KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/273 Esas - 2024/61
- Esas no
- 2023/273 Esas
- Karar no
- 2024/61
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ....
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 29/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/03/2024
- Talep
- —
Karar Metni
2.409 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili 29/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı firmanın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun ....'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını;
zira, dava konusu edilen markanın “...”, davacının tescilli markasının ise “...” şeklinde okunduğunu, yani taraf markalarının okunuşlarının ayniyete yakın benzer olduğunu, ayrıca dava konusu edilen markanın, davacının markasının tescilli olduğu 30. sınıftaki emtialar yönünden tescil edilmek istendiğini, yani somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği şartının da gerçekleşmiş olduğunu, bu durumda karşılaştırılan markaların ortalama markaların tüketici nezdinde karıştırılacağının açık olduğunu,
dava konusu edilen markayı gören tüketicilerin bu markayı davacının tescilli markasının bir devamı sanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürerek; ... ...’in 29.03.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini ve ... başvuru sayılı markanın reddini ve marka siciline tescil edilmemesini ileri sürerek, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: davalının kurulduğu 1961 yılından bugüne kadar özellikle; bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösteren, gıda sektörünün öncü ve en önde gelen firmalarından biri olduğunu, davalının ürünlerinin bir çok ülkeye de ihraç edildiğini ve markalarının gerek yurt içinde gerekse yurt dışınca çok sayıda tescile konu olduğunu, nitekim somut uyuşmazlıkla ilintili olarak,
davalının “...” ibareli .... sayılı markalarının ... nezdinde zaten tescilli olduğunu, davalının bu markalardan gelen ve somut uyuşmazlıkta korunması gereken müktesep bir hakkının bulunduğunu, davalının söz konusu markalarını belli bir düzeye getirmek için yıllardır emek ve para harcadığını, davalının ilgili çabaları sebebiyle “...” markasının tüketici nezdinde davalı ile özdeşleştiğini, davalının ‘‘... ...’’ markasının gerçek hak sahibi olduğunu, davacının davalının önceki tarihlerde tescil edilmiş olan “...”lu markalarına dokuz yıldır sessiz kalarak bu konuda hak kaybına uğramış olduğunu,
huzurdaki davayı ikame etmiş olmasının da davacının kötü niyetinin bir tezahürü olduğunu, ayrıca davacının davasına mesnet aldığı ... sayılı markasının tescil tarihinden itibaren ciddi biçimde ve beş yıl boyunca aralıksız olarak kullandığını ispat etmesi gerektiğini, yani davalının huzurdaki davada kullanmama def’i ileri sürüyor olduğunu, zaten taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, davalının ‘‘...’’ markasının İngilizce’de ‘‘yorgun’’, ... ’de de ‘‘duygusal’’ anlamlarına geldiğini, davacının ‘‘...’’ markasının ise İtalyanca’da ‘‘adak’’ anlamına geldiğini,
yani taraf markalarının kavramsal açıdan bir hayli farklı olduğunu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davalının ‘‘...’’ markasını yıllardır kullanmasına rağmen iltibas gündeme gelmediği halde davacı tarafın huzurdaki davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/3 maddesine göre davalının önceye dayalı kullanım hakkının bulunup bulunmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 30/03/2023 tarihinde tebliğ olduğu, 29/05/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "...Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından iş bu itirazın da reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, .... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... . sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "... ..." (...) 30. sınıf
Davacı Markası "..." (...) 30. Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 13/12/2023 havale tarihli raporda özetle;
"Davacının, davalı firmanın kullanım ispatı talebine cevaben, davasına mesnet aldığı ... sayılı markasının tescilli olduğu emtialarda ciddi biçimde kullanıldığına ilişkin dava dosyasına herhangi bir delil sunmamış olması nedeniyle, hükümsüzlük talepli dava özelinde, davacının bu markasına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edemeyeceği, ... kararının iptali talepli dava yönünden;
Karşılaştırılan markaların görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzer olduğu,
Davalının markasının kapsamına giren tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği,
Davalının markasının kapsamına giren emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bunları satın alırken yüksek olmadığı,
Bu sebeplerden dolayı, dava konusu edilen markanın kapsamına giren tüm emtialar yönünden, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu,
Davalının fiili markasal kullanımı tevsik etmemiş olması nedeniyle, önceki tarihli markalarından gelen ve himaye görmesi gereken bir müktesep hakkının bulunmadığı," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
HÜKÜMSÜZLÜK TALEPLİ DAVA AÇISINDAN DAVALININ DAVA DOSYASINA İLERİ SÜRDÜĞÜ KULLANMAMA DEF’İ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME Davalı taraf ... nezdinde davacının itirazlarına görüş bildirirken kullanmama def’i ileri sürmemiş olduğundan, somut uyuşmazlıkta davalının ileri sürdüğü kullanmama def’i, sadece hükümsüzlük talepli dava yönünden değerlendirilmiştir.
Davalı taraf, huzurdaki davanın esasına cevap verirken, davacının davasına mesnet aldığı ... sayılı markasının tescilli olduğu emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir. Davalının hükümsüzlük davası yönünden ileri sürdüğü kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 25/7 hükmüne göre, davacının kullanmama def’ine muhatap markalarının, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi itibariyle en az 5 yıl süreyle tescilli olmaları gerekir.
Davacının davasına mesnet aldığı ... sayılı markasının 18.06.2015 olan tescil tarihinin, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 06.05.2021 tarihinden geriye dönük beş yıl hesaplandığında ulaşılan 06.05.2016 tarihinden önce olduğu tespit edildiğinden, davacının bu markasının davalının kullanım ispatı talebine muhatap olabileceği değerlendirilmiştir.
Bütün bunlara göre; Somut olayda, incelenmesi gereken husus; davacının ... sayılı markasının; ✓Davacı tarafından, ✓Tescilli olduğu emtialarda, ✓Türkiye sınırları içerisinde, ✓Ciddi bir şekilde, ✓Markasal hüviyette, ✓06.05.2016-06.05.2021 tarihleri aralığında ve ✓Tesciline uygun olarak kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır. Davacı taraf, dava dosyasına, “...” markasının, tescilli olduğu 30. Sınıfa giren gıda ürünlerinde kullanımına ilişkin herhangi bir delil sunmamış olduğundan, davacının somut uyuşmazlıkta, hükümsüzlük talepli dava özelinde, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir korumadan yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 30'uncu sınıflardaki:
"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.
Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davacı markalarının ise ... sayılı ve "..." esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 30. Sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamulleri. Pekmez." bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Emtia benzerliği değerlendirmesi neticesinde; taraf markalarının kapsamına giren emtiaların birebir aynı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti şartının gerçekleşmiş olduğu, ilave bir inceleme yapılmasına gerek kalmaksızın söylenebilecektir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Taraf markalarının kapsamına giren, 30. Sınıftaki gıda ürünlerinin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesi incelendiğinde; bu ürünlerin hepsinin, nispeten uygun fiyatla satılan, satın alınmadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünler olduğu ve hitap ettikleri tüketicilerin -ki aralarında çocuklar da vardır- markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, tüketicilerin bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/ özen seviyesinin yüksek olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; karşılaştırılan markaların esas unsurları olan ...” ve “...” ibareleri arasında iki harf farklılığı vardır ve bu kelimelerde geçen diğer dört harf, diziliş sıraları/dizinleri itibariyle dahi birebir aynıdır. Bu ibareler arasındaki iki harf farklılığının, markalarda esas unsur olan bu ibarelerde geçen diğer ortak harflerin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak, yani esas unsurları itibariyle karşılaştırılan markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte değildir. Davacının “...”lı markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...”lu markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan benzer bulması ve karıştırması” ihtimal dahilindedir.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; Görsel açıdan ortaya çıkan benzerlik, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir. Taraf markalarındaki esas unsurlarda iki harf dışında tüm harflerin ortak olması, markaların okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları fonetik açıdan yakınlaştırmaktadır.
Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; ...” ve “...” ibarelerinin, Türkçe’de ve yaygın olarak bilinen İngilizce gibi dillerde yerleşik bir anlamı bulunmamaktadır. Bu ibareler, taraflarca yaratılmış, orijinal kelimelerdir ve tüketici zihninde uyandırdıkları ilk algı da “anlamı bilinmeyen orijinal kelime” şeklinde olduğundan, taraf markalarının kavramsal açıdan da farklı olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuçta; somut olayda karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu ve iltibas tehlikesinin mevcut bulunduğu değerlendirilmiştir.
2. DAVALININ “...” İBARESİ ÜZERİNDE ÖNCEKİ TARİHLERDE TESCİL EDİLMİŞ MARKALARINDAN KAYNAKLI MÜKTESEP HAK İDDİALARI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. Dolayısıyla SMK 6/3 kapsamında koruma talep edilebilmesi tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir ad bulunması durumunda mümkündür. Eldeki davada davalının, önceki tescilli markalarına dayandığı anlaşıldığından, SMK 6/3 kapsamında koruma talep edemeyeceği değerlendirilmiştir. Kaldı ki, madde lafzından da anlaşıldığı üzere SMK 6/3 tescil hakkı sağlamayıp, tescile itiraz hakkı getirmektedir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu ... kararının yerinde olmadığına kanaat getirilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · e-imzalı Hakim .... · e-imzalı Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 385,40.-TL · Posta Masrafı 160,00-TL · Bilirkişi Ücreti 5.500,00.-TL · Toplam 6.045,40-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/273, K. 2024/61, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama