönderildiğinin tespiti halinde, bu eksiklik 1 (bir) ay içerisinde tamamlanmak üzere ilgili ihracatçı birlikleri genel sekreterliği/gümrük idaresi tarafından firmaya bildirilir.

Bu süre içerisinde eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmaması durumunda, ihracat taahhüdü mevcut bilgi ve belgelere istinaden resen kapatılır. Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ihracat taahhüdü, belgede/izinde belirtilen şartlar da dikkate alınmak suretiyle, dahilde işleme rejimi hükümleri çerçevesinde eşdeğer eşya ve/veya ithal eşyasından elde edilen işlem görmüş ürün ile değişmemiş eşyanın ihraç edildiğinin tespiti kaydıyla kapatılır.

Aksine bir durumun tespiti halinde, bu Tebliğin 45 inci maddesi hükmüne göre işlem yapılır." hükmü, 43. maddesinde: "Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izin kapsamında ihracatı gerçekleştirilmeyen ithal eşyasının, işlem görmüş ürün ve/veya ithal edildiği şekliyle belge/izin sahibi firma ve/veya sanayici firmanın stoklarında bulundurulması zorunludur." kuralı, "Dahilde İşleme Rejiminde Sağlanan Hakların Kötüye Kullanımı" başlığı altında yer alan 46. maddesinde.

"Müsteşarlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının birimleri ile Gümrük Müsteşarlığınca yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda, gümrük beyannamesi ve eki belgelerinin sahte olduğunun veya üzerinde tahrifat yapıldığının ya da gerçek dışı olduğunun veya gerçeği yansıtmadığının tespiti halinde;

a)Bu gümrük beyannamesi dahilde işleme izin belgesi / dahilde işleme izni ihracat taahhüdünün kapatılmasında kullanılamaz.

b)İhracat taahhüdünün kapatılmasında kullanılmış olması veya kullanılmak üzere ibraz edilmesi halinde, bu beyanname kapsamı ihracata tekabül eden ithalata ilişkin vergi, bu Tebliğin 45. maddesi hükmü çerçevesinde tahsil edilir ve ilgililer hakkında kanuni işlem yapılır.

c)Bu gümrük beyannamesinde kayıtlı belge / izin sahibi firma ve/veya aracı ihracatçıya ait dahilde işleme izin belgelerine / dahilde işleme izinlerine (bu firmaların bir başka firmanın belgesinde yan sanayici olması da dahil) 1 (bir) yıl süreyle indirimli teminat uygulanmaz.Bu durumdaki aracı ihracatçı, beyanname konusu işlem görmüş ürunün elde edilmesinde kullanılan eşyanın ithalatı sırasında alınmayan vergiden, belge / izin sahibi firma ile birlikte müştereken ve mütelsilen sorumludur. " kuralına yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacıya ait 3.3.2005 tarih ve 770 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören 15.4.2005 tarih ve 4318 tescil sayılı, 13.5.2005 tarih ve 5727 tescil sayılı, 18.5.2005 tarih ve 6038 tescil sayılı, 9.6.2005 tarih ve 7359 tescil sayılı gümrük çıkış beyannameleri muhteviyatında bulunan buğday unu cinsi eşyanın cins ve miktarının gerçeği yansıtmadığının tesipit edildiği, anılan tespit sonrasında dava konusu işlem ile taahhüt hesabının kapatılmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlemin, davacının sözkonusu dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edeceği buğdayın ve kepeğin beyanname ve Türk Gıda Kodeksi tarafından ortaya konulan randıman oranları arasındaki fark nedeniyle ihracat taahhüdünün yerine getirilmemesi sonucunda dahilde işleme rejimi ve dahilde işleme izin belgesinde belirtilen şartlara uygun davranılmadığından bahisle tesis edildiği görülmekte ise de; davacının ihraç etmiş gibi görünüp, yurtiçine sattığı ileri sürülen buğday unu ve diğer işlenmiş ürünler ile ilgili olarak hukuken kabul edilebilir somut bir tespitin yapılmadığı görülmektedir.

Bu durumda, davacının ihraç etmiş gibi görünüp, yurtiçine sattığı ileri sürülen buğday unu ve diğer işlenmiş ürünler ile ilgili olarak somut bir tespite yer verilmeksizin sadece randıman hesabından hareketle davacıya ait Dahilde İşleme İzin Belgesi taahhüt hesabının kapatılmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....," denilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, iş bu kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, T.C.Konya Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesi'nin 2017/1661 E., 2018/758 K.sayılı ilamı ile, istinaf isteminin reddine karar verildiği,

iş bu karara karşı temyiz yasa yoluna başvuru yapılması neticesinde, T.C. Danıştay 10.Dairesi'nin 2018/3420 E., 2022/5584 K.sayılı kararı ile davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.

Dava, HMK'nun 375.maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK’nın "Yargılamanın İadesi Sebepleri" başlıklı 375. maddesinde, yargılamanın iadesi sebepleri;

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,

b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması,

c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması,

ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,

d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması,

e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması,

f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması,

g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması,

ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması,

h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,

ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması,

i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, olarak belirtilmiş,

Yargılamanın iadesi süresi başlıklı HMK'unun 377.maddesi,

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği,

b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu,

c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,

ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,

d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu,

e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.

375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.," şeklinde düzenlenmiştir.

Danıştay 10.Dairesi'nin 2018/3420 E., 2022/5584 K.sayılı kararının, talepte bulunan Ziya Sonuç'un vekiline 14/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 09/06/2023 tarihli dilekçe ile yargılamanın iadesinin talep edildiği, bu suretle 3 aylık ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmakla, davanın esası incelenmiştir.

Yapılan yargılama neticesinde, Mahkememizin 2009/678 E. 2014/354 K. Sayılı dosyasında, davacı ...

Genel Müdürlüğü'nün davasının ana dayanağı, Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09/04/2009 tarih, 5 sayılı soruşturma raporunda, Habur Gümrük Müdürlüğünce tescil edilen 4 adet gümrük beyannamelerinde kayıtlı eşya cins ve miktarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyması olup, Mahkememizce Gümrük Kanunu, davalı şirketin muhasebe kayıtları, stok tabloları gözetilerek,bilirkişi raporu doğrultusunda, Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09/04/2009 tarih, 5 sayılı soruşturma raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Mersin 2.İdare Mahkemesi'nin 2015/895 E., 2017/706 K.sayılı kararı ile ise, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı-Akdeniz İhracatçılar Birliği'nin Dahilde İşleme İzin Belgesi taahhüt hesabının kapatılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, iş bu idari işlemin iptali kararının, Mahkememizin 2009/678 E. 2014/354 K. sayılı kararında esas alınan Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09/04/2009 tarih, 5 sayılı soruşturma raporunu ortadan kaldıracak ya da Mahkememiz dosyasının esasını etkileyecek mahiyette olmadığı,

HMK'unun 375.maddesinde düzenlenen sebeplerin somut davada gerçekleşmediği kanaatine varılmakla, davalının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davalının yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE,

2-.... esas sayılı icra takibinin durdurulması isteminin reddine,

3-Alınması gereken 269,85 TL harcın, peşin olarak yatırılan 8.235,75 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 7.965,90 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4-Davacı ... Genel Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı Ziya Sonuç(Birman Un Fabrikası)'dan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı Ziya Sonuç(Birman Un Fabrikası) tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2023

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/479, K. 2023/963, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Yargılama Yetkisini Kullanan
  5. Gerekçeli Karar
  6. Esas No
  7. Karar No : 2023/963
  8. H
  9. Dava
  10. Dava Tarihi : 18/07/2023
  11. Karar Tarihi : 18/12/2023
  12. Gerekçeli Kararın
  13. Yazıldığı Tarih : 05/01/2023
  14. Gereği Düşünüldü
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/479
Karar No
2023/963
Tarih
18 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/480 K.2023/1024
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/480 K.2023/708
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/480 K.2023/751
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/480 K.2023/893
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/480 K.2023/938
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/481 K.2023/837

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.