KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/337 Esas - 2024/346
- Esas no
- 2023/337 Esas
- Karar no
- 2024/346
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Av. ....
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/05/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü döneme ilişkin olarak ... Mahkemesi'nin ... sayılı ilamına dayalı başlatılan ... esas sayılı icra takibi neticesinde müvekkilince 680.347,05 TL ödeme yapıldığını iddia ederek şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme gününden işleyen ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm ve derdestlik itirazında bulunduklarını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya dayanak olayın işletme hakkı devir sözleşmesi sonrasında meydana geldiğini, dış ilişkide tarafların müteselsil sorumluluğu bulunmakta ise de iç ilişkide sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, uyuşmazlığa konu davanın kendilerine ihbar edilmemesi nedeni ile yargılama giderleri ve ferilerden sorumlu tutulamayacaklarını, davacı yasal faiz ödediğinden ancak yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... Mahkemesi'nin ... esas, ... Dairesi'nin .... esas sayılı dosyaları, işletme hakkı devir sözleşmesi dosya arasına alınmıştır.
Nitelikli hesap bilirkişisi 17/03/2024 tarihli raporunda özetle, sözleşme hükümlerinin değerlendirmesi ve takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, dava onusu olayın işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından sonra, fiili devirden önce meydana geldiğini, davacının yapmış olduğu ödemeyi davalıya rücu edebileceği kanaatine varılması halinde; davacı şirket tarafından, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. (....) için ... .... esas sayılı dosyasına yapılan 680.347,05 TL ödemenin tamamını davalı kuruma rücu edebileceği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin zamanaşımı savunmasının uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması ve ödeme tarihi gözetilerek reddine (.... sayılı ilamı), kesin hüküm ve derdestlik itirazının gerekçelendirilmemiş olması ve dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmaması nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ...'a ait dağıtım sistemi 20 ayrı bölgeye ayrılmış, her bir dağıtım bölgesi için ayrı bir şirket kurulmuş, merkezi ... olan elektrik dağıtım müesseselerini bünyesine alan şirket ise ... A.Ş ismini almış, ... belirtilen yerlerdeki hizmetlerini 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ile bu şirkete devretmiştir. ...'ın hisselerinin tamamı Hazine'nin iken ...'nun kararı uyarınca 30/10/2009 tarihinde özelleştirilmiştir.
Elektrik kesintileri sonucu uğranılan maddi zararın tazmini amacıyla dava dışı şirketin dosyamız tarafları aleyhine açtığı ... Mahkemesi'nin .... sayılı dosyasına konu olayın 2008 yılı başından 30/06/2009 tarihine kadar işletme hakkı devir sözleşmesinden sonra meydana geldiği, bu nedenle davalının sorumluluğu bulunduğundan söz edilemeyeceği, her ne kadar fiili devir 30/10/2009 tarihinde yapılmış ise de davalının sorumluluk sınırının sözleşme tarihi olarak belirlendiği,
dağıtım şirketinin iş ve işlemelerinin yürütüldüğü dönemde davalının dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olmasının işlerin fiilen davalı tarafından yürütüldüğü anlamına gelmeyeceği, tarafların tüzel kişilikleri farklı olup sözleşmenin tarafı davacı dağıtım şirketinin paylarının davalıya ait olmasının faaliyetlerinden (faaliyetin fiilen ... tarafından yürütüldüğü gerekçesiyle) davalının sorumlu tutulabileceği anlamına gelmeyeceği, şirketin faaliyetlerinin pay sahibi tarafından yürütüldüğü şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığı,
davacının tüzel kişilik olarak organları tarafından yapılan faaliyetlerinden sorumlu tüzel kişilik olduğu gözetilerek (.... sayılı ilamı) davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/337, K. 2024/346, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama