KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/74
- Karar no
- 2025/232
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (T.C:...) - ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- ... - (T.C:...) - ...
- Vekili
- Av. ... -....
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2025
- K.yazım tarihi
- 10/04/2025
Karar Metni
1.151 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ... tarafından davacı müvekkili aleyhine ....e.sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davacı müvekkilinin takip alacaklısı davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebeple davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı ... tarafından, müvekkili davacı aleyhine ....
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine karşı tarafımızca şikayet yoluna başvurulduğunu ve ....
E. sayılı dosyası ile açılan davada yetki ve borca ilişkin itirazlarının reddine dair karar verildiğini, müvekkili davacının borçlu olduğunu asla kabul etmek anlamına gelmemekle birlikte ispat yükü davalı tarafta olup alacaklı olduğunu davalı tarafın ispatlaması gerektiğini, müvekkili ..., davalı tarafa ait araç kiralama şirketinde çalıştığını, müvekkilinin davalı tarafın araç kiralama şirketinde çalıştığı dönemde bir araç kiralama işi olduğunu, bu araç kiralama işi ile ilgili olarak kiralanan araçta meydana gelen arıza sonrasında davalı tarafından, icra takibine konu senet müvekkiline baskı ve tehdit altında imzalatılmış olup,
işbu senet imzalatıldıktan sonra müvekkili bir hafta sonra haksız ve hukuka aykırı bir şekilde işten çıkartıldığını, yani, davalı tarafından müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatıldığını, müvekkili mağdur edilip kötü niyetli olarak haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, dava konusu olay ile ilgili senetler, işverenler tarafından bazı durumlarda iş akdinin sonlanmasında ya da iş akdi sürerken bazı koşullarda değişiklik yapılmasını sağlamak adına tehdit unsuru olarak kullanabilmekte bazen de işçinin vermiş olduğu bir zararı tahsil edebilmek için kullanıldığını,
iş yeri sahibi bir işverenin çok cüzi bir maaşla çalışan bir işçisine tehdit altında 250.000,00 TL senet imzalatmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, izah edilen sebepler doğrultusunda. Öncelikle haklı davalarının kabulüne, dava sonuçlanıncaya kadar ....
E. sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına, aksi halde icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine dair teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava sürecinde icra dosyasında tahsilat yapılması durumunda tahsil edilen tutar yönünden davaya istirdat davası olarak devam etme hakları saklı kalmak kaydıyla, ....
E. sayılı dosyası kapsamında müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu ve sorumluluğu bulunmadığının tespiti ile söz konusu takibin iptaline, söz konusu takip haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığından davalı taraf aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf dilekçesinde davacı asilin müvekkiline herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının yanında çalıştığını, araç kiralama işinde aracın zarar gördüğünü ve bu nedenle davacıdan zorla ve baskı altında 250.000,00 TL tutarında senet alındığı iddia edildiğini, durumun dava dilekçesinde belirtildiği gibi olmadığını, davacı taraf daha öncesinde iş bu icra takibine konu senetle ilgili olarak zorla ve baskı altında senet alındığına ilişkin olarak müvekkilinden şikayetçi olduğunu, müvekkili aleyhinde ....
Soruşturma numaralı dosyasında soruşturma tamamlandığını ve ....
K. Sayılı karar ile müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı tarafın iddia edildiği şekilde zorla ve baskı altında senet alınması durumunun söz konusu olmadığını, davacı taraf müvekkilinin şirketinde çalıştığı süreçte müvekkilinin şirkette olmadığı dönemde dükkanda bulunan malları sattığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin durumu fark etmesi üzerine müvekkil davacı tarafı işten çıkarmıştır ve davacı taraftan zararı tazmin etmesini aksi halde şikayetçi olacağını bildirdiğini,
bunun üzerine davacı tarafından müvekkiline iş bu davaya konu icra takibinde yer alan senet verildiğini ve ödeme yapacağını bildirdiğini, ancak müvekkiline ödeme yapmadığı gibi öncelikle .... e.
Sayılı dosyasında takibe itiraz etmiş ancak iddialarını kanıtlayamaması sebebi ile davanın reddine karar verildiğini, akabinde davacı taraf kötüniyetli olarak haksız iddialarla müvekkilinden şikayetçi olmuş ancak savcılık şikayeti sonucunda da müvekkilinin haklı olduğu ortaya çıktığını, tanık ifadeleri ile de bu durum sabit olup savcılık dosyasının celbi halinde davacı tarafının iddialarının asılsız olduğu görüleceğini, senede karşı ileri sürülen hukukî işlemlerin senetle ispatı zorunlu olduğunu, (HMK m. 200).
Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukukî işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebileceğini, davacı taraf kötüniyetli olarak iddialarda bulunduğunu, izah olunan nedenlerle davacı tarafın haksız ve kötüniyeti iddalarının kabulü mümkün olmayıp davanın reddini, izah olunan nedenlerle.
Davacı tarafın tedbir taleplerinin reddi ile birlikte davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, baskı ve tehdit altında alındığı iddia olunan senetten kaynaklı yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
HMK.nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. Dilekçelerin teatisi aşamasında da mahkemenin bu incelemeyi yapabileceği açıktır.
HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile iş mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Olayımızda davacı tacir olmadığından nispi ticari dava söz konusu değildir.
Somut olayda, davacı senedi verdiğinde davalı iş yerinde çalışmaktadır. İşçi -işveren ilişkisi devam etmektedir. Davacı senedi işverenin isteği üzerine zorla baskı altında vermek zorunda kaldığını beyan etmiştir. İşçinin işveren karşısında ekonomik açıdan zayıf olduğu iş sözleşmesinin kuruluşunda ve devamında işverene hukuken bağımlı olduğu tartışmasızdır. İşçi, işveren otoritesi altında ve onun emir ve talimatları ile iş görür. Denetim altındadır. İrade serbestliği yoktur.
Ancak fesihle bağımlılık ortadan kalkar. Davacının da iş akdinin devamı sırasında irade serbestliği bulunmaksızın dava konusu senedi vermek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla sonuç olarak davacının senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talepli davasının ....
Nöbetçi İş Mahkemesi'nin bakması gerekeceği kanaati ile Mahkememizin görevsiz olduğunun tespiti ile davanın görev dava şartı yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (.... E. Sayılı ilamı)
Katip ... · ¸[e-imzalıdır] Hakim ... · ¸[e-imzalıdır]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/74, K. 2025/232, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama