KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/30 Esas - 2023/285
- Esas no
- 2023/30
- Karar no
- 2023/285
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
3.242 kelime·16 dk okuma·11 bölüm
: Av. ... Av. ... Av. ... : 2- ... Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2023
KARAR TARİHİ : 05/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2023
TALEP
Davacı vekili 21/01/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'na (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket kurum başvurusunun, ...'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini;
müvekkiline ait markaların “...” ibaresine çeşitli tali unsurlar eklenmek suretiyle seri marka oluşturduğunu, ilgili markalara dair benzerlik incelemesi yapılırken tali unsurların değil esaslı unsur olan “...” ibaresinin dikkate alınması gerektiğini, davalı gibi perakende sektöründe hizmet vermekte olan müvekkil şirket markasının üstelik reklam ve tanıtımlar ile tüketici nezdinde müvekkili ile özdeşleşmiş sloganının davalı şirket markasında aynı şekilde, sırada ve anlamda kullanıldığını,
müvekkilinin tanınmış “...” ve “... ...” ibareleri ile beraber kullanılan anlamı ile basit bir slogandan öte “...” vurgusunu ve ana markaları ve anlamlarını da pekiştiren “...” ibareleri ile özdeşleştiğini, davaya konu marka başvurusunun müvekkilinin markalarıyla birebir aynı “...” kelimesinin yanına çatı marka olan “...” ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, markaların mal ve hizmet gruplarının aynı/benzer olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimali olduğunu, bu karıştırılma ihtimalinin müvekkilinin markalarının zarara uğramasına ve ayırt edici karakterinin zedelenmesine yol açacağını,
itiraza konu marka tescil başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, müvekkiline ait tescilli “...” marka ailesine bu denli benzer bir markanın tescil edilmesinin davaya konu marka sahibinin haksız çıkar sağlamasına neden olacağını, müvekkilinin ve markasının zarara uğrayacağını iddia ederek; ... ...'nun ... sayılı kararın iptali ile dava konusu ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davanın yasal süresi içinde açılmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali ve iltibasın söz konusu olmadığını, “...” ibaresinin birçok marka tarafından kullanılmakta olduğunu, sadece bir markaya ait olduğunun ileri sürülemeyeceğini ve esaslı unsura sahip markanın iltibasından söz edilemeyeceğini, “...” ibaresinin ayırt etme gücünün düşük olduğunu, markalar arasında bütün olarak benzerlik bulunmadığını, dava konusu markalar arasında çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, davacının iddiasının aksine SMK m. 6/5’e göre red koşullarının oluşmadığını, davacının kötü niyet iddialarının ispatlayamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5 ve 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi markalardan ... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... karar tebliğ tarihinin 21/11/2022 olduğu, 21/01/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık süre içerisinde olduğu, 6769 sayılı SMK 156 ncı maddesine göre görevli ve yetkili mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6. maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle ... ŞİRKETİ tarafından yapılan itiraz ... incelenmiştir ..................
Yapılan itirazın incelenmesi sonucunda başvuru ile itiraza mesnet markalarda ortak unsur olarak yer alan ve ihtilafa neden olan ibarenin "..." ibaresi olduğu, ilgili ibarenin ayırt edici gücünün görece zayıf olduğu, bunun yanı sıra başvuru örneğinde yer alan "... ..." ibaresinin bir bütün oluşturacak şekilde algı yarattığı düşünülmüştür. Bu çerçevede, başvurunun ve itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettiği tüm kelime ve şekil unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markalarla karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı anlaşıldığından başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirme/ karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, muterizin tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeli itirazları da, markalar arasında karıştırılma ihtimali oluşabilecek düzeyde benzerlik bulunmaması ve sunulan bilgi ve belgelerin yeterli olmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır.
......
KARAR
... ŞİRKETİ tarafından yapılan itirazın reddedilmesine karar verilmiştir. ......" şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
...
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
...
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları ..., kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları ..., kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları ... kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyetten bahsedebilmek için ;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜ NİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "... " (...) 09. Sınıf 35. Sınıf 36. Sınıf 38. Sınıf 41. Sınıf 42. Sınıf 45. Sınıf
Davacı Markaları "..." (...) 35. Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 01/09/2023 havale tarihli raporda özetle; "Taraf markaları arasında birbiri ile ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, Taraf markaları arasında davacının dayanak markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklanan bir tescil engelinin bulunmadığı, Davacının kötüniyet iddialarının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
Yukarıdaki tabloda da ifade edildiği gibi, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 09, 35, 36, 38, 41, 42, 45'inci sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 35'inci sınıfın tüm alt gruplarında tescilli "..." ibareli markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
A. 6769 Sayılı SMK 6/1 Maddesi Yönünden Yapılan Değerlendirme
1)Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunda; 09, 35, 36, 38, 41, 42, 45 inci sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise ... sayılı "...." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 35.sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Davalı markasının tescil edilmek istendiği 35. Sınıf yönünden mal/hizmet sınıfının birebir aynı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla 35. sınıf yönünden dava konusu markalara ilişkin mal/hizmet sınıflandırılması bakımından ayniyet söz konusudur.
Dava konusu davalı başvurusu olan ve "..." ibareli marka kapsamında yer alan. "09.
Sınıf: Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları.
Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.
Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/ optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.
Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.
Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri.
Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar.
35. Sınıf kapsamında yer alan bir kısım mal ve hizmetler. (....)
36. Sınıf: Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri.
38. Sınıf : Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri.
41. Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma azır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.
42. Sınıf: Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi.
Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.
Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri.
45. Sınıf: Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil). Güvenlik hizmetleri. Evlendirme büroları hizmetleri. Cenaze hizmetleri. Giysi kiralama hizmetleri. Yangın söndürme hizmetleri. Refakat etme hizmetleri. İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. Sosyal ağ oluşturma hizmetleri."
Davalı başvurusu kapsamında 09 sınıf bakımından ise dava konusu markanın tescil edildiği 09 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin tamamının, davacının dayanak yaptığı markalarının kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetler ile aynı veya benzer olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu benzerlik kapsamının salt alt sınıf bazında düşünülmesi mümkün değildir. Bu nedenle de marka kapsamları arasında 25. Sınıf yönünden ilişki söz konusudur. Şöyle ki; günümüz koşullarında ve tüketim alışkanlıklarında online satış veya online alışveriş hizmetleri ile her türlü malın satışa sunulması söz konusudur.
2)Marka İşaretlerinin Görsel/ İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Somut olayda taraf markaları incelendiğinde; dava konusu marka ile davacının dayanak markalarının ortak olarak içerdiği unsurun “...” ibaresi olduğu aşikardır. Bu ibare, davacının dayanak markalarından ... tescil numaralı markada tek ve asil unsur olarak yer almaktadır. Davacının dayanak yaptığı diğer markalarında ve dava konusu markada “...” ibaresi marka bütünü içindeki unsurlardan birisi olarak yer almaktadır.
Çekişme konusunun temelini oluşturan ortak ibare durumundaki “...” sözcüğü ... sözlüğünde; “zarf: Bir şeye, bir kimseye göre; indinde, nispetle” anlamına gelmekte ise de dava konusu markaya ilişkin anlamın "seninle birlikte, seninle beraber bulunuyor" anlamına geldiği anlaşılmıştır. Bu sözcük, bir şeyin pozisyonuna, bulunma durumuna ilişkin bilgi vermektedir.
Belirtilen anlam ve Türkçe olması karşısında bir şeyin pozisyonunu, bulunma durumunu ifade eden “...” sözcüğünün herhangi bir mal veya hizmet için markasal ayırt edicilik yaratabileceğinden söz edilemeyecektir. Zira “...” sözcüğü günlük hayatta kullanımı olan, malların yerini belirtebilecek, hizmetlerin başka mal veya hizmetlerle yan yana / ... olacak şekilde sunulmasına ilişkin bir algı yaratabilecek durumdadır.
Çekişme konusu mal veya hizmetler bakımından hem ortalama seviyedeki hem bilinç düzeyi daha yüksek olan tüketiciler için ancak başka unsurlarla veya özel bir görsel etki ile oluşturulması halinde markasal algının ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. Ancak bu markasal algının da üst düzeyde bir ayırt edicilik sağlayacak düzeyde olmayacaktır. Başka bir ifadeyle taraf markaları arasındaki ortak unsur olan “...” ibaresi ayırt ediciliği zayıf bir ibaredir. Bu durum göz önünde bulundurularak işaret karşılaştırması yapılması gerekmektedir.
Bu kapsamda; davacı mesnet markalarının kırmızı ve mavi renkler kullanılarak oluşturulduğu, "..." ibaresinin genellikle mavi renkte ve kendinden önce gelen ve kırmızı renkte olan ibarenin altında yer alacak şekilde dizayn edildiği; davalı markasının ise "... ..." şeklinde beyaz düz zemine siyah düz harfler ve belirtildiği gibi yazıldığı ve taraf markalarındaki belirtilen görsel hususlar dikkate alındığında markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Karıştırılma ihtimaline ilişkin olarak marka tescilinde -değerlendirme konusuna ilişkin- nispi tescil engeliyle ilgili olarak sonuç bağlanan asıl husus, ilgili tüketicinin karşılaştırma konusu markaları ilişkilendirmesidir. Başka bir ifadeyle kapsam ya da işaret benzerliği tescil engeli bakımından sonuç bağlanan nokta değildir. Bu bağlamda taraf marka işaretlerinin benzerliği ve karıştırılma ihtimali değerlendirilirken, redde mesnet markanın ayırt edici özelliğinin ve bilinirliğinin dikkate alınması gerekmektedir. Zira ilgili tüketicide oluşacak bütünsel algı, markaların ilişkilendirilme ihtimalinin tespitinde esastır.
Somut olayda, dava konusu marka ile davacının dayanak yaptığı markalarının kapsamları arasında (dava konusu markanın tescil edildiği 09 ve 35. sınıftaki mal/hizmetler için) aynı, aynı tür veya benzer olma durumu bulunmaktadır. Ancak, marka işaretleri arasında bütünsel olarak birbiri ile benzerlik veya ilişkilendirilme ihtimali söz konusu değildir. Belirtilen tüm bu hususlar karşısında; karşılaştırma konusu taraf markaları arasında birbiri ile ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
3. SMK 6/5 uyarınca Tanınmışlık Hususunda Yapılan Değerlendirme
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olamayacağı kanaatine varılmıştır.
4. Kötü Niyet Hususunda (SMK 6/9) Yapılan Değerlendirme Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
B.Hükümsüzlük Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirme Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1-5-9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/30, K. 2023/285, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama