KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/67 Esas
- Karar no
- 2024/78
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/01/2023
- Karar yazım tarihi
- 09/02/2024
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde 5.472,67-TL ve 5.315,71-TL tutarlarında olmak üzere iki adet fatura düzenlendiğini, davacının davalıya personel servis hizmeti sunduğunu, davalı adına taşeron olarak hizmet verildiğini, bu faturalara konu borçların sırasıyla 30.11.2017 ve 31.12.2017 tarihlerinde davalı tarafından ödenmesi gerekirken bugüne kadar davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Küçükçemece ....
İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosya ile faturaya dayalı olarak 10.788,38-TL asıl alacak ve 310,45-TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının borcu ödediğini iddia ederek itiraz ettiğini ancak icra takip dosyasına sunulan faturalar ile ilgili herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığını beyan eederek itirazın iptalini ve takibin devamını, takip konusu borcun işlemiş ticari faizi ile birlikte tahsilini, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıl içinde açılmak zorunda olduğunu, davalı tarafından icra dosyasına 21.05.2018 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının 18.04.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusu yaptığını ve 07.05.2019 tarihinde arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama olarak sonlandığını, davacının arabuluculuk sürecinin son bulduğu tarihten itibaren 1yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması gerektiğini, davalının, servis taşımacılığı sektöründe hizmet verdiğini, dava dışı kurum, şirket, okul vs. gibi yerlerin personel ve öğrenci taşıma işini yaptığını,
davalının servis hizmetinin yürütülmesini kendi öz malı araçları ile gerçekleştirdiği gibi kimi zaman da bir başka servis aracını şoförü ile kiraladığını, bu kapsamda davalının davacı ile de 02.10.2017 başlangıç ve 31.12.2018 bitiş tarihli “Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi” imzaladığını, taraflar arasında yapılan işbu sözleşme ile davalının .... plakalı servis aracını şoför hizmeti ile beraber kiraladığını, sözleşme kapsamında yapılan işin şoförü ile beraber araç kiralama işi olması sebebiyle davaya bakmakla görevli mahkemenin HMK 4. Maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının, davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığını,
taraflar arasında yapılan sözleşmenin “Sözleşmenin Süresi” başlıklı 6. Maddesinde sözleşmenin 02.10.2017 tarihinde başlayıp 31.12.2018 tarihinde sona ermesinin kararlaştırıldığını, davacının taraflar arasındaki sözleşme devam ederken işi bıraktığını, işbu sözleşmenin “Fesih” başlıklı 11. Maddesinin 4. Paragrafında, sözleşmenin ancak 60 gün önceden bildirimde bulunmak şartı ile feshedileceğinin belirtildiğini, aynı maddenin 5. Paragrafında ise davacının bu maddeye uymadan yapacağı fesih durumunda son bir aylık hak edişin ödenmeyeceği ve 3 aylık hak edişi tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceğinin belirtildiğini, davacının,
sözleşme sürelerine uymayarak işi bırakmış olduğundan 5.591,15-TL tutarlı sözleşme fesih tazminatı ödemek zorunda olduğunu, buna ilişkin kesilen faturanın davacıya Beyoğlu ....
Noterliği 07.11.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtar ile tebliğ edildiğini ve davalının cari hesaplarında mevcut olduğunu, davacının taşımacılık yaptığı süreçte davalı tarafından anlaşmalı akaryakıt istasyonlarından almış olduğu yakıtların ödemesinin davalı tarafından toplu olarak ödendiğini, araçların plakalarına göre ödenen yakıt tutarları tespit edildikten sonra davalı şirket tarafından tedarikçilere yakıt yansıtma bedeli olarak fatura düzenlendiğini, davacının kullanmış olduğu yakıt bedellerinin tahsili amacıyla 31.10.2017 tarihli 1.711,85-TL, 30.11.2017 tarihli 2.573,65-TL,
31.12.2017 tarihli 2.683,58-TL tutarında 3 adet yakıt yansıtma bedeli olarak fatura kesildiğini, davacının kullandığı yakıtların bedellerine ilişkin faturaları ve kendisine yapılan havale ödemelerini alacağından mahsup etmediğini beyan ederek davanın reddini, davacının davalıya %20 kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi"nden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tedarikçi araç kiralama sözleşmesi kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı, davacı tarafça sözleşmeye aykırı hareket edilip edilmediği, yakıt gideri olarak ödendiği belirtilen tutarların davacı alacağından mahsubunun gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 11.098,83 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Alınan bilirkişi raporuyla davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 5.591,15TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, icra takip sonrasında davalı tarafından davacıya “Sözleşme Fesih Tazminat Gelirleri” açıklamasıyla düzenlenen 31.10.2018 tarih A-97137 no.lu 5.591,15TL tutarındaki fatura dikkate alınarsa davalının davacıya herhangi bir borcunun olmayacağı tespit edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 5.591,15 TL olduğu, her faturanın ayrı değerlendirilmesi gerektiği, takip tarihinden sonra davalı tarafça kesilen faturanın ayrı dava ve talep konusu olabileceği, takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince 5.591,15 TL yönünden davanın kabulü gerektiği, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/67, K. 2024/78, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama