KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/12
- Karar no
- 2024/275
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (T.C. No: ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 08/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/04/2024
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı tarafından hisseleri bulunduğu ... ...
Şirketi bünyesindeki hisseleri icra takip açılışından çok önce 2012 yılında adı geçen şirketin 25 paylık hissesini bütün aktif ve pasifiyle hukuki ve mali yükümlülükleri ile ile birlikte ...a 08.11.2012 tarihinde devrettiğini, 2018 yılında davalı şirket tarafından ... ...Sanayi Limited Şirketi aleyhine icra takibi yapıldığını, o dönemde yasal olarak şirket bulunmadığı halde usulsüz olarak davacı ... borçlu olarak eklendiğini, 2012 yılında geçerli bir devir yapıldığını, şirketle alakası olmayan müvekkili, usulsüz olarak borçlu konumuna getirildiği gibi ... plakalı aracına haciz konulup yakalama çıkarıldığını,
söz konusu icra takibine açıkça kötü niyetli olarak borçlu eklendiğini, müvekkili davalıya karşı bir borcu bulunmadığını, icra takibine dayanak yapılan çeşitli faturalardan kaynaklı hesap ekstreleri, müvekkilinin dava konusu takipteki borçlu şirkette hisse sahibi olmadığı dönemi olduğunu, 2012 yılında müvekkili tarafından devredilen hisselerden sonra müvekkilinin söz konusu icra takibindeki borçlu şirket olan ... ...
Limited Şirketi ile herhangi bir bağı olmadığını, bu nedenle icra konusu olan cari hesap ekstreleri ile müvekkilinin ilgisi bulunmadığı gibi herhangi bir imzası, onayı yahut bilgisi olmadığını, alacaklı vekilinin İİK lehine olan hükümlerinden faydalanarak müvekkili dosyaya borçlu olarak ekletmesi, TBK ve TTK hükümlerine aykırı olduğu gibi hakkaniyetle de bağdaşmadığını, tüm bu nedenlerle taleplerinin kabulü ile davalı ... İnş... San. Ltd.
Şti ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin/ borcun bulunmadığının tespitine, ....
Esas sayılı haksız icra takibinin müvekkil davacı yönünden durdurulmasına, İcra Müdürlüğünce yapılan " borçlu sıfatıyla ekleme " işleminin İptaline 4. fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın%20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan aleyhe hususları kesinlikle kabul etmediklerini, dava görevsiz mahkemede açıldığını, davacı taraf İİK.89.
Maddesi gereğince yasal süresi içerisinde açması gereken menfi tespit davasını açmadığından kanunu dolaşarak İİK.72 maddesi gereğince davacı alacaklıya borcu olmadığının tespitini istemesinde hukuki yarar olmadığını, davacı tarafından İİK.72 maddesi gereğince alacaklıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın açılması, İİK.89.
Maddesinin düzenlenme amacına ve menfi tespit davası açmak için süre belirlenmesine açıkça aykırı olduğunu, bu sebeple davacının açmış olduğu menfi tespit davasının öncelikle süreden reddini gerektiğini, icra dosyasından davacıya gönderilen haciz ihbarnamesi davadışı borçlu ile davacı arasındaki alacak- borç ilişkisinden kaynaklandığından davacının alacaklı müvekkile borçlu olmadığının tespiti isteminin reddini talep ettiğini, dava süresinde açılmadığını, davacı tarafın haciz ihbarnamelerini 22.05.2023 tarihinde öğrendiğini beyan ettiğnii, işbu dava süresinde olmadığını, tüm bu nedenlerle, davacının davasının öncelikle süreaşımından reddine,
aksi halde davanın esastan reddine, dava kötüniyetli olarak açıldığından davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davanın kabul edilmesi durumunda 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine davacı tarafça usulüne uygun ve süresi içerisinde itiraz edilmediğinden ve bu nedenle davanın açılmasına davacı sebebiyet verdiğinden müvekkilleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesinini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİVE GEREKÇE
Dava, İİK m 89/3 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir.
Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. ... Dairesinin 12.04.2016 tarih ve ... ve 17.12.2015 tarih ve .... ., sayılı ilamları da bu yöndedir.
Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.
01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (....).
Bu durumda İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, .... Dairesinin 04/03/2022 gün ve ... sayılı 27/05/2022 tarih, ... . emsal kararlarına göre ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur
Katip ... · ¸[e-imzalıdır] Hakim ... · ¸[e-imzalıdır]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/12, K. 2024/275, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama