KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2023
- Esas no
- 2022/456 Esas
- Karar no
- 2023/157
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... ...
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
1.754 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
Av. ... .. Av. ... - ...
DAVALI
2- ... - ... ...
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 09/09/2014
KARAR TARİHİ : 24/02/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 13/04/2011 tarihli dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında mal alımı konusunda anlaşma bulunduğunu, bu anlaşma uyarınca davacının birinci mal alımında 42.897,60 TL lik mal aldığını karşılığında toplam 48.770,00 TL lik 5 adet çek verdiğini, çek bedellerini ödediğini, davalının bu alım için 01/10/2010 tarihli 42.897,60 TL lik fatura düzenlediğini birinci partide alınan malların rakip firmaların fiyat kırması sebebiyle satılamadığını ve davalı ile anlaşarak 35.636,88 TL lik 11/04/2011 tarihli iade faturası düzenleyerek malları iade ettiklerini,
birinci alımdan yaklaşık 45 gün sonra davalıdan 62.840,00TL tutarında mal almak için anlaştıklarını davacının çekleri teslim ettiğini ancak davalının malları göndermediğini, davalının kendisine teslim edilen çeklerden 15/01/2011 tarih ve 15.170,00 TL tutarlı, 19/02/2011 tarih ve 15.170,00TL tutarlı 2 adet çeki davacıya iade ettiğini, 16/04/2011 tarihli 7.585,00TL lik, 30/04/2011 tarihli 8.400,00 TL lik, 21/05/2011 tarihli 7.585,00 TL lik olmak üzere toplam 23.570,00 TL lik çeklerin davalıda kaldığını,
davalının ikinci alım için malları göndermemiş olmasına rağmen 29.447,55TL lik 01/03/2011 tarihli 22503 sıra nolu faturayı düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının bu faturayı iade ettiğini, belirterek davacının ikinci mal alımı sırasında verdiği toplam 23.570,00 TL lik 3 adet çek için borçlu olmadığının tesbitine, %40 tazminata hükmolunmasını, çeklerin dava sırasında ödenmesi halinde, davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, ayrıca iade faturası ile davalıya gönderilen ve bedeli daha önce ödenen 35.636,88 TL nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili 11/05/2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacının 01/10/2010 tarih ve 22442 sıra nolu fatura ile 42.897,60 TL lik mal aldığını, ikinci parti olarak 01/03/2011 tarih ve ... nolu fatura ile 29.447,55 TL lik mal aldığını, her iki alıma ilişkin malların teslim edildiğini, davacının 01/10/2010 tarihli faturayı alıp süresinde itiraz etmediğini, fatura içeriğinin kesinleştiğini,
01/03/2011 tarih ve 22503 seri nolu faturanın davacı tarafça mallar teslim edilmediği gerekçesi ile ihtarname ile iade edildiğini ancak bu faturaya konu malların 29/09/2010 ve 31/08/2010 tarihli .... nin teslim tesellüm belgeleri ile davacı tarafça teslim alındığının sabit olduğunu, davacının 01/10/2010 tarih ve ... nolu fatura tutarı olan 42.897,60 TL lik ilk parti teslimata karşılık her biri 8.400,00 TL olan 5 adet çek verdiğini ayrıca 897,60 TL yi de elden ödediğini, ikinci parti mal için 60.680,00 TL değerinde sipariş verdiğini bunun için her biri 15.170,00 TL Tutarında 4 adet çek verdiğini,
deposunda bulunan 29.447,55 TL'lik malı 01/03/2011 tarih ve... seri nolu fatura ile davacıya gönderdiğini, geri kalan malların daha sonra hazır olmasına rağmen davacının almadığını, bu sebeple davacının verdiği çeklerden her biri 15.170,00 TL olan 2 adet çeki davacıya iade ettiğini, davacının verdiği çeklerin toplamı ile kendisinin teslim ettiği mal bedelinin eşit olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, "Satım sözleşmesinden kaynaklanan, avans ödemesi olarak verilen çeklerden dolayı menfi tespit ve fazla ödeme yapıldığı iddiasına dayalı istirdat" istemine ilişkindir.
Davacı alıcı ile davalı satıcı arasındaki uyuşmazlığın davalıya teslim edilen çek bedelleri tutarında davalı tarafından davacıya mal teslim edilip edilmediği ve davacının satamadığı için iade ettiği mallar nedeniyle davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı tarafından teslim edilen çekler ve bedelleri;
30.10.2010 tarihli 8.400,00 TL bedelli, 04.12.2010 tarihli 8.400,00 TL bedelli, 11.12.2010 tarihli 15.170,00 TL bedelli, 31.01.2011 tarihli 8.400,00 TL bedelli, 01.03.2011 tarihli 8.400,00 TL bedelli olup toplam tutarı 48.770,00 TL'dir. Çek bedellerinin davalıya ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
15.01.2011 tarihli 15.170,00 TL bedelli, 19.02.2011 tarihli 15.170,00 TL bedelli olan iki adet çek davalı tarafından da kabul edildiği gibi avans çeki olup karşılığında mal teslimi yapılamadığından davacıya iade edilmiştir.
Menfi tespit davasına konu olan; 16.04.2011 tarihli 7.585,00 TL bedelli, 30.04.2011 tarihli 8.400,00 TL bedelli, 21.05.2011 tarihli 7.585,00 TL bedelli çeklerin toplam bedeli 23.570,00 TL olup davalı tarafından Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2011/9740 sayılı icra dosyasında davacı aleyhine icra takibine konu edilmiştir.
Davacı delil olarak iade faturası göstermiş, 11.04.2011 tarihinde 35.636,88 TL bedellidir. Teslime ilişkin olarak ise aynı tarihli kargo alındı belgesi sunmuş 8 parça mal için düzenlenmiştir. Teslim alan isim ve imzası bulunmamaktadır.
Mal teslimine ilişkin sunulan irsaliyeli faturalar ise 01.10.2010 tarihli 42.897,60 TL bedelli faturadır. İçeriğinin teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
07.02.2011 tarihli 44.617,50 TL bedelli fatura her iki taraf defterinde de kayıtlı değildir davalı tarafından da bu fauraya dayalı mal teslimi yapıldığı ileri sürülmemiştir.
01.03.2011 tarihli 29.447,55 TL bedelli fatura, davacı defterinde kayıtlı değildir. Davalı defterinde kayıtlıdır. Davacı malların teslim edilmediğini ileri sürmekte, davalı ise Fillo kargo şirketi tarafından 29.09.2010 tarihinde teslim edildiğini belirtmektedir.
Kargo teslim belgeleri incelendiğinde; 31.08.2010 tarihli 12 parça, 29.09.2010 tarihinde 7 parça için teslim yapıldığı aynı kişi tarafından teslim alındığı görülmektedir.
Mahkememizce verilen ilk hükümde; davanın kısmen kabulü ile, avans çeki olarak verilen çeklerden icra takibine konu olan üç adet çek yönünden davacının borçlu olmadığına ve fazla ödendiği anlaşılan 5.872,40 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine ... sayılı Esas ve Karar sayılı ilamı ile sair hususlar reddedilerek, davalı tarafından ikinci parti malın aynı yolla teslim edildiği iddiası ileri sürüldüğünden belge aslı istenerek yeniden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi ile verilen karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak, kargo şirketinden belgenin aslı istenmiş ancak belge aslının bulunamadığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede ikinci alım için davalının davacıya mal teslim ettiğini kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk dairesinin 29/11/2016 tarihli bozma ilamı ile mahkeme gerekçesinde yer alan faturaların kargo belgelerinden sonra düzenlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmamasının doğru olmadığını bu nedenle davalının ikinci parti malı da aynı yol ile teslim ettiği savunması üzerinde durularak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada kargo-taşıma uzmanı bilirkişi ile hesap uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporu hukuki sonuç itibariyle hükme esas alınmamış olmakla birlikte, yapılan mal teslimi ve davacı tarafından yapılan ödemelerin hesap yönünden karşılaştırılması anlamında hükme esas alınmıştır. Yapılan değerlendirmede davacı tarafından birinci parti malın "42.897,60 TL tutarında" teslim alındığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İki adet kargo belgesi bulunmakta olup birincisi 01/10/2010 tarihli ...irsaliye nolu faturaya ilişkin teslimi konu alan kargo teslim belgesi olup üzerinde buna ilişkin faturanın seri numarası olan .... numarasının yazılı olduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda ikinci kargo belgesindeki herhangi bir ayırt edici özellik bulunmaması ve miktar ve nitelik itibariyle de açıklayıcı bilgi olmaması nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemeler tarafların defterleri dikkate alındığında davalı tarafından düzenlenen toplam fatura bedellerinin 72.345,15 TL olması,
davacı tarafından yapılan çekle ödemelerin 48.770,00 TL 5 adet çek, 23.570,00 TL diğer teslim edilen çekler olmak üzere toplam 72.340,00 TL olması dikkate alındığında ikinci kargo teslim belgesinin ikinci parti mallara ilişkin olduğu fatura bedelleri ile yapılan ödemelerin de birbirine denk olduğu anlaşılmış, davacının davalıya yönelik istirdat ve menfi tespit isteminde haklı olmadığı değerlendirilerek mahkememizce 30/11/2018 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı ... Karar sayılı ilamı ile " ...Davacı davalıdan iki parti mal sipariş etmiş olup dosya içerisinde davalı tarafından davacıya yapılmış iki adet kargo teslim fişi bulunmaktadır. Davacı bu iki kargo tesliminin birinci siparişin iki parça halinde gönderilmesi olduğunu iddia etmektedir. Davalı ise ikinci kargonun ikinci siparişine ilişkin olduğunu savunmaktadır.
31.08.2010 tarihli birinci kargo teslim fişi üzerinde kayıt bulunmamaktadır. Ancak 29.09.2010 tarihli ikinci kargo teslim fişi üzerinde kargo içeriğinin birinci siparişe ilişkin faturaya ait olduğunu gösteren fatura numarası bulunmaktadır.
İkinci siparişin birinci siparişten önce gönderilmiş olması söz konusu olamayacağından, ikinci kargo teslim fişinde davalının savunmasının aksine ilk siparişe ilişkin fatura seri numarası bulunduğuna göre karineten davalının ikinci sipariş konusu malları davacıya teslim etmediği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken maddi vakıayı yazılı şekilde belirleyerek karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesi ile bozulmuş ve davalının karar düzeltme talebi de aynı dairenin 28/04/2022 tarih, ...
Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Yargıtay bozması sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapmasında usul ve yasaya uygun bulunmakla uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı, taraflar arasında mal alımı konusunda anlaşma bulunduğunu, bu anlaşma uyarınca davacının birinci mal alımında 42.897,60 TL lik mal aldığını karşılığında toplam 48.770,00 TL lik 5 adet çek verdiğini, çek bedellerini ödediğini,
davalının bu alım için 01/10/2010 tarihli 42.897,60 TL lik fatura düzenlediğini birinci partide alınan malların rakip firmaların fiyat kırması sebebiyle satılamadığını ve davalı ile anlaşarak 35.636,88 TL lik 11/04/2011 tarihli iade faturası düzenleyerek malları iade ettiklerini, birinci alımdan yaklaşık 45 gün sonra davalıdan 62.840,00TL tutarında mal almak için anlaştıklarını davacının çekleri teslim ettiğini ancak davalının malları göndermediğini, davalının kendisine teslim edilen çeklerden 15/01/2011 tarih ve 15.170,00 TL tutarlı, 19/02/2011 tarih ve 15.170,00TL tutarlı 2 adet çeki davacıya iade ettiğini,
16/04/2011 tarihli 7.585,00TL lik, 30/04/2011 tarihli 8.400,00 TL lik, 21/05/2011 tarihli 7.585,00 TL lik olmak üzere toplam 23.570,00 TL lik çeklerin davalıda kaldığını, davalının ikinci alım için malları göndermemiş olmasına rağmen 29.447,55TL lik 01/03/2011 tarihli 22503 sıra nolu faturayı düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının bu faturayı iade ettiğini, belirterek davacının ikinci mal alımı sırasında verdiği toplam 23.570,00 TL lik 3 adet çek için borçlu olmadığının tespitini talep etmiş bu doğrultuda,
davacı alıcı ile davalı satıcı arasındaki uyuşmazlığın davalıya teslim edilen çek bedelleri tutarında davalı tarafından davacıya mal teslim edilip edilmediği ve davacının satamadığı için iade ettiği mallar nedeniyle davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Öyleyse Yargıtay bozma ilamından da anlaşılacağı üzere, işbu menfi tespit davasına konu bahsi geçen icra takibine dayanak yukarıda özellikleri belirtilen 3 adet çek karşılığı olarak davalının davacıya mal teslimi yapıldığını kanıtlayamadığı sonucuna varılmakla, bu çekler nedeni ile davacının da davalıya borçlu olmadığı ciheti ile haklı davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı. Hakim ... · E-imzalı.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/456, K. 2023/157, 24 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama