KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2022
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/321 Esas - 2022/652
- Esas no
- 2020/321 Esas
- Karar no
- 2022/652
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 21/07/2020
- Gerekçeli karar tarihi
- 15/09/2022
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi neticesinde kredi kullandırıldığı, diğer davalıların kredinin kullanıldığı dönemde şirket ortağı ve kefili olduklarını, süresi içerisinde borcun ödenmemiş olması sebebiyle davalılar aleyhine Ankara ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu iddia ederek, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı yanın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kefalet sözleşmesinin TBK hükümlerine uygun olmadığını, kefilin takip öncesi döneme ilişkin temerrüte düşürülmediğini, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ....'ın adresi tespit edilemediğinden ve hakkında yakalama kararı bulunduğundan ilanen tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, Ankara ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası dosya arasına alınmış, davacı bankadan dava konusu kredi ile kredili mevduat hesabına ilişkin sözleşme ve ekleri ile ihtarname ve hesap özetleri celp edilerek dosyaya konulmuş, sözleşmeler ve ekleri üzerinde davacı yanın alacak miktarının tespiti hususunda rapor düzenlemek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bankacı bilirkişi 08/04/2021 tarihli raporunda özetle, ... numaralı kredi nedeni ile davalı kefillerin kefaletlerinin yasal şartları taşıdığını, davalı kefillerin takip tarihinden önce temerrüte düşmediklerini, bu nedenle hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olduklarını, davacının takip tarihi itibari ile asıl borçludan 22.138,13 TL asıl alacak, 708,42 TL işlemiş temerrüt faizi (%24,00), 35,42 TL BSMV olmak üzere 22.881,97 TL, davalı kefillerden 22.027,11 TL asıl alacak, 669,62 TL işlemiş temerrüt faizi (%19,20), 33,48 TL BSMV olmak üzere 22.730,21 TL alacağı olduğu bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla kefil aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ve kredili mevduat sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının takip tarihi itibari ile alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı hususundadır.
Davacı ile davalı şirket arasında 11/08/2017 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların 200.000,00 TL limitli ve sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat uyarınca geçerli kefaletinin bulunduğu ve kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, davalı şirkete 08/09/2019 tarihinde tebliğ yapıldığı, kefiller adına çıkan tebligatların iade edildiği, süresi içinde ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiği, davalıların takibe vaki itirazının iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Asıl borçlunun ifada geciktiği, davalıların kefaletinin geçerli ve takibe konu edilen alacak miktarının kefalet limitinde olduğu gözetildiğinde asıl borçlu ile birlikte borçtan sorumlu oldukları, ancak kat ihtarının aynı tarihte tebliğe çıkarılmasına rağmen bila tebliğ iade edildiği, bu nedenle davalı kefillerin takipten önce temerrüte düşürülmedikleri anlaşılmıştır.
Her ne kadar takipte gayrinakdi alacak da talep edilmiş ise de, eldeki dosyada bu miktar bakımından harcı yatırılarak usulünce açılmış bir dava, talep sonucunda bu yönde bir talep bulunmamaktadır.
Alacak miktarının tespiti için dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi raporunda takip tarihi itibari ile davacının alacağı hesaplanmış, rapor dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacağının olduğu, davalı itirazının kısmen iptali gerekeceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne, alacak kredi sözleşmesinden kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/321, K. 2022/652, 13 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama