KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/870 Esas
- Karar no
- 2024/799
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Dava
- İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/03/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/12/2024
Karar Metni
1.598 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Asıl davada Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının, kooperatif genel kurulunda belirlenen 2021 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları, 2022 yılı tüm ayları ve 2023 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait 3.600,00 TL tutarındaki tasfiye masraflarını ve vadesinde ödenmeyen borçlar için uygulanan yıllık %18 faiz tutarı olan 459 TL tutarındaki faiz ödememesi nedeniyle hakkında .... .... ... esas numaralı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu,
davalı kooperatife .... .... ... yevmiye numaralı ihbarname ile konutunu sattığını bu nedenle kendisinden aidat talep edilemeyeceğini bildirdiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, İİK gereği %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalıdan Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2024/4009 esas numaralı takip dosyası üzerinden talep edilen 2023 yılı nisan ayından 2023 yılı aralık ayı sonuna kadar genel kurul kararı gereği tahakkuk eden 14.900 TL aidat ve 554,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.454,66 TL nin tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, İİK gereği %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl ve birleşen davada Davalı vekili, Müvekkiline ait olan kooperatif hissesine tekabül eden 8110 ada 26 parselde kayıtlı taşınmazın 02/02/2011 tarihinde kat mülkiyetine geçtiğini, Müvekkilinin tasfiye halinde olan .... .... .... ye devrettiğini, Satış akdi gerçekleştikten sonra müvekkilinin, A.... .... .... olduğunu ve kooperatiften çıkmak istediği talebini yinelediğini, Ancak davacı kooperatifin bu ihtarlara rağmen 23/06/2022 tarihinde davalıya aidat borcu bildirimini tebliğ ettiğini, Müvekkilinin,
27/06/2022 tarihinde kooperatifler kanununun 13. ve 14/2 maddesine dayanarak ortaklığı devrettiğini ve dolaysıyla da devir halinde kooperatif üzerindeki tüm hak ve borçların yeni malik olan ...'ye geçtiğini ve kendisinin ihbar tarihi olan 27/01 2022 tarihli ihtarnameye kadar olan kooperatifin borçlarından sorumlu olduğunu, Kooperatif Genel Kurulu kararı ile belirlenmiş olan 2021 yılı Ekim. Kasım. Aralık ayları: 2022 yılına ait tüm aylar ve 2023 yılı Ocak. Şubat.
Mart aylarına ait 3.600.00 TL tutarındaki aidat ve işlemiş olan faiz miktarı olan 459,00TL için davacının Ankara 3. İcra Dairesinde 2023/6764 esas nosu ile müvekkili aleyhine kötüniyet ile icra takibi başlattığını, takibe kısmi itirazda bulunularak, 2021 yılı Ekim.
Kasını, Aralık ayları ve 2022 Ocak ayına ait olan aidat ve bunların ferilerinden kendi dönemine ait olan borçlar için ilgili Ankara 3. İcra Dairesinin Banka hesabına 1,000,00TL tutarında ödeme yapıldığını, Davacı kooperatifin Kooperatifler Kanununun 81/2 maddesine dayanarak müvekkilinin tasfiyeden ötürü sorumlu olduğunu iddia ettiğini ancak davalının davacıya bildirim tarihinde bulunduğu 27/01/2022 itibari ile Kooperatifler Kanunu madde 14 ve 10. Maddesine gereğince çıkma talebinin yapılan ihtar ile gerçekleştiğini, bu sebeple de 27/01/2022 tarihinden sonraki borçlar için davalının borçlu olmayıp,
taşınmazın yeni maliki olan ...'nin borçlardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen Dava, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu halde kooperatif aidatı ve işlemiş faizi ve ayrıca tasfiye masraflarını ödemediği iddiasıyla bu tutarların davalıdan tahsili için başlatılan takiplere vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir.
Asıl davanın dayanağı olan ... .... .... esas sayılı dosyasında; alacaklı Kooperatif tarafından davalı borçlu hakkında 3600,00 TL asıl alacak ve 459,00 TL faiz olmak üzere toplam 4.059,00 TL için takip yapıldığı, takibin dayanağının 2021 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları, 2022 yılı tüm aylar, 2023 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ait tasfiye masrafları olarak gösterildiği, davalı süresinde borcun bir kısmına ve ferilerine taşınmazı dava dışı ... ye 03/07/2020 tarihinde devrettiğini, kooperatife bildirim tarihi olan 2022 Ocak ayı sonu itibariyle kooperatif ile bir ilişik kalmadığından takipte yer alan 2021 Ekim, Kasım.
Aralık ve 2022 Ocak aylarına ilişkin borç miktarı olan aylık 200,-TL aidat borcu olarak 800,-TL ve bu döneme ait 200,-TL faiz borcu ödenerek geri kalan kısma itiraz ettiği, bu doğrultuda takibin durmasını sağladığı, yasal bir yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı, bahsi geçen 1000,00 TL lik ödemenin 08/05/2023 tarihinde icra dosyasına yapıldığı ve davanın bu ödeme düşülmeksizin asıl alacak ve ferileri dikkate alınarak açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen davanın dayanağı olan .... .... .... esas sayılı dosyasında; alacaklı Kooperatif tarafından davalı borçlu hakkında 14.900,00 TL asıl alacak ve 554,66 TL faiz olmak üzere toplam 15.45466 TL için takip yapıldığı, takibin dayanağının takip tarihine kadar ödenmeyen tasfiye masrafları olarak gösterildiği, takibin 19/01/2024 tarihin yapıldığı, davalı süresinde borcun tümüne ve ferilerine itiraz ettiği, bu doğrultuda takibin durmasını sağladığı, yasal bir yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Eldeki davalarda öncelikle davalı vekilinin, taşınmazın 3. Kişiye satılması ve akabinde bu hususun kooperatife bildirilmesi sebebiyle üyeliğin son bulduğu ve bildirim tarihinden sonraki borçlar yönünden davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı savunması değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda;
Dosyaya celb edilen ve taraflarca sunulan bilgi ve kayıtların incelenmesinde; .... .... .... sayılı ihtarnamesi ile konutu ...'ye sattığını ve bu tarih itibarıyla ortaklıktan istifa ettiğini kooperatife bildirdiği, Davacı kooperatifin .... .... .... sayılı ihtarnamesi ile davalıya cevap verdiği, Cevabi ihtarnamede, konutun satılmasının ortaklığın da devri anlamına gelmediği, ortaklığın devri için yazılı bir devir sözleşmesinin ya da konuya ilişkin yazılı bir başvurunun bulunması, bu başvurunun yönetimce değerlendirilip karara bağlanması gerektiği, bu işlemlerin hiç biri yapılmadan ortaklık hissesinin devir edilemeyeceğinin davalıya bildirildiği anlaşılmıştır. Bu bilgilere göre;
Yargıtay 23. H.D. nin yerleşik kararları uyarınca, "Daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile birlikte geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder...." “ Bu nedenle, taşınmazı üçüncü bir kişiye devreden ortak, ayrıca üyeliği devretmediği yahut üyelikten istifa etmediği sürece aidatlardan sorumlu olmaya devam edecektir.”, ( Yargıtay .... .... ... tarih Ve .... .... .... tarihli emsal kabul edilen kararları)
Bu nedenle davalı vekilinin anılan savunmasına itibar edilmemiş ve davalının davacı kooperatife olan borcunun hesaplanması için dava dosyası bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Kooperatif defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda; asıl davada takip tarihi itibarıyla davacının talep edebileceği aidat anapara ve gecikme faizi alacağının (3.600 * 463,36 - 4.063,36) TL olarak hesaplandığı, 18.05.2023 tarihinde icra dosyasına yaptığı ödemelerden kooperatif hesabına 934,50 TL geçtiği Bu ödemenin, 2021 yılı ekim kasım, aralık ve 2022 yılı ocak ayına ait aidatlar ile bunlara ilişkin gecikme faizlerinden oluştuğu, Ödemenin toplam borçtan mahsubu aşamasında davacı talebi dikkate alınarak Türk Borçlar Kanununun 100.
Maddesi uyarınca öncelikle faiz ve sair ferilerden düşülmesi gerekeceğinden, davalının ödeme sonrasında 4.063,36 - 934,50 - 3.128,86 TL anapara borcunun bulunduğu, Birleşen davada davacının takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacağı: 14.900,00 + 355,78 = 15.255,78 TL olarak hesaplandığı mütalaa olunmuştur.
Ancak, davalının asıl davanın dayanağı olan takip doyasına yaptığı ödemenin 08/05/2023 tarihinde yapıldığı ve bu tarihin takipten sonraya ancak dava tarihinden önceye tekabül ettiği görülmekle, davacının davayı açarken ödemeyi mahsup etmesi gerektiği halde takibe konu miktarı esas alarak dava açtığı ve bu sebeple ödenen 800 TL lik asıl alacak ve 200 TL lik işlemiş faiz istemi yönünden hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılmış ve bilirkişi raporunda TBK 100.
Maddeye dayalı olarak yapılan mahsup işlemine itibar edilmemiş ve davadan önce yapılan ödemeler ilgili kalemlerden mahsup edilerek asıl dava dosyası bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, birleşen dava dosyası bakımından ise davalının halen kooperatif üyesi olduğu kabulünden hareketle ödenmeyen tasfiye masraflarından dolayı sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiş,
birleşen dosya bakımından bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalara iştirak edilmiş ve birleşen dava bakımından davanın kısmen kabulüne ve asıl ve birleşen dava dosyaları bakımından davacı kooperatifin alacağının likit olmadığı ve miktarının hesaplamayı gerektirdiği görülmekle, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş ve neticede aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/870, K. 2024/799, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama