KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/531 Esas
- Karar no
- 2024/631
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/11/2015
Karar Metni
4.087 kelime·20 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... LTD. Şirketi aleyhine .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başladığını, ödeme emrine haksız biçimde itiraz edilip icra takibinin durdurduğunu, davalı yanın müvekkilinin ...'daki iplik fuarına katılmak için sözleşme imzaladığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirkete borçlu olduğunun aşikar olduğunu, inceleme ile 18.900,00 TL borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takip talebinde talep edilen 18.900,00 TL alacağı takip tarihinden itibaren işlenmiş yıllık %10.50 avans faizi ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Düzenlenen sözleşmede tarihin yer almadığını, 10.09.2014 tarihli ve her zaman düzenlenebilecek bir metnin dosyaya sunulduğu, takip tarihinin fuardan çok sonra ve müvekkilinin katıldığı, 26 Şubat 1 Mart 2015 ... fuarı sonrası 03/04/2015 tarihi olduğu, takip dayanağının ...
İplik Fuarı açıklamış 01/04/2015 tarihinden itibaren takip sonrası faizi içerdiği, takip öncesi faiz talep edilmediği, Fuar katılım kitapçığı olarak ise takipten bir zaman önce düzenlenen 25.02.2015 tarihli ... Fuarına ilişkindi olduğunun düşünüldüğünü, kötü niyetli olarak ... fuarına ilişkin bilgi ve stant resimleri ile müvekkilinin süresinde vazgeçtiği ...
FUARI sözleşmesine ilişkin haksız taleplerde bulunduğunu, Ticari defterlerin dosyaya sunmadığını, 25/06/2014, 25/07/2014 ve 30/08/2014 sözleşme vadelerinde davacı fuar bedelini faturalandırmamış ise dosyada vaki vaz geçme eylemi ve bildiriminin dosyaya sunulan sözleşmede tarihte bulunmadığından süresinde yapılıp yapılmadığına dair bir ispat ve değerlendirme de yapılmayacağından, bildirimin süresinde yapıldığını kabulünü,
2015 ... fuarında olduğu gibi 2015 ve devam eden tarihlerde çeşitli fuarlara katılım işlemleri birlikte yürütülmüş olmakla devam eden yıllarda ticari safahatın da devam ediyor oluşu karşısında icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davacı ... fuarının gerçekleştiğine dair bir bilgi de dosyaya sunmamış olduğunu, sözleşmede karşılıklı çekilme haklarının tanındığını, davacı icra takibini de ... fuarı sonrası başlattığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini cevaben beyan ve talep etmiştir.
GEREKÇE /
Dava; Taraflar arasında düzenlenen Fuar Katılım Sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalıya karşı .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında düzenlenen Fuar Katılım Sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 18.900,00 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 03/04/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 14/04/2015 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... karar sayılı 02/07/2018 tarihli kararı ile, "Ticari defterle ilgili olarak. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Esas No : 2016/3858, Karar No: 2017/2944 sayılı ilamında " Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir." görüşüne yer verilmiştir.
Dosya muhteviyatı, mevcut bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce alınan ilk bilirkişi raporunda delil listesinde davacının delil olarak gösterdiği broşürün taraflar arasında iddiaya konu ...'da yapılacak fuar ile ilgili olmadığının tespit edilmiş olması, davacı tarafında sonradan dosyaya sunulan belge bakımından ise sonradan delil sunulmasının HMK md. 140/5 uyarınca verilen kesin mehil verilmesinin akabinde olduğundan usulen mümkün olmaması, taraf ticari defterlerinin davacı iddiası bakımından uyumlu olmayışı ve bu sebeple davacı lehine delil teşkil etmemesi,
davacı tarafın sözleşme iddiası bakımından ücrete hak kazanabilmesi için edimini ifa ettiğini tederrüte yer vermeyecek şekilde ispat etmesi gerekmesine karşın bunun ispat olunamaması ((Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/6294, Karar No: 2016/5311 sayılı ilamı) nedenleriyle ispat olunamayan davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğunun davalı tarafından ispatı gerektiğinden takip yapmakta davacı kötü niyetli olmadığından, İİK md. 67/2 gereğince şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2020/743 esas ve ... karar sayılı 08/06/2022 tarihli kararı ile; ".... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında; davacı tarafından 18.900 asıl alacak (01.04.2015 Açıklama: fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere sözleşmeye binaen 6750 Euro ... iplik fuarı ücreti) tahsili istemiyle 01/04/2015 tarihinde davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 07/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 14/04/2015 tarihinde yetkiye, borca yapılan itirazı üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nun 67. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süre içerisinde açıldığı belirlenmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinin incelenmesinde: 12-15.08.2014 tarihleri arasında Brezilyada yapılacak iplik fuarına katılmak için düzenlenecek sözleşmede dikiş ipliği ürün moduna ait, sector 4 salon no ile ilgili düzenlenen sözleşmede ödeme planının 25.06.2014 tarihinde 1720 Euro 25.07.2014 tarihinde 3000 Euro 30 Ağustos 2014 tarihinde 3000 Euro olarak belirlendiği, bu sözleşmede fuara iştirak eden kuruluşun yani davalının (müşteri), davacı şirketin ise organizatör olarak belirlendiği,
müşterinin organizatöre kabul edilebilir mazeretini yazılı olarak bildirmek kaydıyla fuar açılış tarihinden 90 gün öncesine kadar fuara katılmaktan vazgeçilebileceği, ancak bu durumda sözleşme bedelinin %30'luk cezai şart olarak organizatöre ödeneceği, kalan miktarın müşterinin ödediği para birimi cinsinden 90 gün içerisinde müşteriye geri ödeneceği belirtilmiştir .Dava dilekçesinde delil olarak sunulan ... fuar broşürlerin 26 Şubat ile 1 Mart 2015 tarihli Kahire'de düzenlenen Türk katılımcı firmaların bilgilerini içerdiği görülmektedir.
Davalı vekilince 20.06.2016 tarihli celsede davalının fuara katılmadığı, fuara katılmak için bedel ödeyemeyeceği, davalı firmanın fuara katılmak için davacı ile sözleşme imzaladığı ve bildirim süresi içinde fuara katılmayacağını bildirdiğini belirtmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda: taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinde ve dava dosyasında sunulan belgelerin incelenmesinde müşterinin fuara katılmaktan vazgeçtiğini yazılı olarak bildiren belgeye rastlanılmadığı, sözleşmede belirtilen fuar katılım bedelinin sunulan hizmetler nazara alındığında günün koşullarına uygun olduğu, delil listesinde yer alan broşürün sözleşme ile ilişkisinin kurulamadığı belirtilmiştir.
Mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesi konusunda verilen karar üzerine bilirkişi...'ten rapor alınmış ve mali bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: Davacı taraf tarafından düzenlendiği anlaşılan 29.08.2014 tarih ve 52367 sıra numaralı faturanın 12-15 Ağustos ...
FUAR KATILIM bedeli olduğu, davacının söz konusu faturayı yasal kayıtlarının işlendiği yönünde defter ibraz etmediği, davalı tarafın cari hesap ekstresinin incelenmesinde ise uyuşmazlık konusu olan ve 12.15.
08.2014 dönemine ait fuar katılımı için düzenlenen 6750 Euro (2.8451 kur üzerinden) toplam fatura bedeli olan 19.208,43 TL'nin davalının yasal kayıtlarında mevcut olduğu ve davalının ... fuar katılım bedeli olarak değil, Sırbistan, İtalya ve Litvanya fuar katılım olmak üzere toplam 20.259,42 TL'lik havale yapıldığı, cari hesap bakiyesinin göre davalı şirketin 2014 yılı sonu itibariyle davacı 3704,53 TL borçlu kaldığı ancak dava konusu olmaması nedeniyle söz konusu bakiyenin değerlendirilmediği, davalının defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, davacının talep ettiği 18.900 TL'lik bedeli sözleşmeye dayandırdığı,
oysa aynı döneme ilişkin 29.08.2014 tarih ve 52367 no'lu fatura düzenlendiği, faturanın 6750 Euro karşılığı 19.204,43 TL'nin davalının yasal kayıtlarında mevcut olduğu ancak ... fuarı olarak değil İtalya fuarı katılım bedeline ilişkin ödemelerin yapıldığı, düzenlenen faturayı davalının kayıtlarına, işlediği ancak başka katılım ücretleri ödendiği ve davacının alacağın varlığını ispat edemediği belirtilmiştir.
Davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde, alacağın faturaya değil taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayanıldığı, sözleşmenin altındaki imzaların davalı tarafça kabul edildiği ve e-mail yazışmalarında davacının haklılığının ortaya çıktığı belirtilmiş ve dava dilekçesi ile delil listesinde dayandığı elektronik ortamda yapıldığı belirtilen yazışmaların sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İcra Dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazın değerlendirilmesi:
Borçlu vekilince .... İcra Dairesi'ne sunulan 14.04.2015 tarihli ödeme emrine karşı sunulan itiraz dilekçesinde, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı yetkili icra dairesinin Gaziosmanpaşa İcra Daireleri olduğu belirtilmiş ise de mahkemece iş bu talebin karşılanmasına yönelik karar ihdas edilmediği anlaşılmıştır.
İcra dairesinin yetkisinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazının ödeme emrinin tebliği üzerine itiraz süresi içerisinde ileri sürülmesi, borçlunun hem icra dairesinin yetkisine itirazda bulunması durumunda takibin yetkili icra dairesinde başlatılması dava ön şartı niteliğinde olduğu için mahkemece İİK'nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir.
Davacı tarafın sunduğu diğer istinaf sebeplerinin incelenmesi:
Davacı taraf sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirdiğini belirtmiştir. Davalı taraf sözleşmeden vazgeçtiğini ve bunu iyi niyet kuralları çerçevesinde davacı tarafa bildirdiğini, davacının belirttiği tüm iddiaların stant resmine dayandığını, oysaki davacının kendi edimlerini yerine getirmediğini iddia etmiştir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinde 12-15-.08.2011 tarihlerine ilişkin fuar katılım sözleşmesinde tarafları yüklenilen sözleşme hükümlerinin gereği gibi ifade edilip edilmediği anlaşılamadığı gibi, davalının fuar açılış tarihinden 90 gün öncesine kadar katılmayacağını bildirip bildirmediğine ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığı görülmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere her ne kadar davacı tarafça taraflar arasındaki elektronik mail yazışmalara dayanılmış ise de dosya arasına alınan elektronik mail yazışmalarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle tarafların üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediği, davalının iddia ettiği gibi bildirim sürecinde fuara katılımın olmayacağına dair bildirim yapıldığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Ayrıca, davacı vekilince UYAP sistemi üzerinden gönderildiği belirtilen davalıya ayrılan standın fuar alanı fotoğrafının dosya arasına alınması ve incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlarla ilgili eksiklikler giderilerek taraflar arasında düzenlenen ve uyuşmazlığa konu sözleşme uyarınca davalı tarafın fuara katılıp katılmadığı, katılmaktan vazgeçmesi durumunda ise bu durumun sözleşmede belirlenen yükümlülükler nazara alınarak gereği gibi bildirim yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek, varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
dairemizin kararına uygun şekilde işlem yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, Davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkememizin ... sayılı ve 02/07/2018 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, karar verilerek yeniden karar verilmek üzere mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememi İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda taraflara eksik belge ve delilleri sunmaları için süre ve imkan tanınmış, gerekli araştırmalar yapılmış, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 11/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davacı tarafın. 2014 yılına ilişkin defterleri usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görüldüğünü, davalı tarafın.
2014 yılına ilişkin defterleri usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görüldüğünü, 15.08.2014 Tarihlerinde yapılacak fuara katılım için Fuar Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin detayına bakıldığında Tekstil sektörüne ilişkin ...’da düzenlenecek olan ... adlı fuarına ilişkin olduğu anlaşılmakta olduğunu, yapılan incelemede sözleşme bedelinin 6.750,00 Euro olduğunu, sözleşmeye ilişkin ise fatura kesildiği görüldüğünü, kesilen fatura ve Ödeme planına ilişkin detaylar.
Fatura üzerinde yapılan inceleme yabancı döviz cinsinde fatura kesildiği görüldüğünü, fatura detayı incelendiğinde 2,8451 Euro baz alındığında, ilgili tutarın TL karşılığının ise 19.204,43 TL olduğu görüldüğünü, ilgili sözleşme ve fatura karşılığında yapılan ödemelere ilişkin, davalı taraf cari hesapları incelendiğinde 5 adet ödeme yaptığı görüldüğünü, fakat yapılan ödemelerin detayına bakıldığında .../... fuarına ilişkin ödemeler olmadığını, açıklama kısmında ... gibi ifadeler yer aldığı görüldüğünü, cari hesap detayı: netice itibariyle davalı tarafın yasal kayıtlarındaki açıklamalar baz alındığında,
davalı tarafın .../... fuarına ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı anlaşılmakta olduğunu, süresinde bildirim yapılması halinde ödenecek ceza tutarı 5.761,33 TL olduğunu, 90 günden az kalması durumunda organizatöre bildirmesi halinde: fuar açılış tarihine 90 günden daha az bir sürede bildirim yapılmış sayılması halinde sözleşme bedelinin tamamı olan 19.204,43 TL’nin davacıya ödenmesi gerekmekte olduğunu, söz konusu stand alanı resmi fuar öncesi anlaşılan metrekarelerde giydirilmesi yapılmamış bir boş fuar stand alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dosya genelinde herhangi bir tasarıma ve onaya rastlanılmadığını,
Mahkemenin Sözleşmenin 3 Md. Kapsamında hesaplama yapılmasını talep etmesi halinde.
Mazeretin 90 günlük sürede davalı yanca bildirilmiş sayılması halinde yine davalı yanca 5.761,33 TL cezai şart ödeneceğini, davalının 90 günden daha az sürede bildirim yapmış sayılması veya hiç bildirim yapmamış sayılması halinde davacıya 19.204,43 TL ödemesi gerektiğini, davalı yanın süresinde bildirimde bulunmadığı görülmekle davacının katılım bedelini talebe hakkı olacağı, bu tutarın 19.204,43 TL olduğunu, ancak taleple bağlılık gereği takibe geçilen 18.900,00 TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 08/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle. Davacı tarafın. 2014 yılına ilişkin defterleri usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görüldüğünü, davalı tarafın.
2014 yılına ilişkin defterleri usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görüldüğünü, 15.08.2014 Tarihlerinde yapılacak fuara katılım için Fuar Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin detayına bakıldığında Tekstil sektörüne ilişkin ...’da düzenlenecek olan ... adlı fuarına ilişkin olduğu anlaşılmakta olduğunu, yapılan incelemede sözleşme bedelinin 6.750,00 Euro olduğu, sözleşmeye ilişkin ise fatura kesildiği görüldüğünü, kesilen fatura ve Ödeme planına ilişkin detaylar.
Fatura üzerinde yapılan inceleme yabancı döviz cinsinde fatura kesildiği görüldüğnüü, fatura detayı incelendiğinde 2,8451 Euro baz alındığında, ilgili tutarın TL karşılığının ise 19.204,43 TL olduğu görüldüğünü, ilgili sözleşme ve fatura karşılığında yapılan ödemelere ilişkin, davalı taraf cari hesapları incelendiğinde 5 adet ödeme yaptığı görüldüğünü, fakat yapılan ödemelerin detayına bakıldığında .../... fuarına ilişkin ödemeler olmadığını, açıklama kısmında ... gibi ifadeler yer aldığı görüldüğünü, cari hesap detayı: Netice itibariyle davalı tarafın yasal kayıtlarındaki açıklamalar baz alındığında,
davalı tarafın .../... fuarına ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı anlaşılmakta olduğunu, davalının, mazeretini 90 gün öncesinde bildirmiş olması halinde: 90 günden az kalması durumunda organizatöre bildirmesi halinde: Fuar açılış tarihine 90 günden daha az bir sürede bildirim yapılmış sayılması halinde sözleşme bedelinin tamamı olan 19.204,43 TL’nin davacıya ödenmesi gerekmekte olduğunu, davalı kayıtlarına göre dava konusu faturanın ait olduğu 2014 sonu itibari ile davacıya 3.754,53 TL borçlu olunduğunu,
bu tutarı davacının 2014 yılı dönem sonu kayıtlarına göre davalıdan alacak gösterdiği 16.771,07 TL bakiye ile topladığımızda 20.525,60 TL rakamına ulaşıldığını, bu tutarın da yukarıda davalı kayıtlarına istinaden dökümü yapılan ödemelerin toplamına (20.320,82 TL) çok yakın bir tutar olduğunu, hâl böyle olunca davalının ödediğini iddia ederek kayıtlara aldığı muhtelif fuar ödemelerinin davacı defterlerinde ödeme olarak kayıt edilmediği kanaatine ulaşıldığını, dolayısı ile 2014 yılında davacı kayıtlarına göre davalıdan 16.771,07 TL alacak görünürken,
davalı kayıtlarında ise 2014 yılı sonu itibari ile davacı yana 3.754,53 TL borç görünmekte olduğunu, davacı defterlerine göre; -Davalının M... cari kodu ve 120.
19.01 hesap kodu ile takip edildiğini, -2014 yılında ... fiş numarası ile kayıtlanan 19.204,43 TL tutarındaki toptan satış faturası açıklamasının görüldüğü, temel ihtilafın da bu fatura tutarından kaynaklandığını, -2015 yılında 454821 fiş numarası ile kayıtlanan 9.320,04 TL tutarındaki toptan satış faturası açıklamasının göründüğünü, -31.12.2016 itibari ile davalıdan 16.275,95 TL alacaklı olunduğunu, -2021 kayıtlarında ise kur değerleme işlemleri yapıldığı ve nihayetinde davalıdan 40.149,27 TL alacaklı olunduğunu, -Kur farkları için fatura düzenlenmediği ve dekont ile yetinildiğini,
-Davacı defterlerinin davalı yan ile ilgili kayıtlarında “Borç Dekontu, Gelen Havale, Toptan Satış Faturası, Açılış Fişi, Nakit Tahsilat” açıklamalarının yer aldığı, cari hesap hareketlerinin içinde “telafi, fuar, X fuarı, Y fuarı” gibi ifadelerin yer almadığı tespit edildiğini, ayrıca, davacının 7 günlük yasal sürede fatura düzenlediğini, davalının da 8 günlük yasal sürede itiraz ettiğine dair taraflardan belge-bilgi talep edilmiş ancak taraflarca heyete bu yönde bir belge sunulmadığını, anlaşılan odur ki iki firma arasında süregelen bir fuar sözleşmeleri süreci olduğunu,
dosyanın genelinde davacı firmanın sorumluluklarını yerine tam olarak getirip getirmediği ya da davalı yanın zamanında sözleşmeye uygun şekilde yönlendirilip yönlendirilmediği anlaşılamamakta olduğunu, fuarın ne zaman yapıldığı o tarihte standın boş kalıp kalmadığı dosyaya sunulan evraklardan anlaşılamamakta olduğunu, davacı taraf hesap hareketlerinde sözleşme dışı ya da dosyada herhangi bir şekilde yer almayan fuarlara ilişkin ödeme kayıtları görüldüğünü, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının sözleşmesini kurduğu fuara katılmaması nedeniyle fuar katılım bedelinin istenmesinden kaynaklanmakta olduğunu,
mali kısımda ifade edildiği üzere taraflar arasında sözleşme bulunduğunu ve davalı yanın fuara katılmadığı hususu çekişmesiz olduğunu, davalı yan sözleşmede belirlenen sürede sözleşmeden caydığını, dolayısıyla davacıya herhangi bir borcu olmadığını ileri sürmekte olduğunu, dava dosyasında davalının cayma bildiriminde bulunduğuna dair bir belgeye rastlanmadığını, öte yandan sektör bilirkişisinin itirazların değerlendirilmesi sonucu yeniden yapılan değerlendirmede “(…) Dosyaya geçmiş dönemlere ait başka fuar sözleşmeleri eklendiği görülmüştür.
Ayrıca dava konusu fuara ilişkin sözleşme (herhangi bir tarih belirtilmemişse de) dosyada mevcuttur.
Yazışmalar incelendiğinde haziran 2014 tarihli mailler görülmüş olsa da sonrasında mart 2015 tarihli bir yazışma daha eklenmiş olduğu görülmekte olduğunu, anlaşılan o dur ki iki firma arasında süregelen bir fuar sözleşmeleri süreci olduğunu, dosyanın genelinde davacı firmanın sorumluluklarını yerine tam olarak getirip getirmediği ya da davalı yanın zamanında sözleşmeye uygun şekilde yönlendirilip yönlendirilmediği anlaşılamamakta olduğunu, fuarın ne zaman yapıldığı o tarihte standın boş kalıp kalmadığı dosyaya sunulan evraklardan anlaşılamamaktadır”.
Şeklinde ifadeler bulunmakta olduğunu, davalı yan davacının kendine yanında bııl düşen sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmediğini de iddia etmekte olduğunu, davaya konu sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, dava dosyasında kesin bir sonuca varılmayı sağlayacak düzeyde açıklık bulunmamakta olduğunu, davalının cayma beyanında bulunduğuna dair bir veri bulunmakta olduğunu, öte yandan davacının sözleşmeye katılmama nedeniyle tazminat talebinde bulunabilmesi fiilen zarara uğramış olmasına bağlı olacağını,
bu da fuar katılım listesi ve davacıya ayrılan alanın boş kaldığının ispatlanması halinde zararın varlığı sonucuna varılabileceğini, somut olayda dava dosyasındaki verilerle bunu değerlendirme imkanı bulunmamakta olduğunu, bu nedenle davacının katılımın gerçekleşmemesi nedeniyle tazminat isteminde bulunamayacağı düşünülmekte olduğunu, takdirin Mahkemeye ait olduğunu, Mahkemenin aksi görüşte olması durumunda kök raporda belirtilen hesaba göre alacağa hükmedilebileceğini, SONUÇ: Detayları yukarıda belirtildiği üzere, davacının fuarda davalıya yer tahsis edildiğini,
kendisine tahsis edilen yerin boş kaldığını ispatlaması halinde kök raporda belirtilen alacağı talep edebileceğini, dava dosyasında davacının zarara uğradığını ortaya koyan veriler bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, Taraflar arasında düzenlenen Fuar Katılım Sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 18.900,00 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 03/04/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 14/04/2015 tarihinde yetkiye, borca itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince, dava konusu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik davalı tarafça yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, davalının vaki itirazların iptaline, takibin devamı ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça, dava ve takip konusu ... Fuarına katılmadığını, sözleşmede belirtildiği şekilde 90 gün öncesinden davacıya ilgili fuara katılmayacağını bildirdiğini, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının düzenlediği dava ve takip konusu e faturadan dolayı davacıya borcunun bulunmadığı, davacı tarafça başlatılan dava konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu, savunularak, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İtiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, itiraz tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de, tarafların tacir olduğu, aralarında sözleşmesel ilişki bulunduğu, dava ve takip konusu alacağın para alacağı olduğu, davacının yerleşim yerinin İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetki sahası içinde kalan Şişli/İstanbul olduğu, İİK'nın 50, TBK'nın 89, HMK'nın 10. Maddeleri uyarınca İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı tarafça icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Eldeki davada, dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığı anlaşılmakla davanın esasına girilmiştir.
Uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporlarının hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. TBK'nun 99/3 maddesine göre, Ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade yada fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre. Taraflar arasında 12-15.08.2014 tarihleri arasında Brezilyada yapılacak iplik fuarına katılmak için düzenlenen sözleşmede ödeme planının 25.06.2014 tarihinde 1750 Euro 25.07.2014 tarihinde 3000 Euro 30 Ağustos 2014 tarihinde 3000 Euro olarak belirlendiği, bu sözleşmede fuara iştirak eden kuruluşun yani davalının (müşteri), davacı şirketin ise organizatör olarak belirlendiği,
müşterinin organizatöre kabul edilebilir mazeretini yazılı olarak bildirmek kaydıyla fuar açılış tarihinden 90 gün öncesine kadar fuara katılmaktan vazgeçilebileceği, ancak bu durumda sözleşme bedelinin %30'luk cezai şart olarak organizatöre ödeneceği, kalan miktarın müşterinin ödediği para birimi cinsinden 90 gün içerisinde müşteriye geri ödeneceği hususlarının kararlaştırılmış olduğu.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinde ve dava dosyasına sunulan belgeler içerisinde davalı müşterinin fuara katılmaktan vazgeçtiğini yazılı olarak bildiren belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafa verilen süre içerisinde de böyle bir belgenin sunulmadığı. Sözleşmede belirtilen fuar katılım bedelinin sunulan hizmetler nazara alındığında günün koşullarına uygun olduğu.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile örtüşmediği. Dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan davacı taraf tarafından düzenlendiği anlaşılan 29.08.2014 tarih ve 52367 sıra numaralı 6750 Euro bedelli faturanın 12-15 Ağustos ... ...
FUAR KATILIM bedeli olduğu, 6750 Euro fatura bedelinin taraflar arasındaki sözleşme içeriğine uygun olduğu, faturanın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, dava konusu fatura tutarına davalı yanca TTK m.21/2 maddesi kapsamında 8 günlük yasal sürede itiraz edildiğine dair dosyada bir evrak bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, fatura kapsamında alacağını ispatladığı, dava ve takip konusu alacağın dayanağı faturadan dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 19.204,43 TL alacaklı olduğu,
ancak takipte davacı tarafından bu miktardan daha az miktarda olmak üzere 18.900,00 TL asıl ve toplam alacak ile takipten itibaren bu alacağa yasal faiz talep edildiği, takipteki alacak ve takip tarihinden itibaren yasal faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle.
Davacının takip talebinin yerinde olduğu, tespit edilen ve takipte talep edilen alacak yönüyle davalının bir ödeme iddiası ve ispatı olmadığından icra takibine itirazlarının haksız olduğu, davacının davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Ayrıca alacak likit olduğundan, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı lehine alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarlar aynen DEVAMINA,
2)Hükmolunan 18.900,00 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 3.780,00 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 1.291,06-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 322,77-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 968,29-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 322,77 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı parası, 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 289,50 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 7.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 7.515,30 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/531, K. 2024/631, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama