KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/92 Esas - 2024/13
- Esas no
- 2023/92
- Karar no
- 2024/13
- Hakim
- ..
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
2.655 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
: Av. ... DAVALILAR : 1- ... : Av. ... : 2- ... : Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
TALEP
Davacı vekili 20/02/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun, ....'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını,
davalının "..." markası ile müvekkilinin "..." ibareli markasının benzer olması nedeniyle ... kararının isabetli olmadığını, markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerlik değerlendirmesinde en önemli kıstasın markaların başlangıç kısımlarındaki benzeme ve benzememe durumu olduğunu ve tüketicilerin görsel ve işitsel algısının en çok markaların başlangıç kısımlarına yoğunlaştığını, davalı markasının müvekkili markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olması yanında 05. sınıf aynı emtialar bakımından tescil edilmek istenmesi nedeniyle iltibasın gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu,
taraf markalarının ilgili tüketici kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olduğunu ve her ilacın reçeteli olarak temin edilmesi gerekmediğini ileri sürerek, ... ...'in ... sayılı karar ile ... sayılı markanın 05. sınıf yönünden iptal ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkili şirketin .... ilk 10 firma içine girmiş ve çok sayıda ... başvuruları yaparak yaratmış olduğu fikri haklarını korumaya önem gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan başvuruya karşı davacı yanın ... tescil numaralı “...” markasını ileri sürerek yaptığı itirazın ... tarafından haklı olarak reddedildiğini, davaya konu “...” ile “...” ibarelerinin ne işitsel, ne görsel ne de fonetik olarak iltibas yaratmadığını, müvekkili markasında “x” harfinden sonra gelen “g” harfinin iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığını, müvekkilinin markasını kullanacağı ürünlerin bilinçli tüketiciye hitap etmekte olduğunu ve satışının sadece eczaneler üzerinden reçete ile yapıldığını davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9 dayalı taraf markalarının benzediği iddiası ile temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı karar ile ... sayılı markanın 05. sınıftaki emtialar yönünden iptal ve hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi markalardan ... sayılı davacı markası açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararı ile ... sayılı markanın 05. sınıftaki emtialar yönünden iptal ve hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 02/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 20/02/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ‘...’ ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ‘...’ ibareli markaya dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6/1, 3, 5, 9. maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
.... Karıştırılma ihtimali incelemesi yukarıda belirtilen bilgiler ışığında yapılmıştır. Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markaların karıştırılmayacağı değerlendirmesi ve dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, somut olay bakımından diğer itiraz gerekçelerinin haklı ve yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
...
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
...
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası "..." (...) 05.Sınıf
Davacı Markaları "..." (...) 05. Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 08/06/2023 havale tarihli raporda özetle;
"...Dava konusu ... sayılı “...” ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen ... sayılı “...” ibareli davacı markasının, 05. Sınıf emtialar bakımından söz konusu sınıfın ilgili tüketici kitlesi yönünden 6769 s. SMK ’nın 6/1 maddesi kapsamında benzer olmadığı ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı,
Davacı markasının tanınmışlığının somut olaya uygulanma koşullarının oluşmadığı,
Kötüniyete ilişkin değerlendirmenin hukuki niteliği itibariyle Sayın Mahkemeye ait olduğu,..." ifade edilmiştir.
Dosya, davacı vekilinin itirazlarını karşılar şekilde ek rapor hazırlanması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup; 10/11/2023 havale tarihli raporda özetle: "...heyetimize verilen görevlendirme ile davacı vekilinin kök rapora itirazı doğrultusunda tüm dosya kapsamı bakımından tekrar yaptığımız değerlendirme neticesinde kök rapordaki görüşlerimizi değiştirecek bir hususa rastlanmadığı görüş ve kanaatine vardığımızı ..." ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu dava konusu 05'inci sınıflardaki:
"05. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davacı markasının ise ... sayılı ve "..." ibarelerinden meydana geldiği, kapsamında 05. Sınıftaki"05. Tıbbi Müstahzar" mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Dava konusu başvuru kapsamında yer alan taraf markaları 05. Sınıf emtialarda benzer olup iltibas ihtimalinin ilk şartı olan emtia benzerliğinin yukarıda koyu renkli olarak belirtilen söz konusu emtialar açısından meydana değerlendirilmiştir.
Hitap Eden Tüketici Kitlesi Değerlendirmesi
Taraf markalarının benzerlik değerlendirmesi markaların kapsamında bulunan 05. sınıf emtiaların alt sınıflarına göre ilgili tüketici kitlesi dikkate alınarak yapılmış olup; “Tıbbi Müstahzarlar” emtialarının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler ve diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler oldukları tespit edilmiştir.
Her ne kadar “tıbbi müstahsar” emtialarının bir kısmının internet üzerinden satışı mümkün olsa da, bu emtiaların insan sağlığına hitap eden ürünler olması nedeniyle tüketicilerin alelade bir ürüne göre iş bu ürünleri satın alma sürecinde ürünlerin içeriğine azami dikkat edeceği ve dolayısıyla alım sürecine daha fazla zaman ayıracağı, bu nedenle iş bu ürünlerin ortalama tüketici kitlesinden daha fazla dikkate sahip bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği düşünülmektedir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; dava konusu markanın beyaz bir zemin üzerine siyah baş harfi büyük diğer harfleri küçük yazılmış kelime markasından meydana geldiği görülmüştür. Davacı yanın önceki tarihli itiraza mesnet markası ise yine beyaz bir zemin üzerine siyah harflerle baş harfi büyük diğer harfleri küçük yazılmış kelime kelime markası olduğu anlaşılmıştır.
Her iki markanın da ilk 2 harfinin “...” harflerinin aynı şekilde sıralanması ile oluştuğu, bunun yanı sıra davacı markasının sonuna “...” harflerinin eklenerek oluşturulduğu, davalı markasının ise “...” harflerinin eklenerek oluşturduğu görülmektedir.
Söz konusu markalar bu açıdan incelendiğinde markalarda harfler dışında görselliğe katkı yapan bir unsurun bulunmadığı, her iki markanın düz yazı şeklinde farklı yazı tipinde yazılmış olduğu, markalar arasında benzerlik incelemesine dahil edilebilecek özel bir görsel figürün bulunmadığı, harflerin benzerliğine dayalı görsel benzerliğin ilgili tüketici kesimi olan bilinçli tüketicileri yanıltmayacağı, davalı markasının ortasında yer alan “g” ve davacı markasının sonunda yer alan “e” harfinin markaları görsel açıdan farklı kıldığı, markalar arasında iktisadi ve idari anlamda bir ilişkilendirme yanılgısı doğurabilecek vasıfta bir görsel benzerlikten bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir.
İşitsel benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; Dava konusu “...-...” ibareli markanın “...” şeklinde iki heceden oluştuğu ve yazıldığı şekilde okunduğu, davaya gerekçe “...-...” markasının ise üç heceden oluştuğu ve “...” şeklinde yine yazıldığı gibi ya da “exvayl” şeklinde okunabileceği görülmektedir. Dava konusu markalar “...” hecesi ile başlasa da, bu ön ekin yaygın kullanımı ve davaya gerekçe “...” markasının sonunda yer alan “e” harfinin, her ne kadar davacı vekili bu harfin hiç okunmadığını ve etkisiz olduğunu belirtse de markaları işitsel olarak farklılaştırdığı ve markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Kavramsal benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; dava konusu marka ile itiraza mesnet markanın Türkçe olmadığı ve herhangi bir yabancı dilde doğrudan anlamsal karşılığının bulunmadığı, markaların ortak ilk hecesi olan “...” hecesinin ise Türkçe “eski” anlamına gelen yaygın olarak kullanılan İngilizce bir ön ek olduğu görülmektedir. Taraf markalarının Türkçe ve herhangi bir yabancı dilde doğrudan bir anlam karşılığının olmadığı, farmasötik bir etken maddesi ihtiva etmediği ve nitelikli tüketici kitlesine hitap ettiği düşünüldüğünde markalar arasında anlamsal benzerliğin de bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu tespitler neticesinde taraf markaları arasında 05. sınıf emtialar bakımından hitap ettiği bilinçli tüketici kitlesi de göz önüne alındığında, karıştırmaya neden olacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı, yeteri kadar dikkatli ve tedbirli, marka ve işareti aynı anda göz önünde bulunduramayan, bunları seyrek olarak karşılaştırma imkânına sahip bulunan ve aradığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan alıcı kitlesinden hiç birinin, ürünün ekonomik önemine göre ayırabileceği alım süresi içerisinde, davalı markasını taşıyan ilâç ürünlerini bir eczaneden satın almak isterken,
davacının markasını taşıyan ürünü satın almasının gerçekçi, makul ve beklenebilir olmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi uyarınca iltibas ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
2.SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
4.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/6 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim .... · e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/92, K. 2024/13, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama