KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2021
- Esas no
- 2019/430
- Karar no
- 2021/390
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/07/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/05/2021
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bankanın ... Şubesi ile ...
Bilişim San Tic.Ltd.Şti arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden adı geçen firmaya kredi kullandırıldığını, davalıların ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu sözleşmeyi imzaladığını, asıl borçlunun sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine kredi sözleşmesinin fesh edildiğini, ve hesabın kat edilerek davalılara ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine ise davalılar hakkında ...
Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına kayden icra takibine geçildiğini, davalıların borcu tamamı ile faiz ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durduğunu, davalıların yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, alacağının sözleşme hükümleri banka mevzuatı ve yasal mevzuat uyarınca tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalıların icra takibine karşı yapmış oldukları itirazının iptalini, takibin devamına davalılar aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini,
yargılama ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, aynı borca dayanılarak müvekilleri hakkında ... Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile olmak üzere mükerrer icra takibi yapıldığını, dava dışı asıl borçlu ... - ...
Sistem Entegrasyon San.Tic.Ltd.Şti lehine 1 yıllık kesin mühlet bulunduğunu, zorunlu dava arkadaşlığı sıfatı bulunan davalılar aleyhine icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte takibe konu borçluların hangi sözleşmeye dayandığı belli olmaksızın müvekilleri hakkında icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, takip talebinde yer alan borçlarla davacı bankanın dosyaya sunduğu sözleşmelerin hiçbir ilgisinin bulunmadığını,
Gayrinakdi alacağın kefilden talep edilebileceğine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen davalılar aleyhine icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüt faizi başlangıç tarihinin yanlış hesaplandığını ve faiz oranının fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle derdestlik itirazı sebebiyle davanın usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... Dairesi'nin ... E, sayılı dosyası dosya arasına alınmış, davacı bankadan dava konusu kredi hesabına ilişkin sözleşme ve ekleri ile ihtarname ve hesap özetleri celp edilerek dosyaya konulmuş, sözleşmeler ve ekleri üzerinde davacı yanın alacak miktarının tespiti hususunda rapor düzenlemek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bankacı bilirkişi01/02/2021 tarihli raporunda özetle, dava konusu sözleşme ve kefaletlerin imza tarihindeki mevzuata uygun olarak tesis edildiği, davalıların hesaplamalar bölümünde belirlenen borçtan müteselsilen sorumlu oldukları, icra takibi itibariyle hesap edilen, 209.0300,34 TL asıl alacak, 17.029,78 TL işlemiş temerrüt faizi, 746,53 TL BSMV ve 2.104,05 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 228.910,70- TL alacağı olduğu bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu ve kefil aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar davalılar vekili derdestlik, itirazlarında bulunmuş ise de; Dosyamız ile Ankara.... ATM.'nin ... K sayılı dosyalarının taraflarının aynı olmasına rağmen ve dava dayanaklarının aynı olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin derdestlik itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Bilişim...Ltd.Şti'nin davacı bankanın ... Şubesi ile 17/04/2018 tarihinde akdedilen 200.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, diğer davalı ... ile dava dışı ... -... Sistem...Ltd.Şti tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, davalı ...'na ait kefalet şerhi kefalet türü, tarihi, ve limitinin belirtilmesi suretiyle el yazısı ile yazılmış olup, adı geçenin davalı şirketin tek ortağı olması nedeniyle eş muvafakati alınmadığı, kefalet limitinin 400.000,00-TL olarak belirlendiği, dava konusu sözleşme ve kefaletlerin imza tarihindeki mevzuata uygun olarak tesis edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının takip tarihi itibari ile alacağı bulunup bulunmadığı, miktarı ve davalıların sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususundadır.
Bu hususun tespiti için dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi raporunda özetle, davalıların asıl borçlu ve kefaletinin zorunlu yasal şartları taşıdığı, asıl borçlu ile birlikte temerrüte düşürüldükleri ve davacının alacağı talep hakkının bulunduğu, takip tarihi itibari ile davacının kredi nedeni ile 209.030,34 TL asıl alacak, 17.029,78 TL işlemiş temerrüt faizi,746,53 TL BSMV ve 2.104,05 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 228.910,70 TL alacağı olduğunu bildirmiş, rapor dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacağının olduğu,
davalıların itirazının kısmen iptali gerekeceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne, alacak kredi sözleşmesinden kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/430, K. 2021/390, 17 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama