İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/549 K.2024/594

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.

Esas2022/549Karar2024/594Tarih11 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.944 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
11 Eylül 2024
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/549 Esas - 2024/594
Esas no
...Esas
Karar no
....
Başkan
....
Üye
...
Üye
....
Katip
....
Davacı
.....
Vekilleri
.....
Dava
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
19/08/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
26/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.944 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE İSTEK

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; şirketlerinin, yurt içinde ve yurt dışında

her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri,

bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmetleri, elektronik sertifika hizmet

sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas

sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürüttüğünü, ülke geneline yayılmış binlerce şubesi ile

müşterilerine 7 gün 24 saat hizmet veren şirketlerinin dağıtım kanallarının yaygınlaştırılması stratejisi

amacıyla hizmet ağına sürekli eklemeler hedeflediğini, Devletin stratejik öncelikleri doğrultusunda

vatandaşların ülke genelindeki posta, kargo ve finansal hizmetlere erişimi hususunda önemli bir görev

ifa ettiğini, bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda şirketlerinin muhtelif şirketlerle yaptığı

hizmet alım sözleşmelerinin önemli düzeydeki katkısıyla gerçekleştirdiği hizmetlerin bir kamu

hizmeti olduğunu, bu kapsamda şirketleri ile davalılar arasında gönderilerin adresten kabulü, cihet

ayrımı ve dağıtım/teslimi hizmetlerin yürütülmesi ile gönderilerin toplanması, yüklenmesi,

boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin 20. bölgede yürütülmesi işine ilişkin 6 adet

sözleşme akdedilmiş olduğunu, müvekkili Şirket tarafından 3065 sayılı KDV Kanunu 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin

(I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı

ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi

gerekmekle birlikte, KDV tutarının tamamını anılan şirketlere ödemiş olduğunu, akabinde ise;

KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluklar gereğince 9/10 oranındaki tevkif edilen KDV’yi 213

sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan

ederek ödenmek durumunda kaldığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesinden

sonra yüklenicilere yazılan yazılarında; Şirketlerinin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak

yüklenici şirket ( davalı) adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, yüklenici

şirketin de (davalının) KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Belge Düzeni” başlıklı (I/C-2.1.3.4.2.)

bölümü kapsamında şirketlerine tevkifat tutarını göstermek suretiyle (tevkifatlı) fatura düzenlemek

ve “Satıcıların Beyanı” başlıklı (I/C-2.1.3.4.3.2.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu

tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 No.lu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğu,

Davalı şirketler tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde

yükleniciye KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin

üzerinde kaldığını, anılan İş Ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum

nedeni ile müvekkili Şirket tarafından vergi dairesine davalı şirketler adına1.348.031,64-TL’nin ödenmek durumunda kaldığını, sözkonusu miktarın müvekkili Şirkete iade edilmesi gerektiğini beyanla fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalı şirketlerin taşınır, taşınmaz,

bankadaki mevduatları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 1.348.031,64-TL alacaklarına karşılık ihtiyaten haczine, dava konusu 1.348.031,64-TL alacağın temerrüt tarihi olan 02/03/2021 itibaren işleyecek ticari avans faizi ve yargılama giderleri ile

birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA

Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak teblğ edilmiş ise de; davalılar cevap dilekçesi sunmadıkları gibi kendilerini vekil ile de temsil ettirmemişlerdir.

DELİLLER

- Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri. - Vergi dairesine ödeme belgesi -Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporu

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ilgili vergi mevzuatı kapsamında davalı yüklenici şirketlerin ödeme konusu hak ediş alacaklarından tevkifat yoluyla dava dışı vergi dairesine ödenmesi gereken dava konusu miktarın davalı şirketler nam ve hesabına davacı tarafından ödenmesi nedeni ile rücuen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.

Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyamızda mevcut ise; davacı şirketin davalı Şirketlerden taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında rücuen talep edebileceği KDV kesinti alacağı konusunda dosyamızda taraf şirketlerin ticari defterleri inceletilerek asıl ve ek raporlar temin edilmiştir.

Bilirkişi heyeti asıl raporunda dosyaya kazandırılması istenilen eksik taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkiyi gösteren hesap

hareketleri ile KDV beyannameleri ve KDV ödeme belgeleri ve davacı tarafından davalılara keşide edilen ihtarname örnekleri dosyamıza sunulduktan sonra bilirkişi heyetinden alınan 19/12/2023 tarihli ek raporda özetle; davacı....nin hizmet alımı yaptığı tüm firmalar tarafından düzenlenmiş farklı dönemlere ait ve

davalı (iş ortaklığını oluşturan) şirketlerin 04/2017-02/2018 tarihleri arasında düzenlenmiş faturalar nedeniyle sorumlu

olduğu, sıfatıyla KDV düzeltme beyannamelerini 03/11/2020 ve 16/11/2020 tarihinde vermiş olduğu ve bu

beyannameler nedeniyle tahakkuk KDV’ni 25/02/2021 tarihinde ödediği, davacı ....nin davaya konu ettiği faturalar nedeniyle tahakkuk eden ve 25/02/2021

tarihinde ödendiği anlaşılan 1.024.934,41-TL KDV'yi davalılardan talep edebileceği mütalaa edilmiştir.

Bilirkişi heyeti ek raporuna yönelik taraf vekillerinin gerekçeli itirazları üzerine bilirkişi heyetinden 2. Kez ek rapor alınmıştır. Dosyamıza sunulan 08/07/2024 tarihli 2. Ek raporda ise özetle; davalı firmaların, Davacıya düzenlediği 63 (Altmışüç) faturaların bedelinin 10.416.833,90-TL,

bu faturalar nedeniyle tahakkuk eden KDV’nin 1.875.030,21-TL, bu tutar nedeniyle sorumlu sıfatıyla

tevkifat yolu ile (9/10) beyan edilerek ödenmesi gerekecek KDV’nin ise 1.687.527,16-TL olacağı,

davacının bu tutarın 359.639,77-TL’nın davalılara ait teminatın nakde çevrilmesi sonucu tahsil

ettiğinden, davacının, davalılardan talep edebileceği tutarın 1.327.887,39-TL olabileceği, davacı vekili tarafından davalılardan 1.348.031,64-TL talep etmiş olmakla birlikte bu tutarın

20.144,25-TL’nin davalılardan tevkifat yolu ile tahsil edilip, Vergi Dairesine ilgili fatura döneminde

beyan edilerek ödenmesi gereken verginin geç ödenmesi nedeniyle tahakkuk eden ceza tutarı

olduğu, davalılar tarafından düzenlenmiş faturalardan tevkifat yolu ile kesinti yaparak bu tutarı ilgili

dönemde Vergi Dairesine ödemenin davacı Şirketin sorumluluğunda olması nedeniyle bu tutarın davalılardan

talep edilemeyeceği, Mahkemenin aksi kanaatte olması davacı idarenin, Davalılarca düzenlenen faturalardan tevkifat

yolu ile süresinde kesinti yapıp Vergi Dairesine ödeme yapmaması nedeniyle tahakkuk eden

20.144,25-TL'den davalıların sorumlu olacağı kanaatine varması durumunda davacının davalılardan

talep edebileceği tutarın (1.327.887,39-TL +20.144,25-TL=) 1.348.031,64-TL olabileceği mütalaa edilmiştir.

Bilirkişi heyeti 2. ek raporu dosya kapsamındaki veriler itibariyle denetime elverişli görülmekle yeniden rapor alınmasına Mahkememiz'ce gerek görülmemiştir.

Dosya kapsamına sunulan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinde; davacı.... ile davalı ...... (%99)-.....

Şirketinin (%1) oluşturduğu Ortak Girişim arasında 01/10/2017-31/10/2017 dönemine ilişkin olarak “Gönderilerin Adresten Kabulü,

Cihet Ayrımı Ve Dağıtımı / Teslimi Hizmetlerinin Yürütülmesi İşi Doğrudan Temin Sözleşmesi”nin

7 .....n (Muğla-Denizli) imzalandığı ve sözleşmede davacı...nin, (İdare) İş Ortaklığının ise; (Yüklenici) olarak tanımlanmış olduğu, davalı yüklenici şirketlerin Sözleşmenin konusu başlıklı 4.1.m. gereğince ifasını üstlendiği sözleşme konusu işin gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı, dağıtım/teslimi

hizmetlerinin 7 Bölgede (Aydın) 194 yaya, 33 motosikletli dağıtıcı ve engelli yaya dağıtım işçisi ile

yürütülmesi işi olduğu, sözleşmenin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 6.1maddesinde; Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin sigorta, vergi, resim, harç v.b. Diğer giderlerin tamamının sözleşme bedeline dahil olduğu belirtildikten sonra ilgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisinin sözleşme bedeline dahil olmayıp İdare tarafından Yükleniciye ödeneceği düzenlemesinin yer aldığı, yine sözleşmenin 13.3 maddesinde davacı .....nin (İdare) fatura ve diğer ödeme evraklarının ibraz edildiği gün veya ertesi iş günü, fatura

bedelinin KDV dahil % 55’i oranındaki kısmını işçilerin ücretlerini yatırması amacıyla

davalı yüklenici şirketlere ödemekle yükümlü olduğunun açıkça hükme bağlandığı, aynı maddede Yüklenici işçi ücretlerini zamanında yatırdığına dair ödeme belgesini İdareye teslim ettiği

tarihi izleyen gün mesai sonuna kadar hakedişin geri kalan kısmı (KDV dâhil %45'lik kısım)

yüklenicilere ödeneceği, yüklenici şirketlerin söz konusu belgeleri ibraz etmediği takdirde davacı İdarenin yüklenici hak edişinden

içerde tutulan % 45’lik kısmı da kullanarak işçi ücretlerini doğrudan işçilerin banka veya posta çeki

hesaplarına yatıracağının öngörüldüğü, bu durumlarda ödenen işçi ücretleri nedeniyle oluşan İdare alacağının reeskont faiziyle birlikte

yüklenicinin ilk hak edişinden kesileceği, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yüklenici nam ve hesabına

davacı idare tarafından yapılan işçi ücret ödemeleri veya sair ödemeler sırasında doğabilecek hatalı veya mükerrer

ödemelerden İdarenin sorumluluk kabul etmeyeceği ve bu konudaki her türlü sorumluluk ve zarar ziyanın

yükleniciye ait olacağı, sözleşmenin 35.4 maddesinde ise; 6331, 5510, 4857, 1475 ve 6552 sayılı Kanunlar ile diğer Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerde yükleniciye yüklenen tüm sorumlulukların yüklenici tarafından eksiksiz ve zamanında yerine getirileceği, yükleniciler tarafından sözkonusu sorumlulukların yerine getirilmediği takdirde idarenin yükleniciye rücu hakkının saklı olduğunun açıkça kararlaştırıldığı saptanmıştır.

Dosyamızda davacı yan, sözleşme kapsamında dava konusu KDV ödemesinden davalı yüklenici şirketlerin hukuken sorumlu olduğunu ancak sehven tevkifat yaparak dava dışı vergi dairesine ödemek zorunda olmasına tahakkuk eden KDV'nin )710'unu da sehven davalılara ödediğini, davalıların sözkonusu verginin yükümlüsü olmalarına rağmen sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek rücuen alacak talebini ileri sürmektedir. Davalılar ise; davacının rücu talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacı......tarafından dava vergi dairesine dava konusu KDV'nın ödendiği hususunda çekişme bulunmamakta olup uyuşmazlık, rücu koşullarının oluşup oluşmadığı ve mevcut ise; rücu alacağının miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.

Bu bağlamda yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dosyamızda yukarıda ayrıntılı olarak değinilen sözleşme hükümleri ve özellikle de sözleşmenin 6.1 maddesi gereğince davacı .....nin sözleşme bedeli haricinde sözleşme konusu hak ediş ödemeleri ile birlikte tahakkuk eden KDV'yi de davalı yüklenici şirketlerin oluşturduğu ortak girişime ayrıca ödemekle yükümlü olduğu, ne var ki

dava dosyasına sunulmuş ve davalı iş ortaklığınca düzenlenmiş faturalarda tevkifata tabi

tutulacak KDV tutarları belirtilmemiş olmakla birlikte, davacı idare tarafından dava konusu sözleşmenin uygulanması

aşamasında.... Başkanlığından alınmış olan ve bilirkişi raporunda da değinilen....Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler ....

Müdürlüğü’nün P......’ye muhatap 02/03/2018 tarihli ve 94662 sayılı KDV

tevkifatı konulu özelge ile sözkonusu özelgenin dayalı olduğu KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (I/C 2.1.3.4.1.3) bölümünde yer alan “3065 sayılı

Kanunun (9/1) inci maddesi kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip

ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının

ikmalen veya resen tarh edilerek vergi zıyaı cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması

gerekmektedir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim

konusu yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir.” düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı idarenin davalı vergi yükümlüsü olarak yüklenicilere dava konusu ödeme nedeni ile vergi sorumlusu olarak rücu hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. Rücu alacağı miktarının tespitinde ise; Mahkememiz'ce de denetime elverişli görülmekle 08/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu kısmen benimsenmiş olup davacının davalı yüklenicilerden rücuen tahsili talep edilen 1.348.031,64-TL alacağın dava konusu 20.144,25-TL’lik kısmının davalılardan tevkifat yolu ile tahsil edilip, Vergi Dairesine ilgili fatura döneminde

beyan edilerek ödenmesi gereken verginin geç ödenmesi nedeniyle tahakkuk eden ceza tutarı

olduğu, sözkonusu kısmın tahakkuk ve ödemesinin davacı idarenin vergi sorumlusu sıfatıyla davalıların KDV ödemesindeki tevkifat ve vergi dairesine ödemeyi vadesinde yapmamasından kaynaklanmakla; davacı idarenin kusurundan kaynaklanan bir alacak kalemi olduğu, davacı idarenin sözkonusu kısım miktarın ödenmek zorunda kalmasında davalıların kusurlu ve hileli bir fillerini de iddia ve usulen kanıtlamadığı,

bu durumda davacı idare'nin kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğinden, dava konusu 20.144,25-TL'lik vergi gecikme cezası kısmı yönünden davalı yüklenicilere rücu edemeyeceği, bu nedenle dava konusu toplam ödeme miktarı olan 1.348.031,64-TL'den 20.144,25-TL'nin mahsubu sonrasında davacının bakiye 1.327.887,39-TL alacağı davalılardan rücuen talep edebileceği kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 1.327.887,39-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise;

reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu 1.327.887,39-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 90.707,98-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 23.121,02-TL mahsubu ile bakiye 67.586,96-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL ile 23.021,02-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 23.101,72-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 176.067,61-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 9.858,00TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. Gereğince red-kabul oranı (0,98) gözetilerek 9.660,84-TL'lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,

7-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davacı yönünden miktar itibariyle kesin, davalılar yönünden ise; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ....ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2024

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ

1-Posta ve davetiye gideri : 858,00-TL 2-Bilirkişi ücreti : + 9.000,00-TL

TOPLAM : 9.858,00-TL

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/549, K. 2024/594, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia Ve İstek
  5. Cevap Ve Savunma
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Yargılama Gideri Dökümü
  9. Toplam : 9.858,00-TL
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/549
Karar No
2024/594
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/549 K.2024/1395
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/551 K.2024/625
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/551 K.2024/717
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/552 K.2024/620
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/552 K.2024/729
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/553 K.2024/557

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.