KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/914 Esas - 2025/902
- Esas no
- 2025/914 Esas
- Karar no
- 2025/902
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- ......
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 30/06/2025
- Gerekçeli kararın yazım tarihi
- 26/11/2025
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememize ...... Mahkemesince görevsizlik kararı ile gönderilen mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf alacaklı, müvekkili şirket aleyhine ......Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkil şirketi zarara uğratmak kastıyla tahsil etmek istediğini, Davalı tarafın alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı takip dayanağı olarak sunulan faturaya konu borcun bulunmadığının, Müvekkili şirketin, davalı taraf alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespitini, ...... Esas sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, Davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 536.000,00-TL’nin % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir.
Eldeki davada,; davacının arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulmadığı tespit edilmekle; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi gereği arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulması için davacı vekiline 1 haftalık kanuni kesin süre verilmesine, iş bu kesin süre içerisinde ilgili tutanak aslı veya onaylı sureti mahkememize sunulmadığı taktirde Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davacıya ihtarına karar verilerek iş bu tensip zaptı ihtarat mahiyetliyle davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
Somut olayda; Mahkememizce 03/11/2025 tarihli tensip zaptının davacı vekiline 10/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, kesin süreye rağmen davacı vekilince arabuluculuk tutanağının ibraz edilmediği, 01/09/2023 tarihinden sonra açılan istirdat ve menfi tespit davalarında mahkememize başvurmadan evvel arabuluculuk yolunun tüketilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ...... · e-imzalıdır Hakim ...... · e-imzalıdır
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/914, K. 2025/902, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama