KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı ..
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/151 Esas - 2024/694
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 05/03/2024
- Gerekçeli karar tarihi
- 02/10/2024
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/09/2023 tarihinde davalının sigortalısının karıştığı trafik kazasında müvekkilinin aydınlatma direğine çarpması nedeni ile zararının oluştuğunu, zararın tahsili talebinin kabul edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ,.... Dairesi'nin .... esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve hasarın ispatlanması gerektiğini, faiz ve icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ... Dairesi'nin... esas sayılı dosyası, tutanak, poliçe ve hasar dosyası, Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır. Kusur ve hasarın tespiti amacıyla trafik kazasından anlar makine mühendisi bilirkişiden alınan 30/06/2024 tarihli raporda özetle, davalının sigortalısının %100 oranında kusurlu olduğu, olay tarihinde davacının zararına konu hasar bedelinin toplam 21.664,30 TL asıl alacak ve 368,29 TL işlemiş faiz olacağı bildirilmiştir. Rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak aşağıda açıklandığı üzere kısmen hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava; trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi tazminatın tahsili amacıyla kusurlu yanın sigortacısı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının sigortalısının karıştığı trafik kazasında davacıya ait aydınlatma direğinin zarar gördüğü, davacının zararın giderilmesi için başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, takibe vaki itirazın iptali istemi ile süresinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı yanın icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının HMK'nun 16. maddesi uyarınca zarar görenin yerleşim yeri gözetilerek reddine, belirsiz alacak davası açılamayacağına ilişkin itirazının davanın niteliği gözetilerek reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillere göre, davalının sigortalısının karıştığı trafik kazasında davacıya ait direğin hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği ve davalının sigortalısının %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır.
Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir (Yargıtay... esas.... karar sayılı ilamı).
Bu nedenle bilirkişi tarafından belirlenen bedelden işçilik bedellerinin düşülmesi gerektiği değerlendirilerek, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, bu hali ile davalının ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının bilirkişi tarafından belirlenen miktardan işçilik bedeli düşülmekle hesap edilen miktar üzerinden sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/151, K. 2024/694, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama