İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/66 K.2024/34

Av. .... ...

Esas2023/66Karar2024/34Tarih19 Ocak 2024Okuma15 dk · 3.099 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Ocak 2024
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/66 Esas - 2024/34
Esas no
2023/66 Esas
Karar no
2024/34
Hakim
...
Katip
...
Davacı
....
Vekili
Av. ....
Davalı
1- ....
Vekili
Av. ...
Davalı
2- ...
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.099 kelime·15 dk okuma·10 bölüm

Av. .... ...

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)

DAVA TARİHİ : 09/02/2023

KARAR TARİHİ : 19/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 09/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin ... aracılığı ile .... olarak faaliyet gösterdiğini, uçak ve otobüs bileti, otel, kredi, internet gibi hizmetleri arayan kimselere kıyaslamalı olarak fiyat listesi çıkaran ve buradan ucuz ürün veya hizmet tedarik imkanı sağlamak amacıyla kurulmuş bir şirket olduğunu, 160’tan fazla çalışanı, 15 milyondan fazla kayıtlı kullanıcısı olduğunu, müvekkili firmanın internet sitesi olan ... aracılığı ile farklı havayolu firmalarından 14 milyondan fazla uçak bileti satın alındığını, müvekkilinin ... “....” markalarının olduğunu, davalının ... numaralı “... ... ...” markasını 35 ve 36. sınıf hizmetlerde tescil ettirmek istediğini,

başvuruya yönelik itirazlarının kurum tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu markada “...” ibaresinin ön planda olduğunu, bu tür süperlatif kelimelerle yapılan başvuruların tescil edilmemesi gerektiğini, markadaki “...” ibaresinin altta ve küçük puntolarla yazılı olduğunu, taraf markaları arasında iltibas riski bulunduğunu, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduklarını, müvekkilinin aynı zamanda SMK 6/3 maddesi uyarınca gerçek hak sahibi olduğunu, ....

E. sayılı dosyasında dava dışı 3. kişi ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine karar verildiğini, müvekkili firmanın “...” ibaresi ile tanınmakta ve faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu iddia ederek ... sayılı... kararının iptalini ve dava konusu ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı ... vekili 21/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar

arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, somut olayda SMK 6/5 maddesinin uygulanma şartları mevcut olmadığından

tanınmış markadan kaynaklı bir tescil engelinin bulunmadığını, davacı

iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, somut olayda tescili talep edilen “... ... ...” ibaresinin tanımlayıcı veya cins,

özellik bildirici bir ibare olmadığını, söz konusu ibare marka olarak ticari kaynak gösterme

vasfına sahip, mal veya hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini belirtici

nitelikte olmayan ayırt edici mahiyette bir ibare olup SMK 5/1-c maddesi anlamında

değerlendirilmesi mümkün olamayan bir ibare olduğunu beyanla;

öncelikle davanın süresi içinde açılıp açılmadığının tespiti ile süre aşımı halinde usulden reddine, esasa ilişkin olarak ise

davacı tarafın tüm talepleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 17/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Davacı itirazlarının Kurum tarafından isabetli bir şekilde reddedildiğini, davacının dava dilekçesindeki mesnet markalarını Kurum nezdindeki itirazlarında dayanak tutmadığını, sadece ... sayılı “...” ibareli, ... sayılı “...” ibareli, ... sayılı “...” ibareli ve ... sayılı “...” ibareli markaları mesnet tuttuğunu, "... ...” kelimesinin zayıf bir marka olup, kullanımının kimsenin tekeline bırakılamaz olduğunu, markaların ortak olarak içerdikleri unsurun ayırt edici niteliğinin düşük olması veya bulunmaması halinde, iltibas ihtimaline ilişkin değerlendirmenin,

ortak olmayan unsurların markanın bütünsel olarak oluşturduğu izlenime göre yapılacak olduğunu, müvekkili markasında, markanın ... önünde büyük harflerle altıgenin içinde konumlanmış olan ... ibaresi, bu ibarenin yanında ikişer çizgi ve arkasında ... altında da ... ... ibaresi bulunduğunu, müvekkilinin “...” işiyle iştigal ettiğini, davacı yanın ise “uçak bileti satışı” işiyle faaliyet gösterdiğini, markaların iştigal alanları bu kadar farklıyken “...” gibi herkes tarafından kullanılan bir ibarenin ortalama tüketiciler nezdinde karıştırmaya sebebiyet vermeyeceğini,

davacı markasının tanınmış kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.

UYUŞMAZLIK

Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı... kararının hukuka ... olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "...+... ..." ibareli marka başvurusunun SMK m.5 hükmüne göre mutlak tescil engeli barındırıp barındırmadığı, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davacıya ait ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip dava dilekçesi taraflara tebliğ edilmiş, dilekçe teati aşaması tamamlanmış, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşlem dosyasının tetkikinde.

Davalı şahsın 25.12.2020 tarihinde "...." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca 12.03.2021 tarih 368 sayılı ...'inde ilan edildiği, davacının 03.05.2021 tarihinde SMK m.6/1, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümlerine ve ... sayılı markalarına dayalı olarak yayına itiraz ettiği, itiraza karşı davalı şahsın 05.07.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, ...'nca itirazların incelemesi sonucunda reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı 14.03.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı... kararı ile; itirazın reddine karar verdiği,

bu kararın davacı marka vekiline 09.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 31.07.2023 tarihinde tescil edilmiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet marka tescil belgeleri, davacıya ait ticari sicil kayıt bilgileri, hukuki nitelendirme hariç özel veya teknik hususlarda saptamalar barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava konusu ... sayılı " ... ..." ibareli markanın "35.SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.

Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.

İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.

Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer.

Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri.

Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 36.SINIF: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.

Gümrük müşavirliği hizmetleri." bakımından tescil başvurusuna konu edildiği müşahede edilmiştir.

Başvuru markası incelendiğinde; görsel mizanpajda her ne kadar “...” ibaresi marka görselinin merkezinde konumlandırılmış ve bu ibarenin tek başına ayırt edici vasfı tartışılabilir ise de marka bütününün sadece bu sözcüklerden oluşmadığı, markadaki “...” logosu, ... unsurları ve genel mizanpajın yarattığı algının, markaya kaynak gösterme fonksiyonunu yüklediği gibi yine markadaki ek unsurların varlığı da cins – vasıf bildirici nitelikten asgari düzeyde uzaklaşmayı sağladığı, dava konusu markanın bir bütün olarak davaya konu hizmetleri doğrudan tanımlamadığı,

bu nedenle söz konusu markanın somut ayırt edici niteliği haiz olup, tanımlayıcı/tasvir edici olmadığı, markanın bütününün ticari hayatta herkes tarafından kullanılan bir işaret olmadığı, halkı yanıltıcı mahiyet taşımadığı, dolayısıyla, davaya konu markanın SMK m.5 hükmü uyarınca mutlak tescil engeli barındırmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacı yanın "...” markalarının her birinin başvuru tarihinin dava konusu markadan sonraki tarihli olduğu görülebildiğinden, SMK m.6/1 hükmü incelemesinde, söz konusu markalar değerlendirme dışı bırakılmışlardır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu başvuru kapsamında yalnızca 35. sınıf alt grubundaki hizmetler yönünden taraf markalarının aynı, aynı tür ya da benzer hizmetleri kapsadıkları, bu hizmetlerin benzer ihtiyaçları karşılayan, tüketiciye aynı kanaldan ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırılan, birbirleri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde bulunan, hedef tüketici kitleleri benzer olan, birbirlerini tamamlayan ya da birbirleri yerine ikame edilebilirliği bulunan mal ve aynı malların satışına yönelik hizmetler oldukları değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte davacı yanın işlem dosyasına dayanak önceki tarihli markalarından hiçbirinin kapsamında 36. Sınıf hizmetler yer almadığı gibi bu hizmetler ile aynı tür ya da benzer nitelikte bir mal veya hizmet sınıfı da bulunmamaktadır. Davacı yanın yalnızca ... sayılı markası kapsamında 36. Sınıf hizmetler yer almakta olup bu markayı ise yalnızca hükümsüzlük talepli dava dosyasında dayanak tutmuştur.

Davacıya ait ... sayılı marka, marka işlem dosyasında itiraz sebebi yapılmadığından, ... kararının iptali istemi bakımından bu marka değerlendirme dışı tutulmuş, ancak hükümsüzlük istemi bakımından söz konusu marka da değerlendirme içine alınmıştır.

Somut uyuşmazlıkta benzerliği tespit olunan 35. sınıf 01-04. alt grubunda yer alan hizmetlerin profesyonel iş yaşantısı akışında ihtiyaç duyulan ve profesyonel işletmeler tarafından tüketiciye sunulan nitelikteki reklamcılık, fuar organizasyon, sanal ortamda pazaryeri sağlama hizmeti gibi hizmetler olduğu, tüketicilerin bu hizmetlerden sık ve rutin olarak yararlanmadığı,

çoğu zaman muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak ve araştırma yaparak hizmeti sunacak olan işletmeyi belirlemek suretiyle tercihlerini somutlaştırdıkları, bu nedenle dikkat, algı ve seçicilik düzeylerinin ortalama tüketici grubundan nispeten daha yüksek olacağı değerlendirilmiştir.

Bununla 35.05 alt grubundaki 19. Sınıf malların satışına özgülenmiş hizmetler açısından da her ne kadar spesifik bir ürün grubu burada sınırlandırılmış ise de esasen bu hizmet sınıfının genel anlamdaki mağazacılık hizmeti olmasından ötürü daha genel bir tüketici grubuna hitap ettiğinden bahsedilmesi mümkün olmakla birlikte yine ürünlerin niteliği gereği tüketicinin nispeten makul ve seçici hareket edeceği değerlendirilebilir.

36. Sınıftaki finansal hizmetler, gayrimenkul hizmetleri ve müşavirlik hizmetlerini ise ilgili tüketicilerinin dikkat ve algı düzeyinin, hizmetlerin niteliği itibariyle dikkat, algı ve seçicilik düzeylerinin ortalama tüketici grubundan nispeten daha yüksek tüketicilere hitap ettiği değerlendirilmiştir.

Dava konusu markanın siyah fon üzerinde arka planda gri renkte bir ev görseline yer verildiği, evin çatısı marka örneğindeki altıgen logonun üst kısmını oluşturmak kaydıyla altıgen bir logo ve bu logo içerisinde “...” harflerinin yer aldığı, bu logonun alt alta dairesel yapıda sıralanmış iki çizgi ile süslendiği, daha alt kısımda bu defa birbirine paralel iki çizgi arasında turkuaz renkte “...” ve gri renkte “...” ibarelerinin konumlandırıldığı, ... altta ise küçük harf karakterleri ile yazılmış “...” ibaresine yer verildiği görülmektedir. Markanın geneline siyah – gri ve turkuaz renkler hakim olup markanın bütünsel algısı tüketiciye “... fiyatlı, bütçe dostu, diğer satış kanallarına göre ... ucuz olan ... hizmetinin sunulduğu” algısını vermektedir.

Davacı yanın işlem dosyasındaki dayanak ve dikkate alınabilir markaları ise "...", "...", "..." ve "..." şeklinde tamamı fıstık yeşili ve beyaz rengin kombinasyonu ile oluşturulmuş “...” kelimesi ve bu kelimeye eklenmiş “....” gibi markasal nitelik arz etmeyen, ticaret hayatında yaygın kullanımı bulunan ibarelerden oluştuğu, davacı markalarının “...” ibaresi temelinde yarattığı bu markalarının görsel anlamda tüketici hafızasına daha güçlü hitap ettiği, zira “...” ibaresinin “boy” kelimesinin karşılığı olarak bir şeyin genişliğini gösteren anlamının yanı sıra “Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime” anlamının da bulunduğu, davacı markalarının da bütün olarak algılanacakları değerlendirilmektedir.

Davacı yanın dava dilekçesindeki hükümsüzlük istemi yönünden ek olarak yer verdiği "...+....." ibareli markada ise bütüne etkin bir uçak görselinin yer aldığı, marka içerisinde sağ alt kısımda ise “.....” ibaresine yer verildiği, her ne kadar bu ibare mezkur logoda geri planda konumlandırılmış gibi küçük yazılmış ise de pek tabi marka görselinin daha büyük kullanımında “.....” ibaresinin de tüketici tarafından algılanacağı düşünülmektedir.

Somut uyuşmazlıkta taraf markalarında ortak tek unsur “...” ibaresidir.

Davacı yanın işlem dosyasındaki önceki tarihli ve dikkate alınabilir nitelikte hiçbir markası, davacı iddiaları aksine “... ...” şeklinde bir tamlama içermemektedir. “...” ibaresi yukarıda da belirtildiği üzere önüne eklendiği sözcüklere üstünlük derecesi belirten anlamından ötürü ticaret hayatında oldukça yaygın kullanımı bulunan, yalnızca iki harften oluşan ve günlük dilde de olağan kullanımı olan bir kelimedir.

Bu ibarenin kullanıldığı tamlama ya da sözcük gruplarının her birinin tek bir iktisadi kaynağa ait olacağından bahsetmek şüphesiz ki mümkün olmayacaktır. Böyle bir algı için ya karşılaştırılan tamlama/sözcük grubunun kendisinin yüksek düzeyli benzerlik taşıması gerekmekte ya da davacı yanın fıstık yeşili/beyaz renk kombinasyonuna yanaşır biçimde bir kullanımın aranması gerekecektir.

Başka bir ifadeyle, bu tür bir ibarenin ortaklığı, ancak ve ancak karşılaştırılan işaretlerin bütünsel algılarında, yarattıkları kurumsal imajlarda bir yakınlık olması halinde mümkündür. Halbuki somut olayda bu iki kriter de karşılanmadığı gibi taraf markaları bütünsel algıları itibariyle bir benzerlik de taşımamaktadır.

Nitekim aynı gerekçe ile taraf markaları arasında “seri/zincir markadan” kaynaklı bir ilişkinin varlığının da kabul edilemeyeceği, bu mahiyetteki markalarda, karşılaşılan markaların her birinin aynı iktisadi kaynağa ait olduğu algısı ve buna bağlı oluşması muhtemel iltibasın ancak imaj devrine yol açacak bir benzerliğin mevcut olması halinde mümkün olabileceği halbuki somut olayda dava konusu markanın, davacı markalarından imaj devrini temin edecek bir biçimde kullanılmadığı görülebilmektedir.

Sonuç olarak; marka işlem dosyasında itiraza mesnet gösterilen markalar ile dava konusu markanın görsel, işitsel ve kavramsal olarak, davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzer olmadıkları, daha önce itiraza mesnet markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde,

bu markayı davacıya ait itiraza mesnet markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla, ... kararının iptali istemi bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından dava aşamasında mesnet gösterilen ... sayılı marka bakımından ise ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir. İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetler ile davacıya ait ... sayılı marka kapsamında yer alan 35 ve 36.sınıftaki hizmetler aynı veya aynı türdür.

Her ne kadar ... sayılı markada hakim unsur bir uçak görseli olarak görülmekte ise de sözcük ve ... unsurlarından oluşan markalarda tüketici algısında sözcük unsurunun daha ön planda olacağı, tüketicinin, mal veya hizmet ile işaret arasındaki ilişkiyi tanımlarken, figüratif unsurları açıklamak yerine doğrudan sözcük unsuru ile markayı ifade edeceği, zira "Sözün görünümden yüksek sesle konuştuğu" ilkesinin böyle bir değerlendirmeyi mecbur kıldığı,

bu halde tüketicinin iş bu markayı tanımlarken markadaki “.....” ibaresini görmezden geleceği yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmayacağı, böylesi bir durumda ise tüketicinin, dava konusu markada da bütün olarak “...” ibaresini, markanın hakim unsuru olarak gördüğü ve yine markadaki “ev” görselini algıladığında, zihninde, davacı yanın önceki tarihli bu markası ile sonraki tarihli dava konusu markanın, davacının farklı sektörler için yarattığı markalar olarak algılama ihtimalinin kuvvetle muhtemel olacağı,

dava konusu markadaki “...” harflerinden oluşan logonun da “... ...” kelimelerinin ilk harflerini işaret eden niteliğinden ötürü bütüne somut ve yeterli düzeyde bir katkı sağlamadığı, bu halde taraf markaları görsel anlamda birbirinden farklılık taşımakta ise de sistematik olarak benzer bir yapıya sahip oldukları, birinin uçak biletleme/seyahat acentası hizmetleri için tasarlanmış bir logo, diğerinin ise ... hizmetleri için tasarlanmış bir logo olarak aynı iktisadi işletmenin markaları olduğunun düşünülmesine yol açacağı,

başka bir ifadeyle tüketicinin iki ayrı marka karşısında olduğunu algılasa dahi bu markaların iktisadi veya idari anlamda birbiri ile ilişkili olduğunu zannedebileceği, dolayısıyla, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Davacı yanın tanınmışlık iddiası bakımından yapılan incelemede; davacı yanın dosya kapsamına “....” markası ile ilgili 2018 ve 2020 tarihli birer adet marka bilinirlik araştırma raporu dosyaya ibraz ettiği, ...

E sayılı dava dosyasında çıkan karar örneğine, .... sayılı ilamına, “.....” markası ile ilgili basında çıkan çok sayıda haber başlığına (... eskisi 2009 tarihine dek uzanmaktadır) birtakım kullanım örneklerine yer verdiği, sunulan delillerden davacı markalarının “seyahat acenteliği, uçak bilet satışı hizmetlerinde” yıllara sari yoğun ve devamlılık arz eden bir kullanım sonucunda belli bir tanınırlık elde ettiği kanaatine varılabileceği değerlendirilmekle birlikte, bu hizmetteki tanınırlığın, uyuşmazlık konusu hizmetlere sirayet edecek nitelikte olmadığı,

“... ...” ibaresinin kullanımla elde edilen ayırt edicilikten bağımsız olarak nispeten ayırt edici niteliği son derece zayıf oluşu da gözetildiğinde, bu halde SMK m. 6/5 düzenlemesine ilişkin koşulların somut olayda oluşma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacı yanın gerçek hak sahipliği iddiası incelendiğinde; davacı yanın işlem dosyasına sunduğu delillerin aynı zamanda markanın kullanımına yönelik gösterge deliller olarak değerlendirilebileceği, ancak bu faaliyetlerin de esasen 35. veya 36. sınıftaki hizmetlere yönelik olmadığı, daha ziyade “bilet satışına aracılık eden bir acente” faaliyetini göstermeye yönelik olduğu, nitekim davacı yanın da kendi faaliyetlerini bu çerçevede tanımladığı, dolayısıyla 35. ve 36. Sınıf hizmetler açısından davacı yanın üstün bir hakkının mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacı yanın ticaret ünvanından kaynaklı üstün hak iddiası incelendiğinde; davacı yanın ticaret ünvanının kılavuz unsuru “...” ibaresinden oluşmaktadır. Davacı yanca sunulan deliller, davacının bu ibareyi ticaret ünvanından bağımsız olarak markasal nitelik arz edecek şekilde “seyahat acenteliği, uçak bileti satışı hizmetlerinde” kullandığını ortaya koymakla birlikte bu faaliyetlerin, başvuru kapsamındaki 35 ve 36. Sınıf hizmetler yönünden davacı lehine ek bir üstün koruma sağlamayacağı kanaatine varılmıştır.

Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davaya konu marka ile hükümsüzlük iddiasına mesnet tutulan bir markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ... kararının iptali isteminin reddine, ... sayılı mesnet markadan kaynaklı olarak SMK m.6/1 hükmü uyarınca; markanın hükümsüzlüğü isteminin kabulü ile; ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-... kararının iptali isteminin REDDİNE,

2-Markanın hükümsüzlüğü isteminin KABULÜ ile; ... sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,

3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 247,70 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-... kararının iptali istemi bakımından; davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 gereğince hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6-Markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

7-Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının tamamının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davanın kabul ret oranının 1/2 olarak belirlenmesine,

9-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 51,20 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 536,25 TL posta-tebligat masrafı, 45,42 TL dosya kapağı masrafı olmak üzere toplam 4.312,77 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 2.156,39 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 2.156,38 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı ... tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 12,80 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, bakiye 12,80 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,

11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,

Dair, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2024

Katip ... · E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/66, K. 2024/34, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 09/02/2023
  5. Karar Tarihi : 19/01/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 24/01/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Uyuşmazlık
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/66
Karar No
2024/34
Tarih
19 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/66 K.2024/70
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/66 K.2024/56
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/19
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/22
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/81
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/78

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.