KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/32 Esas - 2024/307
- Esas no
- 2024/32
- Karar no
- 2024/307
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Dava
- Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/09/2024
- Talep
- —
Karar Metni
2.654 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili 24/01/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı "...", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... ilânı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek kısmen reddedildiğini, bu kısmi red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini,
ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira davacının 1998 yılından beri online alışveriş/elektronik ticaret sektöründe faaliyet gösteren, sektörünün lider kuruluşlarından biri olduğunu, Türkiye’nin saygın kuruluşları tarafından elektronik ticaret sektöründe verilen birçok ödülün de sahibi olduğunu, taraf markaları arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik mevcut olduğunun ... tarafından alınan kısmen ret kararında da kabul edilmiş olduğunu, ayrıca dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan emtiaların davacının tescilli markalarının kapsamına emtialar ile benzer/türdeş olduğunu,
nitekim huzurdaki dava dışı bir şahıs adına tescil edilmek istenilen ... başvuru sayılı “... ...” ibareli markanın, davacının itirazları üzerine benzer emtialar yönünden bütünüyle reddedilmiş olduğunu, bu benzerlikler ve davacının ev ürünlerinde kullandığı “...” markasının tanınmışlığı da göz önüne alındığında, dava konusu markanın tescilinin davacının markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, davalının haksız olarak davacının markalarının tanınmışlığından fayda sağlayacağını, davalının bu markayı kendisine seçerken kötü niyetli olduğunu ve davacı ile haksız rekabet yapma saikini taşıdığını ileri sürerek,
... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ve "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Somut olayda karşılaştırılan markaların benzer olmasına rağmen, dava konusu edilen markanın kapsamından davacının markalarının tescilli olduğu emtiaların zaten çıkartılmış olduğunu, geriye kalan emtialar yönünden taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, diğer taraftan somut olayda davacının SMK m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğunu ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şahsa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı şahıs yasal süresi içerisinde davanın esasına cevap vermediği gibi dava dosyasına bilahare herhangi bir savunma da sunmamıştır.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı, taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 28/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 24/01/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Davalı şahsın 13.06.2022 tarihinde 03, 09, 35, 42 ve 45. Sınıflara giren bir takım mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmek üzere .... ’nde ilanı üzerine davacının .... sayılı markalarına ve 6769 sayılı SMK’nın m. 6/1, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği, davacının bu itirazının ...’nın 14.03.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile, SMK m. 6/1 hükmü açısından kısmen kabul edilerek başvurunun kapsamından 03, 09 ve 35. Sınıflara giren bir kısım emtiaların çıkartıldığı,
itirazı (kısmen) reddedilmiş olan davacının bu karara, aynı markalara ve aynı madde hükümlerine dayalı olarak tekrar itiraz ettiği, bu itirazın da ... ...’nun huzurda dava konusu edilen 27.11.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile nihai olarak kısmen kabul ve kısmen de reddedildiği anlaşılmıştır.
... ...'in ... sayılı kararında; "... Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile ..., ... sayılı "...", "..." ibareli markaların, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır.
Bunun yanı sıra, başvurunun eşya listesi kapsamında yer alan "SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).
Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri ile benzer/ilişkilendirilebilir malların, ... sayılı markanın eşya listesi kapsamında yer aldığı belirlenmiştir.
Markaların benzerliği ve malların/ hizmetlerin benzer/ ilişkilendirilebilir olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile ... sayılı marka arasında, yukarıda sayılan hizmetler bakımından da, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/ karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir.
Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Sayılan nedenlerle, itirazın kısmen kabulü gerekmiştir.
KARAR
İtirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından da reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları "..." "...", "..." (...) (....) 03, 09, 35, 42, 45. 06, 08, 11, 20, 21, 24, 26, 27, 28, 35. sınıflar. (Başvuru kapsamında kalan ve davaya konu olan 42 ve 45. sınıflardır.)
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 24/06/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1) Karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
2) Dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan hizmetlerin tamamı yönünden, emtia benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği,
3) Dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bu hizmetleri satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı,
4) (1) ve (2) nolu bentlerdeki değerlendirmelerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan tüm hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu,
5) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,
6) Davacının “kötü niyet” iddiasının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği,
7) Dava konusu edilen 27.11.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (4) nolu bentteki değerlendirme ile çeliştiği/uyumlu olmadığı,
8) Davacının hükümsüzlük talebinin, (4) nolu bentteki değerlendirme ile uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu kapsamında kalan mal/hizmetler 42 ve 45'inci sınıflardaki:
"42: Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.
45: Sosyal ağ oluşturma hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...", "..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 06, 08, 11, 20, 21, 24, 26, 27, 28, 35. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda davacının markalarının tescilli olduğu, 09. Sınıfa giren “bilgisayar yazılımları ve programları, elektronik yayınlar” emtialarının, davalının markasının kapsamında kalmış olan ve aslında bir “uygulama” olan “sosyal ağ oluşturma hizmetleri” ile benzer ihtiyaçları gideren, benzer alıcılara hitap eden, aynı kanallardan sağlanan ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri olan hizmetler olduğu değerlendirilmiştir.
Aynı şekilde; davalının markasının kapsamında kalmış olan 42. Sınıftaki bilgisayarlar ile ilintili olan hizmetler ile davacının markalarının tescilli olduğu, yine bilgisayarlar ile ilintili olan emtiaların tamamının birbirlerini tamamlayan, aynı amaca hizmet eden, aynı kaynaklardan sağlanan ve hedef müşteri kitlesi aynı olan emtialar olduğu kanaati oluşmuştur.
Sonuç olarak; dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan tüm hizmetler yönünden somut olayda emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, davalının markasının kapsamında kalmış olan, 42 ve 45. Sınıflardaki hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/ seçicilik seviyesi incelendiğinde; bunların alıcıların gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan hizmetler olmadığı, dolayısıyla bu alıcıların söz konusu hizmetleri satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği,
muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz hizmet alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği, dolayısıyla bilinç/özen/dikkat/ seçicilik seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davacının markaları, renk ve şekil unsurlarından yoksun sırf kelime markalarıdır; markaların ortak olan görselinde, “...” ibaresi, karakteristik bir yazım stilindeki siyah renkli küçük harflerle yazılmış ve markanın tek unsuru olarak kullanılmıştır.
Dava konusu edilen marka ise renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir markadır; işarette lacivert ve pembe renkli ikişer tane kare ve daire kullanılmış, karelerin üzerine beyaz renkli küçük harflerle “...” ibaresi yazılmıştır.
Öncelikle; her ne kadar dava konusu edilen markanın geometrik şekillerden oluşmuş bir kompozisyonu mevcut ise de bu kompozisyon içerisinde, işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısı en yüksek olan unsurun, “...” ibaresi olduğu düşünülmektedir, zira; böyle, basit şekil unsurları yanında büyük puntolarla yazılmış kelime unsurlarını haiz markalarda, marka hukukundaki yerleşik görüşe göre, “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur”.
Ayrıca; potansiyel müşteriler kelime, şekil, renk gibi unsurları bir arada ihtiva eden böyle karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir. Bu nedenle de; davalının markasında da esas unsurun “...” kelimesi olduğu değerlendirilmiştir.
Bunlara göre; davacının taraf markalarında esas/tek unsur olarak kullanılmış olan “...” ibaresi ile dava konusu edilen markanın esas unsuru olan “...” ibaresi arasında, kelimelerin başlangıç kısmında yer alan dört harfin, dizinleri de dahil olması nedeniyle, yüksek oranda benzerlik olduğu değerlendirilmiştir.
Diğer bir ifadeyle; davacının “...” markası, dava konusu edilen markanın içerisinde/başlangıç kısmında yer aldığından ve dava konusu edilen markanın kelime unsuru, bu ibarenin sonuna sadece “-...” harflerinin/hecesinin eklenmesiyle oluşturulmuş olduğundan, taraf markalarının görsel ve işitsel açılardan yakın benzer olduğu değerlendirilmiştir.
Aralarında bir/birkaç harf değişikliği olan sözcüklerin esas unsur olarak kullanıldığı markalar arasında benzerlik olduğu hususunda ...’ın artık iyice yerleşmiş bir içtihadı vardır.
Ayrıca; ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte, yani tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmaktadır.
Taraf markaları arasındaki bu ortaklığın; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının “...” ibaresini esas/tek unsur olarak ihtiva eden markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” ibareli markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu değerlendirilmiştir.
Markaların fonetik/duyusal/işitsel olarak karşılaştırılmasında da taraf markalarında ortak olan ve aynı biçimde okunan, dizinleri de aynı olan dört harfin varlığının, markaları kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan bir derecede yakınlaştırdığı değerlendirilmiştir. Ayrıca; her ne kadar “...” ibaresi İngilizce’de “cazibe, alım, göz alıcı” gibi anlamları haiz ise de, kelimenin yaygın kullanımının ülkemizde, konuşma diline veya ticari hayata yansımamış olması nedeniyle, anlamının bilinmesinin beklenemeyeceği, yani tüketici zihninde ilk anda oluşturduğu bir algının bulunmadığı, yani tüketicilerin işaretleri “anlamı bilinmeyen yabancı dilde birer sözcük” olarak algılayacakları değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, somut olayda; karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediği ve iltibas oluşabileceği değerlendirilmiştir.
2.SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, ancak dava konusu edilen ... sayılı markanın karar tarihinde henüz tescil edilmediği anlaşıldığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 916,00.-TL · Posta Masrafı 650,00.-TL · Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL · Toplam 9.066,00.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/32, K. 2024/307, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama