İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/530 K.2024/669

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/530 Esas - 2024/669

Esas2022/530Karar2024/669Tarih2 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.037 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/530
Karar No
2024/669
Karar tarihi
2 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.037 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/530 Esas - 2024/669

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

2022/530 Esas

KARAR NO : 2024/669

DAVA

Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 09/08/2022

KARAR TARİHİ : 02/10/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE İSTEK

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle;

müvekkili Şirketin yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini

de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, bankalara destek hizmeti, parasal

posta hizmeti, ödeme hizmetleri, elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dahil

her türlü e- telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer

faaliyetleri yürütmekte olduğunu.... .... .... sayılı Resmi Gazetede

yayımlanarak yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile...Teşkilatı

Anonim Şirketi unvanıyla, anılan Kanun ve diğer Kanunlarda kendisine verilen görevleri yerine

getirmek üzere yeniden teşkilatlandırıldığı ve anılan Kanunda yer alan Şirketleri ile ilgili

hükümler 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 87. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı

ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 384 ila 391. maddelerinde yeniden düzenlenmiş

olduğunu,

ülke geneline

yayılmış binlerce şubesi ile müvekkilinin müşterilerine 7 gün 24 saat hizmet veren Şirketleri, dağıtım

kanallarının yaygınlaştırılması stratejisi amacıyla hizmet ağına sürekli eklemeler hedeflemekte olduğunu,

Devletin stratejik öncelikleri doğrultusunda vatandaşların ülke genelindeki posta, kargo ve

finansal hizmetlere erişimi hususunda önemli bir görevi ifa etmekte ve bu hususlar göz önünde

bulundurulduğunda, Şirketleri muhtelif şirketlerle yaptığı hizmet alım sözleşmelerinin önemli

düzeydeki katkısıyla gerçekleştirdiği hizmetlerin bir kamu hizmeti olduğunu, sözleşmede 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama

Tebliğinin (1/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden davalı şirkete

yapılan ödemelerden KDV tutarının 9/10’nu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine

ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamı anılan şirkete ödendiği, akabinde ise KDV

mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV’yi 213

sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan

ederek ödenme durumunda kalınmış olduğunu,

söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, adı geçen yükleniciye

yazılan 26.02.2021 tarih ve 6064 sayılı yazı ile;

Şirketlerince adlarına vergi dairesine yatırılan 8.917.630,28 TL’nin (alacak meblağı)

Şirketlerine iade edilmesi gerektiğinin bildirilmiş olmasına karşın davalı tarafından ödeme yapılmadığını, duruma davalının (alıcının) düzenlediği faturalar neden olduğunu, müvekkili Şirketin konu ile ilgili Tebliğ ve diğer mevzuat hükümleri kapsamında KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yapılarak yüklenici davalı adına

sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, adı geçen davalı da KDV Genel

Uygulama Tebliğinin “Belge Düzeni” kapsamında Şirketlerine tevkifat tutarını göstermek

suretiyle (tevkifatlı) fatura düzenlemek ve 1 nolu KDV beyannamesi vermekle yükümlü

olduğunu, buna rağmen yüklenici davalı düzenlediği faturaları tevkifatsız düzenlediği ve

faturada KDV’nin tahsil edilecek KDV olarak göstermiş olduğunu,

Fazladan ödenen KDV tutarlarının davalı tarafından gerek 3065 sayılı KDV Kanununun

8. maddesi hükmü ve gerekse 6098 sayılı Kanunun 78. Maddesinde yer alan “borç olmadığı

hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer hükümlerinin saklı olduğu” yönündeki

hüküm gereğince, her iki Kanun uygulaması bakımından şirketlerine iade yapılmasını

gerektirmekte olduğunu beyanla fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından ödenen 8.917.630,28-TL alacağın 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi

ile birlikte davalıdan yargılama giderleri ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 15.12.2015 tarihli son sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili

kılındığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı 26.02.2021 tarihli yazının ekindeki listede

iadesi istenilen tutarları büyük oranda ve son olarak 2016 ve önceki yılına tarihlendirildiğini ve

davayı ilgilendiren davacının iddia ettiği olay da esasen son yetki sözleşmesi dönemine

girdiğini, bu yetki sözleşmesinden sonra başka bir yetki sözleşmesi yapılmadığı ve İstanbul

Mahkemelerinin yetkili olduğunu,

davacının davasını, müvekkilinin ödemesi gereken tutarı ödeyerek sebepsiz

zenginleşemeye yol açıldığı iddiasına dayandırdığını, iş bu durumu öğrendiği andan itibaren 2

yıl içerisinde dava ikame etmeye mecbur olduğunu, dava zaman aşımına uğradığını ve zaman

aşımı itirazında bulunduklarını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini ve davacının müvekkiline gönderdiği 26.02.2021 tarih ve 6064 sayılı yazıya ekli 05.12.2019 tarih ve 4308

yazılardan tevkifat durumunu bildiği anlaşılmakta olduğunu, İş bu davanın Teknik Şartnameye aykırı olduğunu, davacının, davalıya ödemesi gereken bir tutarı ödediğinden bahisle iade talep edebilmesi için, bu ödemeyi Mahkeme kararı zoruyla

ödemiş olmasının Teknik Şartnamenin 10.5 ve 10.14.maddelerine göre zorunlu şart olduğunu, Şartname hükmüne göre

müvekkilinin "Mahkeme kararı altına alınmış doğrudan ve dolaylı zararlardan" sorumlu

olduğunu, davacının ise; herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın, sebebi dava dilekçesinde de

açıklanmayan tek taraflı pişmanlık işlemi neticesinde bir tutar ödediği iddiasında olduğunu,

davacının tek taraflı işlemi ve buna dayalı ödemesinin kendisine müvekkilinden talep hakkı vermeyeceğini, davacının iddiasının aksine yapılan iş tevkifata tabi olamadığını ve bu duruma rağmen davacının ödeme yaptığını iddia etmekte olduğunu, taraflar arasında yapılan iş elemanı temin sözleşmesinin muvazaalı iş ilişkisi olmadığını,

Bilfiil sevk, idare ve kontrolünün Girişim firmasında olduğunu gösteren mahkeme

kararlarını belirttikten sonra, dava konusu işin yapıldığı dönemi de kapsar biçimde, geçmiş

yıllarda çeşitli davalarda işin fiili yönetiminin PTT'de olduğu, iş ilişkisinin muvazaalı olduğu

ileri sürüldüğü, ancak bu iddialar mahkemelerce reddedildiği, kararlar Yargıtay denetiminden

geçmiş ve ilgili kararlar iş bu dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, Şartname hükümlerine, Maliye Bakanlığı yazısına ve Tebliğ hükümlerine rağmen hiç

bir zorlayıcı ve bağlayıcı mahkeme kararı da yokken davacının gereksiz yere işlem yaparak

ödeme yapmasının hukuken müvekkili bağlayan hiç bir yanı olmadığını, aksine mahkeme

kararları olduğunu,

18.11.2005 tarih ve 25997 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 96 seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde konu, ilk başta bilfiil sevk, idare ve kontrolün kimde olursa olsun alt işveren çalıştıran ilgili kişilerin KDV tevkifatına tabi olacağı şeklinde düzenlendiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

-Taraflar Arasında İmzalanan Sözleşme - Bilirkişi heyeti raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşme kapsamında davacı tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla dava dışı vergi dairesine davalı vergi yükümlüsünden tevkif edilerek ödenmesi gereken KDV miktarının ödenmemesi nedeni ile pişmanlık ile düzeltme beyannamesi verilerek vergi dairesine ödenmesi nedeni ile ödeme konusu miktarın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.

Davalının yetkisizlik itirazı, dava konusu talebin dayalı olduğu 2013 yılına ait olduğu, dosyada örnekleri mevcut sözkonusu sözleşmelerde yetkili mahkemenin davalının iddiasının aksine ...Mahkemeleri olarak belirtildiği dikkate alınarak Mahkememiz'ce benimsenememiştir.

Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden dava konusu ödeme nedeni ile mevcut ise; davacının davalıdan talep edebileceği rücu alacağı miktarı konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.

Dosyamıza sunulan bilirkişi raporunda özetle; 3065 sayılı KDV Kanunu ile ilgili olarak yayımlanan Genel Uygulama Tebliği'nin "I-

C/2.1.3." ve "I-C/2.1.3.2.5." bölümlerinde yer alan ve yukarıda belirtilen düzenlemelere göre,

davacının ...A.Ş.’nin KDV tevkifatı yapması zorunlu olduğu, Dava dosyasına sunulan faturalar ile davacının iddia ve talebiyle ilgili dilekçesinin

incelenmesinde, davalı tarafından düzenlenen işgücü temin hizmeti faturalarında, tevkifat oranı

belirtilmediği ve KDV tevkifat tutarı hesaplanmadığı, davalının da KDV tevkifatı yapmadığının anlaşıldığı, pişmanlık dilekçesi ekinde verildiği belirtilen “2 no’lu Sorumlular İçin

KDV Beyannamesi” dava dosyasına sunulmamıştır. Bu nedenle, dosyaya sunulan ve davalı

(satıcı) firma tarafından KDV tevkifatsız olarak düzenlenen faturalardan, ...A.Ş. tarafından

tevkifat hesaplanıp hesaplanmadığı ve beyan edilip edilmediği belirlenemediğinden, belirtilen

tevkifat tutarının, davalı yükleniciden talep koşullarının oluşup oluşmadığının tespitinin

mümkün bulunmadığı, vergi dairesi alındılarının dava dosyasına sunulmadığından, davacı kurum tarafından tevkifat hesaplanıp hesaplanmadığı, beyan edilip edilmediği ve ödenip ödenmediği hususlarının belirlenemediğini, tevkifat tutarının tespitinin de mümkün bulunmadığını, bu nedenle davacının davalı yükleniciden talep edebileceği miktarın belirlenemediği belirtilmiştir.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, uyışmazlığın niteliği itibariyle uzmanlık alanı gerektirdiğinden vergi hukuku alanında nitelikli hesaplama konusunda uzman 1 bilirkişi de bilirkişi heyetinde görevlendirilerek ve asıl raporda bahse konu dosyaya kazandırılması gereken eksik bilgi ve belgeler de dosyamıza sunulduktan sonra bilirkişi heyetinden ek rapor temin edilmiştir.

Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti ek raporunda ise özetle;5.3.Davacı tarafından pişmanlık dilekçesi ekinde 2015 yılı 1 ila 12. ayları ve 2016 yılı 1 ila 9. aylarına ait olarak verildiği anlaşılan 2 no'lu sorumlular için KDV beyannamelerinde beyan edilen KDV tevkifatı tutarının 8.843.412,63-TL olduğu,

5.4. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı firma tarafından KDV tevkifatsız olarak düzenlenen faturalardan beyan döneminden sonra Maliye Bakanlığı’ndan alınan görüşe istinaden ...A.Ş.

tarafından 8.843.412,63 -TL KDV tevkifatı hesaplandığı ve dosyaya sunulan ödeme belgelerine göre davacı kurumun bu vergiyi 25.02.2021 tarihinde ödediği,

davacı ...A.Ş.’nin beyan döneminden sonra tahakkuk ederek ödediği KDV tutarını, davalı

yükleniciden talep koşullarının oluştuğu ve davacının davalı yükleniciden rücuen talep edebileceği tutarın 8.843.412,63 TL olabileceği,

5.6. Verginin süresinde ödenmemesi davalı yüklenicinin kusurundan kaynaklanmaması nedeniyle

davacı ...A.Ş. tarafından ödenmemesi nedeni ile davacının dava dışı vergi dairesine ödediği 105.211,21-TL pişmanlık zammını ise; davalıdan talep edemeyeceği mütalaa edilmiştir.

Dosyamıza sunulan sözleşme değerlendirildiğinde ise; taraflar arasında 21.05.2013 Tarihli "Gönderilerin Toplanması,

Yüklenmesi, Boşalılması, Ayrımı, Sevki Ve İşlenmesi Hizmetleri’nin Yapılmasına İlişkin

Sözleşmenin" imzalandığı, sözleşmenin "İşin Tanımı" başlıklı 5.1maddesinde sözleşme konusu iş yönünden "PTT'ce kabul edilen her

türlü gönderinin toplanması, araçlara yükleme ve boşaltılması, PTT'nin uygun göreceği

işyerlerinde ve belirteceği sisteme göre gönderilerin işlenmesi, işlenen gönderilerin ilgili

servislere ve/veya posta yapılması ile işyerlerinden toplu olarak kabul edilen gönderilerin

paketleme/ambalajlama (artınımın toplam 20 bölgede 2199 işçi ve muhtelif tipte 188 araçla

yaptırılması işidir. …” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle sözleşme konusu işin konu ile ilgili Tebliğ ile sözleşme ve ekleri kapsamında “İşgücü temini” olduğu ve KDV tevkifatına tabi olduğu anlaşılmıştır.

Dosyamızda yargılama konusu uyuşmazlık, davacının vergi sorumlusu sıfatıyla taraflar arasında imzalanan sözleşme, KDV kanunu ve ikincil mevzuat hükümleri kapsamında vergi tevkifatı yapmakla yükümlü olup olmadığı, yükümlü ise; davacı ...tarafından yapıldığı çekişmesiz olan dava konusu ödemenin davalıdan rücuen talep koşullarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Bu bağlamda belirtmek gerekir ki; KDV Kanunu ile ilgili olarak 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan KDV Kanunu Genel Uygulama Tebliğinde kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin esaslar belirlenmiş olup Söz konusu KDV Genel Uygulama Tebliği'nin "2.1.3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri" bölümünde,

tebliğ kapsamında KDV tevkifatı yapılacağı belirtilen ve dava konusu işi de kapsadığı anlaşılan faaliyetlerinin yürütülmesiyle ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmetalımlarında

alıcılar (dosyamızda davacı) tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulamasının yapılacağının hükme bağlandığı, işgücü temini ile ilgili olarak yapılacak KDV tevkifatının kapsamını düzenleyen aynı Tebliğin “2.1.3.2.5.2. Kapsam”

başlıklı bölümünde ise, bu tür hizmetlerin esas itibariyle temin edilen elemanların hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün olduğu durumlarda tevkifat kapsamına girdiğinin açıkça belirtildiği tartışmasızdır. Nitekim, bahse konu sözleşmenin 18.1 maddesi dikkate alındığında sözleşme konusu işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin idare tarafından görevlendirilen kontrol teşkilatı aracılığıyla denetleneceğinin açıkça belirtildiği sabit olup işin KDV tevkifatına tabi olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu bilgiler ve değinilen tebliğ hükümleri ışığında dosyamıza sunulan ve Mahkememiz'ce de benimsenen bilirkişi heyeti ek raporu doğrultusunda davacı işveren kurumun vergi sorumlusu sıfatıyla vergi mükellefi sıfatını haiz ve yüklenici konumundaki davalı Şirket ile 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi olduğu anlaşılan dava konusu sözleşme kapsamında davalı yerine yaptığı sabit olan 8.917.630,28-TL ödemenin davalı yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığı anlaşılan 74.217,65-TL'lik pişmanlık zammı kısımı haricinde kalan bakiye 8.843.412,63-TL'lik kısmını davalıdan rücuen talep edebileceği kanaatine varılmıştır.

Açıklanan gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 8.843.412,63-TL alacağın davalının temerrüt tarihi olan 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu 8.843.412,63-TL alacağın davalının temerrüt tarihi olan 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 604.093,51-TL olup davacı tarafından yatırılan 152.290,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 451.802,67-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma, 11,50-TL vekalet harcı ile 152.290,84 -TL peşin harç dahil olmak üzere toplam 152.383,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 668.868,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-(Reddine karar verilen alacak miktarı gözetilerek) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 13.755,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,99) gözetilerek 13.617,45-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

9-6325 sayılı yasanın 18/A (11, 13) maddeleri uyarınca arabulucu ücreti olarak ödenen maktu 1.560,00- TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

02/10/2024

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ

1-Posta gideri (Bozma sonrası) : 255,00-TL 2-Bilirkişi ücreti (Bozma sonrası): 13.500,00-TL TOPLAM : 13.755,00-TL

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/530, K. 2024/669, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
  4. Ankara
  5. Gerekçeli Karar
  6. Esas No
  7. Karar No : 2024/669
  8. Dava
  9. Dava Tarihi : 09/08/2022
  10. Karar Tarihi : 02/10/2024
  11. Gerekçeli Kararın
  12. Yazıldığı Tarih : 21/10/2024
  13. Gereği Düşünüldü
  14. İddia Ve İstek
  15. Cevap Ve Savunma
  16. Deliller
  17. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  18. Yargılama Gideri Dökümü
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/530
Karar No
2024/669
Tarih
2 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/531 K.2024/631
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/533 K.2024/1344
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/534 K.2024/1459
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/535 K.2024/492
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/536 K.2024/1500
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/537 K.2024/1374

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.