KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/259 Esas - 2024/52
- Esas no
- 2023/259 Esas
- Karar no
- 2024/52
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
2.337 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
Av. .... Av. .... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024
TALEP
Davacı vekili 23/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin .... sayılı "....." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini; ancak söz konusu kararın hatalı olduğunu, şöyle ki;
müvekkilinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, 1997 yılından beri 30. sınıftaki emtialarda “...” markasının kullanıldığını, dava konusu markada “...” harfinin yer almamasının taraf markalarını farklılaştırmadığını, Türkçe’de sesli harflerin kelimeden çıkarılması suretiyle kısaltma yapılması çok yaygın bir uygulama olup belirtilen şekilde kısaltılan kelimeler otomatik olarak sesli harfler eklenerek okunduğunu, dava konusu markanın da bu nedenle “...” olarak okunacağını, benzer şekilde “...” ve “...” ibarelerinin çerçeve içine alındığı ve yazım tarzlarının da büyük harf ve benzer şekilde olduğunu,
dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, dava konusu başvuru kapsamındaki emtiaların da müvekkili markaları kapsamındaki emtialar ile aynı olduğunu, markaların hitap ettikleri tüketici kitlesinin ortalama tüketiciler olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının çekim gücünden yararlanmayı hedeflediğini ileri sürerek; ...'in ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilip davadan haberdar edilmiş ise de davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasına iştirak etmemiş, yargılamanın ilerleyen aşamalarında da tebligatlar yapılmış olmasına rağmen yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının,
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 30/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 23/05/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "... "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ...
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi ise; Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, ..., düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası "... ..." (...) 30. Sınıf
Davacı Markaları "...", "... " (....) 30. sınıf
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 23/11/2023 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu başvuru kapsamında 30. Sınıfta yer alan gıda ürünlerinin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da yer almakta olduğu, ayrıntıları rapor kapsamında açıklandığı üzere dava konusu marka ile davacı yanın önceki tarihli markaları arasında, ilgili tüketiciler nezdinde, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı" ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... " ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 30'uncu sınıftaki:
"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.
Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, pekmez" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 30. sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Böylelikle; dava konusu marka kapsamındaki 30. sınıftaki emtiaların, davacı yana ait önceki tarihli “...” ve “...” esas unsurlu markalar kapsamında da birebir yer aldığı anlaşılmış ve SMK 6/1 hükmü gereğince iltibas değerlendirmesine esas, emtiaların aynı/benzer olması şartının sağlandığı görülmüştür.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan gıda ürünleri hemen her yaş, gelir, eğitim, meslek grubundan tüketiciye hitap eden, kolay erişilebilir, görece ucuz ve tüketicinin satın alım esnasında dikkatli şekilde incelemelerde bulunmaksızın çoğu kez anlık kararlar ile ambalaj/ürün etiket ve türünü değerlendirerek satın aldığı ürünler olup gıda ürünlerinin genel anlamdaki ilgili tüketicilerinin ortalama dikkat ve özen seviyesine sahip herhangi bir kimse olacağı değerlendirilmiştir.
B) Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; dava konusu markanın şeklinde .... renklerde tasarlanmış bir şekil ve sözcük markası olduğu, marka görselinin üst kısımda bir buğday filizi ve .... “...” harfinden oluşan bir logo,
bu logonun hemen altında .... elips yapılı kavisleri olan bir form içerisinde beyaz renkte “...” harflerinden oluşan bir başka logo ve en altta ise buğday sarı renklerde yazılmış “...” şeklindeki ayırt edici vasfı bulunmayan kelimelere yer verilmek suretiyle oluşturulduğu görülmüştür. “...” logosu ve “...” harflerinin dava konusu markanın merkezinde yer alması ve sair unsurlardan daha büyük kullanımları nedeniyle markanın hakim unsurları oldukları ortalama dikkat ve özene sahip bir tüketicinin “...” şeklindeki harf kombinasyonundan oluşan markayı “...” olarak telaffuz edeceği ve "..." ibaresinin "..." kelimesini çağrıştıracağı
değerlendirilmiştir. Davacı yana ait önceki tarihli markaların tamamı “...” kelime kökünü münhasıran veyahut esas sözcük unsurları olarak içerir markalar oldukları gibi yine davacı yanın bu kelime kökünden türetildiği görülen “..., ...” gibi alternatif şekilde oluşturulmuş markaları da mevcuttur.
Dolayısıyla “...” kelimesi davacı yanın markalarının esasını oluşturmakla birlikte davacı yanın bu ibareden türettiği alternatif markalar ile bir seri marka algısı yaratma eğiliminin bulunduğu da görülmüştür. Bilindiği üzere, “...” kelimesi Türkçe, somut bir anlama sahip olan ve günlük dilde kullanılan bir kelimeyken, bu kelimeden türetilen “..., ...” gibi kelimeler somut anlamları bulunmayan yaratım kelimelerdir.
Bu çerçevede, davacı yanın "..." esas unsurlu markalarını görmüş, tanımış ve bilen ortalama tüketicinin, davalı yanın "..." ibareli markasını gördüğünde, davacının seri markası olarak algılayabileceği kanaati mahkememizde oluşmuştur.
Görsel benzerlik açısından yapılan bu değerlendirme işitsel benzerlik açısından da aynı sonucu vermektedir. Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; yukarıda da ifade edildiği gibi dava konusu markadaki “...” ibaresi, tüketiciler tarafından ilk algıda ve doğrudan “...” kelimesine tamamlanacak olup, tüketiciler nezdinde “...” kelimesini doğrudan çağrıştıracak ve bu durumda anlamsal olarak da birebir aynılık gerçekleşecektir.
2.6769 SAYILI SMK 6/4 VE 6/5 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
SMK m. 6/4 “... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” hükmündedir. Bu madde gereği ... Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmışlığa sahip markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından tescil edilmeyecektir.
SMK m.6/5'de ise tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Somut olayda davacı yanın işlem dosyasına sunduğu deliller ile birlikte “...” markalarının ... tanınmış markalar sicilinde ... sayısı ile kayıtlı oluşu gözetildiğinde, davacı taraf markalarının özellikle süt ve süt ürünlerinde uzun yıllardır aktif ve yoğun bir şekilde kullanıldığı görülmüş olup davacı yan markasının sektörel anlamda tanınmış olduğunun kabul edilebileceği, ancak uyuşmazlık konusu başvurunun bütünsel algısı ile davacı markasının sektörel bilinirliği ve ayırt ediciliğini sulandırabilecek, davacı markalarından haksız menfaat teminine yol açabilecek sonuçlar doğurmayacağı kanaati hasıl olduğundan, SMK m. 6/5 ve 6/4 koşullarının somut olayda oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirtmiş ise de; ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, dosya kapsamı itibariyle yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 385,40.-TL · Posta Masrafı 315,00-TL · Bilirkişi Ücreti 5.500,00-TL · Toplam 6.200,00-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/259, K. 2024/52, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama