KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/491
- Karar no
- 2024/47
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
2.632 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
Av. ... - .... : 2- ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2024
TALEP
Davacı vekili 01/12/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin .... sayılı "...." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... " ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını,
zira davacı şirketin ülkemizin kek, kraker, gofret, bisküvi vb. ürünler üreten üreticilerinden biri olduğunu, müvekkilinin ... ibareli markaların sahibi olduğunu, " ..." ibaresinin .... kapsamında birçok ülkede tescilli olduğunu, bu nedenle ... ibaresini global bir koruma sağlamaya çalışıldığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğunu ve markayı ihdas edenin ve meşhur hale getirenin müvekkili olduğunu, davacının bu markanın tek gerçek hak sahibi olduğunu, davacı markalarıyla dava konusu markanın davacının ... esas unsurlu markaları ile ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının davacı markalarına zarar verdiğini,
haksız rekabete yol açtığını, davacının ... markasının tanınmış marka olduğunu, yargı kararları ile bu hususun sabit olduğunu, davalının herhangi bir çaba sarf etmeden davacının tüketicilerde yaratmış olduğu ... marka imajından haksız kazanç elde edeceğini, iltibas yaratacak kadar benzer olduğunu, markaların benzer olması nedeniyle davalı markasının davacının markasının serisi olarak algılanacağını, ... ibarelerinin ayırt ediciliğinin zarar göreceğini, saygınlığına gölge düşüreceğini, davalının amacının ... ibaresini tescil ettirmek olduğunu, kötü niyetin korunamayacağını ileri sürerek ileri sürerek,
... sayılı ... kararı ile ... sayılı marka başvurusunun tescil edilmiş olması halinde 05. Sınıfta yer alan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." malları yönünden iptali ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kararın yerinde olduğunu; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını; iltibas tehlikesinin oluşmadığını; ... nezdin 05.sınıfta ... ibaresi ile tescilli markaların bulunduğunu; 05.sınıf tüketicilerin bilinçli tüketiciler olduğunu ve markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını; davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ile dava konusu markanın 05. Sınıfta yer alan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 07/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 01/12/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Öte yandan Kurum kendisine yapılan başvuruyu, marka örneği kapsamında ve tescili talep edilen mallar/ hizmetler kapsamında değerlendirmekle mükellef olduğundan farklı marka örneklerini haiz markalar hakkında verilen kararlar işbu başvuru için emsal teşkil eder nitelikte bulunmamıştır. Kötü niyet gerekçeli itiraz da yeterli bilgi/belge ile ispatlanmadığından yerinde bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası "... " (...) 05. sınıf.
Davacı Markaları " ...." (....) 05, 29, 30, 32. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 19/06/2023 havale tarihli raporda özetle; "Taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını, tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığını, kötüniyet hukuki değerlendirme gerektirmekle mahkemenin takdirinde olduğunu" ifade edilmiştir. Davacı vekilinin itirazları üzerine 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının itirazlarının cevaplandırıldığı, kök raporda vardıkları kanaati değiştirecek bir durum oluşmadığını" bildirmişlerdir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... " ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 05'inci sınıftaki dava konusu: "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "... esas unsurlu" ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 05. 29. 30. 32. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda; davacının .... sayılı markalarının kapsamında yer alan 05. SINIF:Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” ile davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan 05.sınıf: “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” aynı emtialardır. Dolayısı ile somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği koşulunun belirtilen mallar yönünden oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda 05.sınıf mallara yönelen tüketici ortalama tüketici değil bilinç düzeyi ortalamanın üstünde olan tüketici olarak değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Taraf markalar görsel olarak incelendiğinde, her ne kadar davaya konu olan markada + şekli yer alsa da taraf markalarını oluşturan genel kompozisyonların farklı olması, davalı şirket marka başvurusunda renk unsurlarının da yer alması bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf markalarının görsel olarak benzer olmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda davacı markaları “...” kelimesi etrafında türetilmiş seri markalardır.
Davacı markalarındaki .... kökenli “...” ibaresi Türkçede “I- Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu.” II- Biçim, Şekil1 İngilizcede ise; pek çok anlamın yanı sıra “formunda” anlamını haizdir. ... kelimesi gıda ürünlerini tanımlayan, bu emtialar bakımından vasıf veya cins bildiren ve doğrudan bu emtiaları işaret eden bir anlamı haiz olmamakla birlikte; günümüzde yaygın ve yoğun piyasa kullanımı neticesinde söz konusu emtialar bakımından ayırt ediciliği zayıflamış ve telmih edici bir işaret haline gelmiştir.
Markanın, üzerinde kullanılacağı emtiaya dair bir mesaj vermesi, o emtianın niteliğine ilişkin dolaylı telkinde bulunması mümkündür. Burada ayrım noktası söz konusu telkinin, tüketiciler nezdinde ürünü doğrudan tanımlayan bir ibare yoluyla yaratılmadığıdır. Ancak, günümüzde sağlık ve diyet beslenme kültürünün yaygınlaşması sonucu “Sağlıklı ve diyet ürünleri” olarak tanımlanan bir gıda grubu raflarda yerini almıştır.
Bu anlamda anlamsal yönden değerlendirildiğinde, taraf markalarında ortak unsur, ... ibaresidir. Ancak bu ibarelerin yukarıdaki bilgiler kapsamında tek başına ayırt ediciliğinin olmadığı ve markayı özgün kılmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki bu ibarenin markada tek unsur olmadığı markada yer alan “....” ibarelerinin de olduğu görülmüştür.
Bu anlamda sırf “...” ibaresinin dava konusu markada ortak olmasına bağlı olarak markaların benzer olduğundan söz edilemeyeceği, bu ibarenin markanın bir parçası olarak algılanacağı mütalaa edilmiştir. Nitekim davalı markasına bakıldığında ... ibaresinin esaslı unsur olarak kullanılmadığı, markada diğer unsurlarla birlikte bütüncül bir etki yarattığı görülmektedir. ... ve ... ibareleri markaya ... ibaresinin anlamından öte bir anlamsal katkı sağlamıştır.
Dolayısı ile davalı marka başvurusu anlamsal olarak da davacı markaları ile benzer değildir.
Karşılaştırma konusu markalar fonetik olarak incelendiğinde, markaların ortak unsuru ... ibaresi olmakla birlikte davalı şirket marka başvurusunda ... ibaresinin markanın son kelime unsuru olarak yer alması, markada esaslı etki yaratmaması, soldan sağa okuma ilkeleri birlikte gözetildiğinde markaların fonetik olarak da benzer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu tespitler neticesinde dava konusu marka ile davacı markalarının bütünsel anlamda yapılan karşılaştırma sonucunda, markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan işaretler oldukları, "... " ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin bu ibareyi davacının markası olarak yorumlama yoluna gitmeyeceği, dava konusu markanın görsel mizanpajındaki farklılıkların son derece baskın olduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak davaya konu olan marka ile davaya mesnet gösterilen markaların emtia listesi 05.sınıf "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" malları yönünden aynı olsa da, taraf markalar arasında hem işitsel, anlamsal bir benzerlik hem de görsel bir benzerliğin bulunmaması nedeniyle çekişme konusu emtialar bakımından iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
2-SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.
3-KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
4-HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan raporun çoğunluk görüşü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/491, K. 2024/47, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama