KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/555
- Karar no
- 2024/1502
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/12/2021
- Numarası
- 2018/18 Esas - 2021/960 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.387 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
30/08/2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza tespit tutanağında sürücü olarak gözükse de tutanağın hatalı olduğunu, davacının yolcu konumunda olduğunu, sürücü konumunda olan ...'nun kaza tespit tutanağında hatalı olarak yolcu olarak belirtildiğini, davaya konu kazanın oluşumunda ...plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığını,
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 28/11/2018 tarih 2018/78 sayılı raporuna göre davacının geçirmiş olduğu kaza neticesinde maluliyet oranının % 42, geçici iş görmezlik süresinin 90 gün olarak belirlendiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'ne Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazaya sebebiyet veren diğer araç olan ... plakalı aracın da diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ne Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıda meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalılardan karşılanması amacıyla ... Sigorta A.Ş.'ne 22/11/2018 tarihinde, ...
Sigorta A.Ş.'ne 12/11/2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketleri tarafından talepleri karşılanmadığını, şimdilik 3.500,00 TL daimi maluliyet tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 3.600,00 TL tazminatın. 1.750,00 TL daimi maluliyet tazminatının ve 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının, başvuru tarihi olan 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...
Sigorta A.Ş.'den, 1.750,00 TL daimi maluliyet tazminatının ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, başvuru tarihi olan 12/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını yetkili mahkemede açmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının davalı ...
Sigorta A.Ş.'ne başvurusu neticesinde hasar dosyasının açıldığını, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından görüş bildirir raporun Genel Şartlara aykırı bir rapor olduğunu, tıbben ve hukuken geçerliliği olmadığını, davacının ehliyetsiz araç kullandığı için ağır kusurlu olduğunu, davacının geçici iş görmezlik tazminat talebinin Yeni Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.'den Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından gerekli evraklarla başvuru yapılmadığını, davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'ne başvurusu neticesinde hasar dosyasının açıldığını, davacının destekten yoksun kalma talebi için dosyanın aktüer bilirkişisine tevdi edilmesi gerektiğini, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiği için temerrüde düşmüş olmasının söz konusu olmadığını ayrıca iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle eğer ki faize hükmedilecekse, hükmedilmesi gereken faiz yasal faiz olduğu, davacının kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 45.335,44 TL sürekli ve geçici iş göremezlik maddi tazminatının 07/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 268.000,00TL sürekli ve geçici iş göremezlik maddi tazminatının 17/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'nden alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İstinafa konu davanın davacısı olan ..., sürücü olduğunu, olay yerindeki polis memurlarının düzenlemiş oldukları kaza tespit tutanağında da ilgili durum açıkça belirtilmiş olduğunu daha sonra taraflar kendi aralarında savcılıkta vermiş oldukları ifadede arabayı kullananın sigortalı ... olduğunun ispat edilemediğini, kazanın diğer tarafı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayın aydınlatılabilmesi amacı ile dinlenilmesi gerektiğini, bu talepleri dikkate alınmadan mahkemece eksik inceleme yapıldığını,
eğer kaza davacı tarafın iddia ettiği şekilde gerçekleşmiş ise davacı ile sigortalı araç sürücüsü arasında hatır taşıması bulunduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, istinafa konu davada, hesaplama yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak, %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği yapılan işlemler kararı geriye yürüttüğünü ve hukuka aykırı olduğunu, hatalı parametrelere dayalı ve hatalı bilirkişi hesaplamaları yapıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 30/08/2014 tarihinde sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Bitlis - Tatvan karayolunu takiben Tatvan istikametinden Bitlis yönüne doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre sağ taraftan şehir merkezi bağlantı yolunu takiben gelerek sağa manevrayla seyrini sürdürdüğü,
ana yola yola katılmayıp katılım yolunun kara yoluna bağlantı yerinde sola manevra yaparak yol eksenine dik bir şekilde seyir şeridini kapayan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç sol ön kesimine, idaresindeki aracın sağ ön kesimi ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Kaza nedeniyle mağdur- şüpheli olarak sürücüler ... ve ... hakkında düzenlenen iddianamede; "... kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü olarak görünen ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 57/1-b (Tali yoldan ana yola çıkan sürücüler ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sürücü ... plakalı aracı kullanan ...'ın ise yine aynı kanunun 52/1-a (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, daha sonra aynı araçta bulunan ... ile ...'ın tekrar ifadelerine başvurulduğu,
kaza anında ... plakalı aracı müşteki şüpheli ...'ın kullanmadığı, ...'nun kullandığının anlaşıldığı" şeklindeki açıklanmıştır. Yine hükme esas alınan ATK kusur raporunda. "Dosyada kaza anının görüldüğü video görüntülerinin kayıtlı olduğu 1 adet CD mevcuttur.
Dava dosyasında mevcut veriler, ifadeler, trafik kazası tespit tutanağı ve kaza anı video görüntüleri bir bütün olarak incelendiğinde kazada ...Dava dışı sürücü ...’ın %10 oranında kusurlu, davacının olay anında yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...' nun %90 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiş olmasına ve istinaf talep eden davalı tarafın aksini ispat edememiş olmasına göre davalı vekilinin sürücünün davacı olduğuna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin talebi üzere kazaya karışan diğer araç sürücüsüne dava ihbar edilmiştir. Ancak dava ihbar olunan cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece dava ihbar olunanın dinlenilmesi zorunlu olmadığından bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir.
Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir.
Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.
6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya kapsamından istinaf eden davalı sigorta şirketi vekilinin hükme esas alınan aktüerya bilirkişi rapor ve ek raporuna karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesinde açıkça hesaplama yöntemine dair itirazı bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi gereğince davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden tazminat hesaplamasına ilişkin istinaf itirazları da yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı ...
Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/555, K. 2024/1502, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama