KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/376 Esas - 2024/340
- Esas no
- 2022/376
- Karar no
- 2024/340
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.178 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
Av. ...
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2024
TALEP
Davacı vekili 14/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili adına “...” markasının ... sayı ile ... nezdinde tescilli olduğunu, davacının uzun yılların tecrübesi ile Türkiye'de faaliyetlerini yağ ve içecek sanayii başta olmak üzere gıda, tarım, evsel ve madeni yağlar ile kimya sanayiinde kullanılan ağartıcı killerin üretimi ve satışı alanında sürdüren bir firma olduğunu, davacının markasından haberdar olan davalı firmanın, davacı markası ile birebir aynı ibareyi esas unsur olarak ihtiva eden ... sayılı markayı kendi adına tescil ettirip kullanmaya başladığını, davalının kötü niyetli olduğunu,
zira davalı ile davacının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, “...” markasının devri, kullanımı, satışına ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığını ve davacının davalının markayı kullanmasına herhangi bir şekilde izin vermediğini ve bu markayı davalıya devretmemiş olduğunu, taraf markalarının esas unsurlarının birebir aynı olduğunu, ayrıca taraf markalarının benzer/türdeş emtialarda kullanıldığını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin olduğunun kabulünün gerektiğini,
davalının “...” markasını kullanmasının aynı zamanda davacının tescilli markasından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini ve davacı ile haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne, davalının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabete yol açan fiillerinin tespitine, durdurulmasına, men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı firma davanın esasına cevap ve düplik dilekçelerinde özetle; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve davaya bakmaya ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının borca batık ve fiktif durumda iken yani işletme sermayesini kaybetmiş ve borçlarını ödeyemez iken davalının ortakları ile tanışıklığı bulunan davacı şirketin ortağı ...’nin içinde bulunduğu maddi durumu gizleyerek,
davacı şirketin ve ortaklarının davalıya ve ortaklarına olan borçların halihazırda icra takiplerine ve davalara konu olduğunu, davacıyı iflastan davalının kurtarmış olmasına rağmen davacının yetkilileri ... ’nın, haksız rekabet kurallarına ve yine sözleşme gereğince vermiş oldukları taahhütlere aykırı olarak davalının müşterilerine teklif vermeye ve davalıyı zarara uğratacak faaliyetlerde bulunmaya başladıklarını, davacının yetkililerinin taraflar arasındaki sözleşme ile “...” markasını kullanma yetkisini davalıya devrettiklerini, söz konusu sözleşmenin taraflar arasındaki iş ilişkini tevsik ettiğini,
bu iş ilişkisi çerçevesinde davalının davacının “...” markasının tescilinde eksik kalan ve tescil edilmemiş kısımlar için huzurda dava konusu edilen markayı tescil ettirdiğini, ayrıca davacının ... nezdinde ... sayılı marka haricinde başka “...”lu marka tescillerinin de bulunduğunu, davacının huzurdaki davasına mesnet aldığı ... sayılı markasının davacının davalıya olan borcu nedeniyle ....
Esas sayılı dosyasında hacizli olduğunu, bu haciz kapsamında yapılacak satış neticesinde huzurdaki davanın da konusuz kalacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Davanın, markanın hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı tespit ve men taleplerinden ibaret oluğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, gerekli inceleme sonunda bilirkişi incelemesi hasıl olmuş, tebliğ ve itiraz süreleri dolduktan sonra,
tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının dava konusu edilen ... sayılı markasının, davacının ... sayılı markasına dayalı olarak hükümsüzlük şartlarını oluşturup oluşturmadığı ve markaya tecavüzün tespiti ve haksız rekabetten kaynaklı tespit ve men talepleri ile tecavüzün hükmen kaldırılması ve ilan istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 10/07/2024 havale tarihli bilirkişi tespit raporunun sonuç bölümünde özetle:
"...1) Karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
2) Davalının markasının kapsamına giren emtialardan; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; ‘Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar’ mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer hizmetler yönünden bu şartın gerçekleşmemiş olduğu,
3) (2) nolu bentte bahsi geçen hizmetlerin hitap ettiği alıcı kitlesinin, bu hizmetleri satın aldıkları anda bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyelerinin düşük olmadığı,
4) (1) ve (2) nolu bentlerde yer alan değerlendirmelerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; ‘Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler.
Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar’ mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin ve bu nedenlerden doğan bir hükümsüzlük sebebinin (kısmen) bulunduğu, diğer hizmetler yönünden ise bulunmadığı,
5) Davalının dava konusu edilen markasal kullanımlarının, davacının tescilli markasından kaynaklanan haklarının ihlali niteliğini haiz olduğu ve davacı ile haksız rekabet sayılabileceği,,..." ifade edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait marka tescil belgesi, davacı yanın ibraz ettiği deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre: Dava konusu olan, davalı markası; ... sayılı "..." ibareli markanın 35. sınıfta:
"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar.
İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından 23/10/2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacının davasına mesnet aldığı tescilli markası: ... sayılı "..." ibareli markanın 01. sınıftaki: "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar." mal ve hizmetleri bakımından 18/05/2015 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Markanın hükümsüzlüğü davasında, davacı tarafından hangi hükümsüzlük sebebine dayanılıyorsa bunun açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Zira, mahkemece sadece dayanılan hükümsüzlük sebebi ile sınırlı olarak inceleme yapılabilecektir. ...'a göre; mutlak red sebepleri hariç, hangi hükümsüzlük sebebine bağlı olarak dava açılmış ise mahkeme bununla bağlı olup, dava dilekçesinde yazılı olan hükümsüzlük sebebinden başka bir sebebe bağlı dayanılarak hükümsüzlük kararı veremez (... 'nin, 12.06.2008 tarihli, ... sayılı kararı). Bu kapsamda somut davada, davacı vekili tarafından SMK 25/1 yollaması ile SMK 6/1'e dayanıldığı anlaşılmış ve Mahkememizce belirtilen hükümle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava konusu marka ile dayanılan markaların tescil kapsamları yukarıda işaret edildiği gibidir. Görüldüğü üzere; davalı markasının kapsamına giren. 35. Sınıf altında, 01. Sınıfa giren tüm emtiaların satışı hizmetleri özelinde (müşterilerin mallarını elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler.
Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri) somut olayda emtia benzerliği/türdeşliği şartının (kısmen) gerçekleştiği, davalının markasının kapsamına giren diğer hizmetler yönünden ise bu şartın gerçekleşmediği değerlendirilmiştir.
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; davacının markası, renk ve şekil unsurlarından yoksun bir kelime markasıdır; işarette düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harflerle yazılmış “...” ibaresi tek unsur olarak kullanılmıştır ve markanın esas unsuru olduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur.
Davalının markası ise; renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir markadır; işaretin üst kısmında, “M” harfinin üzerine oturtulmuş basit bir çiçek figürü kullanılmış, bu figürün altına da düz yazım karakterindeki lacivert renkli büyük harflerle “...” ibaresi yazılmıştır. Davalının markasında kullanılmış olan basit şekil unsurunun, işarete markasal hüviyette kattığı ayırt ediciliğin, kelime unsurlarına nispeten düşük olduğu değerlendirilmiştir.
Zira, böyle, basit şekil unsuru yanında daha büyük puntolarla yazılmış kelime unsurlarını haiz markalarda, marka hukukundaki yerleşik görüşe göre, “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ilkesi hakimdir. Ayrıca; potansiyel müşteriler kelime, şekil, renk gibi unsurları bir arada ihtiva eden böyle karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir.
Bu yüzden de; dava konusu edilen işarette markasal hüviyette asıl koruma altına alınması istenilen unsurun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir.
Davalının markasında kullanılan şekil unsurunun, markaların “...” esas unsurlarının ayniyetinin yaratmış olduğu yakınlaşmayı ortadan kaldıracak, yani karşılaştırılan markaları görsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Bu farklılıklar, markaları “birebir aynı” olmaktan çıkarmakta, ancak SMK’nın 6/1 hükmü kapsamında “ayırt edilemeyecek derecede benzer” olma durumundan kurtaramamaktadır.
Ayrıca; potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan
benzer bulması ve karıştırması” yüksek ihtimal dahilindedir.
Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da, aynı sonucu vermektedir. Taraf markalarında geçen kelime unsurlarının aynı olması, markaların okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları fonetik açıdan aynı kılmaktadır. Diğer taraftan; “...” ibaresinin Türkçe’de veya yaygın olarak bilinen dillerde yerleşik bir anlamı olmaması nedeniyle, taraf markalarının tüketici zihninde uyandırdığı ilk algının da “anlamsız bir sözcük” şeklinde olacağı ve farklılaşmayacağı değerlendirilmiştir. Bütün bunlara göre; somut olayda, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzer olduğu sonuç ve kanaatine mahkememizce varılmıştır.
Neticeten; davalının markasının kapsamına giren, 35. sınıf altında 01. Sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri yönünden, iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin, yani nispi ret nedeninin ve buna dayalı olarak da davalının markasının 35. Sınıf altında 01. Sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri yönünden kısmî hükümsüzlük nedeninin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
MARKA HAKKINA TECAVÜZ ve HAKSIZ REKABET İDDİALARI YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
6769 sayılı SMK’nın 29. maddesi, marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenlemiştir. 29. maddesinin (a) bendine göre, 7. maddenin ihlali, marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 55’de başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Uyuşmazlık ile ilgili olan düzenleme ise 55/1-a bendinin dördüncü alt bendi olup, hüküm: "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" fiilini haksız rekabet olarak düzenlemiştir.
Davacının davasına mesnet aldığı markası "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davalının markasal kullanımlarına ilişkin "... " biçimine dayanılmış ise de kullanıma dair dosya kapsamında somut delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple de, markaya tecavüz ve haksız rekabet bakımından davanın ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Zira, SMK 7. maddede düzenlenen marka hakkına tecavüz halleri göz önüne alındığında, tek başına marka tescili, marka hakkına tecavüz oluşturmayacaktır. Aynı yorumun haksız rekabet iddiaları bakımından da yapılması mümkündür.
Dosya kapsamında davalı yanca, 14/04/2021 tarihli sözleşmeye dayanılarak, söz konusu sözleşme kapsamında pay devri sözleşmesinin davacı ile davalının yetkilileri arasında yapılmış olduğu ve davacının yetkililerinin bu sözleşme ile “...” markasını kullanma yetkisini de davalıya devrettikleri yönünde savunma yapılmıştır. Söz konusu sözleşme fotokopisi dosya kapsamında sunulmuş olup, sözleşmenin incelenmesinden; sözleşmenin "Şirket Pay Devri Ön Sözleşmesi" başlığı altında, hisse satmayı vaad edenler ile hisse almayı vaad eden arasında yapılmış ve satılması vaad edilen şirketin davalı şirket olduğu ve sözleşmede "..." markasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı vekilinin bu yöndeki savunması yerinde değildir.
Davalı yanın yetki itirazı, SMK 156/3 fıkrası gereği yerinde değildir.
Öte yandan; husumet yönünden, dava tarihine kadar olan eylemler dava konusu edildiğinden, ... Esas sayılı dosyasının infazen kapatıldığı anlaşılmakla, mahkememizce 23/058/2024 tarihli celsede davanın kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 172,90.-TL · Posta Masrafı 225,00.-TL · Bilirkişi Masrafı 7.500,00.-TL · Toplam 7.897,90.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/376, K. 2024/340, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama