KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/244
- Karar no
- 2024/59
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... Av. ... -....
Karar Metni
3.141 kelime·16 dk okuma·11 bölüm
Av. ... - ...
DAVALILAR
1- ... - ... Av. ... : 2- ... - ... Av. ... -... Av. ... -...
DAVA
Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü.
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024
TALEP
Davacı vekili 12/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı "...." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şahıs başvurusunun, ...'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından ...'na itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını;
markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalıya ait ... sayılı başvuruya karşı yaptıkları itiraz sonucunda başvurunun tümden reddolunduğunu, davalının daha sonra ... sayılı “...” başvurusunda bulunduğunu, davalının sürekli yeni başvurular yaptığını, bu durumun kötü niyet teşkil ettiğini, bu başvuruya yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, davalı şahsın müvekkilinin “...” markalarının konseptini aynen kopyaladığını, müvekkili markaları ile dava konusu marka arasında benzerlik olduğunu, dava konusu markaya eklenen “...” ibaresinin,
markaya yeterli ayırt edicilik sağlamadığını, “güç” anlamına gelen bu kelimenin özellikle “motorlu kara taşıtları” açısından ayırt ediciliği zayıf bir kavram olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi gibi algılanacak olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve davalının başvurusunda kötü niyetli olduğunu, müvekkili markalarını kopyaladığını ileri sürerek, ... ...'nun ... sayılı kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinden ÖZETLE: Müvekkili marka başvurusunun davacı taraf markaları ile iltibas yaratmayacağını, beyaz zemin üzerinde siyah renk tonunda yazılan markanın davacı markalarından farklılaştığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tek başına “...” harfinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacı markalarında bu harfin özel bir karakterde kullanıldığını, benzerlikten bahsedilmesi için itiraz veya dava gerekçesi stilize edilmiş özgün işaretle, dava ve itiraz konusu markanın ayniyete varacak seviyede benzer olması gerektiğini,
davacının herhangi bir şekil veya kelime kombinasyonu içermeyen ayırt ediciliği bulunmayan tek başına “...” harfi üzerinde herhangi bir hak iddiasının mümkün olmadığını, ... sayılı müvekkili başvurusu yönünden verilen kararın işbu dava konusu marka açısından emsal teşkil etmeyeceğini, ... koşullarının somut olayda oluşmadığını, kötü niyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan .... sayılı kararının iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi ve dava dilekçesinde hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi ve dava dilekçesinde hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markalardan .... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının,SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 17/03/2023 olduğu, 12/05/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; ".... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "... ", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların "..." harfini ortak olarak içerdiği görülmekle birlikte söz konusu hususun markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkarması bakımından yeterli olmadığı, bu çerçevede, tertip tarzı itibariyle markalar arasındaki farklılıkların somut olayda, karıştırılma ihtimalini bertaraf edecek nitelikte olduğu ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme / karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
....
Diğer taraftan tanınmışlık gerekçeli itirazın incelenmesi neticesinde itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açabileceği yönünde kanaat oluşmamış, ayrıca muteriz tarafından ileri sürülen kötü niyet iddiası da somut bilgi, belge ve delil ile ispatlanamadığından, 6769 s. SMK'nın 6/9 maddesi kapsamında yapılan itiraz da yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, yayına itirazın reddine yönelik ... kararı yerinde görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir..." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyet bahsedebilmek için;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası "..." (...) 07, 12. sınıflar.
Davacı Markaları "... ", "...", "..." (...) 04, 07, 12. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan 23/11/2023 havale tarihli raporda özetle;"...Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 07.sınıf “Deniz, hava taşıtları için motorlar, dişli kutuları (vitesler), debriyajlar, türbinler, transmisyon zincirleri, dişliler. Kara, deniz, hava taşıtları için motor silindirleri (pistonlar), motor gömlekleri (piston gömlekleri).
İle 12. Sınıf “Kara taşıtları için motorlar, şasiler, akslar, dingiller, rotlar, rotiller, dişli kutuları (vitesler), hız azaltma düzenleri, debriyajlar, 19 türbinler, transmisyon zincirleri, dişliler araç tekerlekleri ve tekerlek tertibatları, jantlar, deniz, hava taşıtları için şasiler, akslar, dingiller, rotlar, rotiller, araç tekerlekleri ve tekerlek tertibatları, jantlar.
Fren tamir takımları; taşıtlar için fren tertibatları ve parçaları, frenler, fren balataları ve pabuçları. Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları.
Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları.
Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.
Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç).” Emtiaları yönünden, taraf markalarının kapsamlarının aynı, aynı tür ya da benzer olduğu, - Başvuruda yer alan sair mallar yönünden ise taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olmadığı,
- Ayrıntıları rapor kapsamında açıklanmaya çalışıldığı üzere taraf markaları arasında, ilgili tüketiciler nezdinde, mevcut marka örneği gözetildiğinde karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, - SMK .... 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı, - Davacı yanın kötü niyet ile ilgili iddialarının nihai takdirinin salt hukuki bir değerlendirmeye tabi olması nedeniyle bu husustaki nihai takdir mahkemenindir olduğunu,..." ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 07, 12'inci sınıflardaki: "07.sınıf: Deniz, hava taşıtları için motorlar, dişli kutuları (vitesler), debriyajlar, türbinler, transmisyon zincirleri, dişliler. Kara, deniz, hava taşıtları için motor silindirleri (pistonlar), motor gömlekleri (piston gömlekleri).
12.sınıf: Kara taşıtları için motorlar, şasiler, akslar, dingiller, rotlar, rotiller, dişli kutuları (vitesler), hız azaltma düzenleri, debriyajlar, türbinler, transmisyon zincirleri, dişliler araç tekerlekleri ve tekerlek tertibatları, jantlar, deniz, hava taşıtları için şasiler, akslar, dingiller, rotlar, rotiller, araç tekerlekleri ve tekerlek tertibatları, jantlar. Fren tamir takımları; taşıtlar için fren tertibatları ve parçaları, frenler, fren balataları ve pabuçları.
Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları.
Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar.
Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.
Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç)." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı ve "... ,... "..." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 04, 07, 12. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı anlaşılmıştır.
Tescil kapsamına alınmak istenilen emtiaların tamamının kara taşıtları için motor aksamları, aksesuarlar, parça ve donanımlarına yönelik emtialar olup, bu emtialar bakımından taraf markalarının kapsamlarının birbiri ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, taraf markalarının benzer tüketici gruplarına hitap eden, benzer ihtiyaçlara yönelik, birbirleri yerine ikame edilebilir, birbirleri ile rekabet ilişkisi içerisinde bulunan, satış ve pazarlama yöntemleri, dağıtım kanalları, tüketiciye sunum biçimleri benzer nitelikteki emtiaları kapsadıkları değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu marka başvurusu bu çerçevede incelendiğinde, ... şeklindeki başvurunun hiçbir figüratif unsur taşımadığı, markanın “...” harfi” ve İngilizce “güç” anlamına gelen, dilimizde de yaygın olarak bilinen İngilizce sözcüklerden olduğu değerlendirilebilecek “...” kelimesinin birleşik yazımı ile oluşturulduğu, kelimenin italik yapıda yazıldığı, markanın bütün olarak “... gücü” şeklinde algılanabilecek bir anlamı bulunduğu, soldan sağa okuma ilkesi uyarınca “...” veya “...” şeklinde telaffuz edilecek olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı yana ait markalar ise ..., ... +..., şeklinde “...” harfinin düz yazı stili şeklinde münhasır yazımı veya düz yazı stili + ek ... unsurları şeklindeki kombine yazıyı, veyahut da “...” harfinin karakteristik yazı stili + .../şekil unsurları ile oluşturulmuş markalar oldukları görülmektedir. Taraf markaları karşılaştırıldığında, ortak unsur olarak ihtiva ettikleri ibarenin “...” harfi olduğu görülmüştür.
Dava konusu markadaki “...” harfi italik ve standart bir yazım karakterine sahip olup davacı markalarında ve şeklinde karakteristik bir logo ile kullanım mevcut olduğu gibi, salt "..." ibareli tescillerin de bulunduğu görülmüştür.
Bu bağlamda tartışılması gereken husus, dava konusu markada yer alan “...” harfinin ve bu harfin kullanımı + ... şeklinde oluşturulan markanın, bütünsel algısı itibariyle davacı markaları ile birbirleri ile benzer etkiler oluşturup oluşturmadıkları ve yine buna bağlı olarak tüketicilerin, taraf markalarını birbirleri ile iktisadi kaynakları bakımından ilişkilendirip ilişkilendirmeyecekleridir.
Davacı yan markaları arasında özellikle şekil olarak birbirine paralel üç italik çizginin yanyana dizimi, bu çizgilerin mavi, lacivert ve kırmız renkte olması ve bu dizimin yanında yine kalın duvarlı “...” harfi şeklindeki kullanımın davacı yanın “...” harfi özgülediği karakteristik unsurlar olduğu değerlendirilmiştir.
Bu nedenle davacı yanın işbu davasına emsal olarak gösterdiği ve davalıya ait önceki tarihli bir marka olduğu anlaşılan, ... sayılı markanın tam olarak davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonu ve aynı tip bir “...” harfi içerir görsele yer verilmesinden ötürü davacı markaları ile benzer olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Nitekim anılan karar gerekçesinde bu hususlara vurgu yapıldığı görülmektedir.
Oysa ki, somut uyuşmazlıkta dava konusu marka hiçbir renk ve şekil unsuru taşımayan kelime markasıdır. Davacı yanın “...+...” şeklinde birden fazla markasının uyuşmazlık konusu mallarda tescilli olduğu görülmekle birlikte, bu markalardaki ek ... unsurlarının da dava konusu markadakinden farklılaşan nitelikte ibareler olduğu görülmüştür.
Dolayısıyla dava konusu markanın “...+...” şeklindeki yazımında, “...” harfinin yanına getirilen her sözcüğün de ortaya çıkan markanın bir bütün olarak davacı markalarının bir serisi gibi algılanacağı doğrultusunda bir yorumun son derece geniş bir değerlendirmeye yol açacağı gibi, alfabedeki bir harfin kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceği kanaati oluşmuştur.
Sonuç olarak taraf markaları aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetleri kapsamakta iseler de markaların bütünsel imajları ve tüketicide yarattıkları algılar itibariyle birbirlerinin serisi, devamı olarak algılanmalarının mümkün olmayacağı, taraf markaları ile oluşturulan kurumsal kimlikler arasında belirgin bir farklılık bulunduğu, her iki taraf markasının da “...” harf/şekli temelinden oluşturulduğu yorumu yapılsa dahi oluşturulan şekillerin nihai algılarının birbirlerinden farklı olduğu, dolayısıyla dikkat/bilgi/özen/seçicilik düzeyi daha düşük olan tüketicilerin bile,
her iki marka arasında, salt “...” harfi/figüründen dolayı bir yanılgı yaşamayacağı, davacının seri markaları arasında “...” ibaresi ile doğrudan benzeşen bir markanın yer almadığı, ek ... unsurları farklılaşan markalar açısından tüketicinin birbirinden farklı markalar karşısında olduğunu derhal algılayacağı, bu algıda markaların aynı iktisadi kaynaktan gelip gelmediklerini sorgulamasını gerektirir bir izlenim edinmeyecekleri, bu nedenle de işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı kanaatlerine varılmıştır.
2.SMK 6/5 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından davacı yanın işlem ve dava dosyasına sunduğu delillerin doğrudan “...” serisi markaları ile ilgili emsal mahiyetteki Kurum kararları ve yine işbu uyuşmazlık yönünden emsal teşkil edeceğini beyan ettiği sair markalar hakkındaki Kurum ve yargı kararlarından ibaret olup sunulan bu belgelerden davacı yanın markalarının tanınırlığı hususunda bir kanaate varılamadığı, bununla birlikte sunulan kararlar da incelendiğinde davacı yan lehine sonuçlandığı görülen kararların birçoğunda aslen görsel ile aynı, benzer ya da bu görseli çağrıştıracak şekilde kullanımların var olduğu görülmüştür.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/244, K. 2024/59, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama