KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/325 Esas - 2023/935
- Esas no
- 2021/325 Esas
- Karar no
- 2023/935
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 05/06/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/01/2024
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili 05/06/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin 04.12.2020 düzenleme tarihli, GIB2020000000009 numaralı 9.975,47-TL tutarındaki fatura ile
29.12.2020 düzenleme tarihli, GIB2020000000010 numaralı 9.315,00-TL faturadan kaynaklı davalı şirketten alacakları
bulunmaktadır. Müvekkil söz konusu alacaklarına kavuşmak adına davalı şirkete defaatle başvurmuşsa da davalı
şirketten olumlu veyahut olumsuz bir dönüt alamamıştır. Müvekkilin fatura alacaklarının tahsili amacıyla tarafımızca
03.03.2021 tarihinde 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2644 Esas Sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiştir. İş bu takibe
davalı şirket tarafından 13.03.2021 tarihinde haksız ve yersiz olarak itiraz edilmiş olup; icra takibi durdurulmuştur.
Şöyle ki; Müvekkil, kendisine ait olan aracını şoförlük hizmeti ile davalı Vatan Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı
Taşımacılık Anonim Şirketi'nin hizmetine sunmakta ve bunun karşılığında hak ediş bedeli almaktadır. Müvekkil ile
davalı kargo şirketi arasında yapılan anlaşmada davalı kargo şirketinin hizmetine sunulan araca ait yakıt, yol geçiş
ücretleri vb. harcamaların davalı şirket tarafından karşılanacağı taahhüt edilmiştir. Bu anlaşma doğrultusunda
müvekkil tarafından davalı kargo şirketine kiralanan aracın taşımacılık hizmetlerinin ifası sonucunda toplamda
19.290,47-TL tutarında alacak hak edilmiştir. Müvekkil tarafından yapılan harcamalar davalı kargo şirketinden ödeme
almak amacıyla faturalandırılmış ve e-fatura şeklinde davalıya gönderilmiştir.
Müvekkil, taraflar arasındaki anlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerini layıkıyla yerine getirmiştir.
Lakin davalı şirket müvekkile ödemeyi taahhüt ettiği edimleri ifadan kaçınmaktadır. Hülasa; müvekkilce taraflar
arasında kararlaştırılmış tüm edimler yerine getirilmiş, hizmetler usulüne uygun ifa edilmiştir. Müvekkilin edimlerini
ifa ettiği,
Davalı şirketin de kabulündedir. Kaldı ki; Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı
tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."
hükmünü içermektedir. Takibe konu faturaya itiraz edilmemesi, davalının faturayı, içerikleri ile birlikte kabul ettiği
anlamına gelmekte olup, müvekkilin alacağını kanıtlar niteliktedir. Ayrıca bu durumun aksini iddia eden davalı şirket
iddiasını kanıtlamakla mükelleftir. Borcun tamamına itiraz eden davalı tarafın, faturaya itiraz etme hakları varken
süresi içinde takibe konu faturalara itiraz etmeyip icra takibi sonrasında borca itiraz etmesi davalı şirketin kötü
niyetinin tezahürüdür.
Davalı şirket takibe itirazında müvekkile herhangi bir borcu bulunmadığını beyan etmiştir. Ancak davalı taraf
itirazlarında takibin dayanağını oluşturan faturalara ilişkin hiçbir açıklamada bulunmadığı gibi dosyaya da faturaları
ödediklerine dair bir belge ibraz etmemiştir. Bu suretle takibe konu borcun dayanağı faturalar davalı şirket tarafından
açıkça kabul edilmiştir. Bu durum da göstermektedir ki müvekkilin davalı şirketten alacakları mevcuttur. Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız sebeplerle huzurdaki itirazın iptali davasını açmak ve davalı
yan kötü niyetle iş bu itirazı yapmış bulunduğundan %20 icra inkâr tazminatı talep etme zarureti hâsıl olmuştur.
Davalı borçlunun itirazı haksız olup, bu nedenle söz konusu itirazın mahkemenizce iptali gerekmektedir. Takip konusu
alacak, likit fatura alacağıdır. Bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına
hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararlarıyla da sabittir.
Yukarıda arz ve izah olunan ve resen takdir edilecek nedenlerle, Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı
kalmak kaydıyla, haklı davamızın kabulüne, davalı borçlu tarafından yapılmış olan haksız ve hukuki dayanaktan
yoksun itirazın iptali ile Takibin... 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2644 Esas Sayılı icra dosyası üzerinden
devamına, Takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar
tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline, karar verilmesini”
talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; " Davacıya ait aracın davalı tarafından taşıma işinde kullanıldığı buna karşılık aracın yakıt, yol geçiş ücretleri v.b harcamaların davalı tarafından ödeneceği taahhüt edildiği halde 19.290,47 TL’nin ödenmediği iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali " istemine ilişkindir.
Talep, Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2644 Esas sayılı icra takip dosyası, faturalar, davacının ticari defterleri, BA/BS formları, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 08/09/2022 tarihli bilirkişi ön raporu ile 13/10/2023 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
08/09/2022 tarihli bilirkişi ön raporunda özetle; davacı tarafından 2020 yılı Ticari Defterlerinin dosyaya sunulması,
davacı yanın 2020 yılı Bs formlarının aylık dönemsel olarak ilgili Vergi Dairesinden dosyaya
kazandırılması,
davalı Şirketin 2020 yılı Bs formlarının aylık dönemsel olarak ilgili Vergi Dairesinden dosyaya
kazandırılmasının,
ardından, mahkememizin görevlendirmeleri kapsamında dava konusuna ilişkin inceleme, değerlendirme ve
hesaplamanın yapılabileceği,
yönünde sonuç ve görüşe varılmıştır.
13/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı yanın Defter Beyan Sistemine tabi olduğu, 2020 yılı İşletme Defter kayıtlarının GİB Sistemi
üzerinden tutulduğu. Davacı tarafından, davalı şirket adına 2020 yılında düzenlemiş olduğu 6 adet
(8.435,82+9.315,00+5.701,49+4.831,77+6.856,98+6.857,00) KDV dahil 41.998,06.-TL tutarındaki Faturaların, Davacı yanın Defter Beyan Sistemi- Gelir listesinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından takip ve davaya konu edilen 29.12/2020/20200000000010 tarih sayılı 9.315,00.-TL
tutarındaki e-Arşiv Faturasının, Davacı yanın Defter Beyan Sistemi -Gelir Listesinde kayıtlı olduğu,
04.12/2020/20200000000009 tarih sayılı 9.975,47.-TL tutarındaki e-Arşiv Faturasının ise Davacı yanın,
Defter Beyan Sistemi -Gelir Listesinde kayıtlı olmadığı,
davacı yanın 2020 yılında Defter Beyan Sistemine tabi olduğu,2020 yılı İşletme Defter kayıtlarının, taraflar
arasındaki borç alacak takibine yönelik kayıt nizamına uygun olmadığı, açıklanan nedenle davacı ticari
defterleri üzerinde taraflar arasında oluşan borç alacak bakiyesine ilişkin bir tespitin yapılamadığı,
davalı Şirket ticari defterlerinin dosya kapsamında mevcut olmadığı, yine davalı Şirket merkezinin İstanbul
ilinde bulunması nedeniyle, davalı ticari defterlerinin incelenemediği,
davacı, Abdülkerim Sağır'ın İşletme Hesabına göre defter tuttuğu, bu sebeple BA/BS verme
yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı Şirketinin ise 2020 yılı dönemsel- (Aralık ayına ait) Ba formlarının
dosya kapsamında mevcut olmadığı, bu nedenle davacı tarafından takip ve davaya konu edilen 2020
yılında davalı şirket adına KDV dahil ( 9.975,47+9.315,00) 19.290,47.-TL tutarında düzenlenen faturaların,
davalı tarafından Ba formu ile ilgili vergi dairesine bildirip/bildirmediğine ilişkin bir tespitin yapılamadığı,
yönünde görüş beyan edilmiştir.
Yukarıda içeriği açıklanan 13/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna yönelik yapılan değerlendirmede; her ne kadar bilirkişi raporunda takibe konu edilen 04/12/2020 tarihli, 20200000000009 numaralı 9.975,47 TL tutarındaki faturanın defter beyan sisteminde kayıtlı olmadığı belirtilmişse de; davalı şirket tarafından bahse konu faturanın 2020 yılı Ba formları ile ilgili vergi dairelerine bildirilmesi nedeniyle müvekkilin bahse konu fatura alacağının varlığı davalı şirkete ait 2020 yılı Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Ba Formu) kayıtlarıyla sübut bulduğu,
davalı şirkete ait BS-BA formlarında davalı şirkete davacı tarafından işler yapıldığı, davacı tarafından icra takibine konu edilen faturaların olması ve davalının BA formalarında yer alıyor olması, davacının usulüne uygun tutulan kayıtları ile davalı tarafın mal alış formlarında faturalar bulunduğu, davacının, davalı şirketin takip tarihi itibari yapılan ödemenin olmaması nedeniyle alacaklı olduğu ve tüm takibe konu edilen faturaların davalı şirketin vergi dairesi ile BA formlarında bulunmakla, tebliğ edildiğinin kabulü sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
✎ e-imzalıdır ✎ e-imzalıdır
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/325, K. 2023/935, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama