KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/416
- Karar No
- 2024/554
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/416 Esas - 2024/554
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/416 Esas
KARAR NO : 2024/554
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 03/07/2019
KARAR TARİHİ : 09/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava şirketin ortağı olduğunu, Olağan Genel Kurul toplantısına da bizzat katılarak kararlara karşı muhalefet ettiğini, toplantı tutanağında müvekkilinin itiraz ve istemlerinin mevcut olduğunu, müvekkilinin bakanlık temsilcisinin de iştirak olağan genel kurul toplantısında genel kurul gündeminin;
faaliyet raporunu müzakeresi ile ilgili 3. Maddesi, bağımsız denetim raporunun müzakeresine yönelik 4. Maddesi, şirketin 2018 yılı bilanço ve gelir tablosunun müzakeresi hakkında 5. Maddesi, kar dağıtımına ilişkin 7. Maddesi, bağımsız denetim firması seçimine yönelik 8. Maddesi ve genel kurul toplantı tarihinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 409.
Maddesine uygun tespit edilmesi hususları hakkında dava dilekçesinde ayrıntılı olarak izah edildiği şekilde olumsuz oy kullanıldığını ve her maddeye yönelik muhalefet şerhi yazıldığını, 30/05/2019 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulunda faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu, şirketin 2018 yılı bilanço ve gelir tablosunun müzakerelerine ilişkin 3, 4. ve 5. Maddeleri, kar dağıtımına ilişkin 7. Maddesi, bağımsız denetim firması seçimine yönelik 8. Maddesiyle, genel kurul toplantı tarihinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 409.
Maddesine uygun tespit edilememesine yönelik kararların iptali hakkında dava açılması zaruretinin doğduğunu beyan ederek olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan olumsuz oy kullanılarak muhalefet şerhi düşülen maddelerin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının şirkete karşı kötü niyetle açtığı davalarına bir yenisini daha eklediğini, davacının söz konusu şirket genel kurulu kararlarının iptalini isterken bunların, kanuna mı esas sözleşme hükümlerine mi yoksa dürüstlük kurullarına mı aykırı olup olmadığı hakkında bir açıklamada bulunmadığını, neredeyse dava dilekçesinin hiçbir yerinde, ilgili genel kurul kararları dolayasıyla ne tür bir zarara uğradığını, kendi çıkarlarının nasıl ciddi tehlikelere maruz kaldığını bahsetmediğini, davacının ciddiyetten yoksun , kötü niyetli bir dava açmış bulunduğunun bu durum göstergesi olduğunu,
davacının ileri sürdüğü tek argümanın ilgili genel kurul kararlarına karşı muhalefet ettiği olduğunu, davacının açmış olduğu iptal davasının hangi hukuki gerekçeye dayandırdığı belli olmadığını, davacının kendisinin de üye olduğu yönetim kurulunu ibra ettiğini, bu nedenle iptal davasının kötü niyetli olduğunu belirtmiş ve davacının 30/05/2019 tarihli genel kurul kararlarının iptali taleplerinin reddine,
davacının kötü niyetle açmış olduğu bu dava karşısında davalı şirketin kredibilitesi yönünden kredi kullanmakta olduğu bankalar nezdinde oluşabilecek itibar kaybı ve muhtemel zararlara karşı davacının TTK m 448/3 hükmü gereğince teminat göstermesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından 19/09/2024 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş, incelenen vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından 01/10/2024 tarihli dilekçesiyle davacının feragat dilekçesi gereği, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 311. Maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." ve 309/2 maddesinde "Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükmü düzenlenmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda, davadan feragat konusunda vekaletnamesinde özel yetki bulunan davacı vekilinin davadan feragat ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/416, K. 2024/554, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama