KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/94 Esas - 2024/737
- Esas no
- 2024/94
- Karar no
- 2024/737
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2024
K.YAZIM TARİHİ : 11/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Dava şartı haline gelen arabulucuya başvurma zorunluluğunun gereği yerine getirilerek taraflarınca işbu davaki taleplerimizin arabuluculuk yolu ile sonuçlandırılması için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili ile davalı yan yıllardır ticari ilişkilerini yürüttüğünü, 10.02.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından , davalı tarafa ürün satışı gerçekleştirilmiş olup akabinde 77.216,60- TL fatura kesildiğini, söz konusu ürünlerin ödemesi 17.02.2023 tarihinde 74.216,60-TL olarak yapıldığını, bakiye 3.000,60-TL eksik ödeme kaldığını, buna ilişkin müvekkili şirket yetkilisi ,
davalı şirkete defalarca ulaşmaya çalışmış ancak herhangi bir dönüş alamadığını, müvekkili ürünleri teslim etmesine rağmen davalı tarafça edim yerine getirilmediğini, işbu sebeple davalı şirket aleyhine ....
Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket tarafından 16.01.2024 tarihinde işbu icra dosyasına tüm borca ve ferilerine itiraz ettiğine dair itiraz dilekçesi sunduklarını, itiraz akabinde icra takibinin durdurulduğunu, işbu sebeple ....
Esas sayılı icra takibine yapılan haksız itirazların ayrı ayrı iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi için dava açma zarureti doğduğunu, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü dava talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulünü, borçlu davalı şirketin 3.000,60-TL asıl alacak ve 329,72-TL takip öncesi işlemiş faiz alacağı olmak üzere başlatılan ....
Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu davalı şirketin takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile .... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin 3.000,60-TL asıl alacak üzerinden borçlu davalı şirket aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ödemezlik defini kullandığını, davacı/alacaklı şirkete bu hususu bildirdiğini, müvekkili şirket ile davacı / alacaklı taraf arasında gerçekleşmiş olan ticarette müvekkil şirketin satın alma biriminde çalışan ...
İsimli personel ile davacı yan personelleri arasında gerçekleşecek olan ticarette gelen malın %5'i kadar iade için bakiye mal bırakılacağı hususunda anlaşıldığını, bu hususa yönelik mesajlaşma kayıtlarını mahkemeye sunduklarını, tarafların yapılan görüşme ve varılan mutabakat gerçekleşmiş olan ticarette, satın alınan malların iade edilmesi gereken ürünler davacı tarafça iade işleminden kaçınıldığını, bu hususta davacı tarafın ... isimli personeli ile yapılan mesajlaşmada aşikar olduğunu, davacı taraf iade işlemlerini yerine getirmeyince müvekkili tarafça ödemezlik defini kullandığını,
dolayısıyla davacının muaccel talep edilebilir bir alacağı bulunmadığını, Borcun İfa Edilmediği Defi ( Ödemezlik Def'i) Türk Borçlar Kanunu madde 97'e dayanan, alacaklının karşı edimi gereği gibi ifa edene veya ifasını teklif edene kadar borçluya edimin ifasından kaçınabilme imkanı veren savunmadır.Kendi ediminin ifa etmeyen ya da ifasını teklif etmeyen karşı tarafın, edimin ifasını talep ettiği sırada ifanın talep edilmesiyle birlikte ifanın yerine getirilmesi beklendiğini,
ilk olarak karşı tarafın ifayla yükümlü olduğu görülse de ifanın yerine getirileceği sırada karşı tarafın sonraki süreçte ediminin yerine getirmeyeceğine yönelik güvensizliğin oluşması halinde ifayla yükümlü tarafın hakkını korumaya çalışması ve karşı tarafı ifaya zorlaması olası olduğunu, sözleşmenin tarafının haklarının korunması bakımından gerekli menfaati elde edebilmek amacıyla taraflardan her ikisinin de karşılıklı olarak menfaatinin korunması söz konusu olabileceğini, ifanın yerine getirilmesinin teklif edilinceye ya da ifa yerine getirilene kadar tarafların ödemezlik defi ileri sürmesinin mümkün olduğunu,
edim borcunun geçerli şekilde doğması gerekir ya da definin ileri sürüldüğü zamana dek hüküm ifade etmesi gerektiğini, edim borcunun, borcun sona erme nedenlerinden birinin ortaya çıkması halinde buna ilişkin borcun takas, ibra, yenileme gibi nedenlerden birinin olması halinde sona ermesi mümkün olduğunu, davacı şirketin yetkilisi tarafından müvekkil şirket satın alma personeline sunulan mesajlaşma kaydında " firma yetkilimiz %5 iade için bırakılan miktarı kabul etti" şeklinde iddialarını ikrar edecek şekilde bilgilendirme yaptığını, bu hususa yönelik davacı şirketin ... isimli personelinin isticvabına karar verilmesini,
davacı yanın alacak talebinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte; davacı yanın icra dosyasında ve huzurdaki davada işlemiş faiz talebinde bulunmasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, temerrüt olgusu oluşmadığını, tüm bu hususlar ışığında; müvekkili tarafın ödemezlik definde bulunarak anlaşma kapsamında iade edilmesi gereken malların iadesinden davacı tarafın kaçındığı aşikar olduğundan alacak bedeli talebinde bulunması reddedilerek ikame etmiş olduğu davanın reddi gerektiğini, izah edilen sebeplerle ve mahkemece resen gözetilecek tüm hususlar dahilinde; .... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazımızın kabulü ile,
haksız ve hukuki mesnetten uzak davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, fatura alacağına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, faturalar, ba-bs formları dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 23/09/2024 tarihli raporda: Davacı defterlerinin 2023 Açılış tasdikinin süresinden sonra kapanış tasdikini süresinde yaptırıldığı, davalı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini süresi içerisinde yaptırdığını, davacı dava dilekçesinde asıl alacak tutarının 3.000,60-TL olduğunu bildirdiğini, ticari defterlerinde dava konusu fatura tutarını farklı girdiği için muavin kaydında 3.765,11-TL alacaklı görünmekte,
dava konusu fatura davacı ve davalı kaydı birlikte kontrol edildiğinde dava konusu faturanın KDV dahil 77.215,60-TL olduğu davalı tarafından yapılan ödemenin 74.215,00-TL bu fatura borcundan düşülmesi sonrası davalının 3.000,60-TL davacıya borcu olacağı görüş ve kanaatine ulaşılmış ise de takdirin mahkemeye ait olduğunu, izah olunan nedenlerle. Davacı tarafından davalı aleyhine .... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde.
Davalının asıl alacak tutarı olan 3.000,60 TL'lik kısma yönelik itirazının yerinde olmadığını, ancak alacağa hak kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin takdirin mahkemeye ait olacağını, işlemiş faiz alacağı bakımından ise temerrüt ihtarına rastlanılmadığından asıl alacağa işleyen faiz tutarı olan 329,72 TL'ye yönelik davalı itirazının yerinde olduğu bildirilmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamında taraflar arasında ticari ilişkiye itiraz edilmediği davacı defterleri usulüne uygun değil ise de davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu lehe ve aleyhe kayıtların birlikte değerlendirilmesi gerektiği ba- bs formlarının birbirini doğruladığı davalının yaptığı kayıtlı ödemeler düşüldüğünde hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalının asıl alacak tutarı olan 3.000,60 TL'lik kısma yönelik itirazının yerinde olmadığı davacının bu miktar yönünden davasının sübut bulduğu anlaşılmakla,
işlemiş faiz alacağı bakımından ise davadan önce davalıya temerrüt ihtarı yapıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığından işleyen faiz tutarına yönelik davalı itirazının yerinde olduğu buna ilişkin davanın reddi gerektiği, ve alacak faturadan doğmakla likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · ¸[e-imzalıdır] Hakim .... · ¸[e-imzalıdır]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/94, K. 2024/737, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama