KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/33
- Karar No
- 2024/671
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
2.135 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/33 Esas
KARAR NO: 2024/671
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/04/2015
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/11/2014 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki----- plakalı motorsiklete -----sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın çarpması sonucunda müvekkilinin ağır yaralanarak sakat kaldığını,---- plakalı aracın davalı -------- Poliçesi ile sigortalandığını, davalının bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğunu beyan ederek müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere kalıcı işgücü kaybından doğan zararı için şimdilik 100,00 TL ile mutad işgalinden geri kalması nedeniyle gelir kaybına uğradığından 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;---- plakalı aracın müvekkili tarafından ----------- poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kazada davacının ağır kusurunun olduğunu, olaydaki kusur ve davacının maluliyet durumunun tespiti için dosyanın-------- sevkini talep ettiklerini, davacının kask ve kolluk gibi koruyucu teçhizat kullanmadan motorsiklet kullanması nedeniyle maluliyetinin doğduğunu, bu hususun zarar ve kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını, davanın dava dışı sigortalıya da ihbarını talep ettiklerini,
davacının sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olduğunun tespiti halinde -------- tarafından rü'cuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesini istediklerini, dava konusu olayın haksız fiil niteliğinde olması sebebi ile ticari işin söz konusu olmadığını, davacının ticari faiz talebinin haksız olduğunu, davadan önce müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile; trafik kazasından doğan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, 14/11/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebiyle HMK 107 maddesi uyarınca dava açmıştır.
Mahkememizin -----Sayılı gerekçeli kararı ile ----Davalı tarafça düzenlenen hasar dosyası, kazaya karışan araçlara ait tescil kayıtları dosya içine alınmış, ----plaka sayılı aracın ---- adına kayıtlı olup, davalı------ tarafından kaza tarihini de kapsar şekilde 15/11/2013 düzenleme tarihli poliçe uyarınca zorunlu trafik sigortasının yapıldığı belirlenmiştir.
Davalı tarafça, davanın kendi sigortalısına ihbarı talep edilmiş ise de gerekli masraf ibraz edilmediğinden ihbar talebi yerine getirilememiştir. -----yazılarak meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmışsa rücuya tabi olup olmadığı ve peşin sermaye değerinin bildirilmesi istenmiş, meydana gelen kaza nedeniyle davacıya yapılan ödemeye ilişkin bilgiler dosyaya sunulmuştur.----- soruşturma dosyasında davacının araç malikinden şikayetçi olmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği belirlenmiştir.
Trafik kazası nedeniyle davacının tedavi gördüğü hastanelere ilişkin kayıtlar dosya içine alınmış, davacının maluliyet durumunun tespiti bakımından ------ sevki sağlanarak 01/02/2017 tarihli rapor alınmıştır. Raporda davacının meydana gelen 14/11/2014 tarihli trafik kazası nedeniyle %28 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayıldığı ve bu olaydan itibaren iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği açıklanmıştır.
Alınan ---------raporu ve dosyada toplanan deliller uyarınca davacının talep edebileceği tazminat miktarı olup olmadığı ve varsa miktarının belirlenmesi, olaydaki kusur durumunun saptanması yönünde bilirkişi heyetinden 04/08/2017 tarihli rapor alınmıştır.
Raporda, olayın oluş biçimi değerlendirilerek--------- kullanıcısı olan davacının geceleyin meskun mahalde çift yönlü sokakta sokağı ve kavşağı gereği gibi kontrol etmeden hızlı seyretmesi, kontrolsüz kavşağa yaklaştığında yavaşlamaması, kavşağa geldiğinde soldan caddeden kavşağa giren ve doğrudan geçen araca ilk geçiş hakkını vermeden aynı hızda kavşağa girerek kazaya neden olması, bu haliyle meskun mahalde hız kuralı, kavşaklara yaklaşma kuralı, kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlal ederek dalgın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranmak suretiyle olayın meydana gelmesinde 1.derecede %75 oranında kusurlu olduğu,
diğer araç sürücüsünün ise geceleyin meskun mahalde tek yönlü cadde de caddeyi ve kavşağı gereği gibi kontrol etmeden dalgın seyredip kavşağa geldiğinde sağdan sokaktan kavşağa hatalı giren aracı önceden görerek etkili ve yeterli önlem almayıp kavşağa girip araca çarparak kazanın oluşumunda etkili olması itibariyle olayın meydana gelmesinde 2.derecede %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, rapordaki kusur tespiti mahkememizce gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olup,
dosya kapsamı ile olayın oluş biçimine de uygun bulunduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. ---- plakalı aracın davalı------- nezdinde trafik sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçenin dava konusu kaza tarihi itibariyle geçerli olup, kaza yılı itibariyle sigorta şirketinin sorumluluğunun 268.000 TL.ile sınırlı olduğu, davacı taleplerinin ---------- teminatı kapsamında kaldığı, davacıya---- tarafından rü'cuya tabi kılınabilecek herhangi bir ödeme yapılmadığı belirlenmiş, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacı, açtığı davada ticari faize hükmedilmesini talep etmiş ise de sigortalı aracın hususi oto olduğu, dolayısıyla uygulanabilecek faizin de yasal faiz olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde, davacının ---------- kullanırken kask ve kolluk kullanmadığı, bu nedenle maluliyetin ortaya çıktığı, zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının koptuğu ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında mevcut hastane evrakları ve----raporundan davacının yaralanmasının bacağında olduğu, kask ve kolluk takmamış olmasının bir etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu itirazı yerinde görülmemiş, bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılmamıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuyla 14/11/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralanarak %28 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, olay nedeniyle 18 aylık bir iyileşme sürecinin olduğu, kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen davalı -------- sigortalısının kusuru oranında gerçek zararla poliçe limitleriyle sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğu, olayın meydana gelmesinde dava dışı sigortalının %25 oranında kusurlu olduğu,
sigortalının kusuruna isabet eden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatları aktüer bilirkişi tarafından denetlenebilir şekilde hesaplanmış olup, buna göre davacının 8.441,88 TL.geçici iş göremezlik tazminatı ve 83.590,58 TL. sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, bu miktarların poliçe sınırları içinde kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili sunduğu 14/09/2017 tarihli talep arttırım dilekçesiyle dava değerini bilirkişi raporuyla belirlenen tutara çıkararak harç yatırmıştır. Davalı tarafça değer arttırım dilekçesindeki taleplerin zaman aşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de mahkememizdeki dava HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, ıslah talebi değildir.
2918 Sayılı KTK.'nun 109/1. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine dair talepler, zarar göreninin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Belirsiz alacak davasında, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil tüm dava için kesilir.
Davacı, zararlarını bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak öğrenmiş ve sonradan harcını da tamamlamıştır.
Bu nedenle davalı tarafın zaman aşımı iddiasının yerinde olmadığı kabul edilerek davanın arttırılan haliyle kabulüne, 8.441,88 TL.geçici iş göremezlik tazminatı ve 83.590,58 TL.sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı 92.032,46 TL.nin dava tarihi olan 22/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa ödenmesine" karar verilmiştir.Mahkememizin------ sayılı kararı davalı ---- tarafından istinaf edilmekle,-------sayılı kararıyla, davalı -------- istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiş, davalı ----bu kez kararı temyiz etmiştir.---------ilamıyla,
istinaf dairesince verilen karar ortadan kaldırılarak mahkememizce verilen karar bozulduğundan dosya mahkememize gönderilmiş bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Yargıtay bozma ilamında "....3. Değerlendirme1.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının kazadan kaynaklı yaralanmasına ilişkin olarak yargılama aşamasında alınan -------- tarihli raporunda, %28 sürekli iş göremezliğinin olduğu ve iyileşme süresinin 18 aya kadar (geçici iş göremezlik) uzayabileceği tespiti yapılmıştır.
Yargılama sırasında mahkemece 10.10.2015 tarihinde,-------- müzekkere yazılarak, davacıya kaza nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı ve peşin sermaye değerinin bildirilmesi istenmiş, gelen cevabi yazıda ----- geçirdiği kaza ile ilgili herhangi bir müracatının olmadığı, gelir bağlanmadığı ancak geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı bildirilmiş ,yapılan ödemelere ilişkin liste eklendiği görülmüştür.
Ödeme listesinin incelenmesinde, davacıya 18 aylık geçici iş göremezlik süresi içinde bazı aylarda maaş ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. 04.07.2017 tarihli aktüerya hesap raporunda davacıya geçici iş göremezlik döneminde -----tarafından yapılan bu ödemeler düşülmeden toplam 18 ay geçici iş göremezlik zararı hesap edilmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen kaza nedeniyle ------ tarafından davacıya yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Mahkemece davalı vekilinin itirazları reddedilmiş, işbu rapor hükme esas alınarak davacı için 8.441,88 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Ancak eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmiş, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
O halde, mükerrer ödeme ve haksız zenginleşmeyi önlemek amacıyla, sonraki tarihlerde de ödeme ihtimalinin varlığı ve cevabın verildiği tarih ile karar tarihi arasındaki süre gözetildiğinde, mahkemece ------yeniden yazı yazılarak, dava konusu kazada (14.11.2014 tarihli) davacının yaralanması nedeniyle iş kazası yönünden herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı,
kazayı takip eden aylarda davacıya hangi aylarda ne kadar sürede geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, ------ tarafından yapılan ödemenin (geçici iş göremezlik ve diğer) hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekip gerekmediği tartışılarak gerçek zararın tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu sebeble bozulması gerekmiştir. " hususlarına değinilmiştir.
Yargıtay bozma ilamına uyularak -------- müzekkere yazılmış ve gelen cevap ile davacıya peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığı belirtilerek, geçici iş göremezlik ödemelerinin bildirildiği görülmüştür. Bunun üzerine dosya aktüer bilirkişiye verilerek 29/07/2024 tarihli rapor alınmıştır. Raporda özetle.
Dosyaya sunulan ----- tarihli yazı cevabından davacı --------geçirdiği trafık kazası sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, ancak herhangi bir rücuya tabi işlem yapılmadığının iletildiği, yazı ekinde yer alan ödemelerin incelenmesinde de davacı için geçici iş göremezlik tutarı olarak toplam 5.234,40 TL ödendiğinin tespit edildiği, hem güncel rapor tarihi hem de tanzim edilen ilk rapor tarihi olan 04/08/2017 deki rapor verileri dikkate alınarak terditli hesaplama yapıldığı görülmüştür. ------- kararında"...1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan desstekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkeme tarafından bozmadan önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas alınan 02/06/2015 tarihli aktüerya raporunda, davacı-------- destek tazminatı hesaplanmış; davacı taraf bu rapora itiraz etmemiş ve rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda tazminata hükmedilmiş.
Dairemiz'in bozma ilamıyla, desteğin, davacı çocuk----- 25 yaşına kadar destek olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de davacı -------- için 22 yaşında evleneceği göz önüne alınarak bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiş, tazminata ilişkin hüküm bu yönlerden bozulmuştur.Bozma kapsamında yürütülen yargılamada maddi tazminat hesabı için yeniden alınan 25.03.2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmış;
mahkeme tarafından, ----- Karar sayılı ilamı ile davacı ----destek zararının 92.889,50 TL, davacı ---------- ise 40.722,51 TL olarak kabul edilip hüküm kurulduğu ve bu hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmemesi nedeni ile davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Oysa, sadece davalı taraf lehine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 02.06.2015 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı; bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 02.06.2015 tarihli rapor yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, benimsenen aktüer raporu hükme esas almaya elverişli değildir.
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 02.06.2015 tarihli rapor yönünden davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, 02.06.2015 tarihindeki verilere göre, davacı --------- 22 yaşında evleneceği göz önüne alınarak rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir.
Bu karar ışığında Mahkememiz dosyası incelendiğinde mahkememizin ilk hükmüne esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin itirazları olmadığını beyan ettiği, bu raporun hükme esas alındığı, kararın davalı vekili tarafından önce istinaf daha sonra temyiz edildiği,
dolayısıyla bozma öncesinde alınan rapor yönünden davalı lehine kazanılmış olan hakkın korunması gerektiği,04/08/2017 tarihli kök rapor tarihindeki verilerin esas alınması ile yapılan hesaplama dikkate alındığında davacı için hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından ---- tarafından yapılan 5.234,40 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 3.207,48 TL geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olduğu sonucuna varılmış,
mahkememiz önceki kararı yalnızca geçici iş göremezlik tazminatı yönünden bozulduğundan sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden önceki hükümde tespit edilen 83.590,58 TL ile birlikte toplam 86.798,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arttırılan haliyle kısmen kabulüne, 3.207,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 83.590,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 86.798,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline davacı tarafa ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar harcı 5.929,18 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 27,70 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 314,00 harcın mahsubu ile bakiye 5.587,48 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 341,70 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.365,50 TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre (%94,31) hesap olunan 4.117,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafın yapmış olduğu 46,50 TL yargılama giderinden kabul ve reddolunan oran üzerinden hesap olunan 2,64 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.234,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2024
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/33, K. 2024/671, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama