KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/861 Esas - 2026/151
- Esas no
- 2024/861 Esas
- Karar no
- 2026/151
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2-...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/12/2024
KARAR TARİHİ : 03/03/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/12/2022 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın işleteninin davalı ... olduğunu, kaza tarihi itibariyle ihtiyari mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet nedeni ile manevi zararının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek sair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının sürekli sakatlığının ...'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın kusur durumu, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek belirlenmesi gerektiğini, zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, poliçedeki kloz gereği manevi tazminatın bedeni zararın %50'sini aşamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, yetkisiz mahkemede dava açıldığını, davacının zarar gördüğünü ispat etmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin yersiz ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısı aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı yanın arabuluculuk dava şartına ilişkin itirazının davalı gerçek kişi yönünden dava zorunlu arabulucuğa tabii olmadığından reddine, davalının yetki itirazının HMK'nun 7. Maddesi ve ... sayılı ilamı gözetilerek reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
... esas sayılı dosyası UYAP sisteminden dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacı ve davalının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak dosyamız arasına alınmıştır.
Kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, ... 'nun 12/01/2026 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranları değerlendirilmiş, davalı yanın %75 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirilmiştir. Raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ceza dosyasında alınan raporun aynı doğrultuda olduğu ve raporun CD içeriği izlenerek düzenlendiği değerlendirilerek mahkememizce itibar edilmiş, davalıya ait araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
... tarafından düzenlenen 21/07/2025 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının kaza nedeni ile %10 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 2 aya kadar uzayabileceği, 15 gün başkasının bakımına muhtaç olduğu bildirilmiştir. Raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik uyarınca düzenlendiği de gözetilerek (... ) oluşa uygun görülerek karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce itibar edilmiştir.
Davalı sigorta, poliçe klozu gereği manevi tazminatın maddi tazminatın %50'sini geçemeyeceğini savunmuş, dosyaya sunulan arabuluculuk tutanakları uyarınca davacının dava dışı sigortalardan davaya konu kazaya ilişkin maddi zararına karşılık olarak ferileri ile birlikte 308.000,00 TL ve 75.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla talep edilen miktarın poliçe klozlarına uygun olduğu, poliçe limitinin 150.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir.
Her ne kadar davalı müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına dair işaretleme yapılmadığı gibi yaralanmanın niteliği gözetilerek bu yöndeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan delillere göre, davacı ile davalıların işleteni ve kasko sigortacısı olduğu aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği;
davacının maluliyet oranı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular, paranın değeri ve yargılamanın geçirdiği safahat ile olaydaki kusur durumu, davacının minibüste yolcu olduğu halde kazanın meydana gelmesi dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kabulüne, davalı işletenin kaza, davalı sigortanın ihbarla temerrüte düştüğü, araç ticari olmakla avans faizi talebinin yerinde olduğuna karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/861, K. 2026/151, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama