İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/266 K.2024/129

Av. .... Av. ... DAVALILAR : 1- ... Av. ... : 2- ... Av. ...

Esas2020/266Karar2024/129Tarih26 Mart 2024Okuma15 dk · 2.938 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Esas No
2020/266
Karar No
2024/129
Karar tarihi
26 Mart 2024
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/414 Esas - 2024/114
Esas no
2022/414
Karar no
2024/114
Hakim
...
Katip
...
Davacı
....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.938 kelime·15 dk okuma·10 bölüm

Av. .... Av. ... DAVALILAR : 1- ... Av. ... : 2- ... Av. ...

DAVA

Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/10/2022

KARAR TARİHİ : 21/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2024

TALEP

Davacı vekili 10/10/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin .... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını,

zira müvekkilinin 1972 yılından beri ofis mobilyaları sektöründe ve 20 yılı aşkın süredir de tescilli “...” markaları ile faaliyet gösterdiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının da kılavuz unsuru olduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, ...'in ... sayılı kararının iptaline ve ... numaralı markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 60 yılı aşkın bir süredir yapı malzemeleri alanında Avrupa'nın önde gelen markalarından olduğunu, ... ibareli markalarının Türkiye dahil dünya çapında uzun yıllardır marka tescilleri kapsamında korunduğunu, müvekkilinin 01, 02, 06, 17, 19, 20, 22, 24, 40 ve 41. sınıflar kapsamındaki mal ve hizmetler için ... markaları üzerinde hak sahibi olduğunu, ... nezdindeki tescillerinin dahi 90’lı yıllara uzandığını, müvekkilinin dava konusu edilen marka başvurusunun,

yapılan ilk incelemelerde dava dışı 3. kişilere ait birtakım markalar nedeniyle 5/1-ç düzenlemesi kapsamında kısmen reddedildiğini, bu kısmî ret kararına karşı itirazlarının ... sayılı ... kararı uyarınca başvurunun 01. sınıfa dahil bir takım mallar için kabul edildiğini, bu malların bilahare ...’nde ilân edilmesine karar verildiğini, bu malların ....'nde yayınlanması üzerine davacı yanın müvekkili başvurusunun bu ilânına itiraz ettiğini, işlem dosyasında davacıya ait .... sayılı markaların kullanımının ispatı talebinde bulunduklarını,

davacı yanca işlem dosyasına deliller sunulmuş ise de sunulan delillerin Kurum tarafından incelenmeksizin itirazların reddine karar verildiğini, bununla birlikte davacı yanca sunulan delillerin davacı markalarının ciddi markasal kullanımlarını ispatına zaten elverişli olmadığını, davacının itirazına dayanak hiçbir markasında 01. sınıf malların zaten yer almadığını, .... sayılı markaların incelemeye konu edilebilmesi için kullanımlarının da ispatının gerektiğini, müvekkili markalarının profesyonel tüketicilere hitap ettiğini, yine taraf markalarının görsel açıdan farklı olduklarını, markalarda farklı kelime unsurlarının yer aldığını,

davacı şirketin ticaret sicil kaydındaki faaliyet konularının da müvekkili markasına yönelik olmadığını, bu nedenle unvana dayalı üstün bir hakkının olamayacağını, kötü niyet iddialarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan iddialarının

alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.

İptali istenen ... kararının davacıya 10/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 10/10/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında; ".... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun "..." malları / hizmetleri için 12/08/2021 tarihli ...'nde ilan edilmesine karşı yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, kötüniyet, diğer gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

...

Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "...." ibareli markaların benzer olduğu kabul edilmekle beraber, işbu başvurunun ... nolu bültende yayınlanmış itiraza konu olan "...." emtiaları ile itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında yer alan mal/hizmetlerin aynı veya benzer olmadıkları tespit edilmiştir.

...

Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır.

Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir.

Diğer tüm iddialar da yerinde görülmemiş olup, sayılan nedenlerle işbu itirazın da reddi gerekmiştir.

KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)

Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)

"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."

SMK 6/1 maddesi anlamında;

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için emtiaların sınıfsal benzerliğinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.

SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;

Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.

Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.

Madde kapsamında SMK 6/6 maddesi anlamında bahsedebilmek için ;

Bu halde ticaret unvanına dayalı olarak bir markanın tesciline itiraz ediliyor ise tescilli ticaret unvanına ait sicil kaydındaki faaliyet konuları ile tescil edilmek istenen markanın kapsayacağı mal ve/veya hizmet listesinin karşılaştırılarak, başvurunun önceki sınai hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenecektir. (....)

SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyet bahsedebilmek için;

Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.

Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.

Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (...) 01. sınıf.

Davacı Markaları "..." (....) 08, 20, 21, 24, 35, 37, 42. sınıflar.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 28/12/2023 havale tarihli raporda özetle;

"1-Davacı yana ait dayanak markalardan yalnızca ... sayılı markanın 35.05 alt grubuna 01. Sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerini kapsıyor olması nedeniyle dava konusu marka kapsamındaki 01. Sınıf mallar ile benzer mal ve hizmetleri kapsadığı,

2-Davacı yanın sair dayanak markalarının hiçbirinin dava konusu marka ile aynı ya da benzer mal/hizmeti sınıfına sahip olmadığı,

3- Davacı yanın dayanak markaları bakımından davalı tarafça ileri sürülen kullanmama def’i uyarınca işlem dosyasında bir inceleme yapılmamış ise de ... sayılı marka yönünden bu incelemenin yapılmış olmasının gerekeceği, zira davacının da bu hususta birtakım deliller işlem dosyasına sunduğu, sunulan delillerden davacı yanın markasını uyuşmazlık konusu 01. Sınıf emtialar veya bu emtiaların satışı hizmetlerinde kullandığı yönünde bir kanaate varılamadığı, anılan markanın bu nedenle 6/1 değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı,

4- Somut olayda taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği bulunmadığından veya kullanım ispatı yükümlülüğü yerine getirilemediğinden SMK m. 6/1 koşullarının oluşmayacağı,

5- SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmayacağı,

6- SMK m. 6/6 koşullarının da somut olayda oluşmayacağı," ifade edilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME

6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER

Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 01'inci sınıflardaki:

"01.sınıf: ... (Davalı tarafça dosya kapsamına sunulan tercüme: Sanayide kullanım için kimyasal ürünler; işlenmemiş epoksi reçineler; seri üretilen küçük parçalar için korozyon koruması için kimyasal sprey ve daldırma çözeltileri; galvaniz banyoları; nikel içermeyen çinko galvaniz banyoları; çinko pul kaplamalar; kataforetik kaplamalar; elektrolitik kaplamalar; katodik kaplamalar; alev geciktirici kaplamaların üretiminde kullanılan endüstriyel kimyasallar; boya üretimi için kimyasallar; havuz filmlerinin sızdırmazlığı için çözelti kaynak bileşikleri (yapıştırıcılar); işlenmemiş plastikler; bu sınıfa dahil tuz hidratları ve tuz hidratları içeren karışımlar") alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 08, 20, 21, 24, 35, 37, 42. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.

Dava konusu marka kapsamında yer alan 01. sınıf mallar, davacı yana ait önceki tarihli hiçbir marka kapsamında yer almamaktadır. Bununla birlikte davacı yanın önceki tarihli markalarından ... sayılı markası kapsamında 35.05 alt grubunda 01. sınıf malların satışını da kapsar nitelikte satış hizmetlerinin yer aldığı görülmektedir.

Uygulamada da kabul edildiği üzere mal üreten işletmenin karineten üreteceği malı da ticari mevkie çıkartmak suretiyle fiziki olarak veyahut e-ticaret siteleri üzerinden/online satış yöntemi ile satış işlemine konu edeceği kabul edilmektedir. Bu halde bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir.

Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti, esasen markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir.

Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Kişilerin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesi ise markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açar (.... sayılı kararı). Nitekim ...

Marka İnceleme Kılavuzu’nda belirtildiği üzere mallar ve söz konusu malların bir araya getirilmesi hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu, aynı şekilde mallar ve malların perakendeciliği hizmetlerinde belirlenen benzerlik düzeyi, malların perakendeciliği ve mallar arasındaki benzerlik düzeyi ile aynı olduğu davacı yanın ... sayılı markası kapsamındaki 35.05 alt grubunda 01. sınıf malların satışı hizmetleri ile başvuruda yer alan 01. sınıf mallar arasında mal – malın satış hizmeti kapsamında değerlendirilebilecek bir benzerlik ilişkisi bulunduğu değerlendirilmiştir.

Davalı yan gerek işlem dosyasında gerekse de dava dosyasına kullanmama def’i ileri sürmüş, bu talebi işlem dosyasında incelenmemiştir.

Zira işlem dosyasında, Kurum tarafından yapılan incelemelerde ... sayılı gerekçe markanın tescil kapsamında 35.05 alt grubunun eksik incelenmesi sonucunda taraf markalarının kapsamlarının farklı olduğuna işaret edilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ile paralel olarak mahkememizce de bu görüş benimsenmemiş olup, işlem dosyasındaki kullanım ispatı talebinin incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Davacı yanın ... sayılı markası 14.10.2014 tarihinde tescil işlemleri tamamlanmış bir marka olup, işbu dava konusu markanın başvuru tarihi olan 17.12.2019 tarihi itibariyle tescili üzerinden 5 yıldan uzun bir süre geçtiği için SMK m. 19/2 uyarınca kullanmama def’i ileri sürülebilecek markalardan olduğu, davacı yanın bu minvalde işlem dosyasına 22.03.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgeler incelendiğinde, bu belgelerin hiçbirinin davacı tarafça kesilmiş faturalar olmadıkları, aksine davacı yanın 3. kişilerden aldığı mal ve hizmetlere yönelik davacı yana kesilmiş faturalar olduğu,

yine sunulan işyeri fotoğraflarının da tarih bilgisi ihtiva eden görseller olmadıkları, faturaların davacı yanın ticari faaliyetleri ile ilgili olduğu yorumunda dahi 35.05 alt grubunda 01. sınıf malların satışına özgülenmiş bir faaliyeti olduğu yönünde bir kanaate sunulan delillerden varılmasının yine mümkün olamayacağı değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak davacı yanın ... sayılı markası hariç hiçbir markasının dava konusu marka kapsamında yer alan 01. sınıf mallar ile aynı ya da benzer nitelikte bir mal ve/veya hizmet grubunu ihtiva etmediği, davacı yanın ... sayılı markası kapsamında ise 35.05 alt grubunda 01. sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri yer almakta ise de bu markasını anılan malların satışı hizmetlerinde kullandığını ispatlayamadığı,

6769 sayılı SMK'nın yürürlüğü sonrasında tescili üzerinden beş yıldan uzun bir süre geçmiş markaların fiilen kullanıldığını ispatlaması halinde korunması gerekeceği ve ancak bu halde sonraki bir markaya itiraz etme ve onu hükümsüz kıldırma hakkını sahibine sağlayacağı açıktır.

Oysa ki somut olayda davacı yanca ... sayılı dayanak markanın uyuşmazlık konusu emtialardaki kullanımı ortaya konulamadığından bu markanın SMK m. 6/1 kapsamındaki itirazlar açısından dikkate alınması mümkün olmayacaktır.

Davacıya ait sair dayanak markalar yönünden ise mal/hizmet benzerliği kriteri zaten oluşmamıştır. Dolayısıyla taraf markaları arasında SMK m. 6/1 kapsamında bir emtia benzerliği meydana gelmediğinden işaretlerin benzer olup olmadığı yönünden ikincil bir inceleme yapılmasının da gerek olmayacağı, başka bir ifadeyle her iki taraf markasının da “...” ayırt edici ve esas unsuruna haiz oldukları ve bütünsel algılarında iltibas yaratabilecek düzeyde benzer oldukları açık olduğu halde, karıştırılma ihtimaline yönelik mal ve/veya hizmet benzerliği kriteri somut olayda meydana gelmediğinden bu durumun nihai sonuca bir etkisi olmayacağı değerlendirilmiştir.

2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME

Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.

Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.

3. DAVACI YANIN TİCARET UNVANINA DAYALI ÜSTÜN HAK SAHİPLİĞİ KARİNESİNE DAYALI İDDİASININ DEĞERLENDİRİLMESİ Somut dosya kapsamında, davacı yanın ticaret unvanının kılavuz unsuru “...” ibaresinden oluşmaktadır. Bununla birlikte dosya kapsamında mevcut deliller, davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunu, uyuşmazlığa konu emtialarda, ticaret unvanından bağımsız şekilde markasal etki yaratır mahiyette kullanıldığını ortaya koymaya elverişli deliller olmadığı, bu nedenle de davacı lehine ek bir üstün koruma sağlamayacağı değerlendirilmiştir.

4. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, dosya kapsamında SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile 346,90 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/03/2024

Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/266, K. 2024/129, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 10/10/2022
  5. Karar Tarihi : 21/03/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 22/04/2024
  8. Talep
  9. Cevap
  10. Muhakeme
  11. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  12. Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2020/266
Karar No
2024/129
Tarih
26 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/266 K.2024/291
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/269 K.2024/208
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/276 K.2024/158
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/277 K.2024/197
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/281 K.2024/368
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/282 K.2024/311

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.