KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/552
- Karar No
- 2024/729
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.676 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/552 Esas
KARAR NO: 2024/729
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/07/2022
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 27/07/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle;
Davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen -------- nolu nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı olan ---------- Şirketi” ne ait modüler yapı; taşıyıcı firma ---------Ş” ye tarafından -------- ve --------- plakalı araçlar vasıtasıyla ---------- ---------- taşındığı esnada hasar meydana geldiğini, sigortalının 7 modülden oluşan modüler yapı için --------, ---------- tesisinden -------- ---------- şehrindeki tesisine satışı gerçekleştirdi iki adet prefabrik modülün taşıma esnasında ---------- üst geçide çarparak hasar gördüğü tespit edildiğini,
bu hasar nedeniyle davacı şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu 251.550,73 TL olarak bilinen belirlenen hasar tazminatı, sigortalıya 16.11.2021 tarihinde ödendiğini, uluslararası nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi 17. maddesine göre navlun faturasını düzenleyen taşımacı davalı firmanın söz konusu hasar bedelinden sorumlu olacağı olduğunu, sigortalı yapılan ödeme ile davacı şirket sigortalısının haklarını TTK ve CMR konvansiyonu hükümleri uyarınca dava açıldığını,
toplam 251.550,73 TL maddi tazminat tutarının ve bu tutarı ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile mahkeme masrafları vekâlet ücreti birlikte olmak üzere davalıdan tahsilini, davalıya ait araç ve gayrimenkuller üzerine üçüncü kişileri devir ve temlikin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK 389. Ve 392. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 22/08/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle:
usul yönünden. TTK 1472 maddesi uyarınca davacının sigortasını haklarına halef olabilmesi için; sigortanın zarara uğradığının, sigortalıya yapılan tazminat ödemesini, geçerli bir sigorta poliçesinin varlığının ispati gerektiğini, davacının 16.11.2021 tarihinde yapılan ödemenin dekontunu sunduğunu ancak bu sigorta ödemesinin haklı bir ödeme olup olmadığı,
----------- niteliği taşıyıp taşımadığı hususlarının irdelenmesi gerekmediğini, kanun gereği davacı tarafın sigortalısından kaynaklı halefiyet hakkını elde edebilmesi için sigortalısının zarara uğraması gerektiğinden, sigortalının işbu taşıma nezdinde zarara uğradığını davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın delil listesinde yer alan mal faturası incelendiğinde anlaşılacağı üzere davacının sigortalısının alıcı adına mal faturası düzenlediğini görüleceğini,
eğer davacının sigortalısı ile taşınan malın bedelini alıcı firmadan tahsil ettiyse üzerine mülkiyet hakkı ve bu nedenle oluşan zarara katlanma yükümlülüğü bulunmadığından, yük üzerinde korunacak herhangi bir menfaati kalmadığı, sigortacıya geçen herhangi bir halefiyet hakkının da olmadığını, somut uyuşmazlıkta davacı tarafın sigortalısı olan satıcının mal bedeli alıcıdan tahsil edip edilmediğinin anlaşılmadığını, satış bedeli ödenip ödenmediğini kanıtı için davacı taraf, sigortalısın ticari defterlerini dosyaya sunması ve kayıtları bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini,
satıcının malları belirlenen varma yerine gelen taşıma aracında boşaltma işlemi yapılmaksızın alıcının tasarrufuna bırakılması anında hasar ve yarar alıcıya geçtiğini, bu nedenle satış sözleşmesi uyarınca yükte meydana gelecek hasar veya kayba katlanma yükümlülüğü, Borçlar hukuku anlamında malvarlığının aktifinde eksilme oluşan alıcıya ait olduğu,
satıcının hukuken zarara uğramış sayılamayacağından davacı tarafından satıcıya ödenen bedel davalı şirkete ruju edilebilir bir tazminat bedeli olmadığını, davacının iş bu davada rücu hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olduğunu, işbu davanın aktif husumet ehliyeti yokluğuna reddedilmesini talep ettiklerini, ayrıca dosyada davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde, işbu poliçenin abonman sigorta poliçesi eklinde tanzim edildiğini, abonman sigortalarının, bir çerçeve sözleşme niteliğinde elinde olduğunu, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlıkta,
hasarın gerçekleştiği sevkiyatın başlamasından önce riziko ve menfaatin ayrı bir sigorta poliçesi ile somut hale getirilmesi gerektiğini, aktif husumet ehliyeti bulunmayan, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanmayan davacının davasının usulen reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği deliller de yer alan hususları tespit etmek taraflarınca mümkün olmadığından,
davacı tarafında dilekçesi ekinde belirtilen deliller harici sunacağı yeni delilleri hiçbir şekilde muvafakat etmediklerini, iddia olan hasarın davalı şirketin sorumluluğundan kaynaklanmadığını, davaya konu hasar iddiasında davacının sigortalısı göndericinin yükleme ve ambalajlama kusuru bulunduğu ayrıca hasar taşıyıcının kaçınmasına ve sonuçların önlenmesine olanak bulunmayan bir kaza sonucunda olduğunu, hasar bildiriminin Cmr konvansiyonu uyarınca yasal süresi içerisinde gerçekleştirmemiş olmakla birlikte usulüne uygun olarak yapılmadığını, aktif husumet eksikliği nedeniyle usulen reddine,
CMR konvansiyonu madde 17/2 uyarınca taşıyan en yüksek özeni gösterse bile bu duruma engel olamayacak nazara alınarak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalının son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 22/12/2023 tarihli kök raporunda özetle; dosya kapsamında yapılan incelemeler doğrultusunda; çarpma nedeniyle prefabrik modüllerde hasar oluştuğunu, alınan teklifin bu hasarlarla örtüştüğünü, davalının hasarın oluşmasında kusurunun bulunduğunu, CMR m. 30/1 uyarınca hasarın ihbarı şartının yerine getirildiğini, bilirkişi heyetinin üyelerinin sigortacılık konusunda uzmanlığı bulunmadığından davalının sigorta konusunda yapmış olduğu savunmalar hakkında herhangi bir değerlendirme yapılamadığını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi heyeti 13/05/2024 tarihli ek raporunda özetle;
çarpma nedeniyle prefabrik modüllerde hasar oluştuğunu, alınan teklifin bu hasarlarla örtüştüğünü, davalının hasarın oluşmasında kusurunun bulunduğunu, CMR m. 30/1 uyarınca hasarın ihbarı şartının yerine getirildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ------------ nolu nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesinin sigorta süresinin 07.05.2021/2022 - 1 yıl, poliçenin abonman taşıma poliçesi olduğunu, meydana gelen zararın sigorta süresi dahilinde meydana gelen taşıma sırasında olduğunu, sigortalının -----------Şirketi olduğunu, taşınan emtianın modüler yapı;
taşıyıcı firmanın ---------Ş. taşıma yapan araçların--------ve ---------- plakalı araçlar olduğunun poliçeye not edildiğini, poliçe teminat kapsamı,----------- olduğu, teminatın taşıma sırasında sigortalı kıymetlerde meydana gelecek zararları temin ettiği, taşıma sırasında sigortalı kymetlerde meydana gelen zarar açısından davacı sigortanın 261.550,73 TL hasar tazminatı ödemiş olduğu dava dilekçesine ekli banka dekontundan tespit edildiğini, rücu talebi açısıdan değerlendirme;
davacı sigortanın ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir.
Bu durumda davalı sigortacının meydana gelen hasarda kusur/sorumluluğu bulunanlara rücu hakkı elde etmiş olup, işbu davayı meydana gelen hasarda davalı tarafın kusuru /sorumluluğu açısından açmış olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Tarafların " davacı tarafından dava dışı sigortalı şirkete nakliyat poliçesi kapsamında yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecek ise ne oranda talep edilebileceği, davacının davalıdan rücuen tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı " hususlarında uyuşmazlığa düştükleri anlaşılmıştır.
CMR m. 30/1 uyarınca “Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur.
Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır” Görüldüğü üzere alıcının, taşımacı ile birlikte malı kontrol ederek teslim alması ve açıkça görülen hasarları teslim anında kendisine bildirmesi gerekmektedir.
Hasar açıkça teslim anında görülmeyen türden bir hasar ise bu durumu yedi gün içinde yazılı olarak taşımaya bildirmek yükümü altındadır.Dava dosyasında bulunan CMR Senedinde tır şoförü ---------- tarafından imzalanmış “İki modülde ağır hasar tespit edildi” şeklinde beyan bulunmaktadır, taşınan emtianın alıcıya tesliminde alıcı ve taşımacı emtianın durumunu birlikte kontrol etmişler ve iki modülün hasarlı olduğu bizzat taşımacı tarafından CMR senedine geçirilerek imzalanmıştır.
Bu durumda CMR m. 30/1'deki ihbar şartının yerine getirildiği Mahkemenizce takdir edilmiştir.Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir.
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; çarpma nedeniyle prefabrik modüllerde hasar oluştuğu, alınan teklifin bu hasarlarla örtüştüğü, davalının hasarın oluşmasında kusurunun bulunduğu, CMR m. 30/1 uyarınca hasarın ihbarı şartının yerine getirildiği,
davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ---------- nolu nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesinin sigorta süresinin 07.05.2021/2022 - 1 yıl, poliçenin abonman taşıma poliçesi olduğu, meydana gelen zararın sigorta süresi dahilinde meydana gelen taşıma sırasında olduğu, sigortalının ----------Şirketi olduğu, taşınan emtianın modüler yapı; taşıyıcı firmanın -----------Ş. taşıma yapan araçların ---------- ve ----------- plakalı araçlar olduğunun poliçeye not edildiği, poliçe teminat kapsamı, ----------- olduğu,
teminatın taşıma sırasında sigortalı kıymetlerde meydana gelecek zararları temin ettiği, taşıma sırasında sigortalı kymetlerde meydana gelen zarar açısından davacı sigortanın 261.550,73 TL hasar tazminatı ödemiş olduğu dava dilekçesine ekli banka dekontundan tespit edildiği, davacı sigortanın ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olduğu,
Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin 1 fıkrası gereğince davalı sigortacının meydana gelen hasarda kusur/sorumluluğu bulunanlara rücu hakkı elde etmiş olup, işbu davayı meydana gelen hasarda davalı tarafın kusuru /sorumluluğu açısından açmış olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, 261.550,73 TL maddi tazminat tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/552, K. 2024/729, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama