KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/272 Esas - 2025/88
- Esas no
- 2024/272
- Karar no
- 2025/88
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Davacı vekilleri
- AV.......
- Davalı
- ......
- Davalı vekili
- AV.......
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 23/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 03/03/2025
Karar Metni
1.195 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan alacak davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında 07/07/2015-08/10/2015 tarihleri aralığını kapsayan doğrudan temin yöntemi ile 6660 personel ile ilgili hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin süresinin daha sonra uzatıldığını, davalının davacının hakedişlerinden asgari ücret destek tutarları kesintisi yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 370.000,00 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, hakedişlerden kesildiği iddia edilen asgari ücret destek tutarının davalının hesabında kalmadığını, dolayısıyla davalının mal varlığında davacının aleyhine haksız bir artış gerçekleşmediğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davacı ile davalı arasında imzalanan 06/07/2015 tarihli ...... 3 Ay Süreli Doğrudan Temin Yöntemi İle Hizmet Alımı Sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi ve eklerini sunmuştur. ...... 24/05/2024 tarihli cevabi yazı ile dava konusu asgari ücret destekten yararlanılan yılların dökümünü göndermiştir.
Nitelikli hesaplamalar bilirkişisi ......
13/11/2024 tarihli raporunda davanın hizmet alım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olduğunu, dava değerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 370.000 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizler ile birlikte tahsili talebi olduğunu, davacının %5'lik indirim konusunun davacının talep ettiği 2015 yılı için ... nolu Kanundan doğan indirimi aylık ... tahakkukunda hesaplandığını, hakedişlerden bu kesintinin yapıldığını, davalı idare tarafından hakkedişlerinden % 5 prim adı altında bir kesintinin yapıldığını,
davacı şirket lehine düzenlenen fatura/ödeme emri belgelerinde davacının iddia ettiği üzere %5'lik ... prim indirimi kesintisi açıklamasını içeren satırlara yer verildiğini, iade edilmesi gereken kesinti bedelinin 369.430,20 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine göre davacının hakedişinden kesilen asgari ücret destek tutarlarının tahsili için açılan alacak davasıdır.
Davacı, hakedişinden hukuka aykırı olarak asgari ücret destek kesintisi yapıldığı vakıasını ileri sürmüş ve kesinti tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın haksız olduğunu savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... nolu Posta Hizmetleri Kanununun 21. maddesi ile Türk Ticaret Kanununun 16. maddesinin 2. fıkrası gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir.
Davacı vekili 23/04/2024 tarihinde ikinci bir dava dilekçesi adı altında dilekçe sunmuş ve 09/07/2024 tarihli celsede iş yeri sicil numarasının ilk dilekçeye yazılmaması nedeni ile daha sonradan bu numara yazılarak tekrar dava dilekçesinin sunulduğunu beyan etmiştir.
Dava açılırken sunulan dava dilekçesi ile daha sonradan sunulan ikinci dava dilekçesi olarak nitelendirilen dilekçe arasında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119. maddesine göre dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar açısından farklılık olmaması ve işyeri sicil numarasının dava dilekçesine yazılmamasının dava dilekçesinin unsurları açısından eksiklik teşkil etmemesi nedenleri ile ikinci dava dilekçesi olarak nitelendirilen dilekçe, beyan dilekçesi olarak kabul edilmiştir.
01/10/2024 tarihli celsede davalı vekilinin cevap dilekçesindeki zamanaşımı definin dava konusu uyuşmazlığın sözleşmeden doğması ve delillere göre 10 yıllık sürenin dava tarihinde dolmaması nedeni ile Türk Borçlar Kanununun 146. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir
Davalının talebi doğrultusunda dava ...... ile ...... ihbar edilmiş, ihbar olunanlar davaya katılmamıştır. İhbar olunanların davaya katılmamaları nedeni ile ihbar olunanlar Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince gerekçeli karar başlığına yazılmamıştır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında 06/07/2015 tarihinde imzalanan ve 08/07/2015-08/10/2015 tarihleri arasını kapsayan hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, davacının ... nolu ... Kanununun geçici 68. maddesine Hazine yardımından yararlanması koşullarının oluştuğu, davacının hakedişinden yapılan kesintilerin toplamının 369.430,20 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
İspat yükü kendisinde olan davacının toplanan delillere uygun olan bilirkişi raporu ile hakedişinden yapılan kesintinin tutarını ispatlaması, dava konusunun ... nolu ...
Kanununun geçici 68. maddesine göre devlet katkısına ilişkin bulunan bir destek olması, özel sektöre teşvik verilmesi için yapılması, buna göre asgari ücret desteğinin davalı idareye geçmesinin mümkün olmaması, Türk Borçlar Kanununun 117. maddesine göre kural olarak temerrüdün gerçekleşmesi için ihtarın gerekli olması,
davacının davadan önce davalıya ihtarda bulunduğuna ilişkin delil sunmaması ve taraflar tacir olduğundan avans faizi talep etmesinin olanaklı olması nedenleri ile bilirkişi raporunda belirlenen kısım yönünden ispatlanan davanın kabulüne, diğer kısım yönünden ise bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre ispatlanamaması nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ...... · e-imza Hakim ...... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/272, K. 2025/88, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama