KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/395
- Karar no
- 2024/355
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
2.554 kelime·13 dk okuma·14 bölüm
Av. ... - ... Av. ... - ... DAVALI : 1- ... ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
2- ... -....
DAVA
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024
TALEP
Davacı vekili 19/10/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin seri marka oluşturacak şekilde "..." ve ilave unsurlarla "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini,
ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira Müvekkilinin dünya çapında tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, müvekkili markasının tanınırlığının mahkeme kararları ve Kurum kararları ile de tespit ve kabul edildiğini, müvekkilinin davaya dayanak 03. sınıf emtialarda da tescillerinin bulunduğunu, müvekkilinin ulusal ve uluslararası ofislerde çok sayıda ülkede çok sayıda tescilinin bulunduğunu, taraf markaları somut olayda benzer bulunmuşken ve davalı yanın kullanım ispatına ilişkin bir talebi de yokken benzer görülmeyen emtialar yönünden verilen kararın hatalı olduğunu,
daha evvel “...” gibi markaların da müvekkili markaları ile benzer görüldüklerini, benzer şekilde “...” ibaresi içerir birçok başvurunun Kurum nezdinde yapılan itirazlarda reddedildiğini, dava konusu başvuruda kalan emtiaların, müvekkilinin dayanak markaları kapsamında aynen yer aldığını, bu durumun iltibasa yol açacağını, müvekkili markasının tanınırlığı ile birlikte bu durum gözetildiğinde dava konusu markanın tescilinin müvekkili markasına zarar vereceğini, müvekkilinin 03. sınıftaki emtialarda markasını zaten kullandığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, davalı yan her ne kadar ... ise de başvurunun ...
E sayılı dosyasındaki taraf şirketin yetkilileri tarafından yaptırıldığını, anılan dosyadaki şirketin müvekkili markalarını taşıyan ürünlerin sahtelerini ürettiğini, bahsi geçen şirketin, anılan dosyadaki davanın aleyhine sonuçlanacak olduğunu fark etmesi üzerine 3. kişiler üzerinden agresif bir şekilde yeni başvurular yaptırdığını, yaptırılan başvuruların dava konusu başvuruların birebir aynı görselini içerdiğini, dava konusu başvurunun da açıkça kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu, müvekkilinin ...." alan adından kaynaklı üstün hakka da sahip olduğunu, yine SMK m.6/3 uyarınca da gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek,
... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahsa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davaya cevap verilmemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 24/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 19/10/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... a Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Dava konusu ... ibaresinin 03. sınıf emtialar yönünden tescili amacıyla 23.12.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.01.2022 tarih ve 388 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği görülmüştür.
Anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu, davalı tarafça bu itiraza karşı görüş bildirilmekle birlikte SMK m. 19/2 kapsamında kullanım ispatı talebinin ileri sürülmediği, ...’nın 27.09.2022 tarihli kararı ile davacı itirazlarının başvuru kapsamındaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).” emtiaları yönünden kısmen kabul edildiği ve bu emtiaların başvurudan çıkartılmasına karar verildiği görülmüştür.
... ...'in ... sayılı kararında;
"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "... ...", "... ...", "... ...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir.
.... sayılı Kurul kararları takip edilerek yapılan inceleme sonucunda işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığı önceki tespitleri takip edilerek; itirazın benzerlik ve tanınmışlık da dahil olmak üzere tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir.
Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (...) 03. Sınıf
Davacı Markaları "...", "..." (...) 03. sınıf.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 02/09/2024 havale tarihli raporda özetle;
"- Dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve ... kararı sonrasında başvuruda kalan 03. sınıf malların tamamının, davacı yanın önceki tarihli birçok markası kapsamında da yer aldığı,
- Rapor kapsamında açıklanan nedenlerle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu,
- Davacı markalarının SMK m. 6/4 ve 6/5 düzenlemeleri kapsamında tanınmış marka olduğu, ancak uyuşmazlık konusu olarak incelenen emtialar ve uyuşmazlık konusu işaret itibariyle, tanınmışlığa bağlı koşulların davacı aleyhine oluşacağı yönünde bir kanaate varılamadığı,
- Davacı yanın SMK m. 6/3 ve 6/6 düzenlemeleri kapsamında elde edeceği hakların tamamının tescilli markaları ile koruma altında olduğu, dolayısıyla her iki düzenlemeye bağlı olarak da SMK m. 6/1 kapsamında varılan sonucun ötesinde bir korumanın davacı lehine ortaya çıkmayacağı,
- Kötü niyet iddialarının takdirinin mahkemeye ait olduğu,
- İşbu rapor tarihi itibariyle dava konusu markanın tescil işlemlerinin henüz tamamlanmadığı," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 05'inci sınıflardaki:
"(03-1) Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. (03-3) Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). (03-4) Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. (03-5) Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. (03-6) Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks " alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır (... kararı sonrasında kalan mal/hizmetler).
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...", "... " ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 03. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda dava konusu marka kapsamında ... kararı sonrasında kalan 03. sınıftaki emtiaların tamamının, esasen davacı yanın önceki tarihli “...” esas unsuru ile oluşturulmuş seri markaları kapsamında birebir yer almakta olan emtialar olup, anılan emtialar yönünden taraf markaların benzer ihtiyaçları karşılayan, benzer tüketici kitlelerine hitap eden, benzer satış ve sunum biçimleri olan, birbirleri ile doğrudan rekabet hali bulunan, doğaları birbirine benzer emtiaları kapsadıkları değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu marka incelendiğinde markanın üst kısımda “...” alt kısımda ise “...” ibarelerinden oluşan anlamsız bir sözcük grubu markası olduğu, markadaki her iki ibarenin de ayrı ayrı yazıldıkları gibi okunacakları, “...” ibaresinin “...” ibaresine göre nispeten daha büyük harf karakterleri ile yazıldığı yorumu yapılsa dahi nihai algıda belirgin bir farkın ortaya çıkmadığı, tüketicinin markayı “...” sıralaması ile telaffuz edeceği değerlendirilmiştir.
Davacı yana ait dayanak markalar ise “...” esas unsurlu seri markalardır. Bu bağlamda tespiti gereken husus taraf markaları arasında, bahsi geçen emtialar açısından da karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin var olup olmayacağı, tüketicinin buna bağlı olarak dava konusu markayı da davacı yanın seri markalarından biri olarak algılayıp algılamayacağıdır.
Dava konusu marka görsel açıdan hiçbir şekil unsuru taşımadığı gibi ayrık yazımının yarattığı özel bir kompozisyon da bulunmamaktadır. Tüketicinin her koşulda markaları gözleme dayalı olarak deneyimleme ihtimali mevcut da olmadığından “... – ...” şeklinde ayrımlı olarak yapılan yazımın bütüne etkisi zayıftır.
Davacı markaları da aynı şekil de hiçbir hakim şekil unsuru taşımamakla birlikte “...” gibi ek sözcük unsurlarının varlığı markanın sadece alternatif yaratımını sağlamış, “...” ibaresi üzerindeki algıyı ortadan kaldırmamıştır. Dava konusu “...” şeklindeki markanın ilk dört harfi davacı markalarının kendisini vermektedir.
Dava konusu markaya, “...” şeklinde eklenen harfler markaya farklılaşan bir anlam katmamış, markanın ön sesindeki “...” ibaresinin algılanabilirliğini ortadan kaldırmamış, hatta “...” sesindeki “...” sesleri, “...” ibaresine yüklenen vurguyu kanaatimizce arttırmıştır. Dolayısıyla kelimeler arasında esasen işitsel olarak güçlü bir benzerlik bulunmaktadır.
Bu bağlamda taraf markaları kavramsal olarak karşılaştırılabilir olmamakla birlikte işitsel ve harf dizilimsel olarak belli düzeyde bir benzerlik taşımaktadır.
Neticeret, davacının "..." ibareli markalarını tanımış ve bilen ortalama tüketicinin, davalının "..." ibareli markasını gördüğünde davacının seri markalarından biri sanacağı ve böylelikle markalar arasında iltibas oluşacağı değerlendirilmiştir.
2. SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir.
Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar.
Somut uyuşmazlıkta davacı yanca işlem ve dava dosyasına sunduğu delillerden davacı yanın özellikle “... ...” markası altında ve ... sitesi üzerinden ev temizliği, ev kozmetiği, kişisel kullanıma yönelik olmayan kokular gibi ürünlerin satışını da tüketiciye yaptığının gözlemlenebildiği, ancak davacı yanın bu husustaki kullanımları somutlaştırmadığı,
sadece ekran görüntüsünden ibaret sunulan delillerden, davacı yanın 03. sınıftaki bu mahiyetteki ürünlerde fiili kullanım ile hak sahibi olduğu yorumu yapılsa dahi bu durumun davacı lehine SMK m. 6/1 kapsamında sağlanan korumanın ötesinde bir korumayı davacı lehine sağlamayacağı, zira anılan kullanımların davacı yanın tescilli markaları kapsamında zaten yer almakta olduğu, dolayısıyla 6/3e bağlanan sonuçların, somut olayda, ayrıca bir sonuç ortaya çıkarmayacağı değerlendirilmiştir.
3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay davacı yanın “...” markalarının, dosya kapsamına sunulan emsal yargı ve davalı Kurum kararlarında da görülebileceği üzere başta tekstil, moda giyim, aksesuar ve hatta kişisel kullanım amaçlı parfümeri - kozmetik ürünlerinde, gerek ülkemizde gerekse de dünya çapında tanınmış marka olarak kabul edildiği gerçeği göz önüne alındığında, davalı başvurusu kapsamında kalan kalan 03. sınıftaki emtiaların tescili durumunda davacı markalarının tanınırlığının ve ayırt ediciliğinin zedeleneceği, davacı markasının dava konusu mallar üzerinde kullanılacak olmasının, davacının tanınmış “...” markasından haksız yararlanma sayılacağı değerlendirilmiştir.
4. SMK 6/6 UYARINCAYAPILAN DEĞERLENDİRME
6769 s. SMK’nin 6/6 maddesi “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir” şeklindedir.
Buna göre başkasına ait ticaret unvanı, işletme adı, internet alan adı, endüstriyel tasarım tescili gibi sınaî hak sahiplerinin ve telif hakkı gibi fikri hak sahiplerinin, bu hak konularının bir başkası tarafından izinsiz olarak tescili taleplerine itirazda bulunarak tescili engellemeleri veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğünü talep etmeleri mümkündür. Bu halde, davalı ... tescillerinin davacıya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, başvurunun önceki hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenmelidir.
SMK 6/6 hükmü ile korunan hakların ortak özelliği, 6. maddenin 3. fıkrasındaki işaretlerden farklı olarak tescil edilmiş olmalıdır. Şu kadar ki, bunların kullanım sonucu ayırt edici hale gelmeleri gerekmez.
Somut uyuşmazlıkta davacı yan "...." alan adına dayalı olarak üstün bir hakkının mevcut olduğu yönünde iddiaları bulunmuştur. Bununla birlikte davacı yanın “...” ibaresi üzerindeki hak sahipliği sayesinde elde ettiği alan adının varlığı, dava konusu marka başvurusu açısından davacı lehine SMK m. 6/1 ile elde edilen menfaatin ötesinde bir hak sağlamamaktadır. Zira alan adları açısından böyle bir hak sahipliği, yine alan adı içerisinde gerçekleştirilen kullanımlar ile bağlı sınırlar çerçevesinde davacı lehine hak sağlayacak olup davacı yanın anılan kullanımları tescilli markalarına dayalı olarak zaten elde etmektedir. Bu bağlamda SMK m. 6/6 kapsamındaki bir inceleme davacı lehine daha geniş bir korumayı salt alan adı nedeniyle sağlamamaktadır.
5. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut uyuşmazlıkta davacı yanın kötü niyet iddialarının temelini .... E sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılamaya dayandırmakta, anılan dosyanın tarafı konumundaki ... LTD. ŞTİ'nin yetkililerinin talimatıyla işbu dosya davalısı tarafından bu başvurunun yaptırıldığını, anılan dosya kapsamında kurulan hükmün sonuçlarının bu sayede dolanılmaya çalışıldığı iddialarına dayandırmaktadır. İşbu dosya davalısı ile anılan dosya tarafı arasında doğrudan organik bir bağ bulunduğunu destekler dosya içerisinde bir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu yöndeki iddianın ispat edilemediği değerlendirilmiştir.
6. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 ve 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, ancak dava konusu edilen ... sayılı markanın karar tarihinde henüz tescil edilmediği anlaşıldığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek SMK 6/1 ve 6/5 uyarınca, dava konusu ... kararının yerinde olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 578,10.-TL · Posta Masrafı 2.019,00.-TL · Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL · Toplam 10.0097,10.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/395, K. 2024/355, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama