KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/383
- Karar no
- 2023/162
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (Mersis:...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
1.336 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Av. ... - ...
DAVALILAR
1- ... - (Mersis:...) ... Av. ... -... : 2- ... ... Av. ...- ... ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 27/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2023
DAVA
Davacı vekili 20/09/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin Türkiye’de ve Dünya’da seköründe tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin markasına ciddi yatırımlar yaptığını, müvekkilinin ... ismiyle seri markalar yarattığını,
müvekkili markaları ile davalı markalarının görsel, işitsel, kavramsal açıdan benzer olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, ... markasının gerçek ve önceki hak sahibinin müvekkil olduğunu belirterek, ... ...'nun ... sayılı kararın iptali ile dava konusu ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... kararının yerinde olduğunu, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir. Davalı şirkete usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
GEREKÇE
Uyuşmazlıgın Tespiti ve Uygulanacak Hükümler,Delillerin Tartışılması ve Kabul
Dava davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. İptali istenen ... kararının davacıya 20/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 20/09/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
Mahkememize uzman bilirkişi heyetinden alınan 16/03/2023 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup çoğunluk görüşünde özetle; "...davalı markasında yer alan bütün emtialar ile davacı markalarında yer alan emtiaların, aynı/ aynı tür ilişki içinde olduğu, markalar arasında SMK m. 6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, SMK m. 6/5’teki durumların olayımızda bulunmadığı, Kötü niyet konusundaki takdirin mahkemede olduğu, ... kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu..." ifade edilmiştir.
6769 sayılı SMK m.6/1 hükmü kısaca, bir marka başvurusunun daha önce yapılmış başvuru veya tescilli bir marka ile “karıştırılma ihtimali” bulunması ve önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi koşuluyla başvurunun reddini öngörmektedir.
Şu halde, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı yada benzer olması gerekir; karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. İlke olarak mal ve hizmet benzerliği ile değerlendirmeye başlanır.
Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır.
Buna göre dava konusu başvurunun ... başvuru numaralı "..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında 30.sınıftaki "30 Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. ..., arı sütü, propolis.
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz.
Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza ve hükümsüzlüğe dayanak markanın ise ... sayılı "...", "...", "..." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 05, 29, 30, 21, 32, 35.sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, gözlenmektedir.
Buna göre, açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, dava konusu marka kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davacının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden aynı/ aynı tür/benzer oldukları tespit ve kabul edilmiştir.
İşaretlerin benzerliğine gelince, bu değerlendirmede, önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli bir faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan dominant yada ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı "..",
"...", "...", "..." ibarelerinden oluştuğu görülmektedir.
Somut olayda 30. sınıftaki gıda ürünleri söz konusudur. Herkese hitap eden günlük ihtiyaç maddesi olan gıdaların müşterisinin dikkat ve özeni ortalamadır. Gıda ürünleri ağırlıklı olarak market raflarından görsel muayene ile satın alındığından markaların benzerliğinde görsel unsur ön planda olacaktır.
Somut olayda önceki markaların esaslı unsuru ... sonraki markanın esaslı unsuru ise ...’tır. Markaların aynı şekilde başlayıp aynı şekilde bitiyor olması ile markaların sesli harflerinin aynı olması markalar arasında görsel ve özellikle duysal olarak ortalama düzeyde benzerlik yaratmıştır. Markalardaki görsel unsurların daha çok dekoratif işlev görüyor olmasının yanında ... markasının bilfiil 30. sınıfta kullandığı sarı renk unsurunun davalı başvurusunda yer alması da görsel benzerliği arttıran bir unsur olduğu kanaatine varılmıştır.
Görsel ve duysal olarak durum bu olmakla birlikte anlamsal açıdan ise markalar arasında fark vardır. Lakin ... “bakıp” “tatmak” kelimelerinin açık bir kısaltması olmakla birlikte ... ve ... kelimelerinin kısaltması olan ... ise “tatlandırmak”, “keyiflendirmek” manasıyla farklı bir anlama gelmektedir. Dolayısıyla markaların anlamsal olarak birbirinden farklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Netice itibariyle, genel olarak markaların aynı kelime yapısına sahip olması, aynı sesli harfleri ve de l/t dışında aynı sessiz harfleri içermesinin yarattığı benzerlik ile ... markalarının 30. sınıftaki yoğun kullanımı nedenleriyle karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu kanaatine varılmıştır.
Tanınmışlık Hususunda Yapılan Değerlendirme
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olayda dosya içeriğindeki deliller ... markasının gıda ürünleri ile alakalı yoğun bir kullanım neticesinde yüksek bir bilinirlik kazandığını göstermekle birlikte bu bilinirliğin seviyesinin 30. sınıfın potansiyel müşterisinin çoğunluğunu kapsayabilecek yükseklikte olduğu kanaatine varılmamıştır. Bu nedenle olayımızda SMK m. 6/5’in koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Kötü Niyet Hususunda Yapılan Değerlendirme
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 172,90-TL · Posta Masrafı 194,00.-TL · Bilirkişi Ücreti 2.800,00.-TL · Toplam 3.166,90-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/383, K. 2023/162, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama