İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/66 K.2024/16

Av. ... - ...

Esas2023/66Karar2024/16Tarih18 Ocak 2024Okuma17 dk · 3.352 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
18 Ocak 2024
Esas no
2023/66
Karar no
2024/16
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - (Mersis:...
Vekilleri
Av. ... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.352 kelime·17 dk okuma·10 bölüm

Av. ... - ...

DAVALILAR : 1- ... ... Av. ... -... : 2- ... - (T.C.:...) ... Av. ... -...

DAVA

Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 09/02/2023

KARAR TARİHİ : 18/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024

TALEP

Davacı vekili 09/02/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Davalıya ait ... numarası ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkilin daha önceki tarihte koruma altına alınmış "..." markasıyla iltibas yarattığını, uzun yıllardır faaliyet gösteren sektörde ve tüketici nezdinde yerleşik ve itibarlı bir firma olan müvekkil firmanın yoğun bir şekilde kullanarak tanıttığı ... markasının müvekkil firma ile özdeşleştiğini,

davalı markasının müvekkilinden sonra tescil edilmesinin yanında tescil edildiği şeklin aksine müvekkil markasıyla birebir aynı şekilde ... ifadesinin öne çıkarılıp büyütülüp vurgulanarak kullanıldığını, davalının müvekkile ait markada yer alan ... markası ile eğitim öğretim faaliyetinde bulunduğunu ve okul açmaya yönelik eylemde bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli .... sayılı markanın hükümsüzlüğüne, markanın kullanımının men'ine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ve beyanında özetle: Huzurdaki davanın markanın hükümsüzlüğüne yönelik olması nedeniyle, 6769 sayılı SMK’nın 25/3 maddesine göre yalnızca tescilli markanın sahibine veya onun hukuki haleflerine karşı açılabileceğini, ayrıca davacının dava konusu markanın tescil işlemleri sırasında ilan olunan marka başvurusuna yönelik bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu marka ile ilgili herhangi bir ... kararının da bulunmadığını, hükümsüzlük davalarında 6769 sayılı SMK’nın açık hükmü gereği müvekkili idareye husumet yöneltilmeyeceğininin ortada olduğunu, müvekkili Kurum'a yönelik açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şahıs vekili cevap dilekçesi ve beyanında özetle: Davacı markasında hiçbir özel isim yahut tanıtıcı kelime kullanmadığını, davacının sektörde kullanılan genel bir kavramın kendilerine ait olduğunu iddia ettiğini, davacı ve müvekkili markaların tescilde kullanmış olduğu şekillerin tamamen farklı olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından kullanılan bir logonun da bulunmadığını, davaya konu markalar açısından aynılığın söz konusu olmadığını, benzerlik iddiasının ise ...’ın bu konuda belirlemiş olduğu kriterlere uymadığını, davacının ayırt ediciliği düşük sektörel işi belirten bir markaya iyelik ekini ekleyerek markasını tescil ettirdiğini,

müvekkili tarafından tescil olunan marka olan İlk ... ile davacının kullandığı ... isimli markanın aynı veya benzer olmadığını, kullanılan şekillerin ise tamamen farklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; davalılardan ... adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE

Tarafların sav ve savunmaları dinlenmiş, ...’den davalı şahsa ait ... sayılı marka işlem dosyası getirtilmiş, sunulan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan rapor dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.

Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde her ne kadar 556 sayılı KHK’nın 8/b, 8/3, 8/4, 35/1 maddelerine dayanılmış ise de 6769 sayılı Kanunun 191’inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, 24/6/1995 tarihli ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmakla, dosya kapsamındaki inceleme, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca yapılmıştır.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)

Markanın hükümsüzlüğü davasında, davacı tarafından hangi hükümsüzlük sebebine dayanılıyorsa bunun açıkça belirtilesi gerekmektedir. Zira, mahkemece sadece dayanılan hükümsüzlük sebebi ile sınırlı olarak inceleme yapılabilecektir. ...'a göre; mutlak red sebepleri hariç, hangi hükümsüzlük sebebine bağlı olarak dava açılmış ise mahkeme bununla bağlı olup, dava dilekçesinde yazılı olan hükümsüzlük sebebinden başka bir sebebe bağlı dayanılarak hükümsüzlük kararı veremez (.... 'nin, 12.06.2008 tarihli, .... sayılı kararı).

Bu kapsamda somut davada, davacı vekili tarafından SMK 25/1 yollaması ile SMK 6/1, 6/3, 6/5, 6/9'a dayanıldığı anlaşılmış ve Mahkememizce bu doğrultuda sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Madde 6 : (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)

"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."

6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesinde; “Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi” başlığı altında, 1. Bentte; “5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.” denilmektedir.

SMK 6/1 maddesinde düzenlenen “aynı veya benzer bir marka bulunmasının yanı sıra aynı veya benzer mal-hizmet sınıfında kullanılması ve halk tarafından bu iki marka arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimali mevcut olması” unsurları bir arada gerçekleştiği takdirde, sonradan tescil edilmiş markanın SMK 25/1 bendine göre hükümsüzlüğü talep edilebilir.

Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;

Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNİYETİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.

Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;

Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, .... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... . sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.

SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;

Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.

... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.

Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.

Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.

Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Dava Konusu Davalı Markası "..." (...) 41. Sınıf

Davacı Markaları "..." esas unsur ibareli markalar (....) 16, 35, 41, 43. Sınıflar

Bilirkişi heyetinden alınan 25/05/2023 havale tarihli raporda özetle;

"...Dava konusu marka ile davacının ... ve ... esas unsurlu markaları arasında benzerlik olduğu,

Dava konusu markada yer alan mal/hizmetlerin davacı markaları kapsamındaki koyu renk ile işaretlenen 41. sınıf emtialar ile aynı/aynı türde olduğu,

6769 sayılı SMK’nın 6/1 hükmü açısından dava konusu marka ile davacının ... ve esas unsuru ... ibaresi olan markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu,

Somut olayda SMK m. 6/3 koşullarının bulunmadığı,

Davacı markalarının SMK 6/5 maddesi kapsamında tanınmışlığı ispata yeterli düzeyde delile rastlanılmadığı ancak bu hususun nihai anlamda hukuki bir tespitin varlığını gerektirdiğinden tanınmışlık iddiasının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,

SMK’nın 6/9 maddesi anlamında kötüniyet kriterleri çerçevesindeki değerlendirmenin nihai takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu..." ifade edilmiştir.

Dosya, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını karşılar şekilde ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 23/10/2023 havale tarihli ek raporda özetle; "...Kök rapordaki görüş ve değerlendirmelerimizi korumakta olduğumuz hususu takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere varılmıştır." ifade edilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu edilen davalı adına tescilli marka:

17/09/2022 başvuru tarihli, ... sayılı "..." ibareli markanın tescil kapsamında dava konusu edilen 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).

Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." mal ve hizmetler bakımından 26/01/2023 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.

Davacının ... nezdinde tescilli markalarının ise .... sayılı "..." esas unsur ibareli markalar .... Sınıfta tescilli olup dava konusu marka ile benzerliği tespit edilen 41. Sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).

Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." mal ve hizmetlerin yer aldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere; somut olayda davalının dava konusu markasının kapsamına giren tüm hizmetler yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği değerlendirilmiştir.

Hedef Tüketici Kitlesi Bakımından Yapılan Değerlendirme

Dava konusu 41. sınıf hizmetlerde ilgili tüketici kitlelerinin dikkat ve bilinç düzeyinin yüksek olacağı değerlendirilmiştir. Örneğin “eğitim ve öğretim hizmetlerinin” ilgili tüketici kitlesi incelendiğinde, tüketicinin ortalamanın daha üstü bir düzeyde dikkat ve özen seviyesine sahip tüketiciler olarak yorumlanabileceği, zira bu hizmet grubunun anaokulundan üniversite öğretimine kadar olan eğitim sürecini ve hatta farklı eğitim alanlarını kapsamakta olduğu,

tüketicinin bu hizmetlerden yararlanırken okullara/işletmelere olan kayıtlarında, özellikle çocukları için bu hizmetten yararlanmak isterlerken sarf edeceği dikkat ve özenin üst düzey olacağı, dolayısıyla bu hizmetten yararlanacak olan tüketicinin bu alanda çok araştıran algı düzeyi daha yüksek bir kitle olduğu, her koşulda aldanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle iltibas değerlendirmesinin makul düzeyde bilgili, dikkatli ve özenli nitelikteki bu kitle gözetilerek yapılması gerektiği, ancak bu nitelikteki tüketicinin hiçbir koşulda işaretler arasında yanılgıya düşmeyeceği yorumunda bulunulmasının mümkün olmadığı,

önceki ve sonraki markalar arasında bağlantı kurma, aralarındaki idari ilişkiyi sorgulama ve buna bağlı olarak markaları birbirleri ile eşleştirme ihtimallerinin daha yüksek dahi olabileceği değerlendirilmektedir.

B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Görsel benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında. Dava konusu marka beyaz zemin üzerine siyah renk ile yazılan "..." ibaresinden oluşturulduğu görülmüştür. Burada “yeni” ibaresi sıfat olarak kullanılmış, vurgu “...” kelimesinde toplanmıştır. Markada herhangi bir şekil unsuru kullanılmamış olup, "..." ibaresinin esas unsuru oluşturduğu değerlendirilmektedir. Davacı markaları ise .... ibarelerinden oluşturulmuştur.

Davacının ... ibaresine ekleme yapılarak oluşturulan bu ibarelerin markalarda tali olarak kullanıldığı, markalara ayırt edicilik katmadığı, bu markalarda esas unsurun ... ibaresi olduğu değerlendirilmiştir. "...." markasında ise her ne kadar markada kullanılan ... ibaresi ... Internatıonal Schools ibarelerinin başlangıç harflerini işaret etse de logoda .... baresinin diğer ibarelere oranla oldukça ön planda tutulduğu ve bu ibareye vurgu yapıldığı görülmüştür.

Neticeten taraf markalarının görsel olarak benzer olduğu görülmüştür.

İşitsel benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; dava konusu marka yazıldığı gibi "...", davacı markaları ise yine yazıldığı gibi "..." şeklinde telaffuz edilmektedir. Taraf markalarının işitsel olarak benzer olduğu anlaşılmıştır.

Anlamsal benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; dava konusu markada kullanılan Yeni ibaresinin "Hiç Kullanılmamış Olan" Mektep ibaresinin ise "Okul" anlamını taşıdığı, Mektep ibaresine ek olarak getirilen "im" ekinin ise iyelik eki olarak kullanıldığı görülmektedir.

Dava konusu markanın davacının tek başına ... ve ... esas unsurlu markalarından uzaklaşmaya yetecek kadar ek unsur ve şekil unsuruna sahip olmadığı, Yeni ibaresinin markada sıfat olarak kullanıldığı, bu ibarenin dava konusu markaya yeni bir anlam kazandırmadığı, bu unsurların işaretler arasında belirgin ve somut bir farklılık meydana getirmeye yeterli olmadığı, dikkatin ... ibaresinde yoğunlaşacağı, her iki markanın da aynı işletmenin farklı isimlerle sunduğu hizmetleri için tercih ettiği markalar algısı yaratmaya elverişli olduğu, markaların görsel, işitsel ve anlamsal unsurların her biri açısından benzerlik taşıdıkları değerlendirilmektedir.

Davacının tek başına ... ve ... esas unsurlu tescilli seri markalarının bulunduğu, dava konusu markada Yeni ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı, tarafların karıştırılma ihtimalinin önüne geçilebilmesi adına tercih edilen işaretler arasındaki görsel, işitsel ve anlamsal farklılıkların çok daha belirgin bir şekilde olması gerektiği, bütünsel izlenimlerinde benzer algıları tüketiciye verdikleri, her ne kadar tüketiciler,

her durumda markaları yan yana görme ve karşılaştırma fırsatına sahip olmasalar ve zihinlerinde kalan halleriyle markaları hatırlasalar da somut olayda tüketicilerin ortak unsur olan ... ibaresi nedeniyle zihinlerinde kalan algının, iltibas ihtimaline yol açacak nitelikte olduğu, dava konusu markanın davacının esas unsuru ... ibareli olan markalarından farklılaşmadığı, ilgili tüketicilerin başvuru markasını davacının yeni bir versiyonu, yeni bir çeşidi, hizmeti olarak algılayacağı, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşüneceği açıklanan sebepler ile markaların karıştırılma ihtimalini içerdiği değerlendirilmiştir.

Neticeten dava konusu marka kapsamındaki tüm emtialar yönünden, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, yani somut olayda markalar arasında karıştırılma ihtimalinden doğan hükümsüzlük nedeninin dava konusu edilen tüm hizmetler açısından mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.

2.SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME

Hak elde etme, ancak marka üzerinde başvuruya konu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve yeterli düzeyde kullanımla ortaya çıkar. Hak elde etmek için bu kullanımın üç açıdan değerlendirilmesi gerekir:

- Kullanımın niteliği- Markanın temel işlevine uygun kullanım

- Kullanım alanı- Yurtiçinde kullanım

- Kullanımın yoğunluğu

İşaret ile mal arasında fiziksel bağlantı kurulamadığı durumlarda, işaretin kullanıldığı mal ya da hizmetle bağlantı kurulabilecek şekilde kataloglarda, reklamlarda ve işletme evraklarında kullanım da yeterli kabul edilir. Hak elde etmek için kullanımın mutlaka Türkiye'de olması gerekir.

Hak elde etmek için ise önemli olan diğer kıstas kullanımın yoğunluğudur. Kullanım yoğunluğunun yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir:

- İşaretin üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin türü

- Satış miktarı

- İşaretin markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı

- İlgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadığı

- Hitap ettiği müşteri çevresi.

Yukarıda sunulan ve değerlendirilen deliller dikkate alındığında, davacının dayanakları tescilli markalara ilişkindir. Aynı zamanda davacının çekişme konusu olan emtialar bakımından tescilsiz kullanımı olduğu yönünde bir belgeye de rastlanmadığından davacının dava konusu başvurunun tesciline engel oluşturabilecek eskiye dayalı bir hakkının bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır

3.SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME

Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.

Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından davacı 14.03.2023 tarihli dilekçesinde .... ve .... web sayfası linklerini (bu sayfalar içerisindeinstagram ve facebook linkleri de bulunmaktadır) sunmuştur. Belirtilen web adreslerinde inceleme yapıldığında 2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait paylaşımların yapıldığı görülmüştür.

Bu paylaşımlar içerisinde yazılı basında çıkan bazı haber sayfaları, çeşitli dergilerde çıkan haberler ve röportajlar, müsabakalarda derece alan öğrenciler, okullarda misafir edilen konuşmacılar, okul kulüpleri, okul şubeleri, okul broşürleri, okul kampüslerinde verilen seminerler, öğrencilerin akademik, sportif ve yabancı dil başarıları yer almaktadır.

Deliller içerisinde davacı markalarının ilgili tüketici tarafından hemen akla gelecek markalar arasında olduğunu gösterecek destekleyici verilerin yer almadığı, dosyada herhangi bir fatura sunulmadığı, reklam, yatırıma harcanan masrafların yoğunluğunu gösteren belgelerin, faturaların kamuoyu yoklamaları, anket veya tanınmışlığı ispata yönelik somut başka delile dayanılmadığı tespit edilmiş olup, sunulan delillerin davacının tanınmışlık ispatına yeterli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.

4.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.

DAVALI ....YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

Dava, davalılardan ... adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/3 hükmü; “Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.” şeklindedir.

Hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere hükümsüzlük davasının sadece sicilde hak sahibi olarak kayıtlı görünen kişiye veya onun haleflerine karşı açılması gerekir. Markanın birden fazla kişinin adına tescilli olması durumunda dava bunların hepsine birden yöneltilir. ...’in ise bu davada taraf gösterilmesi mümkün değildir. Somut davada SMK 25. madde kapsamında; ... sayılı markanın hükümsüzlüğü talep edilmiş ve dava ...'na yöneltilmiştir. Yukarıda ifade edildiği gibi, davanın sicilde kayıtlı marka sahiplerine yöneltilmesi zorunludur.

Açıklanan gerekçeyle, davalı ...'na yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak; alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davalı ...'e yönelik davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ...'e yönelik davanın kabulüne ve ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markanın kullanımının men'ine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davalı ...'e yönelik davanın husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,

2-Davalı ...'e yönelik davanın KABULÜNE ve ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markanın kullanımının men'ine,

3-Kararın kesinleşmesinden sonra hükmün gazetede bir kez ilanına,

4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından aşağıda dökümü yapılan 3.903,40 TL yargılama giderlerinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

8-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/01/2024

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸ Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 385,40-TL · Posta Masrafı 218,00.-TL · Bilirkişi Masrafı 3.300,00.-TL · Toplam 3.903,40.-TL

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/66, K. 2024/16, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 09/02/2023
  5. Karar Tarihi : 18/01/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 16/02/2024
  8. Talep
  9. Cevap
  10. Muhakeme
  11. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  12. Davalı ....yönünden Yapılan Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/66
Karar No
2024/16
Tarih
18 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/66 K.2024/34
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/66 K.2024/70
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/66 K.2024/56
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/19
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/22
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/81

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.