KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/42 Esas - 2024/413
- Esas no
- 2024/42 Esas
- Karar no
- 2024/413
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 18/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/06/2024
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... Genel Müdürlüğü 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi ...
Genel Müdürlüğünün işletmekte olduğu Erzurum Havalimanında ihtiyaç duyulan temizlik hizmetleri davalı firmalar tarafından farklı dönemlerde sunulduğunu, davalı yüklenici firma işçilerinden ... yasal şartları tamamlayarak işten ayrıldığını ve talebi üzerine 01,05,2010-20.03.2023 tarihleri arasındaki çalışmasına istinaden haketmiş olduğu damga vergisi dahil 130.150,63-TL kıdem tazminatı ödemesi 12.05.2023'te müvekkil Kuruluş tarafından yapıldığını beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 105.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalı yüklenici şirketlerden tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi açıklamalı davetiye ile yöntemine uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.
DELİLLER
1-) Dava konusu işçilik alacağı ödemesine ait belgeler ile dava dışı işçilerin SGK hizmet döküm cetveli. 2-)Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve ekleri ile genel ve teknik şartnameler. 3-) Hesap bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmesine istinaden doğan dava dışı işçiye yapılan ödemenin yüklenici şirketlerden rücuen tahsili istemidir. Davalı Polimatik şirketinin 21/9/2023 tarihinde iş bu dava dosyası açılmadan önce iflas ettiği hususu dikkate alınarak bu davalı yönünden dosyanın tefrik edilmesine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyamız hesap bilirkişisine tevdi edilerek hesap bilirkişisinden rapor alınmış, alınan 02/05/2024 tarihli rapor Mahkememiz’ce de denetime elverişli görüşmekle benimsenmiştir, 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Talep edilen ödemenin davacı Kurum ile yukarıda belirtilen davalı şirketler arasında imzalanmış sözleşmeler ve ekleri şartnamelerde işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunması nedeniyle emsal yargı kararları ve TBK hükümlerine göre yüklenici firmalardan rücu edilebileceği ancak kıdem tazminatının yükleniciler tarafından ödeneceği yönünde sözleşmelerde açık hüküm bulunmaması nedeniyle Sayın Mahkemece rücu oranının yarı yarıya olabileceği kanısına varılma ihtimali de değerlendirilerek,
tam sorumluluğun kabul edilmesi halinde 105.901,01-TL rücu edilebileceği, %50 oranında sorumluluk halinde ise 52.950,50-TL rücu edilebileceği mütalaa olunmuştur.
Davacı kurum ile davalılar arasında düzenlenen sözleşmelerde sözleşme süresince yüklenici şirket bünyesinde çalıştırdığı işçilerin işe alınması, işten çıkarılması neticesinde doğabilecek tüm yükümlülüklerin yüklenici şirketlere ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında toplanan delillere göre; davacı kurum ile davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, dava dışı ödeme yapılan işçinin davalı yüklenici şirketlerde sözleşme konusu dönemlerde çalışarak emekli olduğu ve bu sebeple işçiye kıdem tazminatının davacı kurumca ödendiği sabit ve çekişmesizdir. Bu bağlamda, davacının dava konusu işçilik alacağı ödemeleri nedeni ile davalı yüklenici Şirketlere rücu hakkının doğup doğmadığı ve mevcut ise; sorumluluk miktarlarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere; yerleşik yargısal içtihatlar gereğince davacı kurumun davalı yüklenici şirket ile aralarında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve eklerinde açık hüküm bulunması halinde dava dışı işçilere yaptığı ödemeyi kendilerine rücu etmesi hukuken mümkündür. Aksi takdirde davacı idare ile davalı yüklenici Şirketler dava konusu işçilik alacaklarından ayrı ayrı yarı oranında sorumludur.
Kıdem tazminatı alacağı yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (23. H.D'nin 2014/5216 E-2015/4986 K) her bir işverenin işçinin kendi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarla sınırlı olarak sorumlu olup, son işveren ise yıllık izin ücreti alacağı ve fesih ihbar alacağından sorumludur. (11. H.D'nin 2013/166 E -18061 K)
Dava konusu alacak, dava dışı işçinin toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı alacağıdır. Kıdem tazminatı alacağında her işverenin dönemsel sorumluluğu bulunmaktadır.
Dosyamıza sunulan ve davalılar ile davacı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi eki teknik şartnamelerdeki hükümler dikkate alındığında, işçilerin tüm hak ve alacaklarının yüklenici tarafından karşılanacağının açıkça belirtildiği görülmektedir. Bu nedenle, davacı kurum, 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda dava konusu rücu alacağını rücuen talep etmekte haklıdır.
Bu bağlamda, dosyamıza sunulan bilirkişi raporu yerleşik içtihatlara ve dosya kapsamına uygun hesaplamayı içermekle Mahkememiz’ce de benimsenerek 02/05/2024 tarihli hesap bilirkişi raporu doğrultusunda her bir davalı yüklenici şirket yönünden dava dışı işçileri çalıştırdıkları süre ve Şirketlerin faaliyet dönemleri esas alınarak yapılan hesaplama denetime elverişli görülmekle Mahkememiz'ce de benimsenerek açıklanan gerekçelerle; davanın kabulüne, dava konusu toplam 100.475,57-TL rücu alacağının davalılardan anılan miktarlarla yapılan her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline dair aşağıda şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/42, K. 2024/413, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama