KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2023
- Esas no
- 2022/381
- Karar no
- 2023/67
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 17/09/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/02/2023
- Dava
- —
Karar Metni
1.412 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili 17/09/2022 harç tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili ...’un otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, “...” kelimesini, ... aslanı şeklini ve kelime + şekil halindeki ... markalarını ayrı ayrı ve hatta birden fazla tasarım versiyonuyla tescil ettirdiğini, ticaret unvanında da ... markasının yer aldığını, öncelikle ...
Kurumu’na müzekkere yazılarak müvekkili ... adına tescil edilmiş ve tescil başvurusu yapılmış tüm markaların celbini talep ettiklerini, davalı ...’nun ise merkezinde ve iki ayrı şubesinde ve internet ortamında müvekkilin marka haklarını ihlal ettiği için işbu davanın açılması gerektiğini, sundukları ekran görüntüsü ve ... adresli internet sitesinin ziyaretiyle teyit edilebileceği üzere davalının, ticari işletmelerini ... ... olarak adlandırdığını, öyle ki davalıya ait, merkez ve iki şube şeklindeki üç ayrı ticari işletmenin her birinin dış cephesinde çok çok büyük ebatlarda “... ...” tabelası bulunduğunu,
davalının üç ayrı ticari işletmesinin her birinin dış cephelerinde birden fazla yerde ve pilon olarak adlandırılan dikdörtgenler prizması şeklinde tabelalarda da ... markasının (...) yine çok büyük ebatlarda kullanıldığının görüldüğünü, davalının, .... alan adıyla sahip olduğu internet sitesine ek olarak ... alan adıyla ulaşılan bir internet sitesi daha bulunduğunu, her iki internet sitesindeki gerek telefon ve sair iletişim bilgilerinin gerek fotoğrafların neredeyse birebir aynı olduğunu, davalının ... markasını kullanımının hiçbir hukuki sebebe dayanmadığını, davalının kullanımlarının SMK m.7/5 kapsamında değerlendirilemeyeceğini,
davalının, müvekkiline ait tescilli markaları ticari işletmesinin adını koyarken ve faaliyetlerini tanımlarken tali unsur olarak değil; hakim unsur olarak kullandığını, oysa; ...’ın istikrar kazanmış içtihadı, dürüst kullanımın kabulü için tescilli markanın tali bir unsur olarak kullanılması gerektiği yönünde olduğunu, davalının özellikle ... alan adını içeren internet sitesi, ortalama bir tüketicide davalının, müvekkilinin yetkili bayisi veya yetkili servisi olduğu ya da müvekkili ile davalı arasında bir bağlantı bulunduğu izlenimi verdiğini, ...’ın tüketiciler nezdinde karıştırılma ve bağlantı ihtimalinin varlığını,
hukuka aykırı kullanım olarak nitelediğini, davalının 3 adresinde keşif yapılmak suretiyle delil tespiti talebinde bulunduklarını beyan ederek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillere, işbu davanın öğrenilmesiyle son verilebileceğinden ve mevcut deliller kaybolabileceğinden davalının üç ayrı ticari işletmesinde tensiben keşif suretiyle delil tespiti kararı verilmesini, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını ve kaldırılmasını, haksız rekabetin men’ine karar verilmesini, davalının “... ...” işletme adını ticari işletmeleri, sosyal medya hesapları dahil olmak üzere internet ortamı,
iş yeri taşıtlarının dışı gibi yerler başta olmak üzere her türlü mecrada kullanmasının durdurulmasını ve söz konusu kullanımların kaldırılmasını, davalının ticari işletmelerinin, müvekkiline ait markalarla donatılmış halinin fotoğraflarının herhangi bir internet sitesinde veya internet ortamında davalı tarafça kullanılmasının önlenmesini, davalının ... alan adıyla sahip olduğu internet sitesine erişimin engellenmesini, söz konusu alan adının kullanımının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekili 15/02/2023 tarihli duruşmada taraflar arasında imzalanmış olan Sulh Sözleşmesini uyarınca davanın sonuçlandırılmasını talep etmiş, Sulh Protokolü içeriğini tekrar etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekilinin 14/02/2023 tarihli dilekçe ekinde sunduğu taraflar arasında imzalanmış olan Sulh Sözleşmesi sunulmuştur. Davacı vekili Sulh Protokolü içeriğine göre karar verilmesini istemiştir.
Dava konusunun tarafların üzerinde tasarrufta bulunabilecekleri hususlara ilişkin olduğu ve davacı vekilinin vekaletnamesinde sulh yetkilerinin bulunduğu anlaşıldığından, taraflar arasında imzalanan sulh protokolü hükümlerinin aynen uygulanmasına, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, karşılıklı olarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 172,90-TL · Posta Masrafı 218,00.-TL · Bilirkişi Masrafı 2.000,00.-TL · Toplam 2.390,90.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/381, K. 2023/67, 16 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama