KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Esas no
- 2024/680 Esas
- Karar no
- 2025/202
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
...
DAVA
Adi Ortaklığın Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : 30/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hali hazırda ... ve ...'nın adi gizli ortak olaraka açıldığını ve işletilmeye başlandığını, başlangıçta resmi işleten ortak olarak ... ortaklığın yüzde ellilik kısmına sahip olup diğer ortaklar ... ve ... yüzde yirmibeş oranında ortaklığa sahipken 2019 yılı başında resmi olarak işleten ortak olan ...yüzde ellilik payını işbu davanın davalısı olan ....'ya 40.000,00 TL karşılığında devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, bu ayrılık neticesinde ortaklığın resmi olarak işleteninin .... olduğunu,
davalı ... ortak olduktan hemen sonra 2019 mayıs ortaklıktaki kendi payı olan yüzde ellilik hissesinin yarısını yani genel ortaklığın yüzde yirmibeşini müvekkil davacılardan ...'e 20.000,00 TL karşılığında devrettiğini, daha sonra adi gizli ortaklardan ... kendi payı olan yüzde yirmibeşlik kısmı diğer ortaklardan ...'ya devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bundan sonra 2020 yılı temmuz ayında ... toplamda yüzde ellilik hissesinin yarısını yani yüzde yirmibeşlik kısmını...'a 60.000,00 TL karşılığında devrettiğini,
daha sonra kalan yüzde yirmibeşlik hissesini de 01.08.2022 tarihinde müvekkili davacılardan ...'na 210.000,00 TL karşılığında devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ...'un daha sonra yüzde yirmibeşlik hissesini davalı ...'ya 60.000,00 Tl karşılığında devrettiğini, gelinen son durumda adi ortaklığın pay oranlarının, davacı ...'nun %25, davacı ...'in %25 ve davalı ...'nın %50 olduğunu, müvekkili davacıların işletmeye ortak olduktan sonra fiili olarak da çalıştıkları için çalışmalarının karşılığı olan günlük yevmiyelerini aldıkları gibi her ay düzenli olarak olmasa da davalı ...'dan kar paylarını da aldıklarını,
ancak davalının davacılara kar paylarını hep eksik olarak ve düzensiz aralıklar ile gönderdiğini, davalı ...'nın işletme hesaplarına erişim için davacılara izin vermemesi, kar paylarının sürekli olarak düzensiz ve eksik yatırılması ve işletme faaliyetleri ile ilgili davalının sürekli tek başına karar alması ve uygulaması nedenleriyle davacılar yönünden söz konusu ortaklığın devam etmesinin dayanılmaz ve çekilmez hale geldiğini,
bunun üzerine davacılar ile davalı arasında çekilmez hale gelen adi ortaklık ilişkisinin 16.07.2024 tarihi itibari ile karşılıklı irade açıklaması ile sonlandığını belirterek taraflar arasındaki adi ortaklığın tespitine, adi ortaklığa ait malların, marka değerlerinin, reklam değerlerinin, işletme kıymetinin ve adi ortaklığa ait tüm değerlerin tespitine,
haklı gerekçeler ile adi ortaklığın tasfiyesine ve tasfiye neticesinde elde edilecek gelirin ortaklık oranlarına göre davacılara verilmesine ve bugüne kadar davacılara ödenmemiş kar paylarının tutarı olarak her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere toplamda 200,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddia ve talepleri açık ve anlaşılır olmamakla birlikte tamamen gerçeğe aykırı, kötü niyetli ve kurgudan ibaret olduğunu, kabul etmediklerini, HMK 200.
Madde gereğince davacının talepleri ve adi ortaklık ilişkisinin ispatının yalnızca senetle yani yazılı delil ile yapılabildiğini, ancak davacıların senetle ispat zorunluluğu bulunan işbu dava konusu için herhangi bir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge sunamadığını, davalının ... isimli işletmeyi, işletme hakkının tamamını ve demirbaşların tamamını 04.01.2019 tarihinde noter huzurunda düzenlenen "İşletmenin Devri Sözleşmesi" ile devraldığını, davacıların iddialarının aksine devir bedelinin 30.000 TL olduğunu, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere davalının işletmeyi tek ortak olarak devraldığını,
yine işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının da yalnızca davalı yönünden düzenlendiğini, iş yerinin tüm yükümlülüklerinin davalı tarafından yerine getirildiğini, ilerleyen süreçte de davalıya ait işletme üzerinde hiçbir zaman ortaklık tesis edilmediğini, davacıların, davalıya ait iş yerinde işçi olarak çalıştıklarını, ... bildirimlerinin de davalı tarafından yapıldığını, davalının 2024 yılı temmuz ayı içerisinde tatil nedeniyle yurt dışına çıkıp döndüğünde işyerindeki birçok eşyanın alındığını, 5 adet kameranın ve kamera kayıt kutusunun söküldüğünü, bazı çalışanların işyerini terk ettiğini gördüğünü,
bunun üzerine davacılardan ... ve diğer çalışanlara noter kanalı ile ihtarname gönderdiğini, işe gelmeme sebeplerini sorduğunu ve kayıp olan eşyalar hakkında bilgi istediğini, esasında davacıların gerçeğe aykırı iddialarda bulunmalarının sebebi de bu dönemde doğduğunu, davalının, davacılar ve yakınları tarafından tehditler ile karşı karşıya kaldığını, davacıların veya pay devir aldıklarını iddia ettikleri üçüncü kişilerin ortak olmaması yani tasarruf yetkilerinin bulunmaması bir yana, bir an için gerçekten ortak oldukları düşünülse dahi devire ilişkin olarak diğer ortaklardan onay ve rıza alındığına dair bir iddia ve delil de bulunmadığını,
dolayısıyla iddia olunan devir işlemlerinin de zaten geçersiz olduğunu, davacılardan ...'in davalıya 20.000 TL ödeyerek pay devraldığını ve %25 oranında ortak olduğunu iddia ettiğini, ancak bu ödemeye ve pay devri işlemine ilişkin hiçbir belge sunmadığını, nitekim böyle bir ödeme ve ortaklık durumunun hiç olmadığını, davacı ... ise üçüncü kişi ...'ya 210.000 TL bedel ödeyerek pay devraldığını ve %25 oranında ortak olduğunu iddia ettiğini, ancak bu ödemeye ve pay devri işlemine ilişkin hiçbir belge sunmadığını, nitekim böyle bir ödeme ve ortaklık durumunun hiç olmadığını,
kaldı ki pay devraldığını iddia ettiği ... isimli kişinin davalının işletmesinden pay devretme yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacılar yönünden; ... yazılan yazıya 14/02/2025 tarihli cevapta davacı ... adına gelir getiren vergi mükellefiyet kaydı bulunmadığının bildirildiği, ... entegrasyon sorgusunda davacı ...'nun potansiyel mükellef olarak kayıtlı olduğu, ... Müdürlüğüne yazılan yazıya 17/02/2025 tarihli cevapta,w davacı ...'in potansiyel mükellef olduğu, yazı tarihi itibariyle herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davalı yönünden ... mükellefi olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176, 177 ve 178. maddeleri kapsamında 2023 yılında Bilanço usulü defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür.
... yazılan yazıya 17/02/2025 tarihinde verilen cevapta, müdürlük sicil kayıtlarının tetkik ve incelenmesi neticesinde davacılar ve davalının tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir. Anılan Kanunun 5. maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunun şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, asliye ticaret Mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda; adi ortaklığın tasfiyesi müessesesinin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmediği, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere görüleceği, bu kapsamda davalının tacir olmasına rağmen davacıların potansiyel mükellef oldukları, tacir olmadıkları, davalı için ticari iş sayılan bir işin davacılar yönünden de ticari iş sayılmasının davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceği, bu haliyle taraflar arasında adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiği (benzer yönde ...
Karar sayılı ilamı) davaya bakmakta mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1.c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/680, K. 2025/202, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama