KÜNYE
T.C. "Türk Milleti Adına" Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar (Usulden Red )
- Mercii
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/460 Esas
- Karar no
- 2022/338
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- 1- ......
- Davacı
- 2- ......
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... ....
- Dava
- SMK 153 ve 154.Maddesine göre MENFİ TESPİT
- Dava tarihi
- 24/11/2022
Karar Metni
2.684 kelime·13 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili 24/11/2022 tarihli dava dilekçesinde " Davalı ... Ltd şirketi tarafından .... D. İş sayılı dosyası ile müvekkil ...'nın yönetimindeki ... ... Malzemeleri adlı adi şirket aleyhine, davalı şirkete ait bilgisayar programlarının müvekkil şirket bilgisayarlarında, lisanslı olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti istenmiştir. Anılan dosyada yapılan keşif ile müvekkilin kendi şahsi kullanımında bulunan laptop incelemeye alınmak üzere el konulmuştur.
Davalının söz konusu tespit davasını ikame etmesi ve anılan değişik iş dosyası niteliği gereği müvekkil.... tarafından müdahil olunamaması, cevap verilememesi ve duruşma yapılmaması nedeni ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 154. Maddesi uyarınca tecavüzün mevcut olmadığının tespit edilmesini talep etmek gerekmiştir. Aşağıda detaylıca açıklanacağı üzere müvekkiller tarafından davalı şirkete ait bilgisayar programlarına yapılan herhangi bir tecavüz bulunmamaktadır.
Davalının açmış olduğu tespit davası ile ele geçirilen laptop müvekkil ...'nın şahsi kullanımındadır. Müvekkil söz konusu laptopu özel hayatında kullanmaktadır. Davalı şirkete ait....isimli program, müvekkil şirketin ....akinesini satın aldığı .... programı öğrenebilmesi adına yüklenmiştir.
Müvekkil....söz konusu programların İisanslarıyla ilgili dava dışı.... yetkilileri ile görüşmüş ise de kendisine ...'un.... yetkilisi olduğunu, kendilerinin lisans kaydını yaptıklarını ve ....makinesine ödenen tutarın yüklenen .... ve diğer programların kullanım lisanslarının ücretlerinin de dahil olduğu kendisine iletmişlerdir. Gerçekten de söz konusu... isimli program ... makinesinin çalışmasında kullanılan bir program değildir.
Söz konusu program çizim amaçlı kullanılmaktadır. Esasen müvekkil şirket...makinesinde işleyecekleri ürünlerin çizimlerini dışarıdan satın almaktadır. Dava dışı ... ise müvekkil şirkete sattığı ... makinesi ile müvekkil şirkete bir takım programlar da yüklemiştir. Dava konusu... isimli program ise müvekkil şirketin yetkilisi müvekkil ...'a çizim Öğrenmesi amacıyla müvekkilin şahsi bilgisayarına yüklenmiştir.
Dava dışı ... -eğer ki gerçekten yetkili satıcı değil ise- sırf makineyi satabilmek adına, müvekkilin dışarıdan satın aldığı çizimlere ödediği ücretlerden kurtulacağına inandırarak söz konusu programı müvekkilin laptopuna yüklemiştir.
Müvekkil ... bu hususta basiretli bir tacir olarak ...'a -programların lisansları ile ilgili herhangi bir problem yaşamamak adına- programların lisanslı olup olmadığını sormuş ve dava dışı ... tarafından kendilerinin lisanlı ürünler sattığına inandırılmıştır. Bunun üzerine müvekkil ... şahsi bilgisayarında çizim öğrenmek amacı ile dava konusu... isimli programı kullanmıştır.
Dava dışı ...'a müzekkere yazılarak davalı ile aralarında herhangi bir anlaşma olup olmadığı, anlaşma var ise müvekkille dava dışı ...'un ... satımınına ilişkin görüştüğü 2020 yılı Mayıs ayında davalı ile dava dışı ... arasında distrübütörlük, bayilik, dağıtıcılık vs herhangi bir anlaşma olup olmadığının sordurulması gerekmektedir.
Burada değinilmesi gereken bir diğer husus ise, müvekkil kendi emeği ile kapı üretimi yapmaktadır. Müvekkil Makser isimli şirketten ... makinesini aldıktan sonra Makser tarafından kendisine kapı üretiminde kullanabileceği yaklaşık 120-150 çeşit çizim verilmiştir. Esasen kapı modeli olarak çok da fazla çeşide ihtiyaç olmadığından müvekkil zaten kendisinde bulunan bu çizimlerle üretimini yapabilmektedir.
Her halükarda müvekkilden özel bir üretim talep olunduğunda ise özel üretimi talep eden tarafından istenilen çizim müvekkile verilmekte veyahut müvekkil dışarıdan ücreti karşılığında bu kapı üzerine işlenecek modelin çizimini yaptırmaktadır. Müvekkilin dava konusu bilgisayar kullanmasında yegane amacı hobi ve eğitim amaçlıdır.
Yani müvekkil ... makinesinde kendisine özel bazı şeyleri nasıl üretebileceğini, bunun için gerekli çizimleri nasıl yapabileceğini öğrenmek için dava konusu programı şahsi kullanımında bulunan ve ele geçirilen, özel hayatında kullandığı laptopunda kullanmıştır. Bu aşamada belirtmek gerekir ki ... makinesi ile bir çizimi tamamlamak ortalama 2 saat sürmektedir.
Müvekkil de gündüzleri makine çızımı tamamlayıncaya kadar Z saatilik sürede kendi gölişimi için laplopu iş yerine de götürmektedir. Zaten laptop da bu şekilde ele geçirilmiştir. Esasen müvekkilin çizim bilgisi de herhangi bir çizimi yapıp ... makinesi ile işleyebilecek düzeyde de değildir. Yani söz konusu programın ticari amaçla kullanımı söz konusu değildir.
Ayrıca müvekkil aleyhine ikame edilen delil tespiti davası üzerine yaptığımız araştırma neticesinde dava konusu program küçük bir Google araştırması ile kolayca indirilebilen bir program olduğu tarafımızca görülmüştür. Bu durumda ise davalının kötü niyetli olduğu Kanaatindeyiz. Şöyle ki haksız kullanımların ve tecavüzlerin önüne geçmek isteyen davalının muhatabı kanaatimizce lisanslı programlarını alenen insanların kullanıma sunan 3.kişilerdir.
Bu bakımdan programı kopyalayan, internet ortamında açık bir şekilde paylaşan ve insanların kullanıma sunan 3.şahıslar es geçilerek müvckkilin aleyhine girişimlerde bulunulması kanaatimizce davalının kötü niyetini ortaya koymaktadır. Kanaatimizce davalı programlarının alenen paylaşıldığını ve insanların da kolayca ulaşabildiğini bilmekte ancak bu duruma karşı herhangi bir önlem almamaktadır.
Bu durum da Sınai Mülkiyet Kanunu 153/1'e göre müvekkilin programın kullanımından dolayı herhangi bir sorumluluğuna gidilemeyeceğini ortaya koymaktadır.
Kanaatimizce davalı tarafından yöneltilecek tecavüzün tespiti ve tecavüzün önlenmesi davasının tarafı işbu dava dışı ... veya yukarıda bahsi geçen internet sitelerinin kullanıcılarıdır.
Gerçekten de 6769 sayılı kanunun 153/1 maddesinde göre mütecaviz tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kişisel ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişilere karşı anılan kanunda düzenlenmiş hukuk davalarını açamayacağı ve ceza davası açılması için şikayette bulunamayacağı düzenleneme altına alınmıştır.
Kanunun açık hükmü uyarınca biricik amacı yönettiği şirketin maddi yararına dava konusu bilgisayar programını öğrenmek olan müvekkil ...'nın fiilinin tecavüz oluşturmadığının tespitine karar verilmesi gerekmektedir. Eğer bir tecavüz var ise bu tecavüzün mütecavizinin ... veyahut programı insanların kullanımına sunan internet siteleri olduğunun ve bu bakımdan müvekkilin 153/1 kapsamında sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerden yola çıkarak incelemeye alınan laptopun müvekkil ...'nın şahsi kullanımında bulunduğu, söz konusu programı eğitim ve hobi amaçlı kullandığı göz önünde bulundurularak müvekkilin söz konusu program üzerinde herhangi bir ticari tasarrufu bulunmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle de müvekkil adi şirket tarafından da herhangi bir tecavüz eyleminin bulunmadığının da kabulü gerekmektedir.
Ancak mahkeme aksi kanaatte olacak ise yani Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/67 D.İş sayılı dosyasında incelemeye alınan laptopun ve dava konusu bilgisayar programının ticari amaçla kullanıldığı kabul edilse dahi müvekkilin söz konusu programı kullanması 6769 Say Kanun kapsamında tecavüz fiilini oluşturmayacaktır.
6769 Say.
Kanun 153/2'ye göre; "(2) Sınai mülkiyet hakkı sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı kendisine tazminat ödeyen kişi tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri ticari amaçla kullanan kişilere karşı, bu kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza davası açılması için şikayette bulunamaz." Buna göre ise eğer ki davalı ile aralarında kullanım ve dağıtım gibi herhangi bir sözleşme yok ise davalının sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden mütecaviz dava konusu bilgisayar programını müvekkilin bilgisayarına yükleyen dava dışı ...'dur.
Gerçekten de müvekkil bilgisayarında programı kullanmaya başladığında program tarafından, programın İisanssız kullanıldığına ilişkin herhangi bir uyarı verilmemiştir. Bu bakımdan da dava dışı ... tarafından müvekkil şirket ve şirket yetkilisi davalıya ait...'in satışında yetkili olduğu hususunda inandırılmıştır.
Gerçekten de Kayseri AHM 2022/67 d.İş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda program içerisinde lisansın geçerlilik süresinin 20/10/2048 olarak yazılı olduğu görülmektedir. Bu durumda ise kanaatimizce 3739 Say kanun 153/2'ye göre müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı tarafın eğer ki bir tecavüz iddiası var ise bu tecavüzün mütecavizinin dava dışı ... olduğuna ve bundan doğan taleplerinin muhatabının ... olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemeniz yine de aksi kanaatte ise de; davalının eğer var ise uğramış olduğu zarar haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiil sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle haksız fiil gerçekleşmeli, zarar meydana gelmeli ve haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Bu bakımdan ise somut olayda eğer ki davalının bir zararı var ise bu zararı meydana getiren fiil müvekkilin iradesinden kaynaklanmamaktadır.
Söz konusu zarar neticesi her ne kadar müvekkile ait bilgisayarda gerçekleşmiş ise de söz konusu programı müvekkil bilerek ve isteyerek lisanssız kullanmamış, müvekkil programın lisanslı olarak yükleneceği hususunda dava dışı ... tarafından inandırılmıştır. Gerçekten de yukarıda anılan tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporunda programının 2048 yılına kadar lisanslı olduğuna ilişkin ekran kaydı sunulmuştur. Bu durum ise açıkça aradaki illiyet bağını kesmektedir.
Bu nedenle eğer ki bir zarar var ise bu zararın sorumlusu müvekkil değil ...'dur. Bu bakımdan da müvekkillerin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davamızın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Bir diğer husus ise dava konusu program müvekkil tarafından eğitim amaçlı kullanılmaya başladığında ve devamında, program hiçbir zaman lisanssız kullanıldığına dair uyarı vermemiştir. Davalı kötü niyetli olarak müvekkilden haksız kazanç sağlamak amacı ile .... D.İş sayılı dosyası ile müvekkil B...'a ait bilgisayarı incelettirmiş, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise birbiri ile çelişen iki adet ekran görüntüsü sunulmuştur.
Bu görüntülerden birisinde programın 2048 yılına kadar lisanslı olduğu, diğerinde ise söz konusu programın lisans süresinin 2019 yılında sona erdiği yazmaktadır. Belirtmek gerekir ki müvekkil ile dava dışı ... makinesinin satımı ile ilgili olarak 2020 yılı Mayıs ayında anlaşmışlar ve müvekkil ... makinesini 2020 yılında satın almıştır. Yani çelişkili olan ve 2019 yılında lisans süresinin bittiğine işaret eden ekran görüntüsünün kabulü mümkün değildir.
Çünkü henüz yüklenilmemiş ve kullanılmamış bir programın lisans süresinin dolmasından söz edilemez. Bu bakımdan söz konusu ekran görüntüsünün de bir karışıklık neticesinde rapora konulduğu düşünülmektedir.
Davalı anılan tespit dosyası ile dava konusu bilgisayar programının müvekkilin laptopunda bulunup bulunmadığını tespit ettirme yoluna gitmiştir. Söz konusu dosya henüz nihai karara ulaşmamış ise de değinildiği üzere davaya müdahil olunamaması, cevap verilememesi ve duruşma yapılamaması nedeni ile değişik iş tespit dosyası yalnızca davalının direktifleri ile ilerlemektedir.
Anılan dosyaya davalı tarafından sunulan dava dilekçesi eki incelendiğinde söz konusu programın müvekkilin laptopunda "mfsbo" kullanıcı adı ile kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Eğer ki müvekkil söz konusu programın lisanssız olduğunun bilincinde olsa kullanıcı adını kendisini tanımlayabilecek olan "..." ibaresini herhalde kullanmayacak ayrıca dava konusu bilgisayar programını hackleyip lisanssız kullanacak kadar yazılım bilgisi olsa idi IP adresini de herhalde değiştirerek, IP yansıtıcılar vs kullanarak kendisinin tespit edilmesine fırsat vermeyecekti.
Her halde müvekkil programın lisanssız olduğunu bilerek ve isteyerek kullansa idi bu Programı internet bağlantısı olmayan bir bilgisayarda kullanabilecekti.
Ancak açıklandığı üzere müvekkil söz konusu programı bilerek ve isteyerek lisanssız kullanmamış, kendisi dava dışı Makser Otomasyon tarafından Lisanslı olduğu ve kendilerinin Türkiye'de programın yetkilici dağıtıcı olduğu hususlarında inandırılmış ve bu durum ise var ise zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını kesmiştir..
Yine anılan ekte...." kısmında "... olarak - belirtildiği anlaşılmaktadır. Eğer ki gerçekten lisanssız bir kullanım var ise davalı taraf, lisanssız kullanımın farkında olup müvekkilin bilgisayarına program henüz daha yeni yüklenmiş iken, programın lisanssız olduğu hususunda uyarı gönderebilirdi. Ayrıca yine davalı tarafından bu kullanım engellenebilirdi.
Ancak sırf kötü niyetle haksız kazanç elde etmek için yukarıda anılan yöntem davalı tarafından tercih edilmemiştir. , Belirtmek gerekir ki davalı taraf müvekkil aleyhinde delil tespiti isteminde bulunmuş tur. Bu delil tespiti neticesinde müvekkil aleyhinde müvekkilin mahvına neden olabilecek miktarda yüklü bir icra takibine ve hatta ihtiyati haciz yolu ile müvekkilin ticari hayatını durdurarak haksız kazanç elde etmeye yönelik girişimlerde bulunulacağı kuşkusuzdur.
Bu bakımdan müvekkilin borcu olmadığı bir şeyi davalıya icra tehdidi altında ödeyecek ve açacağı istirdat davası kabul olsa bile davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmadığı, müvekkilin zor durumda kalarak ödeyeceği sözde borcu geri alamama gibi riskler karşısında işbu davayı açmak gerekmiştir. Bu bakımdan terditli olarak açılan bu davada taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.
NETİCE ve TALEP;
...İş sayılı dosyası ile incelemeye alınan laptopun müvekkil gerçek kişi ...'nın şahsi kullanımında bulunduğunun ve bundan dolayı davalıya ait bilgisayar programının müvekkilin şahsi kullanımında bulunduğunun, bu durumun Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 153/1 maddesi uyarınca davalıya müvekkiller aleyhinde anılan kanun uyarınca hukuk davalarını açamayacağının ve ceza davası açılması için şikayette bulunamayacağının tespitine,
Mahkeme aksi kanaatte ise söz konusu programın ticari amaçla kullanıldığı kanaatinde ise de, müvekkilin -Sınai Mülkiyet Kanunu 153/2 kapsamında mütecavizin ... olması nedeni ile- sorumluluğuna gidilemeyeceğinin tespitine,
Mahkeme yine aksi kanaatte ise gencl hükümlere gidilerek, haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen kanun hükümleri uyarınca, davalının müvekkilin programı kullanımından dolayı eğer zararı var ise söz konusu zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ...'un müvekkili aldatması nedeni ile kesildiğinden müvekkiller tarafından tecavüzün mevcut olmadığının tespit edilmesine,
Müvekkillerin davahya ait programlardan kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine," şeklindeki taleple dava açmıştır.
HUKUKİ MEVZUAT
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU
Madde 1" Mahkemelerin görevleri ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. "
Madde 114/1
c ) " Mahkemenin görevli olması"
h) "Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması." dava şartı olarak düzenlendiği;
Madde 115 "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir."hükmü;
HMK m.400 "Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır."
HMK Madde 401/1 "Henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden ....... İstenir." hükmü,
5846 sayılı ....
2/1 maddesinde bilgisayar programlarının "Eser" olduğu belirtildiği,
Eser sahiplerinin.... .nci maddelerde manevi hakları (umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etmek, zilyet ve malik karşı eserden yararlanma, eseri isteme), 21-25.nci maddelerde de mali hakları (işlemek, çoğaltmak, yaymak, temsil, umuma iletim) bulunduğu,
Eserlerin izinsiz (lisanssız) işlenmesi ve çoğaltılması eylemlerinin... 68-70 maddesine göre maddi ve manevi tazminat yaptırımı ile birlikte 71. maddesine göre cezai yaptırım uygulanabileceği belirtilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU;( 10/01/2017 yürürlük ) ,( 556 sayılı KHK ise mülga )
Madde 1/2 "Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar." hükmü,
Madde 2/1 " Bu Kanunun uygulanmasında;
ı) Sınai mülkiyet hakkı: Markayı, coğrafi işareti, tasarımı, patent ve faydalı modeli," ...ifade eder.
Madde 153 " (1) Sınai mülkiyet hakkı sahibi, hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kişisel ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza davası açılması için şikâyette bulunamaz.
(2) Sınai mülkiyet hakkı sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı kendisine tazminat ödeyen kişi tarafından, sınai mülkiyet hakkı sahibinin elkoymaması nedeniyle piyasaya sürülmüş ürünleri ticari amaçla kullanan kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza davası açılması için şikâyette bulunamaz."
Madde 154 ( Tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin dava ve şartları ) " (1) Menfaati olan herkes, ...de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
(2) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, sicile kayıtlı tüm hak sahiplerine tebliğ edilir.
(3) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, hükümsüzlük davasıyla birlikte de açılabilir.
(4) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkrası ile 143 üncü maddenin onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan yayımdan önce, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar veremez." şeklindeki düzenlemeler yer almaktadır.
GEREKÇE
Somut olayda , 6100 sayılı HMK 400 ve devamı maddeleri kapsamında davalının 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklı eser sayılan... yazılımı ve versiyonları olan bilgisayar programlarının davacıya ait bilgisayarda kurulu ve yüklü olup olmadığı konusunda bilirkişiye de yerinde inceleme yetkisi de verilerek .... D.iş delil tespiti dosyası ile karar verildiği, 31/10/2022 tarihinde de işyeri yetkilisi Murat Sargı huzurunda yerinde yapılan incelemede de 1 adet bilgisayarda adı geçen yazılıma rastlandığı, 01/11/2022 tarihli raporla da adı geçen yazılımın 07/07/2020 tarihinde yüklendiği tespit edilmiştir.
.... D.iş sayılı yazısında ise davacının iddiasının aksine "EL KONULAN LAPTOP BİLGİSAYARI OLMADIĞI" ifade edilmiştir.
Davacılar vekili ise SMK 153 ve 154.ncü madde kapsamında MENFİ TESPİT talebinde bulunmuştur.
Yukarıda madde metinlerinde de ifade edildiği üzere 6769 sayılı kanunun 153 ve 154.ncü maddeleri BİLGİSAYAR PROGRAMINA konu hakkın yer aldığı 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklı açılabilecek davaları değil SINAİ MÜLKİYET HAKLARINDAN kaynaklı ( kanundaki tanımı ile " Sınai mülkiyet hakkı: Markayı, coğrafi işareti, tasarımı, patent ve faydalı modeli, ...ifade eder." denildiğinden) açılabilecek davaları düzenlediği, davacının menfi tespit davasına konu ettiği davalıya ait... yazılımı ve versiyonları olan BİLGİSAYAR PROGRAMI SINAİ MÜLKİYETE İLİŞKİN BİR HAK OLMADIĞINDAN SMK 153 ve 154.ncü maddelerde sayılan MENFİ TESPİT DAVASINA da konu edilemeyeceği;
SMK 153 ve 154.ncü maddelerde sayılan MENFİ TESPİT DAVASINA da konu edilebilecek hakların SINAİ MÜLKİYETE İLİŞKİN haklar ( Marka, coğrafi işaret, tasarım, patent ve faydalı model, ) olması gerektiğinden bu durumların DAVA ŞARTI olarak düzenlendiği;
Davacı taraf yukarıdaki iddialarını kendisine yönelik açılabilecek lisansız yazılım davasında savunma argumanı olarak da ayrıca ileri sürülebileceği, ortada bu şekilde açılmış bir dava da bulunmadığı;
Hususları gözetilerek HMK 114 ve 115 .nci madde kapsamında davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/460, K. 2022/338, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama