KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2025/1032
- Karar no
- 2026/128
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ..., T.C. Kimlik No:..., ...
- Davacı vekili
- AV...., ...
- Davalı
- ..., ...
- Davalı vekili
- AV....,...
- Dava
- İtirazın iptali
- Dava tarihi
- 28/09/2022
- Karar yazım tarihi
- 26/03/2026
Karar Metni
1.706 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının davalıya parça ve işçilik hizmeti verdiğini, doğan alacağı için 77 adet fatura düzenlediğini, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için ... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, vekili vekaletnamesini sunmuş, duruşmalara katılmamış, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... getirilen ... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 29/09/2021 tarihinde, faturalar tutarı 162.325,55 TL asıl alacak ve 25.994,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.320,50 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 04/10/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili aracılığı ile 05/10/2021 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonunda 07/11/2023 tarih ve ... nolu karar ile davanın mahkememizin görevsiz olması nedeni usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiş, dosya ... Mahkemesine gönderilmiş ve bu mahkemenin esas kaydının ... sırasına kaydedilmiştir.
... 13/11/2024 tarihli cevabi yazı ile davacının 2020 ve 2021 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğunu bildirmiş, davacının 2020 ve 2021 yıllarına Ba-bs formlarını göndermiştir.
... 11/03/2025 tarihli cevabi yazı ile davalının 2020 ve 2021 yıllarına yıllarına ait Ba-bs formlarını göndermiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... Esas nolu dosyasına sunduğu, davacı ile davalının ticari defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 02/06/2025 tarihli raporunda davacı ile davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının davalıdan 164.063,83 TL alacaklı olduğunu, davalının davacıya 2021 yılı kapanış bakiyesine göre 484.997,86 TL borçlu olduğunu, davalının 15/09/2020 tarih ve 413,00 TL tutarlı fatura dışındaki faturaları kayıtlarına aldığını bildirmiştir.
... Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 19/06/2025 tarih ve ... nolu karar ile mahkememizin görevli olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiş, ... Dairesinin 23/10/2025 tarih ve ... olu kararı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş, dosya mahkememiz esas kaydının ... sırasına kayıt edilmiştir.
20/01/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı gereğince 02/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun davacı vekili ve davalı vekiline ihtarlı davetiye ile tebliğ edilmiştir.
03/03/2026 tarihli celsede davalı vekilinin 05/02/2026 tarihli dilekçesindeki yeni bir bilirkişiden rapor aldırılması talebinin dosya kapsamı ile toplanan deliller göz önünde bulundurularak reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki parça satılması ve işçilik hizmeti verilmesi sözleşmesine göre davacının alacağı için düzenlediği ve davalı tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürdüğü faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı ile aralarında parça satılması ve işçilik hizmeti verilmesi sözleşmesi kurulduğu, sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlere karşılık doğan para alacağı için düzenlediği faturaların tutarlarını davalının ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, süresinde davaya cevap vermemiş, süresinden sonra sunduğu bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava hakkında beyanda bulunmamış ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında uyuşmazlık, parça satılması ve işçilik hizmeti verilmesi sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının edimini sözleşmeye uygun olarak ifa edip etmediği, buna bağlı olarak dava konusu icra takibinde talep ettiği tutarda alacağının olup olmadığı ve davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarındadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak sözleşme ile edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında parça satılması ve işçilik hizmeti verilmesi sözleşmesi kurulduğu, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, davacının doğan para alacağı için dava konusu icra takibinin dayanağı olan faturaları düzenlediği, davalının borcunu ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 162.325,55 TL alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile ...
Esas nolu dosyasına davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu asıl alacağının varlığını kendisinin ve davalının ticari defterleri ile kısmen ispatladığı, davalının icra takibine itirazının 162.325,55 TL asıl alacak açısından haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Davacının yukarıda belirtildiği şekilde dayandığı sözleşmeyi ve 162.325,55 TL alacağının varlığını lehine delil olma koşullarını taşıyan kendi ticari defterleri ile davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ile ispatlayarak ispat yükünü yerine getirmesi, bilirkişi raporuna göre davalının biri dışında dava konusu tüm faturaları ticari defterine kayıt etmiş olması ve bilirkişi raporuna göre davalı dava konusu faturaların içeriğine 8 gün içinde itiraz etmediğinden Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin 2. fıkrası gereğince faturaların içeriklerini kabul etmiş sayılması,
davacı ile davalının ticari defterleri uyumlu olmakla birlikte yukarıda belirtilen miktarda davacının alacaklı olduğunun, davalının da borçlu olduğunun sabit olması, muaccel bir borcun borçlusunun temerrüte düşmesi için Türk Borçlar Kanununun 117. maddesine göre alacaklının alacağın miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarname göndermesinin ya da borcun ifa edileceği günün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlenmiş olmasının ya da alacağın haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğmuş olmasının gerekli olması,
Türk Ticaret Kanununun 18. maddesinin 3. fıkrasına göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarların veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmasının zorunlu olması,
davacının davalıya alacağın miktarını gösterir, ödeme talebini içerir, Türk Ticaret Kanununun 18. maddesinin 3. fıkrasında sayılan şekillerde bir ihtarname göndermemesi ve faturaların tebliğ edilmesinin borcun ödenmesine yönelik bir ihtar bulunmadığından temerrüte düşürücü ihtarname niteliğinde olmaması dolayısı ile davalının dava konusu icra takibi tarihinden önce temerrüte düştüğünün ispat edilememesi,
takip talebinde asıl alacağın avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edilmesi nedenleri ile ispatlanan asıl alacak açısından davanın kabulüne, davalı dava konusu icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz açısından davanın reddine, asıl alacağın diğer kısmı hakkındaki davanın bilirkişi raporu ve diğer deliller ile ispatlanamaması nedeni ile reddine,
dava konusu icra takibi öncesinde dava konusu alacağın miktarının belirli olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötü niyet tazminatı talebi olmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1032, K. 2026/128, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama