KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/674 Esas - 2024/45
- Esas no
- 2023/674 Esas
- Karar no
- 2024/45
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 19/10/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 14/02/2024
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı müteveffa ...'ın 08/10/1999 tarihinde vefat ettiğini, şahsın 21/10/1999 ile 19/07/2004 tarihleri arasını kapsayan aylıklarının düzenli olarak davalı banka ATM'sinden çekildiğini, taraflarınca yapılan araştırmada müteveffanın bekar olarak vefat ettiğinin, yalnız yaşadığının, hiçbir varisinin bulunmadığının tespit edildiğini, davacı ile davalı taraf arasında 15/12/2000 tarihinde davalı banka şubelerince davacıdan gelir ve aylık almakta olanlara yapılacak aylık, gelir veya aylıklara ait perakende ve birikmiş toptan, verese,
sermaye ve vergi işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği bir protokol imzalanarak gelir ve aylık sahiplerine ATM banka kartı verilmesinde bankanın yetkili kılındığını, bankanın kart geçerliliğini 1 yıl ile sınırlandırarak 1 yıllık süre sonunda gelir ve aylık sahibinin bizzat bankaya gelmesinin sağlaması ve yaşadığının tespiti halinde banka kartı süresini 1 yıl süre ile uzatabileceğinin düzenlendiğini, buna karşın davalı bankanın özen ve araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacının zarara uğramasına sebep olduğunu,
davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 24.05.2010 tarih ... sayılı yazı ile 08.10.1999 tarihinde vefat eden ...'a 21.10.1999-19.07.2004 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 12.274,02 TL'nin 15.12.2000 tarihli protokol gereği yükümlülüklerini getirmemesi nedeniyle ödenmesinin talep edildiğini, davalı banka tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle kurum zararının tahsili amacıyla toplam 12.274,02 TL'nin tahsili istemi ile ....
Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 13/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ile; dava dışı müteveffanın 08/10/1999 tarihinde vefat ettiğini, 23/05/2005 tarihinde davacı kurumun müteveffanın nüfus kayıt örneğini aldığını, 18/09/2006 tarihinde davacının taraflarından vefattan sonra emekli maaşını çeken kişilerin bilgisini talep ettiğini, 03/10/2006 tarihinde taraflarınca davacıya cevabi bildirimde bulunulduğunu, 24/05/2010 tarihinde davacının davalıya yazı yazarak icra takibine konu meblağı talep ettiğini, 01/03/2013 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu sırada 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, icra takibinde borca,
ferilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, dosyanın yetkili .... 'ne gönderilerek .... Esasını aldığını, 11/02/2016 tarihinde yeniden icra takibine itiraz edildiğini, aradan geçen 7 yıllık sürede hiçbir işlem yapılmamasına rağmen dava tarihi itibariyle eldeki davanın açıldığını belirterek hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, davanın reddini savunmuştur.
Dava, davalı kurumdan maaş almakta iken ölen hak sahibinin, maaşının haksız çekildiği iddiası ile ödenen maaşın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının zamanaşımı def'i nedeniyle yapılan incelemede; davaya konu uyuşmazlık tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi hükmü dikkate alınarak, maaş sahibinin 08/09/1999 tarihinde öldüğü, bu tarihten sonraki ilk maaş hakediş tarihinin 21/10/1999 tarihi olduğu, davaya konu son maaş hakediş tarihinin ise 19/07/2004 tarihi olduğu, buna göre zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alınması gereken tarihin 19/07/2004 tarihi olduğu,
tarafların da kabulünde olduğu üzere davacının 24/05/2010 tarihli yazısı ile davalı bankadan 21.10.1999-19.07.2004 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 12.274,02 TL'nin 15.12.2000 tarihli protokol gereği yükümlülüklerini getirmemesi nedeniyle ödenmesinin talep edildiği, davalı banka tarafından ödeme yapılmaması üzerine icra takibinin ise zamanaşımı süresinin dolmasından önce 01/03/2013 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamından; dava dışı maaş sahibi ...'ın 08/10/1999 tarihinde öldüğü, takip eden maaş hakediş tarihinin 21/10/1999 tarihi olduğunun bildirildiği, buna karşın davacının icra takibi ile dayandığı ve taraflar arasında akdedilen, hak sahiplerinin ATM kartlarının verilmesi ve süresinin düzenlenmesine ilişkin sözleşmenin ise maaş sahibinin ölümünden sonra 15/12/2000 tarihinde akdedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, davalıya rücu talebini, taraflar arasında akdedilen 15/12/2000 tarihli sözleşmeye dayandırmakta ise de bu sözleşme dava dışı maaş sahibinin 08/10/1999 tarihinde ölümünden sonra akdedilmiş ve imzalandığı bu tarihten itibaren davalı bankaya yükümlülük yüklenmiş olup, sözleşme maddeleri incelendiğinde sözleşme tarihinden geriye etkili olarak davalı bankaya maaş sahibinin ölüm kaydını araştırma yükümlülüğünün de yüklenmediği, nitekim davacı tarafça da maaş sahibi müteveffanın öldüğünün davalı bankaya 18/09/2006 tarihli yazı ile bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça taraflar arasında akdedilen 15/12/2000 tarihli sözleşmeden daha önce bu yönde akdedilen bir sözleşme de icra takibine konu alacak ile ilişkilendirilmemiştir. Nitekim davaya konu .....
Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde borcun sebebinin "Yersiz Ödeme - ...'a ait maaşların kurum ile yapılan protokole aykırı işlemleriniz sebebiyle zarar doğmuş olması sebebiyle tarafınızdan tahsili hakkındadır" şeklinde belirtildiği, borç sebebinde belirtilen protokolün tarihinin ise dava dilekçesinde 15/12/2000 tarihli protokol olarak açıklandığı, yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere bu protokolün maaş sahibinin ölüm tarihinden sonra akdedildiği, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu,
borcun sebebi olarak 15/12/2000 tarihli protokol kapsamında davalının borçtan sorumlu olup olmadığının değerlendirilebileceği, bu kapsam dışında kalan zararın ancak genel hükümler dairesinde talep edilebileceği anlaşılmakla, davacının ispatlayamadığı davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/674, K. 2024/45, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama