İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/114 K.2022/405

Davalı .. Vekili : Av. .. Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali Dava Tarihi : 28/03/2022 Karar Tarihi : 08/12/2022 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 08/12/2022 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali…

Esas2022/114Karar2022/405Tarih8 Aralık 2022Okuma12 dk · 2.367 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar tarihi
8 Aralık 2022
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/114 Esas - 2022/405
Esas No
2022/114
Karar No
2022/405
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ..
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.367 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

Davalı .. Vekili : Av. .. Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali Dava Tarihi : 28/03/2022 Karar Tarihi : 08/12/2022 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 08/12/2022 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin .... ibareli başvuru ve 25.03.2022 tarihinde yapılan ... sayı "... +şekil" ibareli başvurularının Kurum tarafından .. kararları neticesinde reddolunduğunu, her iki kararın da hatalı olduğunu, ret kararlarının gerekçesinin 5/1-i maddesi olduğunu, müvekkilinin özellikle.... markası ile sektörün bilinen markalarından biri haline geldiğini, müvekkilinin 33. sınıfta yer alan alkollü içecekler ve özellikle ... emtiasına ilişkin olarak 6 farklı marka ile hali hazırda tescili olduğunu, dava konusu marka başvurularının da bu markaların serisi olduğunu,

“Beyoğlu” markasının uzun yıllardır “...” emtiasında kullanılmakta olduğunu, ... sayılı ... coğrafi işaretin sicil kaydında, müvekkil şirket kayıtlı faaliyet gösteren, dolayısıyla ... coğrafi işaretini, kullanma hakkına sahip üreticilerden birisi olduğunu ifade ederek, ....sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı TÜRKPATENT vekili cevaplarında özetle; verilen kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

GEREKÇE

Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.

Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markaların 6769 sayılı kanunun 5/1-i maddesi gereğince reddinin yerinde olup olmadığı, davacının müktesep hak, tanınmışlık itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının.... sayılı "..., ..." ibareli markaların başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.

Davaya konu.... sayılı "..., ..." ibareli marka için davacı tarafından 18/06/2021 tarihinde 33.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu....tarafından başvuru markaların 6769 sayılı kanunun 5/1-i maddesi gereğince.... sayılı kararları ile marka başvurularının reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

6769 s. SMK 5/1-i maddesine göre “Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.” in marka olarak tescil edilmeleri mümkün değildir. Görüleceği üzere ilgili mutlak ret nedeni çerçevesinde bir inceleme gerçekleştirilebilmesi ülkemizde tescilli bir coğrafi işaretin varlığını aramaktadır.

6769 s. SMK m. 34 ile düzenlendiği üzere coğrafi işaret, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işarettir. Öte yandan 35. madde ile de bahsi geçen tanımlara uygun olmayan adlar, ürünlerin öz adı olmuş adlar, ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri adlar, kamu düzenine aykırı adlar, tescilli veya başvuru yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar coğrafi işaret olarak tescil edilemez.

Uyuşmazlık konusu markada geçen “...” ibaresi... sayısı ile 15.04.2009 tarihinde coğrafi işaret tescil başvurusuna konusu edilmiş olup 18.06.2010 tarihinde de GELENEKSEL ALKOLLÜ İÇKİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ (GİSDER) adına coğrafi işaret olarak tescil edilmiş bir işarettir.

6769 s. SMK’da coğrafi işaretlerin, markalarla ilişkisini düzenleyen 48. maddesi kapsamında “Coğrafi işaretin tescilinden sonra 44. maddede belirtilen biçimlerde veya tescile konu coğrafi işaretle ilgili mal veya hizmetler için kullanılmak üzere yapılan marka başvurusu reddedilir, tescil edilmiş ise dava yoluyla hükümsüz kılınabilir” düzenlemesi yer almaktadır.

Bu düzenleme ile birlikte davalı Kurum tarafından yayınlanan kılavuzda tescilli bir coğrafi işaretin, coğrafi işaret kapsamındaki mal veya hizmetleri kapsayacak şekilde bir marka başvurusuna konu edilmesi halinde başvuru, uygun olduğu ölçüde ilgili mallar için 5. madde gereğince reddedilir ve diğer mallar ve hizmetler için 5. maddenin diğer bentleri kapsamında değerlendirme yapılır denilmekte ayrıca marka başvurusunun ayırt edici başkaca bir kelime unsuru ya da figüratif unsura ek olarak söz konusu ifadeyi içermesi durumunda da aynı ya da kıyaslanabilir malların sınırlandırılması gerektiği belirtilmektedir.

Yine kılavuzda marka başvurusunun münhasıran tescilli bir coğrafi işaretten oluşması durumunda başvuru, tescili talep edilen tüm mallar ve hizmetler için 5/1(i) gereğince reddedileceği belirtilmiştir.

Bununla birlikte kılavuzda da bahsedildiği üzere coğrafi işaret tescilleri genel olarak coğrafi yer adı ve tescile konu ürün adından oluşmaktadır. Sayıları az da olsa, yalnızca tescile konu ürün adından oluşan tescilli coğrafi işaretler de mevcut olup “...” buna örnek olarak verilebilir. Bu coğrafi işaretin faaliyet alanına giren sektörde ağırlıklı olarak, esas bir marka yanında coğrafi işaretin yazıldığı ve ürünlerin sunumunun bu şekilde yapıldığı görülmektedir.(Yeni ..., Efe ..., Beylerbeyi ..., Tekirdağ ..., Mercan ..., Altınbaş ..., Saki ... vb) Bu nedenle, yukarıdaki kuralın bir istisnası olarak marka başvurusu, bu şekilde tescil edilmiş coğrafi işaretleri içermesi durumunda 5/1(i) gereğince reddedilmemekte, başvuru yalnızca tescile konu ürüne sınırlanarak ilan edilmektedir.

Ancak Kurum tarafından yayınlanan kılavuzun devamında ise “marka başvurusunun ... ibaresiyle birlikte coğrafi yer adı içermesi durumunda başvurunun reddi gerekecektir” şeklinde bir kritere daha yer verilmiş olup bunun temelinde, aynı özelliklerle tüm Türkiye’de üretimi yapılan “...” tescilli coğrafi işareti varken, yer adları ile birlikte yapılan başvuruların, sanki o yere/bölgeye özel farklı özellikler ihtiva eden “...” şeklinde algı yaratabileceği şeklinde bir gerekçe gösterilmiştir. Dolayısıyla somut olay bazında esasen tartışılması gereken husus da budur. Zira dava konusu markadaki “Beyoğlu” ibaresi, İstanbul’un en bilinen ilçelerinden birinin adıdır.

Davalı Kurum tarafından yayınlanan ve Kurum’un temel ilke ve görüşlerini açıkladığı tavsiye niteliğindeki kılavuzda yer alan bu tespitlerden yola çıkıldığında, temel olarak özellikle “...” coğrafi işareti bakımımdan, anılan ibarenin olağan şartlarda ayırt ediciliği bulunan başkaca bir ibarenin yanında marka içerisinde kullanılmasının ürünün sunumu gereği olduğu ve böyle bir durumda başvuru kapsamının “... coğrafi işaretine uygun rakılar” olarak sınırlanmak suretiyle tescilinin mümkün olduğu, ancak bu ibarenin coğrafi bir yer adından oluşması halinde aynı ilkenin uygulanamayacak olduğu ilkelerinin Kurum tarafından yayınlanan tavsiye niteliğindeki kılavuzda tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu başvurular, esasen birçok şekil unsuru içerir bir ambalaj görseli şeklinde, görsele hakim “.... ibaresi ve tali nitelikte “rakısı” şeklindeki sözcüklerin kullanımı ile oluşturulmuş markalar oldukları; her iki başvurunun da spesifik olarak “... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar” emtialarını kapsadığı;

“...” ürününe ilişkin... sayılı coğrafi işaret belgesinde yapılan tanımlamalarda ,“Karakteristik özelliğini.... sınırları içinde yer alan doğal unsurlardan, özellikle Türkiye’de yetişen üzüm, anason ve ...’de uygulanan geleneksel üretim yöntemlerinden alan üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tamamıyla Türkiye sınırları içinde yapıldığı kendine has, renksiz bir distile alkollü içkidir” şeklinde tanımlanmış olup “...” ürünü görüleceği üzere Türkiye genelinde yetişen üzüm ve anason başta olan üzere diğer doğal unsurların ve kimyasal bileşenlerinin ürüne kattığı lezzet ile birbirinden farklılaşan bir alkollü içkidir.

İlgili coğrafi işaret belgesinde yer alan açıklamaların devamında yine “..., özgün karakterini Türkiye’de yetişen üzüm ve anasondan alır ..., ana hammaddesi kuru üzüm, yaş üzüm veya her iki üzümün birlikte kullanılmasıyla üretilen ve baskın aromasını anason tohumundan distilasyon esnasında alan geleneksel bir içkinin adıdır.

Bağcılığın yoğun olduğu bölgelerimizde yerel isimlerle de anılan çok sayıda üzüm çeşidimiz olup, ... üretiminde kullanılan bu çeşitler ... en az %40 alkol miktarı bulunması gereken ... distile bir alkollü içkidir. ...

Üretim Metodu: Geleneksel içkimiz olan “...”, yalnızca suma veya tarım kökenli etil alkol ile karıştırılmış sumanın, 5000 litre veya daha küçük hacimli geleneksel bakır imbiklerde, anason tohumu ile ikinci kez distile edilmesiyle sadece Türkiye’de üretilen distile alkollü bir içkidir.

Rakının üretiminde ikinci kez distilasyona alınan toplam alkolün en az % 65’i suma, en fazla % 35’i tarım kökenli etil alkol olmalıdır. ...’de yetiştirilen yöresel üzümlerin hammadde olarak kullanılması ve üzümün tat ve kokusunu korumak amacıyla ayrımsal distilasyonla hacmen alkol miktarı en fazla % 94,5’e kadar distile edilmesi ile elde edilen üzüm distilatıdır.

Dünyada distile alkollü içkilerin üretiminde kullanılmak üzere tamamen üzüm meyvesinden işlenerek %94.5 hacmen alkol derecesine kadar distile edilmesiyle elde edilen ve suma olarak adlandırılan başka bir ürün yoktur” şeklinde tanımlamalara yer verildiği; dolayısıyla “...” ürünü için herhangi bir coğrafi bölgeye özgülenmiş bir aidiyetten bahsedilmediği aşikârdır.

“...” ürününün, bahsi geçen coğrafi işaret kriterlerini sağlayabilmesinde farklı bölgelerden temin edilen üzüm/anason çeşitlerinin varlığından bahsedilmekte olup esas olan .... sınırları içinde yer alan doğal unsurlardan, özellikle Türkiye’de yetişen üzüm, anason ve Türkiye’de uygulanan geleneksel üretim yöntemlerinden” bu alkollü içkinin üretilmesi gerekliliğidir.

Kurum tarafından yayınlanan kılavuzda ...” coğrafi işaretinin, coğrafi yer adları ile birlikte tescilinde sanki o yere/bölgeye özel farklı özellikler ihtiva eden ..” şeklinde algı yaratabilecek algılar oluşturacağının kabulü zaten mümkün olmayacak, aksine ortalama zeka seviyesine sahip bir .../alkollü içecek tüketicisinin, işareti bütün olarak algılarken (somut olay bazında ...) zihninde “...” coğrafi işareti ile yanılgı yaratır bir algıdan ziyade, olsa olsa anılan bölge bağlarından toplanan üzümlerle üretilen ve esasen coğrafi işaret tanımlamasında belirtildiği gibi karakteristik özelliğini ülkemizde yetişen üzüm,

anason ürünlerinden alan bir ... algısı yaratacak, tüketici ürünün tescilli coğrafi işaretten farklı bir şekilde üretiminin yapıldığı yönünde bir algıyı edinmeyecektir.

Kaldı ki alkollü içecekler, yasalarımız gereği 18 yaşından büyük tüketiciler tarafından yasal olarak satın alınması mümkün olan, bağımlılık yapıcı özelliği bulunan, yoğun tüketimde kişi sağlığını ve beden bütünlüğünü tehlikeye sokabilecek nitelikte içecekler olduğundan bu ürünleri kullanan ya da bu ürünlerden satın almak isteyen tüketiciler genellikle içim tadına sahip olduğu bu ürünleri, marka adıyla ve diğer paket/ambalaj/şişe özellikleriyle bilerek doğrudan ya da satıcıdan isteyerek aldıkları için; alkollü içeceklerin tüketicilerce elle karıştırılarak, paket ambalajlarındaki markaya özgü desen - şekillerine bakılıp karşılaştırılarak,

'şunu mu alsam, bunu mu alsam' tereddüdü ile seçilmeleri gibi bir tüketici teamülü genel olarak bulunmamaktadır.

Nitekim buna bağlı olarak da alkollü içecekler, marka bağlılığının ve marka sadakatinin çok yoğun olduğu bir ürün pazarı olan olup ilgili tüketicinin dikkat, özen ve bilinç düzeyinin de yüksek olacağı, adet/şişe/porsiyon bazında en ucuz alkollü içkilerden olan“bira” ürünleri için dahi tüketici tercihleri bu doğrultudayken, görece olarak fiyatları çok daha üst seviyelere çıkabilen şarap, ..., viski vb yüksek alkollü içeceklerden satın almak isteyen tüketici ürünlere yöneilk bilgi düzeyi çok daha üst seviyede olacaktır.

Dolayısıyla ilgili tüketicinin sektöre yönelik bilgi ve tecrübeleri, sektördeki kullanım biçimlerine alışkanlığının da evvelden beri bulunduğunun kabulü gerekir.

Nitekim bahsedilen nitelikteki tüketici açısından “...” alkollü içeceğinin temel özellikleri zaten bilinmekte olup bunun dışında ilgili tüketicinin genelinin, içeceğin üretim yöntemine yönelik genel bir bilgisinin zaten mevcut olmayacağı; başka bir ifadeyle tüketicinin ... ibaresinin coğrafi bir yer adı ya da farklıca bir ayırt edici unsur ile birlikte markasal bir bütün içerisinde kullanımında, bu ibareyi coğrafi işaretin özelliklerinin değiştirilmiş olup olmadığı açısından değerlendirilmesi zaten beklenebilir değildir.

Dolayısıyla tüketici “...” şeklindeki bir markayı, ürün üzerinde gördüğünde, bunu ilk olarak tümleşik bir marka gibi algılayacak, ancak ikincil halde belki yukarıda da değinildiği üzere ilgili bölgeden temin edilen üzüm/anason çeşitlerinden yapıldığını düşünebilecektir. Ancak bu mantıktaki bir düşünceyi sevki de olağan bir tüketici yaklaşımı olmayabilecektir.

Kaldı ki SMK m. 44 “Coğrafi işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakların kapsamı”nı düzenlemekte olup coğrafi işaret hakkını elinde bulunduran hak sahibinin, bu hakka dayanarak, “...” coğrafi işaretine uygun olmayan kullanımları hangi hallerde müdahale ederek engelleyebileceği düzenlemiştir.

Yine SMK m. 48 uyarınca da coğrafi işaretin markalarla olan ilişkisi tanımlanırken, özellikle coğrafi işaretin tescilinden sonraki başvurular ile ilgili bir düzenlemeye yer verildiği, hâlbuki davacı yanın koruma süresi devam eden ve “...” ibaresini içerir en eski tarihli markasının....sayılı .......” ibareli marka olduğu, bunun haricinde, davacı yanın,... sayılı coğrafi işaretten önce birden fazla sayıda benzer şekilde oluşturduğu tescilli markaların da sahibi olduğu; dolayısıyla davacının, tüketici nezdinde “...” ibaresi üzerinde, bir bütün olarak,

ticari – iktisadi kaynağa işaret eden bir algıyı, bahsi geçen coğrafi işaretten önce sağladığı, böyle bir halde... kararında belirtilenin aksine, tüketicinin "..." ibaresini, görsel, işitsel ve kavramsal açıdan tescilli coğrafi işaretin eşdeğeri biçiminde algılamayacağı, ona markasal bir vasıf yükleyeceği, davacının gerçekleştirdiği başvuruda da 33. sınıfta “... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar” emtialarını kapsar şekilde başvuruda bulunarak,... sayılı coğrafi işarete uygun üretilmiş ... ürünlerinin satışını yapacağını esasen taahhüt etmiş olduğu,

dolayısıyla dava konusu markanın tescilinin, coğrafi işaretin varlığına bir zarar verecek sonuçlar doğurmayacağı gibi aksi yönde gerçekleşmesi muhtemelen eylemlere yönelik olarak da SMK kapsamında ilgili düzenlemelerin halihazırda zaten mevcut olduğu, tüm bu açıklanan gerekçelerle ....I” ibaresi tescilli bir coğrafi işaret olmakla birlikte, bu ibarenin somut olaydaki gibi coğrafi işaretin kendisine özgülendirilmiş emtia grubunda tescil başvurusuna konu edilmesi halinde 6769 s. SMK 5/1-i bendi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği;

Davacının dosya kapsamından, dava konusu markaların tanınırlığı, başka bir ifadeyle kullanım ile ayırt edicilik kazandığı hususunu belgeler mahiyette deliller sunmadığı, sunulan birkaç adet fatura ve Google arama motoru sonuçlarının bu kapsamda bir değerlendirmeye cevaz vermediği, bu halde davacı markalarının tanınırlığı konusunda bir kanaate varılamadığı, davacı markasının tanınır olup olmamasının redde gerekçe 5/1-i bendi anlamında bir sonucu zaten doğurmayacağı;

Ayrıca davacının daha evvelki markası olan ....” için sahip olduğu tescilin, yeni yapılan başvuruların tescil edilebilirliği açısından mutlak bir kriter olmayıp dava konusu başvuruların, önceki başvuruların bir devamı olarak yorumlanması halinde dahi her bir markanın tescil edilebilirlik şartının somut olay bazında ayrıca incelenmesi ve irdelenmesi gerektiği yargı kararlarında ifade olunmuştur.

Nitekim bir başka karara konu olayda da yine davacının tescil ettirmek üzere başvurduğu seri markası, ayırt edici olmadığı ve tasvirî işaret niteliği taşıdığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Doktrinde de ....’a göre “seri markaların her birinin diğerinden bağımsız olduğuna ve her birinin marka olabilmek için aranan şartları (olayda kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış olma şartını) sağlaması gerektiğini” ifade eden yüksek yargı kararına atıfta bulunulduğu; hal böyleyken mutlak ret nedenleri açısından önceki markanın varlığı tek başına müktesep hak sağlamadığı anlaşılmıştır.

Neticede, dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;

Davaya konu davacının .... sayılı her iki başvurunun da 5/1-i maddesi kapsamında reddine yönelik verilen .... kararları neticesinde varılan kanaatin, başvuru kapsamında yapılan emtia sınırlandırması da gözetildiğinde, 6769 s. SMK 5/1-i maddesi şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınırlığı/kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığı hususu yönünde bir kanaate varılamadığı gibi ilgili mutlak ret nedeni açısından bu durumun bir sonuç doğurmayacağı, davacı yanın önceki tescilinin, ilgili mutlak ret nedeni açısından, doğrudan müktesep hak sağlamayacağı, .. kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

D a v a n ı n K a b u l ü n e,

....sayılı kararlarının ayrı ayrı iptaline,

Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 2.864,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08.12.2022

Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İlk Masraf : 172,90.-TL Bilirkişi Ücreti : 2.600,00.-TL

P.P : 92,00.-TL

TOPLAM : 2.864,90.-TL

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/114, K. 2022/405, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Gerekçe
  7. Masraf Dökümü
  8. P.p : 92,00.-TL
  9. Toplam : 2.864,90.-TL
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/114
Karar No
2022/405
Tarih
8 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/114 K.2022/180
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/114 K.2022/816
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/115 K.2022/899
  • Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/115 K.2022/404
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/115 K.2022/1044
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/116 K.2022/2289

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.