KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/63 Esas - 2024/336
- Esas no
- 2024/63
- Karar no
- 2024/336
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.142 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
Av. ... Av. ... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2024
TALEP
Davacı vekili 12/02/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin “...”, “...”, “....” ibareli markalar başta olmak üzere çok sayıda markayı bünyesinde barındırdığını, müvekkilinin “...” markasının tanınmış marka kaydının bulunduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini,
bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, müvekkili markasının ...
Uluslararası Tescil No ile ... nezdinde yapılan başvuru ile 03, 05, 39, 41, 43 ve 44. sınıflarda birçok ülkede de koruma altına alındığını, davalı başvurusunun müvekkil şirkete ait “...” esas unsurlu markaların bir serisi gibi algılanacağı bu nedenle de iltibasa neden olacağını, davalı başvurusunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu ileri sürerek ... sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin “..." ibareli başvurusu ile "..." ibaresini içeren itiraz gerekçesi markaların benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan malların/hizmetlerin benzerlik düzeyi birlikte değerlendirildiğinde, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkması mümkün olmadığını, markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığını, SMK 6/5 şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9 dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 22/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 12/02/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Dava konusu ... ibaresinin 27. sınıf emtialarda tescili amacıyla marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun ...’nde yayımlanmasına karar verildiği görülmüştür. Anılan ilana karşı davacı yanca ve dava dışı üçüncü bir firma tarafından itirazda bulunulduğu, ...’nın 03.07.2023 tarihli kararı neticesinde davacı itirazlarının reddolunduğu ve fakat dava dışı 3. kişi itirazının ... sayılı marka nedeniyle kabul edildiği ve başvurunun tümden reddolunduğu görülmüştür.
... ...'in ... sayılı kararında:
"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri haklar veya kişi hakları ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 s. Kanun'un 6(1) fıkrası "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü içermektedir.
Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma olasılığını ortaya çıkartır. Karıştırılma olasılığı, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, markaların ve malların veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir.
...
Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/3, 6/6 ve 6/9 maddelerine dair iddialar yönünde yeterli kanaat oluşturacak bilgi
veya belge sunulmadığından bu maddelere dayalı itirazlar haklı görülmemiştir.
Sayılan nedenlerle itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddedilmesi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir."şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları "..." "..." (...) (...) 27. sınıf. 03, 16, 24, 25, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44,. sınıf.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 12/02/2024 havale tarihli raporda özetle: "- Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 27. Sınıf mallar ile ... sayılı markalar kapsamında 35. Sınıf 05 alt grubunda 27. Sınıf malların da satışını içerir şekildeki satış hizmetleri arasında benzerlik düzeyde kalan bir ilişkinin mevcut olduğu, - Ayrıntıları rapor kapsamında açıklandığı üzere taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerliğin mevcut olmadığı, - SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı, - Kötü niyetin nihai takdir ve hukuki yorumunun mahkemeye ait olması gerektiği," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 27'nci sınıftaki: "(27-1) Halılar, kilimler, yolluklar. (27-2) Seccadeler. (27-3) Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). (27-4) Spor amaçlı minderler. (27-5) Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak .... sayılı davacı markaları kapsamında 03, 16, 24, 25, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda, başvuruda yer alan 27. sınıf mallar ile davacı yana ait belirtilen markalar kapsamında 35. Sınıf 05 alt grubunda 27. Sınıf malların da satışını içerir şekildeki satış hizmetleri arasında mal ve aynı malların satışına yönelik hizmet grubu itibariyle benzerlik ilişkisi bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, dosya kapsamında mal-hizmet benzerliği şartının sağlandığı görülmüştür.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan mallar ve aynı malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri açısından ilgili tüketicilerin hemen her yaş, gelir, eğitim düzeyinden kimseler olabilecekleri, bu ürünlerin rahatlıkla erişilebilen, tüketicilerin yüksek dikkat ve seçicilik ile hareket ederek satın almadıkları türden ev dekorasyon/tamamlayıcı ürünleri olduğu, dolayısıyla ilgili tüketicilerinin ortalama düzeyde zeka, dikkat ve seçicilik düzeyine sahip herhangi bir kimse oluştuğu değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu "..." başvurusunun bir sözcük grubu markası olduğu, “...” ibaresinin davalı yanın aynı zamanda ticaret unvanının da kılavuz unsuru olduğu, bu kelimenin İngilizce “asil, krallara layık, kraliyet ailesinden olan” anlamlarına geldiği, “...” ibaresinin ise bütün olarak bilinen bir anlamının bulunmadığı, her iki ibarenin de eş oranlı olarak yazıldıkları, ... sicil kayıtları incelendiğinde “...” ibaresinin davalı taraf için bir üst/çatı marka konumunda olduğu, işbu dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle davalı yanın 140’ı aşkın “...” ibareli markalarının zaten mevcut olduğu, dolayısıyla başvuru ile aslen korunmak istenilen ibarenin “...” olduğu, "..." ibaresinin davalının çatı markası olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı yanın, dava konusu başvuru ile benzer emtiaları içerir markaları ise "... " ibareli markalardır. Davacı markalarında öne çıkan unsurun hem "..." ibareleri olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu, davalının "..." markasındaki “...” kelimesi yukarıda da değinildiği gibi esasen bir çatı marka olup iltibas değerlendirmesinde ikincil önem arz edecek; markasının asli unsuru ise “...” olarak algılanacaktır. Anılan kelimenin bütün olarak bilinen anlama sahip İngilizce kelimelerden olmadığı, dolayısıyla ortalama zekadaki bir tüketicinin anılan ibareyi yabancı bir sözcük/yaratılmış bir sözcük gibi algılayacak olduğu, bu algısında markayı unsurlarına ayırma eğilimi göstermeyeceği ve bütün olarak “...” şeklinde yorumlayacağı değerlendirilmiştir.
Davacı yanın "..., ...., ... ..." markalarının her birinin de bütün olarak algılanacağı açık olup, davacı yanın “...” ibaresi ile başlayan ve “..., ...” gibi eklentiler içeri markaları ile dava konusu markanın benzer olduğu değerlendirilmiştir. Bilhassa davacı yanın "..." ibareli markası, davalı başvurusuna esas markada birebir yer almakla; taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, davacının "..." ibareli markası ve diğer markalarını tanımış ve bilen bir tüketicinin, davalının "..." ibareli markasını gördüğünde, davacının seri markalarından biri sanabileceği ve böylelikle markalar arasında iltibas oluşabileceği kanaati hasıl olmuştur.
Her ne kadar "..." ibaresi davalının çatı markası ise de bu ibarenin "...(...)" ibaresi ile birleşince, davacının bilhassa "..." ibareli markasını çağrıştıracağı değerlendirilmiştir.
Neticeten; işaretlerin asıl unsurları ile bu işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetler ile ortalama tüketici kitlesi üzerinde bıraktıkları izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının bilhassa "..." ibareli markası ile davalının "... ..." ibareli markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve iltibasa sebebiyet vereceği değerlendirilmiştir.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, ancak dava konusu edilen markanın karar tarihinde henüz tescil edilmediği anlaşıldığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 916,00.-TL · Posta Masrafı 150,00 .-TL · Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL · Toplam 8.566,00-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/63, K. 2024/336, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama