KÜNYE
T.C. Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2023
- T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/352 Esas - 2023/8
- Esas no
- 2022/352
- Karar no
- 2023/8
- Dava
- Tasarım YİDK Kararının İptali Tasarım YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü, iptali ve sicilden terkin
- Dava tarihi
- 18/12/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/01/2023
Karar Metni
1.405 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Tasarım YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü, iptali ve sicilden terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili müvekkili şirketin 1948 yılından bu yana sofra camı sektöründe ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, ilk yıllardan itibaren... ... ... Makine marka ve şirketleri ile aynı sektörde ticari faaliyetlerini sürdürmekte ve nihai tüketici nezdinde bilinir hale geldiğini, yüzlerce marka ve tasarımın sahibi olduğunu,
Dava konusu 2017/00521 sayılı 9 sıra numaralı “fincan tabağı” konulu ve 16 sıra numaralı “Kase” konulu tasarım tescil müracaatına yapılan yayına itirazın ... Sayılı kararı ile itirazın reddedilerek, bu tasarımların tescilinin devamına karar verildiğini,
Tesciline karar verilen tasarımların müvekkil firmanın 2014/03645-1,2,3 sıra numaralı tasarımları ile benzerlik taşıdığını ve davalı taraf tasarımlarının bu tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını,
Tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu tasarımların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının aksine, tasarımlar arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer Davalı taraf Karaca Züccaciye itiraza cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu olan tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olduğunu, davaya konu tasarımlar ile davacıya ait tasarımlar arasında belirgin derecede farklılık olduğunu, tasarımların benzerlik taşımadığını bu sebeple haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davacı ve davalının dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
TPMK YİDK’nın 16.10.2017 tarih ve 2017/T-763 sayılı kararında 2017/00521/9 ve 16 sıra numaralı tasarımların tescilinin devamına karar verildiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusunun davacının 2014/3645 -1,2,3 sayılı tasarımlarına dayalı itirazına karşın, davalının2017/9-16 sayılı tasarım tescilinin devamına dair kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesine ilişkindir.
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davaya konu olan “Fincan Tabağı” ve “Kase” konulu tasarımlarının kullanım amacı, mutfakta servis amaçlı günlük kullanımı karşılayan züccaciye ürünler olmalarıdır.
Dava konusu edilen ve “Fincan Tabağı” ve “Kase” olarak anılan ürünlerin tasarımsal karşılaştırmasına geçmeden, dava konusu tasarımların ve itiraza dayanak olarak gösterilen tasarımların koruma kapsamının dikkatle incelenmesi ve tespiti gerekmektedir. Bu inceleme yapılırken tasarımların mutat özellikleri, başvuruların yapılmasından önceki seçenek özgürlüğü de değerlendirmeye katılmalı, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile tasarımlara bakılması gerektiği de unutulmamalıdır. Bir tasarımın özgünlüğü ile doğru orantılı olarak koruma kapsamı ve tasarım hukukunun sağladığı korumadan yararlanma oranı artacaktır. Bir başka deyişle özgünlük arttıkça, sonraki tasarımların farklılıklarının da bir o kadar artması gerekmektedir.
Böylesi bir durumda, tasarımsal detaylar tescil sürecinde önem kazanmaktadır. Önceki tasarım sahibi kendi tasarımsal detaylarını, sonraki tasarım sahibi ise varsa kendi tasarımsal detaylarını koruyabilecek, korunan bu unsurları ile tescil alabilecektir. Her iki tasarım sahibinin de bu detayları bir kenara bırakarak, mutat olan ürün özellikleri ve teknik zorunluluk arz eden unsurlar üzerinde hak iddia etmesi mümkün olmamalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya döndüğümüzde, taraflara ait tasarımları sırasıyla aşağıda detaylı olarak kıyaslarsak,
Davacı taraf Güral Turizm’e ait 2014/03645-1 sıra sayılı tasarım ile davalı taraf Karaca Züccaciye’ye ait 2017/00521-9 sıra sayılı tasarım, genel form tasarımı açısından tasarımların ortak özellikleri incelendiğinde; taraflara ait Kase ve Fincan Tabağı tasarımları incelendiğinde, ortak noktanın züccaciye ürünü olması dışında bir benzerliğin olmadığı görülmektedir.
Tasarımların farklı özellikleri incelendiğinde; davacı taraf ürününün bir kase olduğu, davalı taraf ürününün ise, fincan tabağı olduğu, davacı taraf kase tasarımının kullanım amacı sebebiyle, tabandan yukarı doğru genişleyen çukur bir yapıda olması, davalı taraf fincan tabağının ise, yine kullanım amacı itibariyle, fincana ait düz bir tabak olduğu, davacı taraf kase tasarımının, keskin köşe kırılımları olan kare formuna sahip olduğu, davalı taraf fincan tabağının ise, yuvarlak hatlara sahip kare formunda olduğu görülmektedir.
Davacı taraf kase tasarımının, taban kısmının üçgen formunda düz bir hatta tabana oturduğu, davalı taraf tasarımının ise, taban kısmına doğru silindirik bir formda genişleyerek ilerleyip, daire şeklinde bir formda tabana oturduğu görülmektedir.
Tasarımların farklı özellikleri özellikleri incelendiğinde; davacı taraf ürününün bir kase olduğu, davalı taraf ürününün ise, fincan tabağı olduğu, davacı taraf kase tasarımının kullanım amacı sebebiyle, tabandan yukarı doğru genişleyen çukur bir yapıda olması, davalı taraf fincan tabağının ise, yine kullanım amacı itibariyle, fincana ait düz bir tabak olduğu, davacı taraf kase tasarımının, keskin köşe kırılımları olan kare formuna sahip olduğu, davalı taraf fincan tabağının ise, yuvarlak hatlara sahip kare formunda olduğu görülmektedir.
Seçenek özgürlüğü açısından davacı ve davalı tarafa ait tasarımları kıyasladığımızda ise, tasarımlarda ortak özellik olarak belirtilen kısımların teknik zorunluluktan veya mutat özelliklerden kaynaklandığı, farklılığın ise, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımlara farklı bir ürün kimliği kazandırdığı ve karışıklığa yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı ve aynı üretici firmaya ait birbirinin devamı ya da çeşitleri gibi algılanamayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın 2014/03645-1,2,3 sıra sayılı tasarımları, davalı tarafa ait 2017/00521-9,16 sıra sayılı tasarımlar karşısında aralarında genel görünüm itibariyle benzerlik bulunmadığı, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,
Dava konusu Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 16.10.2017 Tarih ve 2017/T-763 sayılı Kararın iptali koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticede dosya incelendiğinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu, TP YİDK kararı ve tüm dosya kapsamından davacı tarafın 2014/03645-1,2,3 sıra sayılı tasarımları ile davalı tarafa ait 2017/00521-9,16 sıra sayılı tasarımları arasında genel görünüm itibariyle benzerlik bulunmadığı, davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşıldığından
Biçimindeki gerekçeyle;
"D a v a n ı n Reddine"
Biçiminde hüküm kurulmuştur.
Kararı davacı vekili istinaf etmiş, istinaf mahkemesi başvurunun esastan reddine karar vermiş, bunun üzerine yine davacı temyiz etmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 10.05.2022 gün ve E.2021/161, K.2022/3686 sayılı kararıyla mahkekemiz kararını;
"Ayırt edicilik kavramı ise seçenek özgürlük kapsamında bilgilenmiş kullanıcının bakış açısına göre daha önce piyasaya sunulmuş tasarımlara nazaran belirgin bir ayırt ediliciliğinin bulunmasını gerektirir. Ayırt edicilik tarafların dosyaya sunduğu delillere göre değerlendirilmelidir. HMK'nın 187/2 maddesine göre herkesçe bilinen vakıalar çekişmeli sayılmaz.
Bu bağlamda mahkemece ve bilirkişilerce koruma talep edilen tasarımın, tasarım tanımına uygun olup olmadığına dair yenilik incelemesi yapılırken, tasarımın harcıâlem tasarım olup olmadığı, yeni bir emek ve fikri çabanın ürünü olup olmadığının, tarafların dosyaya sundukları deliller yanında hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hayat ve tecrübe kurallarına göre değerlendirilmelidir.
Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde, hükümsüzlüğü istenilen tasarımların işlevsel özellikleri göz ardı edildiğinde tasarımların önceki tasarımlara nazaran belirgin bir ayırt ediciliğinin bulunup bulunmadığı ve harcıâlem nitelikte olup olmadığı değerlendirilmeksizin ve inceleme yapılmaksızın, bilirkişi incelemesine istinaden karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir."
Biçimindeki gerekçeyle bozmuştur.
Mahkememizce bozma kararına uyulmuştur.
Tarafların dosyaya sundukları deliller yanında hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hayat ve tecrübe kurallarına göre değerlendirildiğinde , bilirkişi raporunun aksine
2017/00521–9–16 kod numarası ile tescil müracaatına konu edilmiş olan dava konusu tasarımlar ile; davacı firmaya ait tasarımlar karşılaştırıldığında, kase ve tabakların ; kenarlarının ovalleştirilmiş kare şeklinde oldukları, harcıâlem bir tasarım olduğu, yeni bir emek ve fikri çabanın ürünü olmadığı, hükümsüzlüğü istenilen tasarımların işlevsel özellikleri göz ardı edildiğinde tasarımların önceki tasarımlara nazaran belirgin bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve harcıâlem nitelikte olduğu dolayısıyla hükümsüzlüklerinin gerektiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 67,40.-TL Bilirkişi Ücreti : 1.800,00.-TL İstinaf-Temyiz Giderleri : 433,50.-TL
P.P : 185,33.-TL
TOPLAM : 2.486,23.-TL
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/352, K. 2023/8, 12 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama