KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2023
- Esas no
- 2021/376 Esas
- Karar no
- 2023/51
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. .....
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/06/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/01/2023
Karar Metni
1.418 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 23/06/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin davalı tarafa değişik tarihlerde ambalaj ve matbaa malzemeleri satarak teslim ettiği ürünler için düzenlediği değişik tarih ve tutarlarda faturaların davalı kayıtlarına işlendiğini, davalının, davacı şirkete olan borcuna karşılık 31.03.2018 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli çek ile 07.07.2017 düzenleme tarihli 30.01.2018 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoyu cirolayarak davacı şirkete teslim edilen çek ve bononun davacı elinde iken kaybolduğunu,
çek ve bono bedellerinin ödenmesi için keşideci ve cirantalara 21.12.2018 tarihli ihtarnameler gönderilmesine rağmen davalı veya çek ve bono üzerindeki diğer ilgililer tarafından davacı şirkete ödenmediğini belirterek, alacağın tahsili amacıyla; davalı ve dava dışı üçüncü kişilere karşı ... dosyalarında başlatılan icra takiplerinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazların iptali ile takiplerin devamına ve takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 23/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davalı vekili itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı yönündeki itirazları ile birlikte, esasa ilişkin olarak davalının icra takibine konu senedi düzenlemediğini ve herhangi bir şekilde davacıya ciro etmediğini, davalı ve davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bu kapsamda düzenlenen veya ciro edilen herhangi bir kambiyo senedi de bulunmadığını, bir an için kabul edildiği ihtimalinde dahi, davalının söz konusu kambiyo senetleri bakımından ciro eden yani ciranta konumunda olacağını, kambiyo senetlerinin,
asıl borçlu tarafından tamamen veya kısmen ödenmemesi halinde hamil şekli ve maddi koşulları yerine getirmek kaydıyla senette imzası olan ve ciro zincirinde kendisinden önce gelen kişilere başvuru hakkını kazanacağını, başvuru borçlularının asıl borçlu hariç bonoda imzası bulunan diğer kişiler olduğunu, (ciranta, avalist), davalının olayda başvuru borçlusu olması sebebiyle davacı yanın ancak belirli şekli ve maddi koşulları yerine getirmek kaydıyla talepte bulunabileceğini, bu şartların; senedin ödeme için usulüne uygun şekilde ibraz edilmesi, borcun asıl borçlu tarafından tamamen veya kısmen ödememesi,
ödenmeme durumunun süresi içinde çekilecek ödememe protestosu ile tespit edilmesi şeklinde olacağını, senedin asıl borçlusuna senedi usulüne uygun olarak ibraz edilmediği halde usulüne uygun olarak ibraz edilmediğinin açıkça anlaşılabileceğini, senet zamanında ibraz edilmediğinde hamilin başvuru borçlularına (ciranta) müracaat hakkı kalmayacağını, senedin usulüne uygun olarak ibraz edildiğini kabul etmemek kaydıyla, ibraz şartının yerine getirilmiş olması halinde bile davacı yanın davalının süresi içinde usulüne uygun olarak ödeme protestosu çekilmediğinden başvuru hakkı bulunmadığını,
davacının dava dilekçesinde bahsettiği 21.12.2018 tarihli ihtarnamenin protesto olduğunun kabulü halinde bile protestonun süresi içinde çekilmediğinin açıkça ortada olduğunu, anılan kambiyo senetlerini kaybeden, takip ve dava tarihi itibariyle elinde bulundurmayan davacı yanın, davalının senetler ile hiçbir ilişkisi ve sorumluluğu olmadığını bilmesine rağmen müvekkile yönelik icra takibine başlamasının açıkça kötüniyetli olduğunu belirterek haksız davanın reddi ile birlikte davacı şirket aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, "Davalı tarafından davacıya satım bedeli karşılığı olarak 10.000,00 TL bedelli bono ve 10.000,00 TL bedelli çek verildiği, bono ve çekin davacı elinde iken kaybedildiği bu nedenle satım bedelinin davalıdan tahsil edilemediği, satım bedeli alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğu iddiasına dayalı itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, davalı yanın hukuki ilişki bulunmadığı, davalı tarafından davacıya bono ve çek verilmediği, imzanın davalı şirkete ait olmadığı ve kambiyo senedi özelliğini yitiren belgeler nedeniyle davacının alacak iddiasında bulunayacağına" ilişkindir.
Talep, cevap, ... Esas sayılı icra takip dosyaları, faturalar, BA/BS formları, ticari defterler, çekler, ihtarnameler, cari hesap dökümü, tacire araştırmasına yönelik Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi yazı cevapları, Ziraat Bankasından gelen yazı cevabı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 21/07/2022 tarihli rapor ve 23/12/2022 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden, davacı (alacaklı) şirket tarafından, davalı (borçlu) ile birlikte dava dışı ... aleyhine; “31/03/2018 ... Seri Numaralı 10.000,00.-TL bedelli Çek ve Cari Hesap Kaydı" dayanak gösterilmek suretiyle, 10.000,00.-TL asıl alacak, 1.421,09.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.421,09.-TL alacak ile birlikte, asıl alacağa yıllık %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesi şeklindeki talebi yönündeki alacağının tahsili amacıyla, 07.02.2019 (Sayman Mutemedi Alındı Tarihi) tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin davalı (borçlu) adresine 11.02.2019 tarihinde tebliği sonrasında davalı (borçlu) vekili tarafından 13.02.2019 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden, davacı (alacaklı) şirket tarafından, davalı (borçlu) ile birlikte dava dışı... ... ve .... aleyhine. “30/01/2018 ....
Tarafından Keşide Edilen 07.07.2017 Keşide ve 30.01.2018 Vade Tarihli 10.000,00.-TL Bedelli Bono ve Cari Hesap Kaydı" dayanak gösterilmek suretiyle, 10.000,00.-TL asıl alacak, 1.581,37.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.581,37.-TL alacak ile birlikte, asıl alacağa yıllık %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesi şeklindeki talebi yönündeki alacağının tahsili amacıyla,
07.02.2019 (Sayman Mutemedi Alındı Tarihi) tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin davalı(borçlu) adresine 11.02.2019 tarihinde tebliği sonrasında davalı (borçlu) vekili tarafından 14.02.2019 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle her iki icra dosyası anlamında davalı borçlu itirazının davacıya tebliğ edildiğine dair icra dosyaları içinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla; İİK-67/1. madde anlamında davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir.
21.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların BA-BS bildirimlerinin mukayesesi yapılmış olup, davacı şirketin davalıya düzenlediği ve BS (Mal/Hizmet Satış) bildiriminde yer verdiği tüm faturaların (61 Adet KDV Hariç 26.699,00.-TL) davalı BA (Mal/Hizmet Alış) bildiriminde yer aldığını, her iki yana ait ticari defterlerin usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu ve birbirlerini doğruladığını, 31.12.2018 tarihi itibariyle cari hesaptan doğan borç - alacak bakiye kaydının bulunmadığını, mevcut davada uyuşmazlığa konu;
... nolu 31.03.2018 vade 10.000,00.-TL bedelli çek ile 30.01.2018 vade 10.000,00.-TL bedelli bononun davalıya ait ticari defterlerde çıkış, davacı şirkete ait ticari defterlerde ise giriş kaydının bulunduğunu, çek veya senet bedelinin takip borçluları olan, dava dışı keşidecisi, ciro silsilesi içerisindeki tacirler tarafından veya davalı tarafından ödenerek sonrasında rücu işlemlerine tabi olması hususunun hukuki değerlendirmesinin mahkemede olacağını, ihtarnamelerin davalıya tebliğ şerhinin dosya kapsamında yer almamasını,
icra takibindeki istemde faiz hesaplama tarih aralığı bilgileri ve hesaplama detayının belirtilmemiş olması sebepleriyle işlemiş faize ilişkin hesaplamanın yapılmasına olanak bulunmadığı yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır.
23.12.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacı faturalarının tamamının taraflara ait ticari defter ve BA-BS bildirimlerinde kayıtlı olması sebebiyle edimini ifa ettiği değerlendirilmiş olup, dosya kapsamına alınan banka yazışmalarından çek ve senet bedellerinin tahsil edilememiş olduğu anlaşıldığından,
fatura bedellerinin ödenmiş kabul edilebilmesi için dava, takip ve uyuşmazlık konusu çek ve senedin ödenmesi ile mümkün olabileceğini, ödemelere ilişkin belgelerin davalı yan tarafından da dosya kapsamına sunulmamış olması sebebiyle, mevcut durumda yüksek mahkemece de davacı yanın çek ve senet bedellerini tahsil edememiş olduğunun kabulü halinde, davacı yanın bakiye alacak miktarının 20.000,00.-TL olacağını, davacı şirketin "İlamsız Takipte Ödeme Emri" şeklindeki icra takiplerinde.
“30/01/2018.... tarafından keşide edilen 07.07.2017 keşide ve 30.01.2018 vade tarihli 10.000,00.-TL bedelli bono ve cari hesap kaydı" ve “31/03/2018 ... Bankası ... Şubesi'ne ait 31 Mart 2018 Tarihli ve... Seri numaralı 10.000,00.-TL bedelli çek ve cari hesap kaydı" dayanak gösterilerek icra yoluna gidildiğini, doğrudan kambiyo senetleri ile takip başlatılmadığı, yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda içerikleri açıklanan bilirkişi raporları dikkate alındığında, hükme ve denetime elverişli olduğu sunucuna varılan 23/12/202 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı. Hakim ... · E-imzalı.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/376, K. 2023/51, 20 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama