KÜNYE
T.C. ''Türk Milleti Adına'' Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Davacı/ Karşı Davalı .. Davalı/
- Mercii
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2022
- T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/277 Esas - 2022/242
- Esas no
- 2021/277
- Karar no
- 2022/242
- Hakim
- ...
- Katip
- ..
- Vekili
- Av. ...
- Karşı davacı
- ...
- Vekili
- Av.....
- Asıl dava
- 1-Tescilli Ticaret ünvanına bağlı Marka Tecavüzü/Haksız Rekabetin Durdurulması,
Karar Metni
3.461 kelime·17 dk okuma·10 bölüm
2-Tescilli Ticaret ünvanına bağlı davalının 2 ayrı Markasının Hükümsüzlüğü
KARŞI DAVA
Marka Tecavüzü/Haksız Rekabetin tespiti, Men, ref Asıl Dava Tarihi : 30/09/2021 Karşı Dava Tarihi : 01/11/2021
KARAR TARİH
26/09/2022 Yazım Tarihi : 24/10/2022
(ASIL DAVADA)
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin “insan kaynaklı dokulardan
allogreft üretim ve satışı işi” ile uğraşan, doku toplama ve depolama üzerine kurulmuş
iç pazarda ticari faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, 08/06/2015 tarihinde şirketin kurulduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinden daha önce kurulmuş olmasına rağmen 04/07/2017 tarihinde müvekkilinin ticaret ünvanında geçen " ... " ibaresini 2017/60048 başvuru nolu markayı 10,41,44,ncü sınıflarda tescil ettirip 2018 tarihinde de müvekkilinin adresine yakın taşındığını; Daha sonra davalı şirketin "... " şeklinde 05 ve 35.nci sınıflarda.... no ile markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin ticaret ünvanında yer alan "..." nı davalının marka olarak kullandığını, TTK 50.nci maddeye göre müvekkilinin hak sahibi olduğunu, Davalının tecavüz teşkil eden fiilerinin durdurulmasını ,
.... sayılı ve .... sayılı markaların
hükümsüzlüğüne ve terkinine; kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının ...
... markasını 2014’den bu yana aktif olarak kullandığı,
tanınmış marka haline getirdiği, ....’na 2014’de yaptığı başvuruda
sunulan marka broşür ve kataloglarına ilişkin faturaların, dilekçe eki yurtdışına ihracat
ürün kutularının, mail yazışmaları ve sözleşme örneklerinin 2014’den bu yana ..
Doku Bankası ibareli markasal kullanımını ispatladığı ve .. sayılı ETB
... ibareli markayı tescil ettirdiği; karşı tarafın 2018’de yaptığı
... sayılı marka başvurusunun müvekkili adına tescilli... sayılı markalar sebebiyle reddedildiği; karşı taraf marka
sahibi dahi olmadığına göre markaya tecavüzden bahsedilemeyeceği; her iki tarafın
iştigal konusunun genel olarak “insan kaynaklı mikroorganizma ve doku üretim işi”
olduğu ve bu işin ancak... alınacak izin kapsamında yürütülebildiği;
kendisinin 2014’den beri ilk ruhsat sahibi firma olduğu; karşı tarafın “....
Bankası” adı altında hiçbir başvuru, girişim, izin ve onay belgesi bulunmadığı gibi serbest
piyasada bir varlığının olmadığı ve ticaret ünvanı altında herhangi bir ticari faaliyet dahi
yürütmediği; karşı tarafın kuruluşundan daha önce yarattığı
markasının hükümsüzlüğünün istendiği; bu markalarında karşı tarafın ticaret ünvanının birebir kullanılmadığı; karşı tarafın sessiz kaldığı ve 2021’de açtığı huzurdaki davaya
kadar hiçbir girişimde bulunmadığı;... sayılı markanın 5 yıllık hak düşürücü
süre nedeniyle, ... sayılı markaların da yineleme markaları
olması sebebiyle hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği; asıl davanın reddini talep etmiştir.
(KARŞI DAVADA)
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Yukarıdaki asıl davadaki savunmasında geçen iddiasına ilaveten "müvekkil tarafından ... adı ile markasal kullanıma başlanılmış ve ... Marka numarası ile ilk tescili yapılmıştır. Müvekkil şirket kurulduğu günden bugüne üçüncü kişi ve şirketler ile resmi kurum ve kuruluşlar nezdinde doku üretim, stok, işbirliği, ithalat ve ihracatına dair her türlü iş ve işlemde ... markasını kullanmaktadır.
2014 yılından beri yurt dışı ticari faaliyetlerinde de müvekkil şirket tarafından .......) marka adı kullanılmaktadır. yani yalnızca yurt içi değil yurt dışı ticari faaliyetlerinde de müvekkil şirket tarafından markasal bir kullanım söz konusudur. Davacı- karşı davalı aslında müvekkilin marka haklarına tecavüz etmektedir. Bu açıdan da iddia edilenlerin aksine bizzat davacı- karşı davalı müvekkil şirkete ait markayı ticaret unvanında kullanmak suretiyle iltibasa yol açması sebebiyle müvekkilin marka haklarına tecavüz etmektedir.
Davalı- karşı davacının eylemlerinin müvekkil şirkete ait marka yönünden haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespiti ile bu eylemlerin men'i ve ref'i ni talep ediyoruz.
Müvekkil tarafından ... markası davacı- karşı davalının şirketinin kuruluşundan çok daha önceki bir süreçte var olan ve müvekkilin ticari faaliyetlerinin merkezinde olan, müvekkilce tanıtılmış ve müvekkil şirket ile tanınmış bir markadır. Bu uğurda para, emek ve mesai harcanmış, projeler geliştirilmiş,.... faaliyetleri neticesinde broşür ve kataloglar bastırılarak üçüncü kişilere ulaştırılmıştır. Yine yazılı ve görsel basında, elektronik ortamda kısacası müvekkilin iştigal alanını oluşturan doku üretimi - allugreft işlerinin tümünde gerek yurt içi gerek yurt dışı ticari işlemlerinde ... markasını kullanmaktadır.
Asıl davanın reddi ile karşı davamızın kabulüne,
Davacı- karşı davalının müvekkil şirkete ait marka hakkına tecavüz ederek ticaret unvanında kullanması sebebiyle ticaret unvanının terkinine,
Tarafların aynı iş alanında iştigal ediyor olması sebebiyle davacı- karşı davalının haksız rekabetinin tespit edilerek men'i ve ref'ine,
www.https://adkb.com.tr/) alan adının iptaline, mail adresleri v.b. iltibasa neden olan yayınların tümünün imhasına, " şeklinde talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: " Müvekkil şirket ve grubu, 2010 yılından itibaren...´da ki güçlü .... Bankası ortakları ile ...’de konunun uzmanı profesörlerin önderliğinde, doku cerrahisi operasyonlarının kalitesini arttırmak, sağlık alanında yeni bir sayfa açmak ve tüm ... alanında faaliyet göstermek için kurulmuştur.
Ülkemizde,... pazarındaki denetimi güçlendirmek için öncelikli olarak “insan doku ve hücreleri ile bunlarla ilgili merkezlerin kalite ve güvenliği hakkında yönetmelik”, mevzuat ve .... çalışmalarına büyük katkılar yapan müvekkil firma, 2013 yılından itibaren önce ithalat yaparak yüzlerce cerrahi operasyona doku ihtiyacını karşıladığı ve 2014 yılından itibaren ise üretim faaliyetlerine geçtiği eşsiz .... uygulamasını ülkemizde kazandırmıştır.
İnsan Dokuları işleme alanında ulaşılmış en yeni ve güvenilir teknolojiyi cerrah ve hastalarımıza sunmaktan ve bu teknoloji dokularını ülkemizde üretmekten gurur duymaktadır.
Söz konusu şirket grubumuzda ... Doku toplama ve depolama üzerine kurulmuş şirket olup iç pazarda ticari faaliyetini yürütmektedir. Bununla birlikte .... İse doku üretimi ve yurt dışı ithalat ve ihracatı üzerine kurulu bir şirkettir. Haricen ....
İse 27 Ekim 2010 yılında doku ve organ nakli yönetmeliğine yurt dışından ilgili yönetmeliğin oluşturulması adına pek çok evrak ve örnek sağlamış , ilgili yönetmeliğin oluşturulmasında ve halkımıza hizmetinde büyük etken rol oynamıştır.
Bu hususta 2010 yılından itibaren gerek merciilerce gerekse de piyasada hakim konumda olan tüm sosyal medyada da ticari unvan ile tanınırlık sağlayan, ticari unvanın markalaşmasını sağlayan müvekkil şirketin davalı-karşı davacı taraf beyanatlarından farklı olarak tam aksine başrol ve markayı önemli noktaya getirmekte asıl emek sahibi olduğunu ayrıca belirtmek isteriz........., diğer şirketimiz olan ....in ithal ettiği dokuları tanıtım amacı ile katıldığı Nisan 2014 yılındaki ... fuarında sözlü olarak ilk tanıtımını yapmıştır.
Söz konusu önce faaliyetse bu hususta da öncelik ve ilk kullanım tarafımıza aittir. 2016 yılında Avrasya doku ve kemik bankası ticari unvanı ile CNR ve Musiad fuarlarına katılmıştır ve ödenmiş fuar faturaları mevcuttur. Yapılacak incelemeler ve neticeler de aksini göstermeyecek, tanınırlığı sağlayan asıl tarafın tarafımız olduğunu ortaya çıkaracaktır.
Ayrıca davalı-karşı davacı yan gibi haricen elde edilen bilgi sunmak gerekirse .... ismindeki şirket, insan kaynaklı doku üretim iznini Temmuz 2020 tarihinde almış olup, bu tarihten önce veya 2020 yılı içinde üretimi veya herhangi bir satışı bulunmamaktadır. Bu hususun mahkemece ilgili makamlara yazılacak müzekkere ile ortaya çıkarmasını talep ederiz. Ülkemizdeki doku bankacılığının 3 ana temeli vardır.
Hastanelerden doku toplamak, bu dokuları depolamak ve işlemek üzere faaliyet izni verilir. Davalı-Karşı dacacı şirket ülkemizde doku toplamak yerine kadavra ithal ederek bir an önce piyasaya çıkmak istemiştir. .... ismindeki şirketimiz ham doku toplamak ve bunu yarı mamul haline getirmek üzere kurulmuştur.
Dünyada bunun gibi birçok doku bankası vardır. .... şirketimiz ise doku işleme ve ihracat yapma üzerine aynı tarihte kurulan iki şirkettir. ...Bakanlığına aynı zaman dilimi içinde doku bankacılığı başvurularını yapmıştır. Üretilecek olan bir ürün tanıtımı, üretim alanı dahi yokken neden yıllar öncesinde tanıtılır bunu da anlamış değiliz. ... üretim alanı için aldığı destek 2018 yılı ... desteğidir. Bu tarihten sonra üretime hazırlanıldığı bilinmektedir.
2015 yılında ... alınan 500bin TL lik maddi desteğin üretim alanı yapılmadan önce broşür ve kataloğa harcanması tuhaftır. Katalog, kutu, paketleme vb matbaa işlemleri yani ticarileşmek, dokuların üretildikten, valide edildikten ve özellikle sağlık bakanlığı onaylarından sonra olması gereken işlemlerdir. Bunun öncesinde yapılan katalog, broşür içeriği üretim izni/alanı bile olmayan bir işletme tümüyle aldatıcı pozisyonundadır.
Haksız yere çıkar sağlayan firma suçlaması asılsız ve iftiradan başka bir şey değildir. Tüm ülke bilir ki.... şirketlerinin sahibi 12 yıldır devlete ve devletle çalışır. Sahte doku getirenlerle, sahte belgelerle ithalat yapmaya çalışanlarla ve her türlü çöp dokuları ülkemize sokmak isteyen şirketlerle mücadele etmiştir ve edecektir. Sektörde daima öncü olmuştur ve daima doğruyu gösterip uygulatmıştır ve uygulatmaya devam edecektir. Tüm bunlar da kötüniyetin ispatıdır.
Gerek sosyal medya (instagram,facebook,twitter,LinkedIn vs.) aramaları gerekse de internetteki arama motorlarından yapılacak aramalarda ilk sıraya her zaman müvekkil şirket çıkmakta olup " tüketici (halk) bakışıyla" bakılacak olursa direkt karşısına çıkacak firma yine müvekkil olacaktır.
Bu yüzden İLTİBASA SEBEP OLAN TARAF olan taraf davalı- karşı davalı yan olacaktır.
Ticari unvanımız normal şartlar altında alınması zor olan bir unvan olup bu uğurda çokça çaba harcanmıştır.
Davalı-karşı davacı yan kötüniyetlidir.bu sebeple markanın hükümsüzlüğüne dair karar verilmelidir.
Ticari unvanımızın izinsiz bir şekilde aynısının marka olarak kullanımı marka tecavüzünü oluşturur.
... doku toplama ve depolama üzerine kurulmuş şirket olup iç pazarda ticari faaliyetini yürütmektedir. Bununla birlikte ..... İse doku üretimi ve yurt dışı ithalat ve ihracatı üzerine kurulu bir şirkettir. Şirket faaliyetlerini dış pazara yönelik gerçekleştirmektedir. ....İse 27 Ekim 2010 yılında Doku ve Organ Nakli Yönetmeliğine yurt dışından ilgili yönetmeliğin oluşturulması adına pek çok evrak ve örnek sağlamış, ilgili yönetmeliğin oluşturulmasında ve halkımıza hizmetinde büyük etken rol oynamıştır.
Cevap dilekçemizin kabulüne, haklı davamızın KABULÜNE davacı tarafın iş bu karşı davada herhangi bir hukuki yararı olmadığından DAVASININ REDDİNE, davalı-karşı davacı yanın haksız şekilde kullanımda olan ürünlerinin satışı ve reklamlarının gerçekleştirilmesini engellemek amacıyla ihtiyadi tedbir uygulanmasını " belirtmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü ,
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak.... kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,
tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,
anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.)
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü,
Madde 155" (1) Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez."
6102 sayılı ... (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 50" (1) Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir."
Madde 52" (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir.",
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;ASIL DAVADA; 1-Davacı tarafın tescilli ticaret unvanına bağlı olarak davalı taraf eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı; 2-Davacının tescilli ticaret unvanına bağlı davalı tarafa ait .... tescil sayılı markaların SMK 6/6 ve 25/1 maddesine göre hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği;
KARŞI DAVADA; Davacı tarafın ...., Tescil sayılı markalara bağlı olarak davalı taraf eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı buna bağlı olarak haksız rekabet tespit men ref talebi ile marka tecavüzü iddiasına bağlı davalının ticaret ünvanının terkini gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı/karşı davalı firmanın klavuz/kök unsuru ...." olan ana sözleşmesinde de "İnsan dokusu (allogreft) ürünlerin ve beşeri tıbbi ürünlerin imalat, ihracat ve ithalatını; kan ve ürünleri ile insan dokusu ürünlerin taşınması, işlenmesi, paketlenmesi, ambalajlanması, sağlık depolarında muhafazası, sterilizasyonu; kimyevi, ispançiyari, tıbbi, bileşik, baytari, zirai, gıdai, kozmetik ve beşeri her nevi müstahzarat ve bunları hammaddelerin ticareti" mal ve hizmetleri kapsayan ibareyi ".... adı altında 03.06.2015 tarihli /8836 sayılı ...Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği tespit edilmiştir.
Ana sözleşemsinde
Davalı/karşı davacı firmanın ise;
08.07.2015 başvuru , 11.05.2016 tescil tarihli ... nolu 10 / 41 / 44 / sınıflarda;
04.07.2017 başvuru ,24.10.2017 tescil tarihli ... nolu 10 / 41 / 44 / sınıflarda;
19.06.2019 başvuru, 30.03.2020 tescil tarihli .... nolu 05 / 35 / sınıflarda;
“...” ibaresi tescillli markaları bulunduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık tespitinden sonra tahkikata geçilerek sunulan ve yansıtılan deliller ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Asıl dosya yönünden bilirkişi heyetinin sunduğu 27/06/2022 tarihli RAPOR'da ÖZETLE ;
"1) Davacının tescilli bir markası bulunmadığından, SMK md. 7, 29 ve 149/1 uyarınca markaya tecavüz gerekçesiyle Davalının herhangi bir ticari eyleminin durdurulması ve önlenmesi taleplerinde bulunulabilmesi şartlarının mevcut olmadığı;
2) Davalının 2015/58102 sayılı markasının içerdiği ve .... sayılı markalarını münhasıran oluşturan “...” ibaresi ile Davacının Ticaret Ünvanın kök sözcüğü olan ....” ibaresinin, görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan iltibas yaratabilecek yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı;
3) Ancak, Davalının “...” ibareli markalarından ilki olan .... sayılı başvurusu yaptığı 08.07.2015 tarihinde, hükümsüzlüğü talep edilen.... sayılı marka başvurusunu yaptığı 04.07.2017’den veya... sayılı başvurusunu yaptığı 19.06.2019’dan önce ve hatta sonrasındaki bir tarihte, Davacının bu ibareyi ilgili sektör/pazarda varlığı gözlemlenebilecek şekilde bir satış/sunum noktası oluşturarak, Davalının marka tescilleri kapsamındaki herhangi bir mal veya hizmet bakımından sembolik olmayan/gerçek anlamda fiilen ticaret ünvanı, internet alan adı veya markasal kullandığına ve SMK 6/6 ve 25/1 uyarınca hükümsüzlük şartlarının bulunduğuna ilişkin tarih ihtiva eden mal veya hizmet satış faturası veya benzeri bir delile dosya münderecatında rastlanmadığı;
4) Davacının .... ibareli Ticaret Ünvanının ve Ana Sözleşmesinin 08.06.2015 tarihinde yayınlanmasından daha önce, Davalının en geç 20.05.2014 tarihi itibarıyla “...” ibaresinin Ticaret Ünvanı ve marka olarak tescil ettirmek için hazırlık çalışmalarına başlaması karşısında, Davalının .... sayılı “...” ibareli marka tescillerini edinmesinin MK md.2, TTK md.54/2, 55/(1)(a)(4) veya TTK md.56/1 kapsamında haksız rekabet eylemi niteliği taşımadığı; " şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce verilen 23/03/2022 tarihli duruşmada tespit edilen uyuşmazlıkta asıl ve karşı dava yönünden 6.maddede "asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı" ibaresine de yer verilerek bilirkişi ücretinin EK AVANS olarak 2 haftalık kesin sürede yatırılmasına karar verilmiş olup asıl davada ek avans yatırıldığı; karşı davada ise süresinde yatırılmadığı davalı açısından usulü kazanılmış hak doğduğundan karşı dava açısından davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Asıl dava yönünden dosyaya sunulan rapor; iddia ve savunmaya cevap verir şekilde denetlenebilir olduğu, içeriğinin de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğuna karar verilmiştir.
GEREKÇE
(Asıl davada)
Davacı taraf , tescilli ticaret unvanına bağlı olarak davalı taraf eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu, yine tescilli ticaret unvanına bağlı davalı tarafa ait.... tescil sayılı markaların SMK 6/6 ve 25/1 maddesine göre hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Marka Tecavüzü açısından;
SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzü oluşabilmesi için her şeyden önce davacının tescilli markası bulunması gerekmekte olup buna yönelik davacının tescilli markası olmadığı anlaşıldığından davalı açısından SMK 7 ve 29.ncu maddedeki marka tecavüzü oluşmadığı (Nitekim bu husus benimsenen bilirkişi raporunda" Davacının tescilli bir markası bulunmadığından, SMK md. 7, 29 ve 149/1 uyarınca markaya tecavüz gerekçesiyle Davalının herhangi bir ticari eyleminin durdurulması ve önlenmesi taleplerinde bulunulabilmesi şartlarının mevcut olmadığı " şeklinde de ifade edilmektedir. ) sonucuna varılmıştır.
Haksız Rekabet açısından;
Davacının klavuz/kök unsuru “.... ola...." adı altında 03.06.2015 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ise bu tarihten sonra ..... nolu 10 / 41 / 44 / sınıflarda; .... nolu 10 / 41 / 44 / sınıflarda; .... nolu 05 / 35 / sınıflarda; “...” ibaresi tescillli markaları edinip kullandığı;
Davacının kök/klavuz unsuru ile davalının markasal kullanımları arasında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik ve dolayısıyla iltibas oluşmuş ise de; davalının daha önceki tarihte yani davacının ticaret ünvanını tescil ettirdiği tarihten daha önce 20.05.2014 tarihi itibarıyla “...” ibaresinin Ticaret Ünvanı ve marka olarak tescil ettirmek için hazırlık çalışmalarına başladığı sunulan delillerden anlaşıldığından ( e posta yazışmaları, mutabakat zaptı,) bu şekildeki kullanımları ve tescilli marka edinmesi karşısında TTK 54 ve devamı ile MK.
2 kapsamında haksız rekabet koşulları oluşmadığı ( Nitekim benimsenen bilirkişi heyet raporunda bu husus " Davacının “.... ibareli Ticaret Ünvanının ve Ana Sözleşmesinin 08.06.2015 tarihinde yayınlanmasından daha önce, Davalının en geç 20.05.2014 tarihi itibarıyla “....” ibaresinin Ticaret Ünvanı ve marka olarak tescil ettirmek için hazırlık çalışmalarına başlaması karşısında, Davalının .... sayılı “...” ibareli marka tescillerini edinmesinin MK md.2, TTK md.54/2, 55/(1)(a)(4) veya TTK md.56/1 kapsamında haksız rekabet eylemi niteliği taşımadığı; " şeklinde de ifade edilmiştir.) sonucuna varılmıştır.
Marka hükümsüzlüğü açısından; Davacının klavuz/kök unsuru ...." olan .... adı altında 03.06.2015 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafın ise bu tarihten sonra (.... nolu 10 / 41 / 44 / sınıflarda; ) ve hükümsüzlüğe konu .... nolu 10 / 41 / 44 / sınıflarda; ...nolu 05 / 35 / sınıflarda; ....” ibaresi tescillli markaları edinip kullandığı; Buradan hareketle ; Taraf işaretlerinin Biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla birlikte ;
....tescil sayılı markaların kapsamında kalan MALLAR ve HİZMETLER açısından davacının ... ibaresini gerçek anlamda (sembolik değil) markasal kullandığına dair herhangi döküman/kayıt ve belge sunulmadığından SMK 6/6 ve 25/1 madesindeki hükümsüzlük koşulu da oluşmadığı ( Nitekim benimsenen bilirkişi heyet raporunda "Davalının ....” ibareli markalarından ilki olan.... sayılı başvurusu yaptığı 08.07.2015 tarihinde, hükümsüzlüğü talep edilen .... sayılı marka başvurusunu yaptığı 04.07.2017’den veya .... sayılı başvurusunu yaptığı 19.06.2019’dan önce ve hatta sonrasındaki bir tarihte,
Davacının bu ibareyi ilgili sektör/pazarda varlığı gözlemlenebilecek şekilde bir satış/sunum noktası oluşturarak, Davalının marka tescilleri kapsamındaki herhangi bir mal veya hizmet bakımından sembolik olmayan/gerçek anlamda fiilen ticaret ünvanı, internet alan adı veya markasal kullandığına ve SMK 6/6 ve 25/1 uyarınca hükümsüzlük şartlarının bulunduğuna ilişkin tarih ihtiva eden mal veya hizmet satış faturası veya benzeri bir delile dosya münderecatında rastlanmadığı; " şeklinde de ifade edilmiştir.) sonucuna varılmıştır.
Neticeden asıl davanın reddi gerekmiştir.
(Karşı davada)
Davacı taraf kendisine ait ....Tescil sayılı markalarına bağlı olarak davalı taraf eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia etmektedir.
Mahkememizce verilen 23/03/2022 tarihli duruşmada tespit edilen uyuşmazlıkta 6.maddede "asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı" ibaresine de yer verilerek bilirkişi ücretinin EK AVANS olarak 2 haftalık kesin sürede yatırılmasına karar verilmiş olup karşı davada üresinde yatırılmadığı, davalı açısından usulü kazanılmış hak doğduğundan karşı dava açısından davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilerek; Bu açıdan KARŞI DAVADA ;
Davalı tarafın markasal kullanımlarının davacıya ait .... sayılı tescilli marka kapsamında kaldığına kanaat uyandıran yeterli delil sunulmadığından marka tecavüzü ve haksız rekabet şeklindeki iddia kanıtlanmadığından karşı davanın da reddi gerekmiştir.
Katip.... · ✍e-imzalıdır Hakim .. · ✍e-imzalıdır
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/277, K. 2022/242, 26 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama